Bir de kitap okumak bana hep tekil bir eylem gibi gelmiştir. Aynı kitabı okuduğum insanla hatta aynı kitabı farklı yaşlarda okuyan kendimle bile, ne kadar bambaşka anlamlara çıktığımı bildiğim için, kitaplar bende müzik gibi "kişisel" şemalanmıştır hep.. Ama bir yandan da, şöyle çatır çatır kitap tartışabileceğim birileri olsa, bence dünya çok daha yaşanılası olurdu diye düşünüp duruyorum nicedir. Çünkü günlük hayatın, çocukların, kocaların, işin gücün dışına çıkıp, dümdüz ve sadece felsefe tartıştığımdaki keyfi, bakıyorum da, hep kitaplardan örnekler vererek katlıyorum ve bazen felsefeyi bile bir kenara bırakıp, direkt tek bir kitabın beni götürdüğü yeri tartıştığımı fark ediyorum...
Fakat "kulüpler" bana hep ürkütücü gelmiştir; çünkü ilk olarak, bence kitap kulübü denen şey, 10 bilemedin 15 kişiyi geçmemeli.. İkincisi, insanlar kitapları okuyarak gelmeli.. Üçüncüsü kulüpte gerçekten kitaptan çok yazarını çekişirmeye, hatta yazarını da bırakıp yazarın bir insan olarak özel hayatını çekiştirmeye başlanmamalı.. Bir de antik kuntik "son moda" (çok satanlar, ıyk) kitapların, kişisel gelişimcilerin ya da hiç ilgimi çekmeyen türlerin okunduğu kulüpler var.. Yani bir türlü bu önyargılarımın önüne geçip de, bir kulübe katılmaya cesaret edemedim.
Sonra bu yaz, deli dürttü. Burada çok aktif Türk öğrenci ve yeni iş hayatına giren gençlerin kurduğu çok güzel bir kulüp var: Kitap ve Düşünce. Hatta sadece kitap değil, tartışma, film, doğa yürüyüşü gibi alt alanları olan bir kulüp bu. Bir defa toplantılarına gittim, çok hoşuma gitti ama benlik değil. Şöyle ki, bir defa aşırı kalabalıklar, sanırım en son 300 kişi falanlardı. İkincisi de çok gençler ve çok aktifler. Benim hayalimdeki kulüp böyle orta yaşlı hatta dünkü tabirle hayatın Fuck It evresine girmiş insanların bulunduğu ve "edebiyat" diyebileceğim okumaların yapılacağı, hızlı ve "efektif" değil de, sakince, birbirimizi dinleyerek tartışabileceğimiz bir kulüp.
Valla asıl niyetim yüzyüze toplantılar, çünkü iki insan görmek bence bana iyi gelecek. Ama en kötüsü online da katılabilirim tabii. Şöyle ayda bir mesela..
Hasılı: Aramızda böyle bir girişim kurmak isteyen var mı? :)))) Sevgili Tuğba böyle bir fikirden bahsetti ama o da henüz çekimser gibi :) Kurmayı düşünürse, ben katılırım meselâ. Hattâ belki yılda bir olsun buluşma da ayarlayabiliriz tutarsa.. Şöyle tam kafa dinlemelik, insansız, doğanın içinde bir haftasonu kaçamağı mesela? Muhteşem olmaz mı?
Neyse yorumlara yaz fikirlerini, merak ediyorum kaç kişi böyle bir hayali paylaşıyor? Belki de gerçek olur?
Foto: Tam kitap okumalık yer! Gizli banklar kalp ben.

