20 Mayıs 2026 Çarşamba

Güzellikler, hayâller, hazırlıklar..

Fikir için Gustave Flaubert'e, isim için de Şuleciğime teşekkürler :)

Bu sabah kendime ufak bir keyif sabahı hediye ettim ve amaçsızca dolaştığım kırtasiye dükkanında bu güzeli görünce, dayanamadım, aldım.. İki yazı önce bahsettiğim gibi, kendime bir güzellikler defteri yapmaya niyetliyim. Gördüğüm, duyduğum, hissettiğim, kokladığım, tattığım ve fark ettiğim tüm güzellikleri madde madde yazmak istiyorum. Neden? Bir sebebi yok.. Sadece güzellik olsun diye.. Biraz da farkındalığımı eğitip geliştirmek istiyor olabilirim tabii; çünkü bir süredir köreldiğimi hatta eksiye döndüğümü yani güzelliklerden ziyade çirkinlikleri daha fazla fark etmeye başladığımı hissediyorum.. Bu böyle gitmemeli dedim, attım ilk adımı..

Yine bir süredir uğraşıp durduğum ufak bir "yan projem" var.. Nuhu Nebi'den beri kullandığım, beyaz porselen yemek takımımdan sıkıldım. Gittim turkuaz, seramik bir takım aldım. Severek kullanıyorum. Fakat nicedir şu incecik, modern desenli ve rengarenk tatlı/kahvaltı tabaklarından da istiyordum. El yapımı oldukları için oldukça tuzlu fiyatlara satılıyorlar. Ben de bit pazarlarından, ikinci el dükkanlardan tek tek toplamaya karar verdim. Çantamda sürekli bir mezuro taşıyorum ve 20cm çapında bu tarz bir tabak bulduğum an, hemen alıyorum. Hedefim 10 tabak, şu an 4 tabağım var :)) Acelem yok, yavaş yavaş.. 

Hani bir hayalim var ya, asmanın altındaki kocaman tahta masa... Hani o masada oturup saatlerce sohbet edeceğiz ya.. İşte ona hazırlık yapıyorum. Biraz şarap, biraz saf zeytinyağı ve balzamik sirke karışımı, enfes bir tam tahıllı ekmek dilim dilim, mevsim meyveleri tazecik, çeşit çeşit peynir, bölge zeytinleri, biraz da kuruyemiş.... Öyle işte..... Benim de hayalim bu.....

Beklemek ya da hazırlanmak, ikisi de aslında aynı işin birbirinden ne kadar da farklı ruh halleri, değil mi?

Senin var mı böyle "hazırlıklar"ın?