23 Nisan 2026 Perşembe

Bugün 23 Nisan, neşe doluyor insan..?

Başlığı yazarken, geçen haftalarda yaşananlar aklıma geldi... Bunlara rağmen neşe dolabiliyorsak vallahi plaket versinler bize... Türkiye'ye rağmen devam edebilen Türk vatandaşlarına, plaket...

Hayat bazen çok ağır geliyor. Fakat devam ediyoruz. Çoğumuz.. 

Nasıl başarıyoruz?

1). Kabulleniyoruz: yani umutsuz bir kabulleniş, böyle gelmiş böyle gidercilik.. Kaderim buymuş, eğerim başımı’cılık.

2). Kabul ediyoruz: bu böyle ve değiştiremiyorum, o zaman ben enerjimi buna değil, güzel giden diğer şeylere yönlendireyim'cilik.

Bu iki seçenekten ilkinin kesin sonu depresyon. Şimdi değilse yarın. İkincisi ise evet belki vurdumduymazlık ve benmerkezcilik gibi görünebilir ama tek yol bu... Çünkü bu ülke değişmeyecek. Ayrıca, bencillik olduğuna da katılmıyorum çünkü bencillikte diğerlerini önemsememe, hatta diğerlerinin üzerine basarak kendini öne, üste çıkarmak vardır; oysa benim demek istediğim şu: paranı kazanamayacak olan ata değil, kazanacak olana ya da en azından kazanma ihtimali yüksek olana yatır!

Ben bir süredir deniyorum. Fena gitmiyor. 

bu haftaki "kendime çiçek"lerimi tarladan topladım!

Bugüne dek bana sürekli "hazırlıklı ol" emri verildi. Her an her şey olabilir, hazırlıklı ol. Önlemini al. Olumsuza odaklan ki, hazırlıklı olabilesin, bu arada olumlu mu oldu, eh şanslıymışsın yırttın ama birdahakine daha beter olabilir, sen yine hazırlıklı ol! Sürekli teakkuzda kal, her an her yerden bir darbe gelebilir..

İyi de kardeşim, her seferinde, eninde sonunda hep en hazırlıksız olduğum yerden vurmadı mı bu hayat beni????

Riskleri düşüne düşüne, ya şöyle olursa ya böyle olursa diye diye, inanılmaz olumsuz bir insana dönüştüm, beş dakika içinde sana 505 risk saptayabilirim... Sanki risk uzmanıyım! 

Biraz biraz toparlamaya başlar gibiyim çünkü aktif olarak "2. tür kabul etme"nin üzerinde çalışıyorum. Olumsuz düşünceler üşüştükçe tek işe yarayan: gözardı etmek. Mantığı, derin düşünceleri, meditasyonu falan bırak, hiçbiri işe yaramıyor.. Tek işe yarayan, o andan çıkmak için, başka bir şeyle aktif oyalanmak.

Kendimi o an en kolayında ne varsa onunla oyalıyorum. Gece mesela, panikle mi uyandım, beynim anında 505 senaryoya mı yöneliyor, açıyorum sesli kitabı. Gündüz daha kolay, arıyorum bir arkadaşımı.  Maksat sessiz kalmayayım, sessizlik fena, hemen iç ses mikrofonu eline alıyor.. Şu an içses’i olumsuzdan olumluya asla değiştiremiyorum. O nedenle o an en kolay "sesli uyaran" ne varsa, onunla aklımı dağıtıyor yani “pause” tuşuna basıyorum. Bir tür "kendi kendine EMDR" yöntemi.. 

bayram değil seyran değil pastası yaptım..

Beyin maalesef böyle bir organ, neyi çok / sık yaparsan onu öğreniyor, onu öne çıkartıyor. Olumsuz düşüncelerin üşüşmesine izin verirsen, önünü alamıyorsun. Psikolojide "farkına varmak ve durdurmak" dediğimiz şey aslında halk dilinde "eeeeh, siktir et" demekle aynı. Ama nüansı şu: hakikaten edeceksin. Alttan alta düşünüp durmayacaksın. Müzik dinlemek, yürüyüşe çıkmak, nefes egzersizi falan bunlar kriz anında asla işe yaramıyor çünkü alttan alta hâlâ düşünebiliyorsun, içses çalışıyor.. Ne yaparken düşünemiyorsan, onu yap. Seksse seks, sesli kitapsa sesli kitap, arkadaşla geyikse arkadaşla geyik.. Acil durumda acil önlemlerini belirle ve kullan.

Amaç çözmek değil, ertelemek, akıl dağıtmak, kriz anını geçiştirmek. Ve bunu her seferinde yapa yapa, otomatikleştirmek. Beyne öğretmek. Evet uzun vadede çözüm değil ama: bazı şeyler çözümsüzse, ki eskiden çözümsüz şey yoktur'a inanırdım, ilk olarak bu yanlış inancını değiştirmen gerekiyor... Sonra da, "aklını dağıtarak eğitmek". İnan tek işe yarayan yöntem bu. Bulabilsem ben bulurdum, hakikaten yok.. Boşuna arama.


Arkadaşlar işi gücü bırakıp Beach Bar açtılar: Alperivo
Starnberger See'de şahane bir yer..

Mottom artık şu: "ölene dek hayattayım", “olana dek hayattayım”; olanı da, ölümü de, olurken ve ölürken düşünürüz artık... 

Anda kalmak’tan anladığım bu.

İşe yarıyor gibi.

Tavsiye ederim.

O nedenle evet; bugün 23 Nisan, inadına, neşe doluyor insan!

annemle babam ve yaş ortalaması 70 olan site sakinleri "23 nisan'ı kutluyoruz" diye fotoğraf atmışlar, gülsem mi, üzülsem mi bilemedim... Numunelik 1 çocuk bile yok aralarında...