Açıkcası onun gitmesi benim de işime geliyor da ondan.. Ben de biraz kendimi bulmuş, kendime gelmiş oluyorum. O nedenle değil izin, neredeyse yalvaracağım... O aslında bana da "sen de git" der ama bu işi pek yapamıyorum ben. İhtiyacım da var aslında ama çocuklar gözüme küçük gözüküyor, dönüşte ev işleri gözümde büyüyor, bir tür "göz sorunu" var yani...
ama ışığın güzelliğini yakalıyorum ;)
Fakat bu sefer açıkcası çekindim biraz, hatta biraz değil, baya stres yaptım, endişelendim. Bir yanım "gitme" demek istiyor, öbür yanım "cool eş"liğe yediremiyor.. Eşime birkaç defa "çok endişeliyim, yanlış bir zamanda gidiyorsun sanki" dedim. Fakat o ödün vermedi. "Yaparsın sen" dedi gitti.
Doğrusu evet yaparım yapmasına ve yapıyorum da. Fakat bizde %100 eşimin yaptığı bazı işler var: Bürokratik devlet işleri, banka işleri ve acil tamir işleri. Sağolsun karma da sanki eşimin gitmesini bekliyormuş, dert üstüne dert attı bu üç konuda üzerime. Hepsi de acil acil geldiler. Önce panikledim ama sonra hepsinin teker teker altından kalkınca bana bir özgüven gelsin :))) Çok güzel bir histi bu..
kırları karahindiba'lar bürüdü <3
Yine de bekar annelik tahminimden zormuş. Kızım, baba olmayınca biraz fazla özgür takılmaya başladı, benim kurallarımı pek sallamadı. Çünkü karikatürdeki gibi 5 kardeşle tehdit edip 3 kardeş gösteriyorum galiba.. Oğlumsa bu sene babasına daha düşkün ve çok özledi, geceleri özellikle zorlandı. Çok tuhaf! Bir senede bile dinamikler ne kadar değişebiliyor, eşim çok aktif çaba gösterdi bu sene ve işe yaramış! Öncesinde oğlum tınlamazdı babasını çünkü pek yakın bir ilişkileri yoktu, kızımsa babasının kucak kedisi olduğundan çok özlerdi. Şimdi kızım tınlamadı çünkü ergenlikle birlikte babasıyla kanlı bıçaklılar (hehe, çocuğum yeniden bana döndü, tamamen "çıkar" tabii ki hehehe hangi ebeveyn manipülasyona açıksa, duygusal anlamda güçsüzse, kuralları yıkmaya müsaitse, ergenlikte o ebeveyne dönüyorlar.. Ama bu kötü değil hatta iyi valla, özlemişim çocuğumu, zamanla biraz daha hayır demeyi öğrenebilirsem iyi olacak, parmağında oynatıyor şu an maalesef....) ama oğlum sürekli "babam da babam..." dedi durdu. Bu durumdan çok mutluyum çünkü dengeler değişiyor.... Biraz da ben kız çocuk seveyim ayol.
Team Red Boys :))
🧿🧿
Genel anlamda daha sakin, sessiz, yavaş ve spontan bir hafta geçirdik. Eşim - tüm eğitimli, yüksek SED Almanlar gibi - çok planlı ve disiplinlidir. Asla spontan değildir, tüm aksilikler öngörülmüş ve mümkün mertebe elimine edilmiştir.. Bir de üzerine çok aktif bir insan, herşeyi hızlı hızlıdır. Gençken bu huylarımız benziyordu ama ben son 2-3 senedir daha yavaş bir insan olmaya çalışıyorum ve bu nedenle aramızdaki "hız farkı" baya açıldı.. Bir de her ne kadar Türk standartlarına göre "aşırı planlı programlı" sayılsam da, Alman standartlarına göre baya yavaş, dağınık, kaotik, tipik bir Akdenizliyim :))) İki kültüre de yaranamıyorum görüyorsun.....
Bu hafta tamamen kendi hızımda ve spontanlığımda yaşamak bana çok iyi geldi. Çocuklar tabii biraz bocaladılar bu "yaymış" halimde ama onlar da artık "annemiz delidir ne yapsa yeridir" dedikleri için, fazla laf etmediler. Baba gitti bir de anneden olmayalım durduk yere dediler sanırım :)))
Kızımla koltuk pikniği 🧿🧿
ve tabii ki o kahve koltuğa döküldü ve kızımın tepkisi "amaaağn anne boşver sadece bi koltuk...."
Zilli, temizleyen sanki kendi......!
Aslında eğlendiklerini hissediyorum ya da umuyorum diyelim.. Mesela bir akşam canım istedi diye bahçeye örtü serdik, plastik setimizi açtık ve piknik yaptık - salon insanı eşim nefret eder böyle lümpenliklerden (halbuki kamp yapıyor, ne çelişki). Haftasonu bisikletlere atladık, üç farklı dondurmacıdan ikişer toptan 6 top dondurma yedik - eşim hayatta izin vermez 6 top dondurmaya, ki haklı da gece boyu bi biri kustu bi diğeri :)))
Benim ünlü "anne dürüm"lerim, sağlıklı amaaaa..
hem de soya şnitzeli..
Bir gün yemek masasında masa tenisi, diğer gün koridorda futbol, bir başka gün bahçedeki trampolinde zıplayarak basket oynadık - normalde eşimin asla yapmayacağı şeyler. Tabii ki bir ampül kırıldı, duvarın sıvası gitti, birkaç morarma ve çizik sahibi olundu ama çok eğlendim ben. Çok daha fazla güldük, çocuklar daha yaratıcıydı kesinlikle ve kızım gece havuz partisine bile katıldı :P Evet yaşı çok küçük ama amaaaaağn... Ben ergenken filmlerde falan görüp özenirdim bu gece havuz partilerine, gündüz bile havuz partisi yaşamadım ayol.. Beverly Hills 90210 :))))
bu çocuk da abi ve ablasını kıskanıyor,
gelip böyle totosunu bacaklarıma koyup "kucakta oturma" yapıyor...
🧿🧿
eşim koltuğa çıkmasına izin vermiyor tabii ki :P çaktırma..
Eşimin aylardır procrastination yaptığı işleri hallettim bir de! Kızımın ve oğlumun küçülen bisikletlerini 1 senedir iki fotoğraf çekip ebay'e koyacak ama yapmıyor. Yaptım 10 dakikamı aldı ve 500 euro para kazandım, 70 eurosunu o gece running sushi'cide yedik :)))) 450'ye sattım diycem, tipik Alman pintiliğini "o parayı direkt yeni bisiklet fonuna koymalıyız"cılığı çekecek halim yok valla... Hizmetlerimin karşılığı sayılsın.
güzel hizmetçi
🧿🧿
saçımın gri geçişinde 11. ayı bu arada, uzamıyor babasını satayım ya... Bu gidişle 5 senede zor geçeceğim ben griye.....!
Ve hayır, kestirmeyi düşünmüyorum, uzun saç seviyorum :))
Eşimi özledim mi? Hem evet hem hayır. Özledim çünkü çocuklara 7/24 tek başıma bakmak zordu açıkcası... Ananem "Allah dört gözden ayırmasın" derdi, yani çocuklara 2 kişi lazım gerçekten... Eşim olmayınca benim başka kimsemin olmadığı gerçeğiyle yüzyüze gelmek, üzdü beni.... Fakat hem de özlemedim çünkü şunu fark ettim, aslında o beni konfor alanıma iten kişinin ta kendisi. "Tamam ben hallederim" dedikçe, ben hiçbir şey halledemeyeceğime inanmışım... Halbuki iş başa düşünce, nasıl da hallediyormuşum! Bunu yeniden fark etmek, bana çok iyi geldi....
Yoruldum ama büyük bir özgüven de kazandım.... Yine de tabii ki Allah 4 gözden ayırmasın, amin.
Hamiş. 4 göz derken, anane, babanne, dede, teyze, amca, bunların hiçbiri yok maalesef bende..... Yoksa 4 göz elbette illa ki iki ebeveyn olacak değil.... Yanlış anlaşılmasın isterim.... Kimse tek başına çocuk büyütmek zorunda kalmasın, dileğim budur......
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)

.jpeg)
.jpeg)
Çocuklarla anne çocuk günleri olmuş ne de güzel olmuş.
YanıtlaSilTek başına halledebildiğimiz şeyler özgüven için gerekli, arada bir zor görünen şeyleri yapma mecburiyetinde kalmak gerekiyor potansiyelimizi fark etmek için
Bir deee çok güzel görünüyorsunn 🧿🌸
Haklısın. Zordan çok sıkıcı görünüyordu.. Bürokrasi, para konuları ve tamirci bulmak böööğk.. Ama insan zorunda kalınca altında kalmayacak düzeyde öğrenmeli bunları....
SilTeşekkür ederim. Evrende filtre kullanmayan (hatta nasıl kullanılıyor onu bile bilmeyen) aşır doğalcı bir ben kaldım sanırım :)))))
Tütütü maaşallah sana, Allah seni taş etmiş Ceren :)) Bizim anne babalar da uzak bizden, gerçekten anne babaya da bir destek sistemi lazım ama 4 göz bence de elzem bir şey ya... Bununla beraber ne güzel şeyler yapmışsın. Alman disiplini bana çok katı ve sıkıcı görünüyor Ceren. Sen Akdeniz esintinle dengeleyici bir annesin bence, eşin de şanslı çocuklar da :) Ve helal olsun o sistemde ne güzel işlerini yapmışsın, halletmişsin! İş başa düşünce bir kadının yapamayacağı şey yok, yine de iş başa çok düşmesin Alla'm, amin :)))
YanıtlaSilAy Annabell Allah taş etsin ne demek ayol :))) Türkçeyi mi unutuyorum Türkçe mi değişiyor, taş bizde böyle kötü bişeydir yani :))))
SilYapabilirim ama yapmıyorum deme lüksü ne şahane bir şey gerçekten.... Her kadına nasip olsun bu lüks..... Eskiden eğitim kolunda altın bilezik derlerdi. Şimdi YZ ile bu daha somut yeteneklere doğru değişiyor sanırım... Tamir, finans, bürokrasi falan, bunların yönetimini hayat öğretiyor ama keşke okulda öğretseler...
Bu arada yok ya Almanya'da Akdenizlilik valla başa bela, asla toplum seni kabullenemiyor. Bakma burda yazmadım benim çocuklar %100 alman maalesef bu konularda, ne olur ne olmaz diye laf etmiyorlar, babaları gelse rutinlerine kavuşsalar rahatlayacaklar, bu kadın çok tekinsiz :))))