31 Aralık 2023 Pazar

Aralık ve yıl biterken..

2023 çok iyi bir yıl değildi, oldukça zorladı bizi. Bundan bir ders çıkartmaya çalışıyorum. Halbuki hayat derslerden ibaret değil; biraz neşeye, hafifliğe, boşvermeye ihtiyacım var. Bunu uzun zamandır yapamıyorum.. Hem benim başıma gelenler, çeşitli sağlık sorunları, hem memleketin ve dünyanın başına gelenler, doğal ve insan eliyle olan felaketler öyle çok ki; ufacık bir nefes arası bulunca, insanlar ağlarken mutlu olmaya bile utanıyorum bazen... Kendimde hak görmüyorum..

Senenin bitişine sayılı gün kalmışken, şunu fark ettim; çok uzun zamandır hayat bir şeyler "geçsin" diye bekleyerek geçiyor. Geçsin, bitsin, geride kalsın.. Sabret, şükret, idare et.. Ve geçsin diye beklerken, hayat da geçiyor! Dünya berbat ve adaletsiz bir yer olabilir ama elde olan bu. Şu an sahip olduğumuz bu. Bunu değiştiremiyorsak, bakış açımızı değiştirmek zorundayız..

Mine Söğüt (Şahbaz'ın harikulâde yılı: 1979 isimli, gerçekten de harikulâde kitabında) senenin bitmesine saatler kala kulağıma şuna benzer bir şeyler fısıldıyor: 

"İyi ya da kötü. Olaylar olur. Önemli olan ne olduğu değildir. Senin başına ne geldiği de değildir. Önemli olan senin nasıl davrandığındır. Düşman askerinin yarasını dikenle, kundaktaki bebekleri süngü ile öldüren bir mi? Her ikisinin geldiği ve gideceği yer bir mi? Hayata bakışı, hayattan aldığı ders bir mi?"

Değil. Ve ben onaranım, sorun çözenim, eksikleri yamayan ve düşman askerini tedavi edenlerdenim bu hayatta... Çünkü benim yolum bu; geldiğim yer, mayam, gideceğim yer, hamurum bu..... Benden beklenen bu. Sorumluluklarım, görevlerim bu.. 

İyi de.. Peki ya neşe? Eğlence? Hayatı geçirmek değil de, hayatı yaşamak? O hayat enerjisi? O beni ben yapan pırıltı? Mojom? :))

Anladım ki; saplandığım kısırdöngüyü yaratan yine benim algım.. Hayatı algılama şeklim. 2023 gerçekten kötü bir yıl mıydı? Yani memleketimiz ya da dünya için, 1979'dan mesela, ne kadar farklıydı (Bakınız. Söğüt'ün 1979 Almanac'ı..) Ya da benim için, hakikaten hastalıklar, kazalar, ameliyatlarla geçti evet ama; eğri oturalım doğru konuşalım, tüm bu zor zamanlar olmasa "gelişme" nasıl olabilirdi? 

Şunları göz ardı etmemem lazım: 2023'te evim güvenli ve sıcaktı, yiyecek bir kap yemeğim hep vardı, kapım ve kalbim açıktı, yeni bir şeyler öğrendim, yeni ve çok güzel insanlar girdi hayatıma ve ben yolumdan sapmadan yürümeyi, üstelik o yolda bir arpa boyu olsun ilerlemeyi başardım; daha ne olsun ki?

Ama gel gör ki Mojo yok :))) Şöyle pırıl pırıl parlayamıyor, neşemi, mutluluğumu tam yaşayamıyor, çünkü hâlâ kendimde buna hak göremiyorum... 2024'te bence benim tam olarak bunları yeniden öğrenmem, Mojo'mu yeniden bulmam lazım... Hayatıma hiçbir amacı ya da getirisi olmayan, sırf neşe için yaptığım bir şeyler eklemeliyim. Sorumluluk yanına biraz da yaramazlık, iş yanına biraz oyun, plan yerine biraz hayâl, yapılmaması gereken ama inadına yapılan çılgınlıklar, biraz "ergen gibi" sorumsuzca davranmak, kendimi (de) düşünmek, vermek kadar talep de etmek, hattâ ara sıra bencil olmak, "ayyy Ceren mi, vallahi bilir o yaşamayı!" dedirtmek.

Becerebilir miyim bilmiyorum, yaşlı bir köpeğe yeni numaralar öğretebilir miyim? Ama denemezsem, hayatım yavaş yavaş elimden kayıp gidiyor, bunu görüyorum.. Geçenlerde Ekmekçi Kız "sen Almanya'ya asimile olmak istemiyorsun" dediğinde fark ettim; evet istemiyorum ama deli gibi bir süratle de oluyorum; onlar gibi sıkıcı, neşesiz, görev ve ahlak timsali, mükemmelliyetçi, dakik, kuralcı, eğlenceye bile "zaman" belirleyen! 

Hayır hayır, ben bu değilim...! Ben Akdenizliyim yahu; ben hayatın keyfini çıkartan bir kültürden geliyorum, benim mayamda neşe var!

yılın son gecesine hazırlıklar

Hasılı. Peki o zaman 2024! Gel bak seninle anlaşalım.. 2023 zaten baştan belliydi (rakamlarının toplamı 7 olan seneden ne hayır gelebilirdi ki?) ama sen başkasın (anlıyor musun, başlasın!) Bak, çok şey istemiyorum; sen sadece iyi sağlık ve olumlu enerji getireceksin. Ben bunları alıp neşeye, iç huzura, tat almaya, oyuna, eğlenceye, keyfe ve iyi şansa çevireceğim. İkimizin de görevi belli; haydi o zaman, fazla oyalanmayalım artık.... 

Hayatla oyalanmayalım, yaşamaya bakalım....!

Vallahi buram buram "orta yaş krizi" koktu bu yazı ama hiiiiiç de umurumda değil. Varsın bu sene de benim ortayaş krizim olsun :)) Kime ne.... Kimeee ne!

Musmutlu, çok sağlıklı, hem huzurlu hem neşeli, yepyeni tatlar ve güzel sürprizlerle, seyahat ve keşiflerle, yeni arkadaşlarla, yeni bilgi ve yeteneklerle, aktif ve sağlıklı bir beden ve zihinle, iyi şans ve keyiflerle dopdolu, dolu dolu bir 2024 diliyorum; hem kendime, hem de sizlere <3 Hoş gel, ayıpsız ve kayıpsız, pek hoş geç 2024! 

Mojomu da yanında getir ;) 

Ekleme: Yazı silinmişti, sonra yeniden bulundu :) Eşeğimi kaybedip bulduğum için pek sevinçliyim!

14 yorum:

  1. Sevgili Ceren, hemen hemen aynı dakikalarda yılın son yazısını koyup paylaşmışız. Fark edince okumadan çıkmayayım, dedim. Oyun deyince aklıma Marshall Rosenberg'in "İçinde oyun olmayan hiçbir şeyi yapma" sözü geliyor. 2024 bu sözü yalnızca akıl tasımızda tutmayıp bizzat uyguladığımız, oyunsu yanımızı keşfedeceğimiz bir yıl olsun dilerim. Mojon biraz karanlıkta kalmıştır en fazla, aydınlığa çıkaracağına eminim :) Sağlıklı, mutlu, hafif ve ferah bir yeni yıl diliyorum. Sevgilerimle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru bir söz :) Ve dilekleri aynen yansıtıyorum <3

      Sil
  2. İyi yıllar diliyorum arkadaşım, sağlık, mutluluk, huzur, sevgi, barış, şans getirsin sizlere

    YanıtlaSil
  3. Kutlu ve de mutlu olsun yeni yıl... ve hatta, iyi ki bizimlesin:)

    YanıtlaSil
  4. 2023 hepimizi bir şekilde sersemletti, sarstı. Neyse ki insanız ve yine de umut edebiliyoruz. :))
    Öyleyse gelsin 2024! Geleceği varsa, göreceği de var. ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vallahi Ekmekçiğim bu son hastalık döneminde ben bir aydınlanma yaşadım, bir de Mine Söğüt'ün 1979 Almanac'ını okurken fark ettim ki, ne 2020, ne 2023, 1979 neymiş öyle :/ O zaman dedim ki, yeter artık bu yıllara öfkemiz, madem olan biteni değiştiremiyoruz, kendimizi değiştirmemiz şart. Adapte olma yeteneği....

      Sil
  5. Ah Ceren … bugün yazdığım yazıyı aklıma getirdi, hedefleree değil değerlere odaklanmakla öncelik verdiklerini iyi belirlemekle daha tatminkar daha keyifli zamanlar geçireceğimizi düşünüyorum. Güzel günler bizim olsun
    Yeliz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım Yelizzzz.. Bak o noktaya karşı çıkacağım izninle çünkü ben şu ana dek hayatımı hep değerler üzerine kurdum ve hayal kırıklığı yaşamamak için de “kim nasıl davranırsa davransın, benim kendi kıstasım, kendi davranışım ve etiğim bu, ben herşeye rağmen böyle davranacağım” dedim. Hiç de mutlu olamadığım gibi, huzurumu ve umudumu da gün geçtikçe yitiriyorum bu sayede çünkü değerlerimle 21.yy uymuyor. O nedenle, elbet değerlerimi koruyarak bu sene başka bir şey deneyeceğim ve somut hedefler koyacağım. Bu sayede totomu kaldırmayı ve eeeeh yetti gari demeyi ve sonucunda da daha mutlu olabilmeyi umuyorum (bakınız bugünkü yazım)

      Sil
  6. Sanırım 2023 herkesi bir silkeledi. Yapmak istediklerimizden çok neleri yapamadığımıza çok takıldık. Zor zamanları kavga ederek daha da zorlaştırdık. Geçen gün Osb'nin Problemleri fırsata Dönüştürme Sanatı'nı dinledim. Tamda Mine Söğüt'ün demek istediğini analtıyordu. Elinde bu var şuan ve sen ne yapabilirsin. Bazı şeyleri kabullenmek ve kabullenişten bir yol bulmak lazım.... Olacak bu sene daha güzel olacak. Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eh, Darwin ne diyor; en güçlü ya da en akıllı olan değil, değişime adapte olabilen türünü sürdürüyor.... ;) Olay insan olunca tür sürdürmek yerine mutlu verimli bir hayat sürebilmeyi de ekleyebiliriz bence...

      Sil
  7. Canım Ceren, hepimizi zorladı bu hayat ama seni ve aileni covidle baya sarstı gerçekten. Bu sene, her şeyden önce sağlık getirsin o yüzden :) Sen geri kalanını, enerjinle, idealistliğinle, sevecenliğinle halleder, mojonu da bulursun. ben bazen gözlüğü kaybettim sanıyorum, arıyorum ama bakıyorum kafamda :) senin mojon da öyledir belki, içindedir, sen kaybettim diye ararken o hafif bir uykuya dalmıştır belki yüreciğnin üzerinde :P

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. covide gelene dek streptokoklarla sarstı, covid son darbeyi indirdi :)) neyse yıkılmadık ayaktayız. kızım yine ateşlendi bu sabahtan beri ama artık "bu kış böyle geçecek" diyorum... mızırdanmıyorum... sabrediyorum... mojoyu ertelemiyorum! ;)

      Sil