22 Şubat 2026 Pazar

Reset - Teknolojik detox

Neslihan'ın başlattığı, severek okuduğum çoğu blogger'ın da katıldığı Reset serisine, ben de - geriden de olsa - katılıyorum. Geriden, çünkü:

Son bir haftadır ekran kullanmıyorum. Daha doğrusu, telefonumu almadan Türkiye'ye gitmekte olduğumu son dakika havaalanında fark ettim ve aklıma ilk gelen düşünce de "hay Allah, ne yapacağım şimdi" yerine "ay ne şans, başıma fırsat kuşu kondu" olunca, ben de şaşırdım! :)) Telaş yapmak şöyle dursun, resmen bir rahatlama geldi, saldım gitti...

Tamamen ekransız bu bir haftada ölmedim, başıma bir felaket gelmedi, tam tersine, sanki daha hayatın içinde, daha bir yaşıyormuşum gibi hissettim. Üstelik telefona da 1 defa bile ihtiyacım olmadı, iyi mi?! 

Zaten çevremi izlemeyi severim fakat "şu güzelliği kaçırmayayım hemen fotoğrafını çekeyim" ya da "ay bunu x ile paylaşayım, sevinir" ya da "bloğu hızlıca bir kontrol edivereyim" ya da "acaba yarın hava nasıl olacak" ya da "neydi, bir bakıvereyim" olmayınca, insan tamamen beş duyusu ve çevresindeki insanlar ve değişkenlerle başbaşa kalınca, dünya çok "dolu dolu" oluyor ve çok daha fazla farkındalık yaşıyorsun.. Zaman mesela, geçmek bilmedi ama sıkıntılı bir geçememek değil, böyle dolu dolu, her anı hissederek... 


Sonra çevrene baktıkça, insanların ne kadar da ellerindeki ekranlara köle haline geldiklerini fark ediyorsun. Uçakta, otobüste, yollarda hatta cafelerde herkes sürekli elindeki telefonu kurcalıyor. Bazen ben de onların ekranlarında neye baktıklarına baktım çaktırmadan ve o kadar saçma sapan, gereksiz şeylere vakit harcıyorlardı ki..... 

Ukalalık etmek istemem, tamam elbette arada birşeyleri kurcalamak, merak ettiklerimizi aramak, öğrenmek, haberdar olmak ya da yol tarifi istemek, etkinlik öğrenmek gibi "sözde daha entelektüel" uğraşlar içindeyiz, kitaplarımız, müziğimiz, hatta bankamız bile telefon artık. Birçok konuda telefonsuz yaşamak mümkün değil ama bu toplasan önü sonu %10 eder, gerisi tamamen gereksiz saçma sapan app'ler, sosyal medya ve vakit öldürme araçları.. Ne bileyim, galiba telefonsuzluk, zaten bildiğim bir şeyi, yeniden, bir defa daha gösterdi bana...

Tatil bitip de eve dönünce, dedim ki, ben bu işi sürdüreyim.. Sadece zorunlu anlarda kullanayım şu telefonu, mümkün olduğunca unutayım.. Zaten çok kullanan biri değilim ama daha da az kullanayım.. Eşim de "ben de 18-20 arası tüm arama ve mesajlara kapatayım" dedi. Oğlum bu işe çok sevinirken, kızım gözlerini devirip odasına gitti :)) Bakalım, yarın başlıyoruz. Bir nevi kendimizi reset'leme, telefonsuz hayatlarımızı, bizi makinadan daha çok insan yapan diğer huylarımızı, uğraşlarımızı, his ve deneyimlerimizi hatırlama ihtiyacı işte....

12 yorum:

  1. Çok yağmurlu günler sonrası ev düzenimizde her şey altüst olduğunda, uzun bir süre ben de aynı duyguyu yaşamıştım.
    Telefonum iki günlük bir onarım sonrası iş görmeye başladığında kendimi sudan çıkmış balık gibi hissettim. Ama mutlu bir akvaryum balığı gibi sanki.
    Reset yazılarına geç kaldığımı düşünüp vazgeçmiştim. Acaba kaplumbağa hızıyla katılsam mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Katılın öğretmenim, ben de bugün katıldım. Hiçbir şey için geç değil :) Geçmiş olsun bu arada İzmir baya etkilenmiş.....

      Sil
  2. Ben ramazan başladığından bu yana resetledim, sahur için alarm kapatmaya elime alıyorum sadece. Bilgisayarda aynı sadece haftada bir yazı.
    Sevgiler,

    YanıtlaSil
  3. Ceren bu nasıl olabilir? Ciddiyim, nasıl olabiliyor ya? Benim check-in bilgileri, boarding pass, saatler, takvim, odemeler.. her şey telefonla akıyor sanki. Yani benim havalimanında telefonsuz olmamın, bunu farketmememin dhasi telefonsuz ülke değiştirmemin imkanı yok gibi... Okurken senin adina bi rahatladım ama bir yandan da yok ya ikinci telefon falan vardir kesin yanında, nasıl odeme yapacak, nasıl ajandasını takip edicek.. dedim :p yemin ederim aklim almadı, ben cook kotu bir noktadayım galiba:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben pek dijital değilim Merve. Ödemelerim otomatikte, sürprizler banka havalesi (kredi kartı kullanmıyorum, çipli banka kartım var, anında hesaptan alınıyor ve nakit ödeyen biriyim) ve ajandam elektronik değil bildiğin Ece ajandası :) Zaten tatile geldim ajandam bomboştu :)) Ne bileyim telefon boş zaten, hayatım da çok rutin biliyorsun yazıyorum hep.. Bi faydası bu belki :)
      Havaalanı dahil sorun olmadı ama ailem vardı arada eşim onlarla konuştu (ben fırsat bu fırsattır diyip telefon kullanmadım) ve birkaç yer için de annemler adres baktılar ve yol tarifi istedik, bir de dönüşte online check in için kullandı babam sağolsun.. Başka da valla gerek olmadı…

      Sil
  4. Telefonlar, daha doğrusu akıllı telefonlar hayatımıza girdiğinden beri hayatın tadı kaçmaya başladı. Benim 20lerin başına denk geldi akıllı telefonlar. Telefonu elinden bırakamayanlar o kadar absürt ve acınası geliyordu ki... şimdinin normali oldular maalesef.
    Zaman nasıl geçti anlamadım diyoruz ama zamanı yaşamamak için de telefona kaçıyoruz. Uzaklaşmak zorunda kalmanız iyi olmuş o halde, bir uyanış olmuş :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben hala alışamadım cafeye gidiyorlar ve hiç konuşmadan ellerinde telefon başka şeyler yaparak 1-2 saat geçirip sonra da "bugün buluştuk" diyorlar :)) Çok ilginç bir nesil gerçekten.. İyi ya da kötü diye bir değer yargısı veremem, çünkü belki ileride onlarınki asıl doğru, bizimki "gereksiz sosyallik" olabilir ama dediğine katılıyorum, tuhaf gerçekten....

      Sil
  5. çok taktir ettim seni Cerenim. ben de uzaklaşmaya çalışıyorum kendimce ama çok başarılı olduğum söylenemez :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zorunluluktan güzellik çıkarttım Şuleciğim ;)

      Sil
  6. Telefonu unutmasan ve bizi aramadan gitsen dırdır etme ihtimalim vardı, bak şimdi sus oldum oturuyorum. :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İstanbul tarafına gelsem bir şekilde ulaşırdım ama gelmedim..

      Sil