18 Mayıs 2026 Pazartesi

Zor zamanlardan güçlenerek çıkabilmek için..

Çocukların ikisinin de okul durumları (birinin sözel işleme bozukluğu tanısı, diğerinin ergenliği ve akranlara uyum baskısı sonucunda yaşadıkları) Ekim'den beri çok zorluyor beni. Fakat ara sıra düşünüyorum, mesela bundan iki sene önce de, yaşadıkları sağlık sorunları resmen çökertmişti ve tükendiğimi yazmıştım yine bu blogta. Ondan önce pandemide yine offf çok fenaydı, tabii ki tükenmiştim. Ondan önce kızımın bebekliği aşırı zor geçmişti, tükenmiştim. Ondan önce ananemin vefatı, ondan önce sevgilimin vefatı, 42 kiloya dek indiğim anoreksik dönemim, ondan önce Semomun vefatı.. Hepsinde tükendiğimi iddia etmiştim ama ölmedim, hayattayım blogcuğum.. Bir anlamda, hepsinden de çıkmayı başardım.... Mutsuzluğun en dibinden, yeniden mutluluğu buldum, hem de hep en küçük, basit, sıradan şeylerde. 

Iris'lerim açtı <3 link

Yani düşündüm de; hayat aslında bu! Sürekli bir problemin önüne atılması ve senin o problemin o ana dek yaşadığın ennnnn zor problem olduğunu düşünmen - ta ki onu bir şekilde çözüp (ya da çözemeyip, yokmuş gibi davranmayı seçip) hayatına devam etmeye kalktığında, önüne bir derece daha ağır bir problem gelmesiyle birlikte "ay o hiçbir şey değilmiş, asıl şimdi tükendim.." demen.... 

Yani bitmiyor. Bitmeyecek. 

Hayat sürekli level atlamaya çalıştığın bir bilgisayar oyunu gibi... Bunu çözsen bir sonraki daha da zor geliyor. Arada bildiğin yerden bir level kolayca atlanırken, bazen haftalarca aylarca aynı level'da kalıyorsun, kalıyorsun... Oyunun da bağımlısı olmuşsun üstelik, fişi çekip çıkıp gidemiyorsun. 

yassı şeftali çıktı <3

Zor zamanlar da, güzel zamanlar gibi, geçiyor. Ancak bir nefeslik ara veriyorsun, sonra yine geliyorlar.. Kendini "güçlenerek çıktım" diye kandırabilirsin ama ikimiz de biliyoruz ki, bir sonrakinde yine aynı sudan çıkmış balık hissi, yine ne kadar güçsüz, ne kadar bilgisiz, ne kadar "hiç de hazır olmadığını" fark etmiş halde olacaksın yine....

Bu çok zalim bir oyun değil mi sence de?


Yine de eninde sonunda, hayat bu. Mücadele etmek... Ya da etme, bırak hayatı.. Ama ne kazanacaksın ondan? İnançlıysan: cehennem. İnançsızdan, milyonlarca senelik boşluk, sonra taş çatlasa 80 senelik bir nefes aralığı, sonra yeniden boşluk... Yani o da yol değil... O zaman, bir yolunu bulup mücadeleye devam edeceksin. Gücü bulacaksın. Vazgeçmeyeceksin. Kavgacı olacaksın, gerekirse küfredeceksin ama devam edeceksin.....

Evet, böyle yapacaksın.

4 yorum:

  1. Ben de kendime hep şunu söylüyorum: " Bu olmasaydı, başka bir şey olacaktı."... Hayat hepimizi çeşitli konularda zorluyor ve dört ayağı üzerine düştüğünü düşündüğüm çoğu insanın da birçok sorunla baş etmeye çalıştığına şahitlik ettim, ediyorum. Sınavlarımız hep baş edeceğimiz sorulardan gelsin dilerim. Bildiğimiz yerden asla gelmiyor çünkü :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bildiğim, çalıştığım yerden sorsalar bak neler yapıyorum :))

      Sil
  2. Çok güzel bir yazı olmuş. Allahın sevgili kuluymuşaunuz ki her kalkamam dediğiniz yerden öyle ya da böyle kalkıp yeniden yazabilme gücünü buluyorsunuz kendinizde. Mesela bu da bğyük bi güç bence. Bazı insanlar direk depresyonun içine giriyor ya da saçma sapan şeylerde dertlerini unutmaya çalışıyorlar, mesela kendi işine gğcüne ve enerjisine bakmayıp Allahın avukatıymışçasına başkalarına yorum yapmalar :))) bu insanlar karşısında 100 -0 öndesiniz net

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim ama gerçekten Allah ve kulluk konularını katmasak yorumlara? Hakikaten burası kim daha iyi kul yarışı için uygun bir zemin değil.. Anlıyorum bana arka çıkmak istemenizi ve teşekkür ediyorum fakat hakikaten herkesin yolu farklı.. Depresyon öyle insanın isteğiyle girip çıkabileceği bir durum değil ya da ne bileyim insan acısından bazen hiç kendine ait davranışları yapmayıp çok farklı davranışlar içine de girebilir, bence kimseyi kınamamalıyız, herkesin acıya verdiği tepki gerçekten çok farklı... Çıkabilmek ya da çıkamamak bir yarış ya da performans olmamalı, yoksa çıkamayan onca insana çok büyük haksızlık olur bu...
      İnsanlar çeşit çeşit ve ben hakikaten "bunu bir ben bilirim, bir benim yolum doğru"cuları hiç anlayamadım hayatım boyunca ama bu nedenle de bir kutba ait olamamak nedeniyle, ben de çok bocaladım, salınım dediğim de buydu bir önceki yazıda, her iki ucu da anlayabilmek ama ortalarda bir yerde kalabilmek... Çok zor gerçekten.. O nedenle, yine teşekkürler, pozitif yaklaşımınız için ama ne olur bu din, inanç, Allah, kulluk vs. konularını din düşünürlerine bırakalım. Biz küçük kişisel dünyalarımız üzerinden konuşalım, tartışalım, isteğim budur.... Bir de anonim beni zorluyor, bu konuda takıntım var, bir rumuz olsun harf olsun bırakabilirseniz sevinirim....

      Sil