Pelin Pembesi birkaç hafta önce yazmıştı. O da Fatma Barbarosoğlu'nun bir kitabında okumuş. "Günü gün yapan nedir?" sorusu.. Yani bir günü diğerlerinden ayıran, onu "değerli" ya da özel bulmamıza neden olan şey nedir, düşündünüz mü hiç? Koşturmalarımızın bir sonuca ulaşması mı, yaşanan ilişkilerden alınan doyum mu, dinlenmiş ve hafif bir ruh hali içinde olmamız mı, yeni bir şey öğrenmek mi, nedir bir günü "bugün ne güzel bir gündü..." yapan şey?
ev işleri ve keyif işleri dengesi
Bugün çok güzel bir gündü benim için... Özel hiçbir şey olmadı aslında ama sebepsizce çok mutluydum, çok oyuncuydum, neşeli ve nazik bir insandım. Gün içinde defaatle dikkatimi çekti üstelik bu halim, özellikle dikkat etmeye çalıştım, neydi bugünü özellikle güzel yapan şey? Bulamadım.. Belli ki küçük, önemsiz detaylar beni olumlu şekilde etkilemişti.
İşin doğrusu, dün gece salon koltuğunda uyumuştum ve bizim evde perde kullanmadığımız için (Münih'te perde kullanılmıyor, öyle bir alışkanlık yok) salon sabah 5 gibi son derece aydınlık oluyor, uyanıyorum haliyle. Gözümü açtığım an, koyu mavi, aynen Avustralya'da yaşarken alışık olduğum gibi bir gökyüzüyle karşılaştım ve bu bile başlıbaşına beni mutlu etmeye yetti.. "Göğe bakalım" diye mırıldandım, Turgut Uyar'ı andım..
Kavuniçi güllerim açıyor <3
Göğe baktıktan bir süre sonra, yere bakayım dediysem, ne göreyim, 6 adet boncuk göz bana bakıyor! Köpek ve tavşanlar gözlerini bana dikmişler, öyle tatlı bir andı ki... Lina (dişi tavşan) mavi gözlü. Çok güzel bir kız aslında tavşan standartlarına göre :))) Erkek tavşan Fridolin simsiyah gözlü. Köpek Milie ise kahverengi gözlü.. Ama hepsi pırıl pırıl bana bakıyorlar çünkü hayvanları besleyen de dışarı çıkartan da benim.. Göz göze gelince heyecanlandılar, kalktım hepsini sevdim, kahvaltılarını verdim ve dışarıya saldım. Sabah saatlerinde çimenler ıslak oluyor, çok hoşlarına gidiyor. Milie hele, üzerinde yatıp yuvarlanıp resmen sabah duşunu alıyor.. Ben de birkaç gündür yine çıplak ayak çime basıyorum, bir bardak suyumu çimenlerin serinliğinde yavaş yavaş içiyorum.. Çok güzel anlar bunlar.. Tamamen sözsüz bir iletişim var o anlarda doğa ile, hayvanlarım ile ve bence Tanrı ile aramda...
Sonra gün başladı.
oğlum kartonlardan robot yapmış, kaykay kaydırıyor :))
Bugünkü listemde sadece 1 danışanım var. Sonra biraz alışveriş, yıkadığım yünlülerin hurçlara kaldırılması, birkaç küçük evişi yapılacak. Kızım havuza gidecekmiş arkadaşıyla. Oğlum da parkta masa tenisi oynamak istiyor. Akşama eşim işten dönünce belki göle yüzmeye gideriz. Ammersee'nin Herrsching kıyısında şahane bir salaş balıkçı bulduk. Ufacık bir dükkan ve korsan kılıklı iki adam ekmek arası balık yapıyor, şahane bir de beyaz şarapları var. Belki oraya gideriz.. Kızım kaçta gelecek hiç bilmiyorum. Yakında 13 yaşına girecek ve benim 13 yaşımdan çok daha kendine yeten, bağımsız bir hayatı var (bu iyi mi kötü mü emin değilim aslında).
sardunyalarım da coştu
Açık söyleyeyim benim 16 yaşımda yaşadıklarımı yaşıyor ve benzer bir olgunluk ve bağımsızlık seviyesinde.. Bu beni biraz korkutuyor ama Alman çocukları mı böyle yoksa Türk çocukları da artık bu devirde bu kadar serbest ve başına buyruklar mı bilmiyorum... Yani 13 yaşında bir çocuğun bu kadar bağımsız davranması da ne bileyim...... Açıkcası korkutuyor beni. Hem görünüşleri (moda anlayışları) hem davranışları 16 falan gibi hepsinin ve bazen düşünüyorum, şimdiki erkek çocuklar için çok tehlikeli bir durum aslında bu. 18-20 yaşında bir erkek çocuk, hiç anlamadan 12-13 yaşında bir kızla bir ilişki yaşayabilir ve hapsi boylayabilir açıkcası... Ayyyyy.. Kız annesi olmak ayrı korkutucu, oğlan annesi olmak ayrı korkutucu...
Ay ne diyordum, güzel gün, korkutucu gün değil :))) Modumuzu değiştirmesi için, aşırı güldüğüm şu videoyu eklemek istedim. Çünkü yemin ediyorum bazen bizim evde durum ayyyyynen bu (birlikte seramik yapalım mı çocuğum? senden nefret ediyorum keşke ölsen! kısmı falan :))))) Oy ergenlik oy. Daha da başı bu maalesef..... Oy.
Şu an saat 14.47. Salı günündeyim. Uzuuuun zamandır yazdıklarım feed'e düşmüyor farkındayım. İlk başta rahatsız etmişti, sonra hoşuma gitti çünkü sadece gerçekten merak edip açanlar okuyor ve az okunmak nedense hoşuma gidiyor (ben ters doğmuşum, herşeyim terstir topluma, ailem sürekli güler bu duruma ama doğru.. Tersim ben.) Yani bu yazı da düşmeyecek büyük ihtimal ya da 3-4 gün sonra düşecek ve kaynayıp gidecek... Ama önemli değil. Kendime yazmak güzel.. Hem de çok güzel!
Güzel günlerin çetelesini tutmak daha da güzel... Hiçbir özelliği olmayan, sadece güzel hissedildiği için güzel olan günlerin.....
.jpeg)



Bugün benim için de güzel geçti. Yeni biriyle tanıştım. Bir cafede saatlerce sohbet ettik. Uzun zamandır evden işe, işten eve modundaydım. Bu sohbet iyi geldi doğrusu. Evren arada isyan etmeyelim diye ödül maması gibi iyi şeyler olduruyor. Sonra veriyor coşkuyu :))))))
YanıtlaSilHahahah evet
SilSevindim bu yaşadıklarına :)
İlginç bir şey farkettim, blogrollda henüz görülmeyen bir yazıyı okur tesadüfen keşfeder ve yorum yazarsa, yazı görünür hale geliyor, sanırım.
YanıtlaSilNeyse, diyecektim ki sadece güzel geçtiği hissi bile bir günün sonunda iyi hissetmek için yeterli.
Her günün güzel geçsin, bayram sabahından sevgiler. ❤️
Aman görülmesin bırak ya, biraz ferahladık :)))
SilCeren yine ne güzel yazmişsin... Hakikaten günlerimizi güzel yapan ne? Bu aralar pek çok seyin parcalanabilir oldugunu dusunuyorum. Yani güzel bir gunden ziyade güzel anlara odaklanmaya, onları farketmeye calisiyorum. Boyle bakınca icim ferahlıyor sanki... senin yazini okurken de öyle hissettim! İyi bayramlar :)
YanıtlaSilÇok haklısın, Gestalt tavrı da böyledir ya :)
SilMasumiyet Müzesi dizisi geldi Netflix'e, Orhan Pamuk'un aynı adlı romanından uyarlama. Orada gündelik güzelliklerinin güzelliğini çok iyi tarif ediyor, aslında anların ne kadar keyif verici olduğunu bittikten sonra anladığımızdan vs güzel bahsediyor.... Hani demişsin ya "neydi bugünü özellikle güzel yapan şey? Bulamadım.. " belki sebepsiz böyle hissettiğin bugünü ilerde işte o gün çok mutlu hissettiğim gündü diyerek günün güzelliğini sadece bu hissettiğin duygu olarak hatırlayacaksın...
YanıtlaSilBu arada, dizinin ilk üç bölümünü pek sevmedim ama sonradan sevdim, sardı.
Güzel kelimelerle yazmışsın yine. Sevgiler.İyi bayramlar.
Aze ben romanı okumuştum, diziyi izlemedim. Romanda tabii bu küçük şeylerin herbiri obsesif şekilde ele alınıyordu, karanlık takıntılı bir ruh haline götürüyordu insanı.. Ama dediğin gibi, tam tersi de mümkün, aslında başlangıçtaki duygu ne kadar önemli, niyet dediğimiz şey...
Silbence bu türkiye-almanya farkı. burada bence gençler bizim gençliğimize göre daha geç olgunlaşıyor. tabii burada olgunlaşmayı giyim kuşam ve makyajdan bağımsız olarak sorumluluk alma ve özgürleşme anlamında diyorum. o kadar anne baba kontrolü yoğun ki, üniversiteye gidene dek toplu taşımaya binmemiş kendi işini kendi görmeyi bilmeyen bir çok genç tanıyorum.
YanıtlaSilEvet buradaki Türk aileler de aslında daha koruyucu ve kontrolcü ebeveynliği tercih ediyorlar ve çocuklar dediğin gibi daha geç bağımsız, kendi kendine yeten bireyler oluyorlar. Fakat onların korkularını da anlayabiliyoruz elbette, dünya aynı zamanda da çok tekinsiz bir yer ve insan çocuğunu sürekli herşeyden sakınmak istiyor içgüdüsel olarak.. Hele bu devirde.... Sanırım fark şu: Almanlar bebeklikten itibaren bağımsızlığa doğru yetiştiriliyor ama biz belli yaşa dek tamamen kontrol altında tutuyoruz, sonra da bekliyoruz ki çocuk 15 yaşına geldi artık bağımsız davransın.. Ama öğrenmedi ki, sudan çıkmış balık gibi kalıveriyor.. Ben çocukları Alman tipi yetiştirmeye çalışıyorum ama açık söyleyeyim kalbim bazen kaldırmıyor, içimdeki Türk anası parmak sallıyor nçık nçık ediyor, işte bu anlarda "sen çok kötü bi annesiiiiiin" korosu başlıyor, önünü alamıyorum.. Halbuki Alman olsam şahane fedakar bir anneyim :)))) Ama türk annesi olarak berbatım sanırım :))))
SilMerhaba ben Ceren, yazıyı okuyunca kendimi şanslı hissettim ve günüm güzelleşti💕☺️ gunu güzel yapan olan şeyler karşısında hissettiklerimiz bence ☺️ güzel gökyüzü sıcak bir kahve bir muhabbet güzel bir dizi belki bir bebeği kucaklamak belki surekliyici bir kitap bir böcek bir çiçek sayesinde hissedilen duygular🥰 sevgiler
YanıtlaSilYaaa ne güzel değil mi? <3
SilBizde bir cümle vardır ya iyi diyelim iyi olalım öyle olsun madem. İyi bayramlar sevgili C. Hülya
YanıtlaSilHülya, iyi olsun, iyi olalım inşallah <3
SilKeyfin bol olsun canımmmm kızın için hiç endişelenmene gerek yok çünkü onu sen yetiştirdin ;)
YanıtlaSilEvet ama benden 180 derece farklı :))) sanırım o nedenle korkuyorum, bilmediğim bir şey....
Sil