Dün L. ile uyku öncesi kucaklaşır ve sohbetleşirken, bana şunu sordu: "Anne nedir senin taaaa çocukluğundan beri istediğin şey?"
Bir an afalladım. Sorunun doğru cevaplarını biliyorum. Çalıştığım yerden geldi. 2 adet "doğru, etik, olgun" cevabı vardır bu sorunun: ya "sağlık, huzur" diyeceksin ya da "sen ve ablan". Fakat yavru ikisiyle de mutlu olmayacak, çünkü hemen öncesinde "ben çooooooooook zengin olduğumda.." ile başlayan kapitalist materyalist hayaller kurmuş, yatlar katlar fildişi tahtlar hakkında uzun uzun hikayeler anlatmış, sonra da anacığını hatırlamış, gönlünden "bu kadın da bana baya baktı yahu, az yumurta çırpmadı sabah körlerinde.. birşey vereyim de sevinsin fukara" geçmiş, o nedenle soruyor ve hiçbir politik doğruyu kabul edecek durumda değil. "Lüks diyorum, lüks!" diyor.
"Evladım lüks ya içinde doğmuş olanlar için ya da yaşamında açlık çekmiş, doyuramamış olanlar için çekicidir, şükürler olsun ikisi de değiliz" diyecek olsam, burnumdan gelecek. En doğru annelik tekniği olan "soruya soruyla cevap verme" tekniğini kullanıp "sence nedir benim en büyük hayalim?" dedim...
Sıpam dedi ki "sen herkesten uzakta, denize yakın, bahçeli bir ev istiyorsun anne. Bahçesinde meyve ağaçları ve sebzelikler istiyorsun. Evin içinde büyük bir kütüphane istiyorsun." Ayyy çocuğum beni nasıl iyi tanıyor! "Şimdi de sen söyle, başka ne istiyorsun?" dedi... "Hepsi bu hepsi bu" diye el çırptım. "Hayır anne, şimdi sen 1 şey söyle" diye ısrar etti. Haydaaa.. Evladım bu ne böyle zorla mülkiyet.... Fakat kaçıp durduğum yeter, kendime itiraf edeyim: hakikaten bulamıyorum bir istek, bir hayâl.. Yuh yani. Ne kadar sıkıcıyım yahu.... Allah katında yani, düşünsene, hiçbir şey istemeyen dümdüz bir kul! Çocuğum haklı, sen iste, verip vermeyeceğini o düşünsün değil mi ama?
O an birden gaza geldim: "Tavuk!" diye bağırdım...
Tavuk istiyorum Allahım ben. Hattâ; 4 tavuk 1 horoz istiyorum, ayıp olmazsa...
Çünkü her sabah kümesten taze yumurta almak istiyorum.
Bak ama tavuk diyip geçmeyelim. Biraz ayrıntıya girersek, bak nasıl karışıyor iş.. Çünkü tavuklara bakmak için bahçeli ev lazım, tavuğun yazın sıcaktan kışın soğuktan ölmeyeceği bir iklim lazım, "horozunuz çok ötüyor" denmeyecek kadar "insana uzak" bir alan lazım, sonra o kümese girip yumurtaları çıkartacak kadar fiziksel sağlık lazım, belin melin ağrımayacak, her sabah yumurta yiyebilecek kolesterol seviyesi yani genel iyi sağlık lazım, sonra yine her sabah kahvaltı yapabilecek boş ve huzur dolu bir yaşam tarzı lazım. Yaaaaaaaa, görüyorsun, bir tavuk deyip de geçme, bak nasıl hepsi birbirine bağlı ve komplike "sağlık ve huzur" içeren bir hayal bu!
:))) Evet, son tahlilde: tavuk istiyorum ben. Lakin şimdi değil, 10 sene sonra istiyorum. Buraya not düşüle, bu önemli.. İnşallah Allah ömür, sağlık, huzur verirse, 10 yıl sonra, 4 tavuk 1 horoz istiyorum. Amin. Dağılabiliriz.

ay süper bir hayal, çok beğendim. ben yanındaki komşu olabilir miyim? horoz sesinden hiç şikayetçi olmam hem :)
YanıtlaSilSiz beni ciddiye almıyorsunuz ama blogger koop kuralım diyorum ben, genişçe bir arazi, herkesin evi birbirine en az 50-100mt, enfes bir ortam bence. Yaşlanıyoruz bak, ciddiye alın beni....
Silay ne güzel olur aslında. ama benim yerim belli, dikilide olacağım. en azından çok uzak olmayız ege'de olursanız :)
Silben de kısmetse yunanistanı koydum kendime hedef, el sallaşırız şuleciğim :)))
SilYoo, ben ciddiye alıyorum, birlikte gayet güzel olur. Ama karşı kıyı olursa, ne yaparım bilmiyorum. Bakarız artık! Tavukları besleyecek bir yer buluruz, elbet. :)
Sile bu da bişi :)
SilEkmekçim ben Yunanistanı aaaanında satarım sen yeter ki he de... :)))
SilSelam sen çiftlik hayatı istiyorsun. Doğayı seviyorsun. İnşallah gönlüne göre olsun. Sevgiyle kalın.
YanıtlaSilyok inek koyun falan istemem, tavuk kâfi :))
SilYazının bu kısmından ayrı bir yazı yalnız "Evladım lüks ya içinde doğmuş olanlar için ya da yaşamında açlık çekmiş, doyuramamış olanlar için çekicidir, şükürler olsun ikisi de değiliz"
YanıtlaSil;)
SilSeni mahallemize davet edeyim, her gün yan sokakta kim besliyor bilmiyorum, görkemli bir horoz arkasına haremini takarak (senin dediğin gibi 4 müş, önce 2 görmüştüm) bir kurumla geziyor ki sokaklarda inanamazsın. Aklıma karikatürlerde gördüğüm Osmanlı devri başı sarıklı eli tesbihli emmi ve arkasındaki çarşaflı 4 zevcesi canlanıyor gözümde. Öyle bir hava, alçak kümesleri ben yarattım, tavuk çiftlikleri babamdan kaldı hesabı :)))
YanıtlaSilHahahah tabii.. Bak horoz bizim kültürde önemli.. Horozlanmak vardır deyim, ilk aklıma gelen.. 4 kadına 1 erkek kuralı da horozdan geliyor bence :)))
SilAşırı salakça bir soru geldi aklıma belki önce intetnet tanrilarina sorsa mıydım demedim yekten soruyorum 4 tavuk 4 horoz olmuyor heralde neden olmuyor acaba ben de hic rastlamadim buarada bu adamlar horoz da olsa eril kafa galiba😋
YanıtlaSilHoroz dövüşü diye bir şey duydun mu... işte o nedenle :))
SilHoroz milleti bildiğin maço, haremde tek erkek olmak istiyorlar...
Çok eğlenceli bir post, çok beğendim ehe. Bunu ben de istiyorum. Sağlık, huzur, doğayla iç içe bir yaşam ve özgürlük arzusu benim kült alanım. Bahçede sadece tavuk ve horoz mu olacak? Alpaka, kedi, köpek? :)
YanıtlaSilYok tavuk istiyorum ben. Tavuk beğeniyorum.
Sil:)))
Çok güldüm. Yeşim'in de bahçe olursa hayali 3 tavuk beslemek. Hem artıkları bertaraf edecekler hem de her sabah taze yumurta. İsimleri de belli: Charlotte, Emily ve Anne...
YanıtlaSilSeviyorum bu kızı yaaaa
SilHoroz da Charles olmalı :)))
Ben de isterim hatta minik minik civcivlerim de olsun. Hülya
YanıtlaSil🐣
SilTavuk benim için çok uzak bir canlı. Eşim çok sever hatta geçmişte deneme de yaptı ama bir canlıya bakmak büyük sorumluluk. Benim sevdiğim gibi gezmek hayal.
YanıtlaSilEvet bizim gibi kadınlar tavuğa bile duygusal anlamda bağlanıyor yahu.. İkinci tavşanımızı bir çiftlikten alırken (yaşlı olsun diye özel istekle) kızım “ayyyy çok tatlı adı ne” demişti çiftçiye. Adamı gülme tuttu, dedi “adı yok tavşan bu”… Kızım sen bir üzül adı bile yokmuş anne….
SilAyyy çok özledim ya rahmetliyi… En sevdiğim de o olmuştu…. İşte bu nedenle tavukların akıbetinden ben de korkuyorum….