L, ben ve F. geçtiğimiz haftasonu, uzun zamandır planlanan disleksi kampına gittik ve iki gün boyunca sabah 9'dan akşam 18'e dek biz anne babalar seminerdeyken, çocuklar da pedagoglarla disleksi hakkında konuştular, oyunlar oynadılar ve program bir at çiftliğinde olduğu için, bol bol da doğayla ve atlarla haşır neşir oldular.
L. başta "ama ben haftasonu da okula gitmek istemiyoruuuum, eve döneliiiim" diye protesto ettiyse de, sonra baktı eğlenceli işler dönüyor, kaldı ve keyif aldı. Biz de F. ile gerçekten çok şey öğrendik. Özellikle aile içi iletişim, stres yönetimi, çocuklarımızın eksikleri yerine güçlü yanlarına odaklanma gibi konularda bol bol teorik ve pratik uygulama yaptık. Fakat bana en iyi gelen, yalnız olmadığımı fark etmek oldu.
Benim dışımda, seminerde 4 anne daha vardı, eşimin dışında 2 baba daha vardı (2 anne yalnız katılmıştı) ve gerçekten iki günün sonunda kendimi çok ait, anlatabilmiş, anlaşılmış, motive olmuş hissederek ayrıldım kamptan.
Seminerden bana 3 çok güzel "an" kaldı.
Biri, ilk günün ortasında "stresimi tanıyor muyum?" testi yaparken, benim stresimi asla tanımadığım, son ana dek fark edemediğim ve asla ama asla yönetemediğim ortaya çıktı. Herkes stresini bir şekilde fark ediyor, kiminin midesi ağrıyor migreni tutuyor, kimi aşırı uyku ihtiyacı duyuyor, kimi yiyor, kimi bağırıp çağırıyor.. Ama bir noktada diyorlar ki "ya ben stresliyim, bir dur, bir rahatla"... Oysa ben, asla anlamıyorum ve motordan dumanlar çıkmaya başlayınca bile değil, resmen başkaları ellerinde yangın söndürücülerle bana doğru koşarken fark ediyorum. Yani çok geç. Bunu mutlaka geliştirmem lazım. Fark et, dur, rahatla.
İkincisi, son gün bize "1 yıl sonraki kendime mektup" yazdırdılar ve ben orada kendimden ne kadar çok şey beklediğimi fark ettim, çünkü hep "şunu da başardın mı C., bunu da hallettin mi?" falan gibi cümleler kurdum mektupta. Hiç "C., ne kadar zor zamanlardı, umarım daha iyi hissediyorsun" gibi bir şefkat cümlesi yoktu yazdıklarımda... Ve ben bu tonu maalesef çok iyi hatırlıyorum. Bu benim sesim değil. Bunu fark etmek çok şaşırtıcıydı ve mektubumun ikinci yarısında o sesi susturdum ve şefkat sesini açtım... Bu sesi daha çok açmalıyım..
Üçüncüsü de, ayrılmadan hemen önce çocuklar ve veliler biraraya geldik, çocuklar bize bir gösteri sundular ve biz de onlara "olduğun halinle harikasın, seni çok seviyorum, seninle gurur duyuyorum" minvalinde kişisel cümleler söyledik. Elbette anne baba olarak bunları çocuğumuzun kulağına söylüyoruz ama tüm grubun önünde yapmak bunu, çok farklı bir duyguydu, hem biz hem de çocuklar için... Topluluk içinde bunu duymak, çocuk için çok önemli gerçekten. Tabii ki işi "görmemişin çocuğu olmuş, övmekten bir hal olmuş" görgüsüzlüğüne de vardırmadan..
Bunun benzerini çocuklar kendi aralarında yapmışlar, herkes birbirinin en sevdiği yönünü yazmış bir kağıda, L. için yazılarlar çok güzeldi, çok duygulandım. Keza, gruptan iki kadın da farklı zamanlarda gelip bana sarıldı ve sen çok iyi bir annesin dedi, bu da çok ama çok iyi geldi.... Olduğun gibi yeterlisin değil, dümdüz: iyisin! Bunu duymaya ihtiyacım vardı, özellikle de bu sene...
İşte böööyle. Bu haftasonu da böyle geçti, umarım öğrendiklerimiz kalıcı olur...

Cerenimo, yaşananları başarmak üzerinden anlatmayıp anlamak üzerinden anlatmış olman çok hoşuma gitti, malumun insanı dönüştürme elastiği tam olarak bu gibi gibi. Atlar çok şıkmış.
YanıtlaSilÖğreniyorum gibi değil mi Alpirik? :) İki adım ileri bir adım geri..
Silne güzel geçmiş hafta sonu, çok sevindim hepiniz adına.
YanıtlaSilşu 1 yıl sonraki kendine mektup yazmak iyiymiş. denemeliyim!
Dene bence.. Bazı klişeler boşuna klişe olmuyor..
SilKalbimi bırakıyorum sadece ❤️
YanıtlaSil<3
SilMerhaba ben Ceren, sizin adınıza çok sevindim❤️☺️ ne kadar anlamı olır sizin için bilemiyorum tabii ama bence de siz çok iyi bir anne ve eşsiniz, hayat arkadaşınızın üzerinden pek çok yükü alıyorsunuz ve kendini yaptıklarımızı sorgulamanız ve farkındalıklarınız pek çok kişiye göre çok yüksek benim gözlemlediğim ve cevremdekişer göre, ama bunlar hep cevrenizdekiler için geçerli gördüğüm kadarıyla aynı sevkati ve özeni kendinizden de esirgemeyin lütfen🙏🏻❤️ sizinle bu konularda çok benzer hissediyorum kendimi ve siz bu olayı çözerseniz ben de Sizn paylaşımlarınız sayesinde çözecek gibi hissediyorum☺️ ve teşekkür ederim stress konusunu bende de bir ışık yoktu acaba bunu nasıl yapabilirim? Bende stres belirtilerini hep yok sayıyorum ta ki bedenim gerek zona çıkartana gerek nöro dermatit olup her yerim yara bere içinde kalana dek😔
YanıtlaSilSevgili Ceren, çok teşekkür ederim, gerçekten bu sabah çok iyi geldi bu yorum çünkü çok ama çok kötü bir sabah geçiriyorum. Hatta yazdım ama yayınlamaya cesaret edemedim.
SilBen de kendime şefkat göstermeye çalışıyorum inan ama o kadar çok hödük var ki etrafta ve ben o kadar ince düşünceli, hassas biriyim ki, bunları hep kendime alıyorum. Mesela bu sabah üst üste iki gerizekalı insan bana bağırdı yol ortasında (birinde oğlum da yanımdaydı üstelik) ve gerçekten haksızlardı ki haklı bile olsalar, ben anlamıyorum neden insanlar bu kadar öfkeli, bu kadar kaba ve kırıcı. Zaten evde sürekli kızımın negativite pompasına maruz kalıyorum, bir de dışarıya çıkınca bu insanlardan en basit saçma sapan bir "kural"a uymadım diye böyle bir tepki alınca, çok kırılıyorum... Kimi insan anında sinirleniyor bağırıyor çağırıyor ve rahatlıyor hiçbir şey olmamış gibi devam ediyor ama ben öyle değilim. Ben öfkelendikten sonra da korkunç bir depresif ruh hali yaşıyorum, kendimi aşırı suçluyorum, insan böyle mi davranır, anne böyle mi davranır diye.. Bu sabah keza sustum cevap vermedim yuttum ama hüngür hüngür ağladım yolun ortasında yani sonra da dedim böyle yaşamak zorunda mıyım ben? Bu kadar stres kavga gürültü içinde yaşamak zorunda mıyım sırf iyi eş iyi anne iyi vatandaş olmak için????
İnanın değmez ya, kendimizi hasta ettiğimize değmez.
Ben çözümü buldum: çözüm hepsini terk edip gitmem ve yunanistanda ufacık bir ev alıp kendi kendime yaşamam benim. Beni mutlu edecek olan bu. Fakat göze alamıyorum çocuklarını terk eden anne olmayı....
Sanırım hayatımda yazdığım en açık yorum oldu. Kusura bakmayın çok kötü bir sabah geçirdim..... Size denk geldi.
Toparlayacağım elbette toparlamak zorundayım.
Tekrar ben Ceren kusura bakmayın yorumları telefondan yazınca anlatım bozukluğu ve yazım yanlışları olabiliyor geriye dönüp düzeltemiyorum da🙏🏻😔
YanıtlaSilRahat ol Ceren, yahu biz Cerenler hep mi böyle hassasız??
SilBen Ceren, size kocaman sarıldım ve tek olmadığınızı bilin istedim. Ben de çok düşünüyorum ve evet uzun süre tek çocuk olup sonra tek başına yaşamaya alışmış bir yengeç burcu olarak kocayı iki çocuğu bırakıp istedigm şehirde kendi duzenimi kursam mı diye çok düşünüyorum. Klasik Türk Anne genlerim ve maddi durumlar, gerçekçi yapım buna engel oluyor. Evet bence de Ceren ler ve yengeç burçları fazla hassas oluyoruz 🙈 Bu arada ne kusuru tam tersine her zaman açıklıkla dürüst olarak yaptığınız paylaşımlarınız için teşekkür ederim. ❤️ Her zaman yorum yazamasam da yazılarınızı okuyorum hem çok büyük destek hem de çok iyi geliyorlar🙏🏻❤️
YanıtlaSil<3
Silİçim iyimserlikle doldu Ceren'ciğim. Bir bilenin sana el vermesi, benzer deneyimleri yaşayanlarla yan yana gelmek, yalnız olmamak ne ümitli şey.
YanıtlaSilkesinlikle.. <3
Sil