Öncesi için buraya tık tık.
Dün Moritz ile üçüncüye buluştum. Dışarısı aşırı sıcak diye, Moritz'in Japonya konsolosluğunu andıran ofisine tıkıldık, oval masa çevresinde karşılıklı koltuklarda, önümüzde birer kalem birer kağıtla, ortamızda bir sürahi buzlu limonlu gazlı su ve iki cam bardakla, oturuyoruz..
"Bugün biraz yazıp çizeceğiz" dediği için, mutluyum, malum yazma çizme işleri benden sorulur :)
Kocaman A3 boyutlarında bir kağıdı önüme itti ve "buraya hayatındaki tüm insanları bir önem sırasıyla yazmanı istiyorum, istersen grafik yap, ya da çiz, nasıl kolayına gelirse" dedi.
Hemen içiçe geçmiş halkalar geldi aklıma, hani en küçükten başlayıp genişleyen. Moritz'e İngilizce yaptığım için, şimdi senin için Türkçe (ve isimleri özel hayata saygı nedeniyle sansürleyerek) yeniden çizdim; çünkü belki sen de yapmak istersin. Benim çok hoşuma gitti ve kendim hakkında çok şey öğrendim çünkü. Bak benim insanlarım böyle:
Sonra Moritz dedi ki: "şimdi tek tek söyle bakalım, sence bu insanların senden "bekledikleri" yani bu insanlara karşı görev ve sorumlulukların tam olarak ne?"
Ooooo blogcuğum!!!
Neler çıktı neler!
Listeyi yapacaksan, yazının bundan sonrasını, kendi listeni yaptıktan sonra oku, spoiler olmasın..
Çocuklarım kendimden önde, görüyorsun. Onlara karşı görevlerim: korumam, karşılık beklemeden sevmem, temel ihtiyaçlarını sosyal haklarını sağlamam, sağlıklı ve huzurlu olmalarını sağlamam, eğitimlerini destekleyip potansiyellerine ulaşmalarına yol açmam..
İkinci sırada kendim varım (yani olmalıyım ama gerçekte sanırım bu 5. sırada hayvancıkların bir altında yani :P hatta bazen 7'ye bile düşüyor!) ve kendime karşı görevim: amacı ve önemi olan bir hayat yaşamam, topluma bir katkımın olması. Kendimi "ait hissetmem". Sorumluluk duymam ve şefkat verip almam. Nazik, kalbi temiz, eli açık, merhametli, adil, etik bir insan olmam. Ölürken kendi hayatımdan razı olarak ölmek, "evet iyi bir hayattı" diyebilmek.
Üçüncü sırada eşim, anne babam: sevmem, saymam, onlara şefkatli davranmam. Onların da insan olduklarını hata yapabileceklerini unutmamam. Eşim ve çocuklar için Almanya'da daha 8-10 sene daha kalmam. Anne babamı daha sık arayıp sormam, yaşlandıklarında daha fazla destek olmam. Dertlerimi üzerlerine dökmemem, onları hayattaki "yastık mekanizmalarım" olarak görmemem..
Dördüncü halka: Teyzelerim, kuzenim, kankalarım B. ve O. Arayıp sormam, birlikteyken hoşça vakit geçirmem, mümkün olduğunca özel zaman yaratmam, birlikte olmam.
Beşinci halka: Hayvancıklarım. Sevmem <3 Korumam. Beslemem. Temel ihtiyaçlarına uygun bakım vermem.
Altıncı halka: TR'deki çocukluk arkadaşlarım, buradaki arkadaşlarım, komşularım, üzerimde emeği olan ve hâlâ hayatımda olan insanlar, terapist ve mentorlerim, blogtaki yakın arkadaşlarım: Daha sık görüşebilmem ve arayıp sormam :), keyifli anları paylaşmam, nazik olmam, terapistlere: açık ve dürüst anlatmam :)
Yedinci halka: kendi danışanlarım, çocukların birebir görüştüğümüz öğretmenleri, arkadaşlarının aileleri, doktorlar vs., okuduğum bloglardaki insanlar, kayınvalidem. Uzak ama nazik ilişkilerimi devam ettirmem, Dinlemem ve okumam :)
Sekizinci halka: toplumsal figürler. İncelemem, düşünmem, anlamam, örnek almam.
Dokuzuncu halka: diğerleri. Siktir etmem :)))) Ya yok şaka. Yani alakasız insanlar işte, temas halinde nazik olmam, iyiliklerini düşünüp istemem, o kadar..
Bu egzersiz çok hoşuma gitti.. Tavsiye ederim. İnsan birden "bir dakika ya, bunun yeri bura aslında, ora değil ya da bunu neden bu kadar geriye atmışım, daha önemli biri ya da aaa ne zamandır irtibatım yok ama severdim dur bir arayayım" falan diyebiliyor ya da "aaa aslında ne kadar yakınıma almışım, halbuki yeri teeeee ne kadar gerideymiş" diyor... İyi geliyor yani. Bir de "beklentiler" konusunda da aslında içten içe bildiğin ama sanki daha fazlasını yapman gerekiyormuş suçluluğu yaşadığın noktaları görüyorsun. Çok güzel bir farkındalık egzersizi oldu benim için...
Fakat Moritz burada bırakmadı tabii. Dedi ki. Şimdi "Tanrı"yı, "anane"ni, ölen yakınlarını, hayatında şu an olmayan insanları da düşünüp, tek tek bunlara da bir yer bulmanı istiyorum. Ve sonra aynı şekilde bu insanların senden beklentileri neydi, onu da yazmanı istiyorum. Dedi ve beni tam bu noktada bitirdi.. :))
Bu kısım bana özel kalsın ama sen de yap mutlaka.... Asıl cevher orada çünkü ;)
