Bu sıra yazacak çok şeyim ve buna karşıt sıfır zamanım var. Hayat çok ciddi bir hızla ve beni nefessiz bırakan sorumluluk ve zorunluluklar içinde geçiyor ve dün yaşananları yazmayı bugüne bıraktığımda, hakikaten hepsi anlamsızlaşmış oluyor... Mesela bir önceki yazım, o kadar anlamsız ve gereksiz geliyor ki şu an.... Ama nedense sevdiniz :))
Bazen böyle hissediyorum. Ne yaptığımı bilmediğim halde birilerine iyi geliyorum, buna hem seviniyorum ama hem de şaşırıyorum.
Neyse geçelim. Sabah acil diye analistime ek seans ricasında bulundum, sağolsun kırmadı. Boğazımı sıkıyordu yine o görünmez eller. İçimi döktüm, biraz daha rahatladım. Bir de analistim 3 kelimeden fazla konuşsa, çok daha iyi gelecek gibi geliyor bana ama bu adamları değiştiremezsin, çok sıkı bağlılar yöntemlerine... Sonuçta analist, yaşam koçu değil. Ama bir Bilişsel Davranışçı terapist olarak, hakikaten zorlanıyorum bu "sorunu çözmek ya da sizi iyileştirmek için burada bulunmuyorum" tavrına..... Aç o cennetlik ağzını be adam diye bağırasım geliyor - ki buna cevabı: "acaba neden benden gelecek herhangi bir tepkiye bu kadar ihtiyaç duyuyorsunuz, düşündünüz mü?" olacaktır kesin. Neyse yine de seviyorum ve bana iyi geliyor ki, 2 seneye yaklaştık birlikte.....
Fakat çıkışta, boğazımdaki eller biraz daha gevşemişken, kendimi bir kafeye götürüp, kocaman, sütlü ve kafeinsiz bir kahve ısmarladım kendime ve kafenin hemen önündeki çiçekçiden çiçek almadım (çünkü ev lale devrine döndü bu sıra) ama fotoğraflarını çektim ve çiçekçinin karşısındaki kırtasiyeden de şu kalemleri (hiç ihtiyacım olmamasına rağmen, çiçekten bile çok "yığdığım" nesne kırtasiye ürünleri) aldım.
Hamiş. Analistim bugün anlattıklarımı dinlerken benimle baya bir konuştu aslında ve ben de benimle daha çok konuşmasını istediğimi söyledim ona. "Kendimi 10.000 parçalık bir puzzle gibi görüyorum ve bugünkü parçayı uzun zamandır arıyordum. Bu beni rahatlattı ama biliyor musun, ben puzzledan nefret ederim!" dedim. Bana "seni çok iyi anlıyorum, 9 yaşındaki torunumla noel haftası boyunca 1000'lik puzzle yapmaya çalıştım, dertsizken dert sahibi oldum" deyip güldü :))) "Puzzle değil ama, daha sık yazmalısın, daha ciddi bir zaman ve emek ayırmalısın yazmaya" da dedi... Analistin "meli malı" kipiyle konuşanı....... İşte bu hakikaten çok tuhaf!
Daha sık yazmak???
Yandın dostum :)))))



Bu günlerde pek çok kişi (ben dahil) senin yaşadıklarını yaşamaktayız canım C. İklimler, mevsimler sıra dışı. Yağmur aralıksız yağıyor bizim buralara. Güneş sanki pusuda bekliyor. Bir görünüp bir kayboluyor.
YanıtlaSilSen de baharları seversin. İçimizde açtıralım bahar çiçeklerini. Bu konuda en yetenekli, en dirençli sensin. Ben seni o yönlerinle tanıdım. Yanılmış olamam dedim kendi kendime.
Yeni bir yazını görünce çocuk gibi mutlu oluyorum inan!
Lütfen yaz...
Aman yağsın ne olur, o kadar ihtiyacı var ki türkiyenin suya... Baharı değil de sanırım renklere geri kavuşmayı seviyordum ben çünkü bu sene bahar gelmese, kış çok güzel aslında diyip diyip çevremdeki herkesi şaşırtıyorum :)) Çünkü renkleri aldım hayatıma ve bakış açım değişiverdi. Kış dediğim şey renklerin kaybıymış meğerse öğretmenim :)) Çok ilginç değil mi!
SilYaz dostum yaz sen! <3
YanıtlaSilAnalistler bile daralabilirmiş demek ki. :))
Yazayım bari :)))
SilYazmanının şifasına çok inanıyorum ve bence yazmak da bir çesit terapi, çok bunaldığımda sabah sayfaları en büyük kurtarıcım oluyor.
YanıtlaSilKesinlikle.. Defterlerimiz en büyük yaşam sırdaşlarımız. Onların yeri bambaşka..
SilBaharın renklerinden çok ılımlı havasını seviyorum canım. Yazın sıcağını, kışın soğuğunu sevmiyorum. Ancak bunlar ince ayrıntılar belki.
YanıtlaSilHer mevsim içimizde açsın baharlar. Elinde onca kalem varken ne muhteşem şeyler çıkar ortaya.
Güzel bir haber ileteyim; Ben de bir sanatsal proje ile ilgili olarak çalışmaya başladım. Eskilerin güzel bir sözü vardır:
"Bizi ancak çalışmak paklar."
Tekrar kucaklıyorum.
Ay çok sevindim öğretmenim! Hem size iyi gelsin, hem de projenin diğer muhatablarına..
SilKışın ben de çok üşürdüm ama bu son demir hapları düzenli kullanmak o problemi çözdü bu kış ve üşümeyince kış ne güzelmiş gerçekten :)
Alman disiplini diyelim biz ona, yöntemlerine bağlıdırlar. İş ortaklarımızdan bilirim, Helga hanımım var benim çok tatlıdır, iletişimi müthiştir, ancak ne istediğini çok net belli eder. Mart gibi tekrar toplantıya gelecek, Santiano'nun albümünü getirecek bana.
YanıtlaSilAnalist derken, oradaki görev tanımı bu mu?
Görseller fazla harika ya. Puzzle metaforunu okumak iyi hissettirdi efenim :)
Ay hiç deme. Bizim ev maalesef Alman dolu :))) Türk sallapatiliğini özlüyorum bazen.. Ortası güzel..
SilAnalist; psikanaliz yöntemi ile çalışan psikoterapistlere deniyor. Diğer yöntemler mesela bilişsel davranışçı terapistler, geştaltçılar, varoluşçular, somatikçiler falan çok ayrılıyor. Psikoloji okuduktan sonra hangi alanda uzmanlaştığımıza bağlı :) Herhangi bir psikoterapist analist değil yani..
Görseller benim de içimi açtı bugün :)
Eski yaziniz ogrenen anneyi hatirlatti ki ilk onla tanimisdim sizi. Ne cok ihtiyacim vardi o zaman o yazilara. İyi geliyordu. Bazi yazilar hayal dunyasi gibi bizim icin ulasilmas. Bazilari tee icimizden iliklere kadar hissettigimiz. Siz yazin. Cok yazin
YanıtlaSilYaaa o kadar eski okuyucusunuz demek <3
SilAdınızı olmasa da bir rumuz bıraksaydınız keşke..
Analistine buradan sevgiler saygılar Sevgili Ceren :) Ayrıca bunlar ne güzel çiçeklerdir, yorgun bir şekilde bloğa bakarken içim açıldı. Bayıldım :) Bu görünmez eller şu sıralar benim de yakama yapıştı, el çekmiyorlar. Hâlihazırda sorumluluğumuzun verdiği yükler kadar bir de insanların üzerimize boca ettikleri yükler var... Darlanıyorum ama geçecek. Umarım :))
YanıtlaSilÇok mutlu oldum çiçeklerin seni de mutlu etmesine, amaç tamamen oydu :) Biliyor musun, aslında sorumluluk ve yükleri de biz üzerimize almayı seçiyoruz.... Başka seçenekler hep var ama meli malılarişte tam bu noktada ağırlık.... Düşün-meli :))
SilO kadar haklısın ki... :) Ama ben uslanmaz bir empatım. Kendi kendime garezim var. Tam akıllandığımı sandığım noktada harika hatalar yapabiliyorum :)
Silhihi ben de öyleyim, o nedenle zaten -meli dedim ya :)
Silboşver sosyopat ya da psikopat olmaktansa empat olalım....
Analist dediğiniz ne oluyor ki psikolojik danışman gibi bişey mi?
YanıtlaSilŞimdi yorumlara bakınca Alpirik'e verdiğiniz cevapla öğrenmiş oldum :) Laleler harika görünüyor, kırtasiye alışverişi benim de zaafımdı ama artık durdurabiliyorum kendimi şükür :)
Psikologlar ya da psikiyatristler belli bir eğitimden ve süpervizyondan geçtikten sonra analist oluyor ve psikanaliz yapabiliyorlar. Psikoterapinin bir alanı :)
SilBen hiç durduramıyorum yahu, bu durdurmuş halim benim de :))) Bu kalemlerin bir de 56lık versiyonu vardı :))) Çok anlamsız 5 ton kırmızı yani....
Oh bizim için ne güzel bol bol yaz C. biz okuruz zevkle. Lale mevsimi mi orada şaşırdım. Hülya
YanıtlaSilAslında değil! Ama bu tür laleler afrikadan geliyormuş koku falan yok ama renkler çok güzel. Asıl lale mevsiminde fiyatlar da artıyor, bunlar çakma :)))
SilBence de yaz, okumak çok keyifli oluyor. Analisti tuttum, beni bile gülümsetti:)
YanıtlaSilSen de yaz sevgili Buraneros, sen de...
Silbence de daha sık yazmalısın zira ben bayılıyorum yazdıklarına , sen de adama kelime başına para ver bence konuşur o zaman :)
YanıtlaSilhahahaha ya bu analistleri parayla da satın alamıyorsun hahahaha ilginç bir ırk.
Sil