Başlığı yazarken, geçen haftalarda yaşananlar aklıma geldi... Bunlara rağmen neşe dolabiliyorsak vallahi plaket versinler bize... Türkiye'ye rağmen devam edebilen Türk vatandaşlarına, plaket...
Hayat bazen çok ağır geliyor. Fakat devam ediyoruz. Çoğumuz..
Nasıl başarıyoruz?
1). Kabulleniyoruz: yani umutsuz bir kabulleniş, böyle gelmiş böyle gidercilik.. Kaderim buymuş, eğerim başımı’cılık.
2). Kabul ediyoruz: bu böyle ve değiştiremiyorum, o zaman ben enerjimi buna değil, güzel giden diğer şeylere yönlendireyim'cilik.
Bu iki seçenekten ilkinin kesin sonu depresyon. Şimdi değilse yarın. İkincisi ise evet belki vurdumduymazlık ve benmerkezcilik gibi görünebilir ama tek yol bu... Çünkü bu ülke değişmeyecek. Ayrıca, bencillik olduğuna da katılmıyorum çünkü bencillikte diğerlerini önemsememe, hatta diğerlerinin üzerine basarak kendini öne, üste çıkarmak vardır; oysa benim demek istediğim şu: paranı kazanamayacak olan ata değil, kazanacak olana ya da en azından kazanma ihtimali yüksek olana yatır!
Ben bir süredir deniyorum. Fena gitmiyor.
Bugüne dek bana sürekli "hazırlıklı ol" emri verildi. Her an her şey olabilir, hazırlıklı ol. Önlemini al. Olumsuza odaklan ki, hazırlıklı olabilesin, bu arada olumlu mu oldu, eh şanslıymışsın yırttın ama birdahakine daha beter olabilir, sen yine hazırlıklı ol! Sürekli teakkuzda kal, her an her yerden bir darbe gelebilir..
İyi de kardeşim, her seferinde, eninde sonunda hep en hazırlıksız olduğum yerden vurmadı mı bu hayat beni????
Riskleri düşüne düşüne, ya şöyle olursa ya böyle olursa diye diye, inanılmaz olumsuz bir insana dönüştüm, beş dakika içinde sana 505 risk saptayabilirim... Sanki risk uzmanıyım!
Biraz biraz toparlamaya başlar gibiyim çünkü aktif olarak "2. tür kabul etme"nin üzerinde çalışıyorum. Olumsuz düşünceler üşüştükçe tek işe yarayan: gözardı etmek. Mantığı, derin düşünceleri, meditasyonu falan bırak, hiçbiri işe yaramıyor.. Tek işe yarayan, o andan çıkmak için, başka bir şeyle aktif oyalanmak.
Kendimi o an en kolayında ne varsa onunla oyalıyorum. Gece mesela, panikle mi uyandım, beynim anında 505 senaryoya mı yöneliyor, açıyorum sesli kitabı. Gündüz daha kolay, arıyorum bir arkadaşımı. Maksat sessiz kalmayayım, sessizlik fena, hemen iç ses mikrofonu eline alıyor.. Şu an içses’i olumsuzdan olumluya asla değiştiremiyorum. O nedenle o an en kolay "sesli uyaran" ne varsa, onunla aklımı dağıtıyor yani “pause” tuşuna basıyorum. Bir tür "kendi kendine EMDR" yöntemi..
Beyin maalesef böyle bir organ, neyi çok / sık yaparsan onu öğreniyor, onu öne çıkartıyor. Olumsuz düşüncelerin üşüşmesine izin verirsen, önünü alamıyorsun. Psikolojide "farkına varmak ve durdurmak" dediğimiz şey aslında halk dilinde "eeeeh, siktir et" demekle aynı. Ama nüansı şu: hakikaten edeceksin. Alttan alta düşünüp durmayacaksın. Müzik dinlemek, yürüyüşe çıkmak, nefes egzersizi falan bunlar kriz anında asla işe yaramıyor çünkü alttan alta hâlâ düşünebiliyorsun, içses çalışıyor.. Ne yaparken düşünemiyorsan, onu yap. Seksse seks, sesli kitapsa sesli kitap, arkadaşla geyikse arkadaşla geyik.. Acil durumda acil önlemlerini belirle ve kullan.
Amaç çözmek değil, ertelemek, akıl dağıtmak, kriz anını geçiştirmek. Ve bunu her seferinde yapa yapa, otomatikleştirmek. Beyne öğretmek. Evet uzun vadede çözüm değil ama: bazı şeyler çözümsüzse, ki eskiden çözümsüz şey yoktur'a inanırdım, ilk olarak bu yanlış inancını değiştirmen gerekiyor... Sonra da, "aklını dağıtarak eğitmek". İnan tek işe yarayan yöntem bu. Bulabilsem ben bulurdum, hakikaten yok.. Boşuna arama.
Mottom artık şu: "ölene dek hayattayım", “olana dek hayattayım”; olanı da, ölümü de, olurken ve ölürken düşünürüz artık...
Anda kalmak’tan anladığım bu.
İşe yarıyor gibi.
Tavsiye ederim.
O nedenle evet; bugün 23 Nisan, inadına, neşe doluyor insan!




23 Nisan meclisin açıldığı ve halkın egemenliğinin başladığı gün aynı zamanda ve çocuklara armağan edilmiş. Sadece çocuk bayramı olarak anılmasından dolayı üzülüyorum ben de
YanıtlaSilBaba? 🙄🤣😝🤗
SilBen de bugun milli egemenligin Turk cocuklarina verilebilecek en buyuk hediyelerden biri oldugunu dusundum...
SilMilli egemenlik bayrami herkes tarafindan kutlanmali tabii...
Ulke cocuklari icin yapilabilecekler cok... Simdi internet uzerinden cocuklara odev yardimi bile yapilabilir. Cocuklara kitap okuyan yetiskinlerin sayisinin artmasi icin kampanyalar baslatilabilir. Is Bankasi yayinlarinin okul oncesi kitaplari tum Turkiye' ye yayilmali.
Maddi olarak yapabilecek kisilerin, ogrencilere egitim desteginde bulunan sivil toplum kuruluslarina destek olmasi cok onemli.
Kendini egitimli ve ayricalikli goren kesim, ayni firsatlara sahip olmayanlari asagi gorur, kendini ulke ulke gezmeye verirken, kendi ulke insanlarina kiymetli zamanini veya birikiminin kucuk bir bolumunu aktaramazsa, "milli egemenlik de gitti gidiyor" durumlarindan kurtulamayiz tabiiki...
D u y g u
Proje çok da, uygulamada ve özellikle de kontrolde sorunlu bir kültür Türkiye
SilValla ne neşe dolabildik, ne de kutlama gücünü bulabildik. Çocukların biraz yüzü güldüyse (o da memlekette ne olup bittiğini anlamadıkları için) ne mutlu bize. Gençliğimde AST'ta "Nereye Payidar" diye bir oyun izlemiştim. Su sıralar şarkısı sık sık dilimde "Nereye Payidar nereye/Gücün yoksa ezilmeye/Çıkmaz bu yol, çıkmaz bu yol/Çıkmaz bu yol bir yere"
YanıtlaSilSonumuz hayrolsun
Ne diyeyim, amin…..
SilGerçekten hepimiz survivor ödülü alacak gibiyiz, sonunda çoğunlukla başarmış oluruz umarım. :)
YanıtlaSil:))) ay sinirlerim bozuldu gülüyorum ağlanacak halimize
SilPause tuşunun icat edilme şeysi aslında çok ironik Cereniko. Çünkü senin anlattığın yöntem, klasik psikoloji reçetelerinin dışında tamamen pratik bir hayatta kalma refleksi gibi duruyor bende. Çözmek değil ancak güzel şekilde ertelemek ehe.
YanıtlaSilO bayrağı taşıyan tüm ellerden öperim ben, azıma kramp girse bile ehe. Ne de güzel yakışmış ellerine. Bayrağım işte, Dünya'nın bir ucunda da olsa, Almanya'da da olsa gittiği her yere ayrı bir hava katıyor.
Almanya değil ayol, ne işi var annemlerin Almanya’da.. :)) Gayet Türkiye..
SilValla Alpirik Psikoloji bilimi teoride şahane ama pratikte berbattır, benden söylemesi ;)
tam da bu dediğini yapmaya çalışıyorum ben de, yani bu böyle ve değiştiremiyorum o zaman enerjimi güzel giden şeylere yönlendireyim...ve evet bence de bencillik değil. çünkü elimden geleni yine yapmaya çalışıyorum aslında, kendimce küçük , çok küçük dokunuşlarım var yani hayatın daha iyi akması için ama ne yapayım, büyüklerini yapmaya imkanım/cesaretim/zamanım/param yok diye depresyona girmekten iyidir :)
YanıtlaSildaha iyi olmana ne kadar sevindim bilemezsin. sarılıyorum en kocamanından, uzun uzun ve de sırtını pıt pıt yaparak :)
Şulecim başka yolu yok aklımı kaçırmak üzereydim….. Ya kendimi öldüreyim ya kendime geleyim noktası vardır ya insanın, tam ora işte… ;)
SilBaşka yolu olsa ben bulursum artık eminim bundan…
Ah cancağızım, dış seslerin gümbürtüsünden iç sesleri bile duyamaz olduk. 23 Nisan günü çok büyük bir ÇOCUK grubuyla cennetteydik. Çok iyi geldi.
YanıtlaSilAma sonra tekrar dünya cehenneminde olmak, olduğumuzun farkına varmak... 3 maymunu oynamaya alışamayanlar için çok kötü.
Çocuk ruhunu incitme. Her yöntemi denemek serbest!
bence de şanslısınız çocuklar çevrenizde olduğu için :)
Silöğretmenim gerçekten mi yahu, siz bile dünyayı cehennem gibi görmeye başladıysanız, biz ölelim yani....
Senin için çok sevindim yazıyı okuyunca. Evet başka şeylerle oyalanmak iyi geliyor ama bu beyin denen şey oyalanmama izin vermiyor dürtüyor sürekli. Anne, Babaya bayıldım niye kutlamasınlar ki güzel olmuş. Hülya
YanıtlaSilİşte ona bir "kapat" düğmesi lazım :)
SilHakikaten hazırlıklı olsan da vuruluyorsun. Daha da üstüne bir şey yazamadım:) Yazdım yazdım sildim.
YanıtlaSilBen de aynen...... en masumu bu çıktı :P
SilAlmanyada doğmuş büyümüş biri olarak hayatımda gördüğüm en sıkıcı çocuk bayramı. Bayrak al salla. Sarıya boyalı saçlı, güneş gözlüklü, koyu pembe-kırmızı rujlu cumhuriyet teyzeleriyle birlikte...SIKICIYDI hep
YanıtlaSilAhahahaha CHP kadın kolları teyzeleri :))))
SilYa aslında ben de törenlerden hiç hazzetmem ama sanırım elimizde birtek bunlar kaldı, gerisi hep "kapatıldı" çünkü...
Almanya'daki çocuk bayramları da pek eğlenceli geçiyor gibi gözükmüyor şekerim. Hep aynı rutinler..... Belki çocukluğumuzda TR olsun DE olsun, daha başka hisler olduğundan eğleniyormuşuzdur ama şimdi büyüyünce hele, iyice sıkıcı.. Bayrak salla weisswurst salla, aynı kapı.
Haha son paragrafa koptum :D onların içinde küçük çocuklar var biz göremiyoruz :)) arkadaşının yeri hayırlı olsun bol kazançlı olsun.
YanıtlaSilValla inşallah öyledir..
SilTeşekkürler reklam aldım ama gerçekten özenli insanlar..
yani 23 nisan'ı kutlamak için çocuk olmamız gerekmiyor.bir de öyle çok şeyi kabullendik ki insan olan yerimiz kalmadı.bittik ,tükendik.ben nasıl kıvranırdım eskiden,kabullenememekten.ben bile en fazla iki gün kıvranıyorum insan kalan yerlerimin ağrısından.olmuyor başka türlüsü.bunun için çok üzgünüm.
YanıtlaSilÖyle gibi :)
SilValla Sartre demiş ki sessiz kalmak suça dahil olmaktır.. Bilemiyorum..
filozoflar böyledir,lafı söyler ortaya bırakır:)bizde böyle lafın midemize çöreklenen bulantısıyla uğraşıp dururuz.
Sil:) evet..
SilBen bir sürü çocuk görüyorum son fotoğrafta, kurdeleleri, siyah önlükleri, bembeyaz dantelli yakaları, ışıl ışıl gözleri....
YanıtlaSilHeheheh öyle mi dersin?
SilÇocuğuna sahip çıkamayan toplumun çocuk bayramını kutlaması bana tuhaf geliyor açıkcası…