Mesela mide bağırsak sorunları genellikle duygularını çok açık ifade edemeyen, duygu skalasını tek bir duyguya: öfkeye ya da üzüntüye indirgeyen, hassas yapılı, fazla ince düşünen, hesaplı kitaplı insanlarda daha sık görülür.. Bu insanlar terapiye geldiklerinde sık sık "bugüne dek hep içime attım", "herşeyi yuttum", "bu yapılanı hiç hazmedemedim" derler mesela.
Herşeyi yutmak ve sonra alttan/üstten çıkartmak.. Görüntüde çok sakin, vur ensesine al ağzındakini. Aman kendini çocuklarına adayan bir anne.. Ne kadar ince düşünceli, nazik, sadece başkaları için yaşayan bir kadın.. Ne kadar kabullenmiş, sakin bir adam.. Oysa içte fırtınalar kopuyor ve bir gün, kusarcasına bir öfke atağı ya da ağır bir depresyon ya da nereden geldiği bilinmeyen bir panik atak.. Bedensel hastalıkları saymadım bile.. Kalp, tansiyon, aşırı kilolu olmak aslında hep bu "boşalma mekanizması"nın işlevsizliği ile ilişkili. Daha halk ağzına inersek: içine attı attı, sonunda patladı.
Aslında hepsi "doyma noktasını bilememek"le ilişkili. Bunun da altından kalkarım, ben güçlüyüm, bunu da hallederim, aman ayıp olmasın sesimi çıkartmayayım, aman başkalarının istekleri yapılsın benimki önemli değil, aman onlar iyi olsun, rahat olsun, kırılmasın, üzülmesin, incinmesiiiiiin derken bir gün bom.
Mide gibi, vericilik de genişleyen bir organ.. Sen doldurdukça o da genişliyor, genişliyor... Sanıyorsun ki "aa ne güzel hallediyorum ben tek başıma".. Ta ki bir gün, dedim ya: bom!
Bu sabah çocukları okula yolladıktan sonra, Havhavcan'la uzun uzun yürüdüm, sonra eve gelip çantamı hazırladım, mayomu giydim ve yüzmeye gittim. Kulvarda yarım saat yüzdüm, sonra da yaş ortalaması 80 olan 15 kadın ve sporcu eskisi, turuncu renkli, geçkince spor öğretmeni ile "Su jimnastiği" dersine girdim. Çok uzun zamandır yapmadığım bu işi, evde de birsürü işin ve makalenin beni beklediği bir gün olmasına rağmen, inadına yaptım. Sündüre sündüre yaptım, hatta çıkışta saunaya da girdim, sonra sıcacık bir de duş aldım. Döndüm eve. Toplam 1,5 saatlik bir mola ama inanılmaz iyi geldi....
Göreve dönüştürmeden, keyif için yapabileceksem, devam etmeyi istiyorum. Haftada bir gün, C.'nin kendisiyle başbaşa, yüzme saati. Sadece ben. Sade'Ce...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder