Bu bloğu 2008'de Avustralya'ya taşındığımda açmıştım. İlk iki sene neredeyse her gün, tek başıma, kendi kendime, ufacık bir paragraf yazıp çıkıyordum. 1 tanecik bile tıklanma olmuyordu :) ve ben öyle niş konularda yazıyordum ki; metronomlar, upcycling, Fiji'de çıplak ayak evlenmek..
Sonra takipçiler geldi, arkadaşlar edindim, zamanla dostlar edindim. Yıllar geçti gitti. Avustralya'dan Almanya'ya taşınmamı, önce kızımın sonra oğlumun doğuşunu, büyüyüşlerini yazdım, şükürlerimi, mutluluklarımı yazdım ama korkularımı, kibirlerimi, anlamsızlıklarımı, öfkemi ve umutsuzluklarımı da yazdım. Bazen sıradan günlük hayatımı, bazen hayallerimi, bazense MÖ. 450'lerden beri çözülememiş felsefi sorunları yazdım. Bazen geyik yaptım. Bazen öyle noktalara parmak bastım ki, 127 yorum alan, 62.000 tıklama alan yazım oldu! Ben bile şaşırdım..
Öyle böyle 18 senede, doğdu, büyüdü, muhteşem bir şeye dönüştü bu blog.
Ve dün gece, tüm blog içeriğini sildim! :)
Daha önce çok defa yazılarımı silmiştim ama bu derece radikal bir tümden silme hali, bana bile sürpriz oldu itiraf edeyim. Ama pişman değilim ve olmayacağım, çünkü yepyeni bir fikir var aklımda ve 1 Ağustos'ta bu fikri hayata geçiriyorum. Bu bloğa artık elimden geldiğince daha sık ama daha kısa şekilde, "Günün Tortusu"nda yaptığım gibi, günlerden kalan "tortu"yu yazacağım. Yaşanan bir ânı, bir duyguyu, okuduğum bir paragrafın bendeki yansımasını, gün içinde aklımdan geçen bir düşünceyi, bir fotoğrafı, bir şarkıyı..
Çünkü özellikle şu son yıllarda aynı konular içinde dönüp durmaktan, uzuuuuun uzuuuuun çıkarımlar yapmaktan, deriiiiiin derin anlamlar aramaktan, kendime (ve de sana) pompa pompa negativite şişirmekten bıktım, korkular içinde, endişeler içinde, umutsuzluk ve çaresizlik içinde hep aynı şeyleri yazmaktan bıktım.
Tabii ki onlar yokmuş, herşey güllük gülistanlıkmış gibi davranmayacağım, yine onları da yazacağım ama buraya değil. Onları 30 senedir yatağımın başucunda tuttuğum günlüğüme yazacağım. Analistimle çözmeye çalışacağım. Birkaç dostumla - belki - konuşacağım. Ama buraya, sizlere yansıtmayacağım.
Çünkü: yeter artık yahu! Aylardır aynı şeyleri yazıyorum, aylardır bu döngüden çıkamıyorum, yazdıkça arınmıyorum, açıkcası daha da battığımı hissediyorum! O nedenle: Artık tam bir "reset" atma zamanıdır sisteme :)
Mavi mavi, yeşil yeşil, yaz, güneş, tatil ve huzur ile başlayalım 1 Ağustos'a ve artık geçmiş geçmişte kalsın, biz önümüze bakalım....
Son söz. Bu yazı, kendini ve yorum, fikir, destek, sitem ve serzenişlerinizi, hep birlikte 31 Ağustos gecesi yok edecektir.. :)) Hepimiz için missss gibi bir başlangıç olsun mu? Olsuuuuun!
Haydi hoşça kalın ve 1 Ağustos'ta yeniden, yepyeni bir merhaba!