Lego; Danimarka'nın dünya çocuklarına ve çocuk kalanlarına armağanı. Danimarka dilinde "iyi oyunlar" anlamına gelen Leg Goth kelimesinden türetilmiş, 1939'da. O gün bu gündür; oyun oynarken aynı zamanda da küçük kasların gelişimini, el becerisini, koordinasyon ve planlama becerilerini kazandırıyor bize. Mütiş bir oyuncak; hafızayı ve yaratıcılığı geliştiriyor. Yaşamı yıkıp yıkıp yeniden yapabilmeyi öğretiyor. Kırılganlığı gösteriyor, sabrın sınırlarını yoklatıyor.
Bir çok araştırmaya, filme, kitaba konu oldu ama benim en heyecan içinde izlediğim James May'in BBC'de yayınlanan "Oyuncak Hikayeleri" isimli mini dizisinde, 3.3 milyon lego parçasından inşa ettiği, iki katlı evdi. Duşunda su akan, koltukları ve yatakları olan bu ev inanılmaz hoşuma gitmişti..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder