Geçen gün, Şule'nin Ada seyahatini okuyunca, içimden Ada Sahilleri'ni dinlemek geldi. Fakat yıllar içinde o kadar çok yorumlandı ki, orijinali nasılmış diye biraz araştırdım ve hiç de adayla ilgisi olmayan çorak topraklarda doğan Sabah Fahkri'den Quadduka L-Mayyas adında bir aşk şarkısı olduğunu keşfettim. Hani yıllardır Sezen Aksu ile özdeşleştirdiğimiz şarkıların Yunanca orijinalini duyup "yooo yoooo olamaz, bunu da bizden çaldılar baklava hırsızları!" derken duyulan hisler gibi... Ki biliyorsun baklavanın da asıl "öz hakiki" orijinali Filistin, Suriye :)) - Hmm, makes sense, bro.
Lakin. Bence Ada Sahilleri demek, Hamiyyet Yüceses demek. Çünkü ben çocukken ananem evde bu versiyonunu dinler ve mırıl mırıl eşlik ederdi. Keza, 4-5 yaşlarımda bir yaz gecesi, büyük teyzemler, küçük teyzemler, biz, ananem, dedem, yani 10 kişilik ailemizin tamamı Denize Bakan Ev'de bir araya gelmişken, eve sığamayıp o kocaman balkonda zemine yer yatakları serip, serin serin oturur, yatarken, ben, ailenin tek çocuğu (küçük kuzen daha doğmamış, büyük kuzense ergen) gece lambasının ışığına gelen sinekleri, minik süleymancıkları (pembe kertenkele) izleyerek uyuya-yazarken, büyükler de çeşitli şarkıları hep bir ağızdan söylemiş, alabildiğine keyiflenmişlerdi. Bu geceyi hatırlatmaya çalıştığımda, ilginçtir, hiçbiri hatırlamadı ama gülerek "yapmışızdır, o evde ne güzel geceler geçirdik" dediler hep... Yapmışızdır, ne güzel kelime..
Sanırım bir evi yuva yapan da, bunun gibi kuşaklık hatıralar...
Hamiyyet Hanım'ı ekliyorum. Gözlerim özlemle ve mutlulukla doldu - ve de ada sahillerinde bizi beklediğine inandığım tüm yitirdiklerimiz için... 1946 kaydı: