26 Mayıs 2026 Salı

Güzel bir gün..

Pelin Pembesi birkaç hafta önce yazmıştı. O da Fatma Barbarosoğlu'nun bir kitabında okumuş. "Günü gün yapan nedir?" sorusu.. Yani bir günü diğerlerinden ayıran, onu "değerli" ya da özel bulmamıza neden olan şey nedir, düşündünüz mü hiç? Koşturmalarımızın bir sonuca ulaşması mı, yaşanan ilişkilerden alınan doyum mu, dinlenmiş ve hafif bir ruh hali içinde olmamız mı, yeni bir şey öğrenmek mi, nedir bir günü "bugün ne güzel bir gündü..." yapan şey?

ev işleri ve keyif işleri dengesi

Bugün çok güzel bir gündü benim için... Özel hiçbir şey olmadı aslında ama sebepsizce çok mutluydum, çok oyuncuydum, neşeli ve nazik bir insandım. Gün içinde defaatle dikkatimi çekti üstelik bu halim, özellikle dikkat etmeye çalıştım, neydi bugünü özellikle güzel yapan şey? Bulamadım.. Belli ki küçük, önemsiz detaylar beni olumlu şekilde etkilemişti.

İşin doğrusu, dün gece salon koltuğunda uyumuştum ve bizim evde perde kullanmadığımız için (Münih'te perde kullanılmıyor, öyle bir alışkanlık yok) salon sabah 5 gibi son derece aydınlık oluyor, uyanıyorum haliyle. Gözümü açtığım an, koyu mavi, aynen Avustralya'da yaşarken alışık olduğum gibi bir gökyüzüyle karşılaştım ve bu bile başlıbaşına beni mutlu etmeye yetti.. "Göğe bakalım" diye mırıldandım, Turgut Uyar'ı andım.. 

Kavuniçi güllerim açıyor <3

Göğe baktıktan bir süre sonra, yere bakayım dediysem, ne göreyim, 6 adet boncuk göz bana bakıyor! Köpek ve tavşanlar gözlerini bana dikmişler, öyle tatlı bir andı ki... Lina (dişi tavşan) mavi gözlü. Çok güzel bir kız aslında tavşan standartlarına göre :))) Erkek tavşan Fridolin simsiyah gözlü. Köpek Milie ise kahverengi gözlü.. Ama hepsi pırıl pırıl bana bakıyorlar çünkü hayvanları besleyen de dışarı çıkartan da benim.. Göz göze gelince heyecanlandılar, kalktım hepsini sevdim, kahvaltılarını verdim ve dışarıya saldım. Sabah saatlerinde çimenler ıslak oluyor, çok hoşlarına gidiyor. Milie hele, üzerinde yatıp yuvarlanıp resmen sabah duşunu alıyor.. Ben de birkaç gündür yine çıplak ayak çime basıyorum, bir bardak suyumu çimenlerin serinliğinde yavaş yavaş içiyorum.. Çok güzel anlar bunlar.. Tamamen sözsüz bir iletişim var o anlarda doğa ile, hayvanlarım ile ve bence Tanrı ile aramda...

Sonra gün başladı.

oğlum kartonlardan robot yapmış, kaykay kaydırıyor :))

Bugünkü listemde sadece 1 danışanım var. Sonra biraz alışveriş, yıkadığım yünlülerin hurçlara kaldırılması, birkaç küçük evişi yapılacak. Kızım havuza gidecekmiş arkadaşıyla. Oğlum da parkta masa tenisi oynamak istiyor. Akşama eşim işten dönünce belki göle yüzmeye gideriz. Ammersee'nin Herrsching kıyısında şahane bir salaş balıkçı bulduk. Ufacık bir dükkan ve korsan kılıklı iki adam ekmek arası balık yapıyor, şahane bir de beyaz şarapları var. Belki oraya gideriz.. Kızım kaçta gelecek hiç bilmiyorum. Yakında 13 yaşına girecek ve benim 13 yaşımdan çok daha kendine yeten, bağımsız bir hayatı var (bu iyi mi kötü mü emin değilim aslında). 

sardunyalarım da coştu

Açık söyleyeyim benim 16 yaşımda yaşadıklarımı yaşıyor ve benzer bir olgunluk ve bağımsızlık seviyesinde.. Bu beni biraz korkutuyor ama Alman çocukları mı böyle yoksa Türk çocukları da artık bu devirde bu kadar serbest ve başına buyruklar mı bilmiyorum... Yani 13 yaşında bir çocuğun bu kadar bağımsız davranması da ne bileyim...... Açıkcası korkutuyor beni. Hem görünüşleri (moda anlayışları) hem davranışları 16 falan gibi hepsinin ve bazen düşünüyorum, şimdiki erkek çocuklar için çok tehlikeli bir durum aslında bu. 18-20 yaşında bir erkek çocuk, hiç anlamadan 12-13 yaşında bir kızla bir ilişki yaşayabilir ve hapsi boylayabilir açıkcası... Ayyyyy.. Kız annesi olmak ayrı korkutucu, oğlan annesi olmak ayrı korkutucu...

Ay ne diyordum, güzel gün, korkutucu gün değil :))) Modumuzu değiştirmesi için, aşırı güldüğüm şu videoyu eklemek istedim. Çünkü yemin ediyorum bazen bizim evde durum ayyyyynen bu (birlikte seramik yapalım mı çocuğum? senden nefret ediyorum keşke ölsen! kısmı falan :))))) Oy ergenlik oy. Daha da başı bu maalesef..... Oy.


Şu an saat 14.47. Salı günündeyim. Uzuuuun zamandır yazdıklarım feed'e düşmüyor farkındayım. İlk başta rahatsız etmişti, sonra hoşuma gitti çünkü sadece gerçekten merak edip açanlar okuyor ve az okunmak nedense hoşuma gidiyor (ben ters doğmuşum, herşeyim terstir topluma, ailem sürekli güler bu duruma ama doğru.. Tersim ben.) Yani bu yazı da düşmeyecek büyük ihtimal ya da 3-4 gün sonra düşecek ve kaynayıp gidecek... Ama önemli değil. Kendime yazmak güzel.. Hem de çok güzel!

Güzel günlerin çetelesini tutmak daha da güzel... Hiçbir özelliği olmayan, sadece güzel hissedildiği için güzel olan günlerin.....