Bu ne dersen:
Bu bir sütlü kahve ve ben köpüğünü parmaklıyorum. Kahvenin tadından çok kokusu ama en çok da köpüğü be dostum!
Böyle, (soldan güneş yükseliyordu) güneye giderken durumları var bu sabah. Zamandan kazanmak için arabada kahvaltı yapıyoruz. Ve ben 43 sene öncesine, ananemin salonundaki puf koltuğa, dedemin tam karşısına ışınlanıyorum. 3 yaşındayım ve her sabah olduğu gibi “kahvealtı zamanını” değerlendiriyoruz dedemle, onun elinde bir fincan kahvesi dominant, benim elimde bir fincan sütü dominant kahve ile! Benim parmağımı fincana her sokuşum, dedemin sağ kaşının havaya dikilişi, nçık nçık nçık. Höpürdetmeden iç kızım’dan istifa edilmiş artık…
Bu kız böyle.. 43 senedir de değişmedi. Varoluşun özden önce gelmediğine kanıt gibi bir ters-insan.
Ve ne güzel günlerdi o günler. Nokta.
Hoş, bu sabah evden çıkarken, karşı evin çatısına soldan soldan vuran güneşe doğru gülümseyip “bugün de ne güzel bir gün” demedim mi dedim; nostalji hakikaten bazen salaksaçma..
Bir parmak daha alıyorum köpükten ve ağzıma götürünce şap diye bir ses daha çıkıyor, oğlum gülüyor, eşim de dedemle aynı memuriyet derecesinden istifa etmiş çoktan, kızım kaş kaldırmakla göz devirmek arasında ergensel bir dünyalarda, bin dünyalarda..
“Şimdi bu kahveyi çocuğa versem oooo çocuk istismarıııı” derler diyorum, arabanın suskun sıkıntısına. Yanıt gelmiyor. “Annem ki doktor olmasına rağmen kekin dibini hep sıyırtırdı, çiğ yumurta ve salmonella paranoyasına kapılmadan.” diye ısrarla nostalji yapmaya devam ediyorum. Nostalji bu ortamda prim yapmayınca, son çare “Türkiye’de mide virüsü yoktur biliyor musunuz, karnın ağrıyorsa ve ishalsen soğuk taşa oturmuşsundur, nane limon, patates püre, yoğurtlu çorba iki üç güne tamam” diyorum..
Vallahi ne sıkıcı insanlar olduk biz 21.yy anneleri ve babalatı ve dahi çocukları….. Kahve yok, çiğ kek hamuru haşaaa, cıgara tüttürmeyi hayatımda denememişim. Alkol desen özel günler ve menopoz menarş savaşlarına indirgenmiş. Bu kadar politik doğruculuğa rağmen (aslında tam da bu nedenle) anksiyete, depresyon, kanser ve genel dünya sıkıntısı almış başını gitmiş..
Yaşamak bu mu ulan? diyesi geliyor insanın….
Tam olarak bu güzel dostum. 21.yy yoldaşım. Tam olarak bu.
Bari birbirimizi yıpratmasak…..


Köpükten çıkan nostalji bana Hermes’in mesajlarını hatırlattı :) Bir kahve köpüğünden başlayıp 21. yüzyılın sıkıntılarına varan yolculuk. Aslında salaksaçma olan nostaljiler değil de, özlenen bir kısım diyebiliriz, çünkü kış sezonunda güneşin bir kısmını görsel bile mutlu olabiliyoruz. Harika yazı olmuş.
YanıtlaSilben hâlâ çiğ kek hamurunu yalamayı seviyorum :)
YanıtlaSilçiğ yumurtaya dikkat :))
SilSelam ben de hala çiğ kek hamurunu yalamayı severim. Sütlü tatlı yaptığımda tencere dibini. Süt pişirdiğimde tencere hafif karamel dibi çok severim. Karşımda parmağı kahvede C geldi oturdu. Ya sen benim kızla aynı yaştasın. Güzel bir yazı sevgiyle kal.
YanıtlaSiltuzlulara geçelim. mercimek çorbasının dibi de şahanedir :))
SilEskiden sütlü kahve içerdi çocuklar. Şimdi ara da bul o sütleri ve yap o kahveleri, mümkün değil. :))
YanıtlaSilBen pilav tavası dibini severim çıtır çıtır, ancak ve fakat sorum mazur görülsün, mercimek çorbasının dibi mi olur? ;)
tabii olur, tencerede kalan muhallebiye benzeyen kısım.. bizde mercimek çorbası fazla sulu yapılmaz, su su sevmeyiz pek. mercimek, havuç patates bol limon oyyyy şahane olur o tencerenin dibi :))
Sil3 yaşında ananesinin , dedesinin dizinin dibindeki küçük sevimli bir kızdan 21. yüzyılın yetişkinine...
YanıtlaSilUzun ama çok keyifli bir yolculuktu cancağızım.
Tuzlulardan dibi hafif kızarmış omlet de güzel olur.
Yeni yılın kutlu ve mutlu olsun. Güzelliği sen katarsın nasıl olsa.
beyaz peynirli maydonozlu hele... <3
Silsizlerin de kutlu olsun canım öğretmenim
Bu kahvenin köpüğü olayı bambaşka..sabah kahvemi hazırlayan kıza hafif bir ses tonuyla,geri kalan köpüğü de ekle diye fısıldadım,kahveden çok o köpük mutlu ediyor beni de özellikle soğuk günlerin buz gibi sabahlarında.
YanıtlaSilTürkkahvesi de köpüksüz olmaz değil mi :)
SilSevgili Ceren, öyle güzel yazmışsın ki, kahve köpürdetmene ve nostaljik söylemlerine verilen tepkilerle birlikte gözümde canlandı adeta ve çok tanıdık geldi :))) Siz nostaljiden ne anlarsınız beeğ diyip artist çıkışı ile mutfağa geçerim ben genelde🤣🤣 Şaka bir yana, pişmemiş kek harcından tatmayan bir ekranım yok ve fakat hepimiz de Salmonella kapmamayı başararak bu günlere gelmişiz. Daha bu sabah yumurtaya dokunduğum için, içimden yirmi bir saniye tutarak elimi yıkadım😅Salmonelle olmadıysak da tertemiz anksiyete lerimiz oldu. Yaşamak bu değil💁♀️
YanıtlaSilDeğil Annabell :))
Sil