23 Haziran 2026 Salı

Açık havada konser vereceğim, gelsene :))

Sabahtan beri kulağımda aynı şarkı var:

Sever misin Imagine Dragons'u..? Ben eh işte, severim, ama uzun zamandır dinlemiyordum. Klasik bir tarzı var, hep aynı beat.. İnsan ister istemez, kendi tarzına takılıp kalınca mı başarılı oluyorsun yoksa çeşitlenince mi diye düşünüyor.. 

Zihnin Arka Sokakları keşke hâlâ yazıyor olsa..... Ona sorardık....

*

Dün şehrin film festivali kapsamındaki biletlere bakarken, açıkhava sinemasının da açıldığını fark ettim. Gösterimde neler varmış diye bakarken de, "gel katıl birlikte söyleyelim" etkinliğini gördüm. Profesyonellikle hiç alakası olmayan 500 kişi bir öğleden sonra bir açık hava tiyatrosunda toplanıyor, sadece 1 hafta önce belirlenen bir şarkıyı, 1 saat prova yaptıktan sonra hep birlikte söylüyorlar :) Çok muhteşem değil mi bu? Bak geçen senenin konseri:

0.41'daki adama dikkat :)) Bu ne tutkudur kardeşim?? Fakat şaka bir yana orijinalinden daha güzel olmuş bence...

Bu tam benlik bir şey! Tabii ki hemen kayıt oldum. İki kişilik kayıt yaptırdım, bakalım yanıma kimi ikna edeceğim :) Yaklaşık 20 gün sonra konserim var yani, açıkhavada, beklerim :)))

Bunun dışında Kierkegaard'ın okumadığım kitaplarını okumaya çalışıyorum. Onu kendime çok yakın hissediyorum.. Umarım öğüdünü de gerçekten içselleştirebilirim: "Hayat geriye bakıldığında anlaşılan fakat ileriye doğru yaşanması gereken bir şeydir."

Ya öyle.... En düşünceli adamlardan biri olan Soren bile Ceren'e "geleceği düşünüp korkma, sen sadece yaşa, geriye dönüp baktığında yaşadıklarına memnun olacaksın" diyor.. huuu, kime diyor?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder