2 Haziran 2026 Salı

Güzel dizi alarmı ve yaşam planları üzerine

Tina Fey'in yazıp oynadığı Four Seasons'ın ikinci sezonu başlamış ve henüz ikinci bölümdeyim ama ilk sezon olduğu gibi, yine çok çok güzel... Bu dizi bana tam zamanında geldi; hafif, zekice esprileri olan sabunköpüğü bir dizi arıyorsan, öneririm. Tabii homofobik değilsen... 

Şuraya bir trailer bırakayım:

Tina Fey'in oynadığı Kate karakterini evlilikteki kendime, kocasını kocama, en yakın gay arkadaşını da en yakın gay arkadaşıma çok benzetiyorum :))) Hatta bazen diyaloglarımız bile birebir aynı oluyor, resmen "Tina Fey bu dizide benim hayatımı yazmış" falan diyorum..  

Yine dünkü bölümde, bana çok dokunan bir diyalog geçti. Claude uzun yıllar yaşadıkları Amerika'dan memleketi olan İtalya'ya taşınmak istiyor ve Danny her ne kadar bunu hiç istemese bile, Kate'e diyor ki: "Claude yıllardır ailesinden uzakta, burada, benimle, benim için bu kültüre alışmaya çalışarak yaşadı. Şimdi benim de İtalya için böyle davranmam gerekir. Onu seviyorum. Ona nasıl hayır diyebilirim ki?"

Ah blogcuğum ah... Böyle aşklar artık sadece dizilerde ve gay evliliklerde mi var?