Bu sene arkadaşım bildiğim birkaç kişi benden uzaklaştı. Tam nedenini anlayamadığım için ilk başta üzüldüm, kendimi ifade edemediğimi, anlaşılamadığımı, daha fenası yanlış anlaşıldığımı düşündüm. Fakat 2025 Ekim’inden 2026 Temmuz’una dek, hakikaten hayat beni öyle bir sınadı ve ben öyle zor zamanlardan geçtim ki, inanın bu uzaklaşmaların önüne geçmek için atılabilecek birkaç adımı dahi atacak güç bulamadım.. Öylece durup, keşke biraz bana şefkat ve anlayış gösterebilseydiler dedim. Olmadı.
Sonra ben de zamanla kabul ettim. İnsanın, bitkinin, hayvanın, eşyanın nasıl sınırlanmış bir ömrü varsa, ilişkilerin de var. Bazı ayrılıklar, severken ayrılık oluyor. Varsın olsun, bunun önüne geçemezsin..
Bu son bir ayda içimde çok şey değişti. Buna neden olan, bir zeytin ağacıydı ve bunu sana geniş bir vakitte anlatacağım, henüz zamanı var.
Fakat kabul etmek deyimini anladım artık. Kabullenmek değil, onda yine bir yürek sızısı kalıyor. Kabul etmek; ne olursan ol, gel diyebilmek, acıya da, korkuya da, neşeye de, hızura da, hattâ öfkeye de..
Bunları sana yazmayı çok istiyorum. Ama henüz değil. Tatil dediğimiz angarya ve yorgunluk bir bitsin, öyle...
Foto: Enn yakın arkadaşımla da aramıza 10 aylık bir mesafe girmişti, aramadık, sormadık, sadece biraz zaman verdik birbirimize.. Yani bazı ilişkiler de bitmiyor, bitmez. Kalpler birbirini yeniden buluyor zamanı gelince.. Ve, ne buluşma ama o…..

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorumlar için çok teşekkürler, düşüncelerinizle bloğumu zenginleştiriyorsunuz ❤️