24 Eylül 2026 Perşembe

İlk kapkara gün

Hava kapkaranlık. Sabahtan beri huysuz ve mızmızım. Çok kolaydı tabii güneşli havada "ay ben bu yaz aydınlandım ayol, artık hiçbir şeyi takmıyorum, kendime bakıyorum hohoyt" demek.

Sabah, Nisan'dan beri ilk defa seansta tepemdeki lambayı yakmak durumunda kaldım, yoksa danışanla birbirimizi göremeyecektik. Ev o kadar loş ki, içim karardı yeminle.. Üstelik evde perde yok, eşyalar hep açık renk, duvarlar beyaz ama ne yaparsan yap, kışın karanlık bu ev yahu.. Bir türlü aydınlanmıyor. 

Aslında bu durumun en iyi ilacı evden dışarı çıkmak. Biraz dışarıda yürüsem, gri bile olsa göğe baksam, açık havayı içime çeksem nefes nefes, geçiyor bu sıkışmışlık hissi. Ama inan ona bile mecalim yok bu sabah. Havhavcan'la klasik 60 dakikalık sabah yürüyüşünden sonra, mızmız mızmız kendimi eve zor attım, kapıyı kapadım, üstüne iki de kilit attım. Dışarı burnumu çıkarasım yok. İçim üşüyor resmen.. Üstelik hava da 15 derece, öyle iç üşütecek bir hava değil.. Burada kışlar -10 falan oluyor, 15 ne, yaz!

Hâsılı. Sezonun ilk karanlık günü, içimi de kapkara etti. Kış: 1, C: 0.. Haydi bakalım, daha yeni başlıyoruz.... Bu kıştan da çıkabilecek miyiz dersin, sevgili okur?

Hamiş. An itibarıyla benim sezonsal eve ve içime kapanmam başlamıştır sevgili dostlar. Duyanlar duymayanlara iletsin. Artık beni hiçbir güç akşam 18'den sonra dışarıya çıkartamaz, kusura bakmayın. Durum aynen üstteki gibi, sıfır abartı, haydi Nisan ortası görüşmek üzere..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlar için çok teşekkürler, düşüncelerinizle bloğumu zenginleştiriyorsunuz ❤️