13 Şubat 2016 Cumartesi

Anneliğin nesi kutsal?

Birkaç senedir takip ettiğim bir blogger geçen sene anne oldu. Severek takip ettiğim farklı yelpazedeki ilgi alanları, seyahatleri, eşiyle ve dostlarıyla günlük yaşamında yakaladığı hoş kareler, akıcı ve neşeli dili, daha o ilk ultrason yazısıyla birlikte akııııp gitti, yerine devamlı çocuğunun gelişimini anlatan, kendisinden önce kimsenin karşılaşmadığı bebek bakım sorunlarına sanki ilk defa ona, ilk defa yukardan bir aydınlanmayla gelmişçesine çözümler bulduğu, çözümleri kanun hükümleri gibi yazdığı, çocuktan başka tek bir post yazmadığı bir blog geldi.. 1 seneyi aşkındır bu şekilde, çok canımı sıkıyor ama hala içimde bir umut, ha bugün ha yarın, bir gün o güzel farklı tonlara geri dönecek diye bekleyip duruyorum. Ama dönmüyor. Son önerili yazısını sıkıntı içinde okurken demin, artık o renge asla geri dönmeyeceğini fark ettim ve bloğu takibi bıraktım..

Ben bu şekilde düşünüyorsam acaba eşi, yakın dostları, hatta ara sıra belki de kendi ne düşünüyordur acaba? Acaba hiç özlemiyor mudur o eski çocuksuz ama renkli hayatını? Hiç mi eksikliğini duymuyordur başka türlü yazılar yazmanın keyfini?

2,5 sene önce ben de anne oldum. O zaman farkettim ki; insan bir süre devamlı çocuğundan bahsetmek istiyor, sanki dünyada ilk defa o anne olmuşçasına, ondan başka hiç bir kadın böyle hissetmiyor sanarcasına, tuhaf bir tutkuya kapılıyor.. Bağlanma deniyor buna, bir bebeğin tüm o ağlama krizlerine, uykusuz bırakmasına, üstüne başına ağzına dahi etmesine rağmen onu sevip koruyabilmen için genlerine işlenmiş, sadece ilk aylarında koca gözleri, minik burnu ve tuhaf sevimli halleri olmasa çekilir hiç bir tarafı olmayan o tuhaf canlının hayatta kalabilmesi için.. Tuhaf bir ruh hali.. Sonra yavaş yavaş o bulut dağılıyor, çok seviyorsun tabii ama dengeli seviyorsun artık. Tutkuyla değil, saygıyla, neşeyle, şaşırarak falan seviyorsun. Çok güzel bir duygu gerçekten, dilerim Allah isteyen herkese kısmet etsin..

Ama sadece doğurmakla mı oluyor, bence asla! Hayır. 14 senelik can dostum köpeğimi şimdi kızımı nasıl seviyorsam öyle sevdim, biliyorum ne eksik ne fazla.. Ya da çiçeklerini seven, onlarla konuşan, öpen bir kadını gördüğümde "işte annelik hissi" derim, hiç tereddütsüz. Ya da tutkuyla bir kitap yazan bir kadın, bir adam gördüğümde, gerçekten ilgi duyduğu konuda bir tez yazan akademik gördüğümde, bu da annelik işte derim. Ayırmam. Hepsini yaşadığım için bu örnekleri vermek geldi içimden, hepsinde kızımdaki annelik hissini hissettiğim için.. Annelik hissi üretmek demek, sevgi demek, ondan gelen bir tepkiye ya da gösterdiğin emeğin sonucuna hafif bir gururla karışık neşeli bir kahkaha atıvermek demek.. Hepsi annelik hissi.

Kutsal mı? İçine yaratıcılık katılan her eylem biraz insanı tanrıya yakınlaştırdığı için kutsal tabii. Ama sadece doğurmak, hele hele doğurduysan görevin olan beslemek, gecenin bir yarısı uykundan uyanmak, tüm gün onun peşinde oyun oynarken çayını sıcak içememek kutsal falan değil bence..

Bazı kadınlar sırf anne oldular diye kutsal görünmek istiyorlar sanırım. Saçını süpürge eden, kendi hayatını bir tarafa bırakan, çocuğunu dünyanın merkezi sanan anne.. bence kutsal falan değil resmen ruh hastasıdır. Çocuğa layıkıyla bakım ve sevgi vermek tabii ki görevi ama kendine bakmak, eşine dostlarına hobilerine zaman ayırmak, zamansızlıkta zaman yaratmak, hayatı sadece anneliğe indirgememek de lazım. Asıl kutsal olan, anne olduktan sonra hala kadın ve insan olabilmek.. Hala üretebilmek, hala çocuğundan başkasını da sevebilmek, başka şeylere ilgi ve heyecan duyabilmek, başka çocukları da düşünebilmek..

Devamlı çocuğundan bahseden anne bloğlarına karşı değilim, benim de var öyle bir bloğum (hoş ben çocuğumdan çok annelik maceramı yazıyorum diye avutuyorum biraz kendimi ama) ama bloğunu anne bloğuna çeviren ve eskiden yazdığı rengarenk yazıları unutuveren bloglara karşıyım. Bu şekildeki annelere de karşıyım.. Böyle bi silkelemek "yahu ilk doğuran sen değilsin, kafayı mı çizdin kızım, dışarda hayat var, kendine gel" demek istiyorum.. Ben mi anlamıyorum bu annelik işinden, bilemedim ki?! Bir kısmımız doğuruyor, bir kısmımız doğurmuyor, bir kısmımız doğuramıyor ama hepimiz insanız yahu, hayat rengarenk, doğurunca daha bir insan olunmuyor, hayatta binlerce farklı güzellik var, binlerce yaratma hazzı var, büyütme hazzı var, emek verme hazzı var.. Anneliği bu denli kutsallaştırmak nedir bilemiyorum, acaba başka birşey olamamanın ezikliği midir?

20 yorum:

  1. Hay sen bin yaşa!!! Daha dün akşam eşime aynı şeylerden bahsettim. İnstagramda ve blog aleminde gördüğüm kadınlar dünyada sadece ve ilk kez kendileri doğuruyormuş zannediyorlar dedim. Gerçekten hayat sadece doğurmak değil, hayat sadece birisinin karısı olmak değil, hayat sadece senin yaptığın iş değil! Yeryüzünde milyarlarca hayat var. Ben bu sığlığı anlayamadım, anlamam da mümkün değil. Neyse ki yalnız değilmişim. Öpüyorum kocaman...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. <3 kendi başına bir şey olamayan insanlar bazen bu tür safıtlara sahip olunca bir şey oldum sanıyorlar..

      Sil
  2. Sanırım sadece annelik değil X konusunu sürekli anlatmak, o konudan başka hiçbir şey yazmamakta problem. Düşünene sürekli kedimi Bücürük'ü anlattığımı millet "illallah" der:)))her şeyi kararında bırakmak lazım. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısın :D Takılmış plak gibi..

      Sil
  3. Ooouuuvvvv!!
    Benim 'dogurmaliyim' gudum olmadigi icin, bilemedim ama annelik bence cok ozel. Ama bu ozel durumu gozumuze gozumuze sokanlardan ben de rahatsizim.
    Benim tespitim de, bu tur kadinlarin ayni zamanda kocalarinin basarilari ile ovundukleri.
    Herkes ister sevdigi basarili olsun ama iste subay karilari diyim, herkes anlasin :))
    Dogurmak apayri bir durum. Cocuk buyutmek cok cok ayri. Cunku her cocuk ayni degil.
    Tekrar soyluyorum challenging bir cocuk sahibi ve tek basina oldugun icin boburlenmesi gereken bir annesin.
    Ikinizi de operim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D Valla dün gecenin bir yarısı çocuk çığlıkları ile kulaklarım sağır bir halde hortlak gibi ayaktayken okusaydım şu yazdıklarını dedim içimden :D

      Sil
  4. Çok hak veriyorum sana. Birde günlük hayatta "sadece anne" olanlar var. En güzel en akıllı en başarılı onların çocukları. Başka hiç bir şey yok ruhlarında. Öyle bomboş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çocuklar da problemli oluyor öyle olunca sanki..

      Sil
  5. Biri benim için de ne güzel ifade etmiş. Ay içim açıldı. Kelimelerine sağlık!

    YanıtlaSil
  6. Metehan'ı doğurdum doğuracağım İzmir 'de kitap fuarına gittik. Her standda beni gören bebek kitapları çıkartıyor önüme. Bir üç beş. En sonunda bir tanesine söylenirken buldum kendimi: Aaaaa izninizle şiir kitabı, roman falan da bakmak istiyorum hamileyim diye derdim gücüm bunlar değil ki benim!

    Anne olmak çok güzel ama hâlâ kendimiz olarak da kalabilmeliyiz ki çevremize verecek birşeylerimiz olsun :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. toplum da bekliyor haklısın, hatta biraz spor yap kendine bak eşine ilgi göster "aaaa kadın çocuğu bıraktı kendine bakıyor nçık nçık nçık"..

      Sil
  7. Ceren bence kutsallaştırmak değil insan ne yaşıyorsa ne tecrübe ediyorsa onu yazıyır, anne olduktan sonra çocuk dışı hayatı pek kalmıyor insanın, zamanla o da normale dönecektir ama yazmaya değer bulur mu bilmem. Mesela ben onca yer geziyoruz onca değişik şey yapıyorum ama onları yazmak çok zor geliyor fotoğraf düzenle az biraz link vs araştır bir türlü oturup da yazamıyorum zaman yok. Belki nedeni bu da olabilir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Valla Gececim benim çocuk dışı hayatım baya kaldı, var yani ;) Benim çevremde aslında bu yorumla beni şaşırtan sen de dahil bir çok kadın gayet normal devam ediyor hayatlarına. Ama yazmamak ayrı, o konuda bir şey diyemem. Ama valla çocuğum bu ay dilini çıkardı, bu ay kakası yeşil renk oldu falan yazan insanlara valla bir tokat aşkedip ya bahar geldi biraz etrafına bak çocuğun totosunu değil çiçek kokla falan diye bağırmak istiyorum var çünkü öyle tipler ayh.

      Sil
  8. Sanırım son cümle tüm bu sorularınızın cevabı !
    Hayat amacı olmadan belli bir yaşa gelmiş bireyler farklı bir deneyim ile anne- baba olduklarındanözellikle kadınlar bu noktoda hayat amacını bulmuşcasına dört elle sarılıyor bebeklerine...
    Evet büyülü bir serüven ve kesinlikle yazmaya değer ama sizinki gibi farklı bir hesapla daha konsantre yazılar olabilir . Hayatın merkezine değil bir bölümüne- en güzel bölümüne oturtulup baş tacı edilmeli çocuklar evet katılıyorum ama aynı zamanda kadın , eş , arkadaş , üreten bir insan olmaktan da vazgeçmemeli ...

    www.grilady.blogspot.com.tr

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Alta koyduğun reklam ne öyle gri lady allasen ya :D İsmine tıklayan bloğuna giriyor zaten cicim :D

      Sil
  9. insanların hobisi olmayınca çocuklarını hobi yapıyorlar. sonrası felaket...

    YanıtlaSil
  10. Ben de tam olarak böyle bir anneyim ve kendimi zaman zaman suçluyordum sen kendini tam olarak cocuuna veremıyorusun diye:// Rahtladım yahu:)

    YanıtlaSil