Utanmasam... Yerimden kalkıp koşarak gidip adama sarılacaktım... Belki de utanmamalıydım.....
Dur baştan anlatayım. Anlatabilirsem..
Zira şu an yazarken, ağlıyorum.
B. ile buluşmuştuk. Kahvaltı yapıyoruz, sohbet ediyoruz. Bir bağrış çağrış fren sesleri oldu, minicik iki yaşlarında bir çocuk, ikizin bir yarısı üstelik, sen koş akan trafiğin içine.. Babası diğer ikizi tutmaya çalışıyor ama nasıl bağırıyor adam, feryat figân... O an nerden çıktığı belli olmayan bir başka adam hızla koştu, trafiğin içine daldı, çocuğu kaptığı gibi attı kendini kaldırıma. Gözümün önünde oldu herşey! Belki önü sonu 3 saniyede...
Çocuğu babasına verince adam, baba bir kükredi! Ama nasıl camlar titreyecek! O derece bağırdı çocuğa, ikizler arabasına oturtu, bağlıyor bir yandan, bağırıyor diğer yandan.. Çocuğu kurtaran adamı gözü dahi görmedi, adam da yüzü gözü karman çorman beklemedi, hemen yürümeye başladı..
Ama ben duramadım. Adam tam önümüze gelince, yüksek sesle: "Çok teşekkürler, siz bir kahramansınız beyefendi" dedim... Bir de alkışladım sanırım, emin değilim ya da ellerimi Budist duacıları gibi birleştirip teşekkür etmiş olabilirim... Ama adamın yüzü hemen ışıldadı, pırıl pırıl gülümsedi..... İnsanız işte, kahraman da olsak, bir teşekkür yine de iyi geliyor..
Dedim ya, yanımda B. olmasa sanırım gider sarılırdım, neden çekindim bilmiyorum. Belki "ay duygusala bağladın" derler diye, abarttın derler diye, ne bileyim tanımadığım adamlara sarılma huyum pek yoktur (ara sıra olabiliyor itiraf edeyim, buna benzer anlarda, tutamıyorum)..... Halbuki B. de belki adama sarılmak istedi benim gibi, o da benden çekindi. Aslında galiba biz olaya şahit olan hepimiz adama sarılmak istedik de ne bileyim, grup halindeyken insan, insan gibi olmuyor, bilirsin...
Adamı teşekkürsüz bırakmak istemememin bir nedeni de, oğlum 3 yaşındayken hayvanat bahçesinde kaybolmuştu ve aklımı yitirecek kadar korkmuştum.. Deli gibi bir yöne doğru koşmaya başlamıştım ve durduğumda çocuk tam önümde, bir kadının kollarındaydı. Benim için çok spiritüel bir andır bu, nasıl o yöne koşmuştum, kim koşturmuştu beni o yöne.... Ama asıl, oğlumu kucaklayan kadın sakince bana verdiğinde, öyle büyük şoktaydım ki, kadına bir teşekkür bile edemeden olduğum yere oturmuş, dakikalarca oğluma sarılıp ağlamıştım. Kendime geldiğimde de kadın yoktu....
O gün o kadına teşekkür edemedim ama bugün bu adama edebildim... Çünkü biliyorum, o baba da şoku atlattığında, adamı arayacak, bulamayacak ve günlerce, belki aylar, yıllarca teşekkür edemediğine yanacak...
Hepimiz bir'iz derken tam olarak bunu kastediyorum. Kurtaran adam, kurtaran kadınla bir, anneler babalarla bir, çocuklar bir, insanlar, hayvanlar, bitkiler yine bir... Birimiz diğerimize teşekkür etsek, yeter bence....... Yapalım bunu!
Sarılmak.... Ondan henüz tam emin değilim, o kısımda hâlâ çekingenim :)))))
Fotoğraflar. Bu sabah masada bu kitabı inceliyordum. Geçen sene Yunanistan'dan almıştım, ara sıra bakıyor, hayaller kuruyorum. Dedim ki: "işte tam böyle bir ev kuracağım emeklilikte Yunanistan'a taşınınca". Kayınvalide anında gerildi ve "nasıl yani, emeklilikte Yunanistan'a mı taşınacaksınız?" dedi ve saniyesinde de ekledi: "Peki ben ne olacağıııım? Yalnız muı kalacağım" Oha sevgili blogcuğum, 80 yaşındaki kayınvalidem 150 yaşına dek ekonomik plan yaparken sanırım ciddiymiş! Gülmüştük ama.. Ve Yunanistan'a taşınacağım diyen insana verilen ilk tepki bennnn mi olur yahu???? İmdat :))))





Gerçekten göz yaşartacak bir olay yaşamışsınız. Olayın kahramanlarına geçmiş olsun, valla. Zavallı baba nasıl korktuysa, kendini ifade için bağırmaktan başka çare bulamamış. :(
YanıtlaSilBu arada kayınvalideye bravvo! Keşke kendisinden biraz ilham alsak, öncelikle kendimizi varlığımızı güvenceye almak konusunda bu kadar değilse de azıcık azimli olsak. Kendisinden kurs rica etsek verir mi? :))
Ya adamı asla ayıplayamadım, hakikaten çok korkutucuydu vızır vızır trafik ve insan korkunca sinirlenebiliyor gerçekten..
SilKayınvalide efsane yaaa. Geçen sene finansal ayarlamalarını 150 yaşına göre yapmıştı, tıp gelişiyor demişti, şaka sanmıştım ama ciddiymiş :))))