Ama ben Uzak Doğu insanlarını birbirlerinden ayıramıyorum canım blogcuğum. Çok denedim, yok, başaramıyorum. Bu acaba bir tür ırkçılık mı (ilgimi de çekmiyor çünkü Uzak Doğu kültürü - Zen Budizmi'ni dışında tutarsak, ne edebiyatları, ne müzikleri, ne filmleri, ne de - sushi'yi dışında tutarsak, yemek kültürleri, sosyal etiketleri, hiçbiri ilgimi çekmiyor maalesef..) yoksa hakikaten beynimde fizyolojik bir sorun mu var, emin değilim; fakat insanları birbirinden ayıramıyorum.
Bu nedenledir ki, mesela K-Movie kültürüne çok yabancıyım. 47 yaşımda bu yaz ilk defa bir Kore dizisi izlediğimi itiraf edeyim (Squid Game'i saymayalım; onu ailecek izlemiştik ve ben hiçbir bölümü uyumadan tamamlayamamış, sonunda da "neydi şimdi bu? bi mok anlamadım ben" demiştim ama hiçbir şey anlamamamın bir nedeni de yine, karakterleri ayıramamaktı..). Neyse oturdum, sebat ettim, tam 3 ay sürdü ama "We are all trying here"i izlemeyi başardım - I tried there :))). Evet 3 aylık bir çabanın sonunda dün gece, 12 bölümlük mini diziyi sonunda bitirebildim, aferin bana.
Ne anladın dersen. Yemin ediyorum hiçbir şey anlamadım çünkü iki temel yan karakteri sürekli birbirine karıştırdım (Allah adı verdim bir bak yahu, bende mi sorun):
Dizi dram sanıyordum ama aralarda espriler varmış galiba hiçbirini anlamadım ve coğrafyaya özgü tipik abartılı jestler ve mimiklerde de "bu ne biçim oyunculuk ya?" hissiyle doldum, konu evet ilginçti biraz ama çok karman çormandı sanki 5 dizilik konuyu tek diziye yığmışlar hissi vardı ve sonunu da vallahi hiç anlamadım :))) Ne basit bitti koca dizi....! Bu tabii 47 yaş nedeniyle olabilir, belki beynim almıyor artık bu tip dizileri. Bana dümdüz İskandinav polisiyeleriyle gelin ya, beyaz sakallı somurtkan adamlar, frijit güzel kadınlar, lütfen, ben bunları seviyorum, gözünüzü seveyim. Ya da Modern Family, Seinfeld, Shameless.. Esprisi espri olan. Hatta itiraf edeyim, Clarkson's Farm. Valla daha üzerini gaFFam almıyor artık. Huyan yaaaa (böyle nidalı kelimeleri var bu Korelilerin)...
Keza dizide bir noktada diğer Koreli kadınlarca "ayyy bebek gibiiii" diye güzelliği övülen Jang Mi Ran ile dizideki gariban sessiz ve çirkin(?) kız Byeaon Eun Ah arasındaki "güzellik farkı"nı da yeminle anlamış değilim, aynı gözler aynı burun aynı dudaklar yahu, neden ilki daha güzel vallahi anlamadım??? Yeminle bence "iki resim arasındaki 5 farkı bulunuz" bunlar....!
Şimdi eğri oturalım doğru konuşalım. Brezilya dizileri de bir dönem revaştaydı (onları da anlamadım ben pek) ama en azından kim kimdir anlayabiliyordun, ya da bizim Akdenizli genlerimizle onların Portekiz göçmeni genleri bir şekil uyuyor, beynimiz farkları anlayabiliyor. Lakin Kore.. Hakikaten çok farklı yahu! Bazen okuyorum "aman da Kore kültürü nasıl da bizimkiyle aynı" falan diyorlar, yeminle ben 1 tane bile aynılık göremedim şu ana dek. Allah aşkına aydınlatın beni, neyimiz aynı?
Hülasa, yok arkadaşım. Diziyi sevmedim, insanları ayıramadım, konuyu anlamadım. Daha da Kore dizisi / şarkısı / yemeği falan ı-ıh. Benlik değil. Bu işleri, uzmanı olan sevgili Handan'a bırakıyor, alana hızla girip daha da hızla çıkıyorum ("ben bi arkadaşa bakmıştım" ama arkadaşı diğerlerinden ayıramadım haydiiii) :))
Hamiş. Ben siyah ve hispanik insanları ayırabiliyorum bu arada, yani çok "beyaz"-dışı ırkçılığım var diyemem bence.. Ama bir arkadaşım Japonu Koreliyi Çinliyi Tayı Vietnamlıyı Kamboçyalıyı Filipinliyi falan şahane ayırıyor birbirinden.. Nasıl yapıyor yahu!?! Nasıl yapıyorsunuz ey ahali??? Bir de yaş meselesi var ki ona hiç girmeyelim, çıkamayız. Bu insanlar 20 ila 70 arası herhangi bir yaşta olabilirler, asla anlayamıyorum ben yaşlarını :)))
Hamiş 2. Diziyi izlemek isteyenler için, güzel bir yazı:



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorumlar için çok teşekkürler, düşüncelerinizle bloğumu zenginleştiriyorsunuz ❤️