Peri'sinden Post'una, bu blogta kendi menopoz maceramı yazmaya, bana iyi gelenleri paylaşmaya devam ediyorum.. Nisan'da yazdığım yazı, burada. Bakalım neler değişmiş:
1. BEDENSEL: Hâlâ Peri Hanım'layız. Üstelik baya da düzenli, Nisan'dan beri 23 günde bir regl oluyorum (eskiden kurulu saat gibi 28 günde bir olurdum). Öncesinde 6 ay boyunca 15 günde bir çok yoğun kanamalı bir dönemden geçmiş, perişan olmuştum. Adetleri düzenlemek ve yoğunluğu azaltmak için kesintisiz Biyo-Eşdeğer Progesteron'a başlayalı tam 7 ay bitti bugün. Ve: İnanılmaz mutluyum!
Hormona çok karşı, aşırı derecede doğalcı bir insan olarak, bu kadar mutlu olacağımı hiç tahmin etmemiştim. Adetten kesilene (ya da sıcak basması gibi semptomlar çıkana) dek, Östrojen almadan sadece Progesteron ile devam etmeye karar verdik çünkü Östrojen Baskınlığı denen durumdan şikayetçiyim. Ek olarak karaciğerim için doğal enginar özütü hapı alıyorum, D vitamini (Ekim-Haziran arası) ve B-grup vitaminleri ve özellikle son dönemde çok artan beyin sisi için de Omega 3 alıyorum. Bunları hergün değil, 3er günde bir dönüşümlü kullanıyorum.
Östrojen baskınlığını azaltmak için de adaçayından, soya ürünlerinden, keten tohumundan özellikle uzak duruyorum (doğru sandığımız yanlışlar!) Peri Hanım maalesef sağı solu pek belli olmayan, bazen östrojeni fırlatan bazense diplere çeken bir Hanım. O nedenle hormon terapileri de biraz şans işi açıkcası, kimine Östrojen ve Progesteron bir arada iyi gelebiliyor (özellikle ateş basmaları varsa) kimine de benim gibi fazla olan Östrojeni dengelemek için sadece Progesteron.
Bu durum önümüzdeki aylarda, maksimum 1-2 sene içinde değişecek ve benim de Östrojenim düşmeye başlayınca, hormon terapime Östrojen de eklenecek. Dikkat: Östrojen asla tek başına alınmaması gereken bir hormon, mutlaka Progesteron ile desteklenmeli yoksa meme ve rahim kanseri riski artıyor.
2. PSİKOLOJİK: Çocukların okul sorunlarından tetiklenen (başka bir postta anlatacağım) ve kış boyunca önünü alamadığım, ciddi anlamda depresyona yaklaşan bir melankoli süreci ve bu konudaki obsesif düşüncelerime bağlı yoğun anksiyete atakları geçirdim. Üzerine bu baharda 47 yaşımda öğrendiğim ve terapistlerimin çocukluğumdan beri yaşadığım uyum sorumlarımın altında yatan neden olabileceğini düşündükleri bir "üstün zeka" durumum olduğunu öğrendim. Tüm bunlar varoluşsal anlam arayışımla da birleşince, bu kış benim için gerçekten çok zor bir dönemdi.. Çok yoğun bir içe kapanma süreci yaşadım. Son 1-2 aydır yoğun destek aldığımız için daha iyiyim. Adet öncesi bir haftalık dönemde sıkıntılarım gerçekten çok yoğunlaşıyor, fakat Progesteron sayesinde 10 günde bir bu dönemi yaşamaktan kurtulmak bile, çok iyi geldi bana..
3. SOSYAL: Yavaş yavaş dışa açılmaya başladım gibi.. Eşimle kesinlikle daha iyiyiz, onun çocuklarla yaşadımız sorunlar konusunda "tekrar takıma geri dönmesi" bana çok çok ÇOK iyi geldi. Çocukların okul sorunlarını da biraz yoluna sokar gibi olduk inşallah ve tüm ailecek destek almaya başladık çok şükür... Ben pazartesileri psikanalize, Salı günleri Moritz ile çalışmaya başladım, eşimle birlikte iki haftada bir aile terapisine gidiyoruz ve oğlum da her hafta Disleksi terapisi almaya başladı. Oğlum için okul psikoloğu ve öğretmenlerle yoğun bir ortak çalışma içindeyiz. Tüm bunlar benim yalnızlık da dediğim "desteksizlik" hissime iyi geliyor ve kendimi daha iyi hissetmemi sağlıyor. Sosyal anlamda tam bir çöldeyim bence.. 2-3 arkadaşım var ve onları da ihmal ediyorum uzun zamandır çünkü tamamen çocuklarıma döndü odağım.. Bu nedenle birkaç kişiyi kaybettim. Fakat hayatıma yeni insanlar giriyor bir iki aydır ve bu beni çok çok mutlu ediyor, yeni yeni sosyal aktivitelere katılmaya da başladım, hoşuma gidiyor..
4. İŞ: Mükemmel. En sevdiğim "rol"üm diyebilirim ve iyi olduğumu bilmek, hissetmek ve danışanlardan da bu yönde geridönüşler almak bana özellikle de bu dönemde çok iyi geliyor. En azından bir şeyi iyi yapıyorum galiba diyorum :) Evet, özel hayatımla iş hayatımı ayırmak konusunda gerçekten başarılıyım bence. Varoluşçuluk eğitimlerime de devam ediyorum, birkaç sempozyum planım var inşallah sorun çıkmazsa..
Gelelim önümüzdeki 3 aylık hedeflerime: (Bu arada, önceki ayın hedeflerini büyük ölçüde gerçekleştirmişim, çok sevindim!)
1. Bu sıra kilo alıyorum. Kilomu dengede tutmaya çalışacağım. Yani ağzımı kapamaya ve spor yapmaya ;) Peri-menopoz kilo alımı alamında çok tehlikeli bir dönem! Korkunç bir "açlık hissi" oluyor gerçekten, özellikle çikolatalı sütlü tatlılara kafayı taktım bir süredir.... İnsan dışı boyutlarda yiyorum, kilo almam normal. Bundan hemen vazgeçmem lazım. Kilomu yeniden 48'e çekmeye ve korumaya çalışacağım. En azından hedefim şu: 50 yaşıma hâlâ 50 kilo olarak girmek... Her güne 30dk'lık bir spor aktivitesi eklemek, hedefim!
2. Psikanalizin sigorta kapsamında ödendiği günler haftaya bitiyor. Fakat benim uzuuuun bir süre daha terapiye ya da desteğe ihtiyacım var, hissediyorum. Buna bir çözüm bulmam gerekecek.
3. Gönüllü bir iş bulmak istiyorum ama psikolojiyle alakalı değil, hafif, bedensel, sosyal bir iş.
Bu kadar :) Yeterli bence..... Haydi görüşürüz Ekim sonu 👋
Fotos. Gilles de Chabaneix. From the book "Greek Style". Link.



