19 Ağustos 2026 Çarşamba

Terastaki yatak

Natalia’nın Atina’nın belki de en güzel semtinin, en yemyeşil sokağındaki bir apartmanın, 8. katındaki evinin terasındaki çift kişilik yatakta, göğe bakarak yatıyorum şu an. 

Saat 08.05, tam 25 saattir uykusuzum ama henüz uykulu değilim! Bunun nedeni ikisi sabahtan, sonuncusu geceden içilen üç frappe de olabilir belki ammaaaa, bence değil. Bence, Natalia’yı çok özlemiş, tam 13 saat 5 saniyeden uzun ara vermeden sürekli konuşmuş, günü bitirmek istememiş olmam. Üstelik, gün bitse de sohbet bitmedi, ama Natalia’nın hoşça kal demeyi sevmemesiyle ara verilmiş bu sohbet, bana öyle iyi geldi ki! Öyle iyi..

Yattığım yerden önce yıldızların tek tek soluşunu, sonra güneşin doğuşunu izledim, tek başıma. Natalia demin uykuya yattı. Bu onun normal ritmi, sabah bu saatlerde yatıyor, güneş iyice alçalırken uyanıyor. Benim tam tersim :) Zıt kutbum.

Ama aynı zamanda da, ne düşünür, yargılar mı, sırrımı tutar mı sızdırır mı endişeleri olmayan bir dostluk bu bizimkisi. Kan bağsız kuzenlik (kuzen larry, kuzen barney’lik) diyoruz ama genetik test yaptırsak bazı akrabalarımdan daha yakın bir bağ çıkabileceğinden de adım kadar eminim..

Şimdi, birazdan kapısını usulca çekip çıkacağım, yavaş yavaş denize doğru ineceğim, tam 14 gün önce telefonumu otelin prizinde unutup, dün gece geri aldığım bu “sürpriz zorunlu teknolojik dotox” sonrası, Yunanistan’daki son günümü yaşayacağım.. Hayır pardon, 2026’da, Yunanistan’daki son günümü.

Dolu dolu, düşünerek, hissederek, tamamen yaşadığım anda kalmayı başararak geçen bir tatil daha bitti işte….

Yine gelecek değil mi? (Ben) yine gelecek!

Denize çıkan sokaklar..

Tatilden unutmak istemediğim anlara dair çok güzel fotoğraflar kaldı. Onları da bir ara eklerim artık..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlar için çok teşekkürler, düşüncelerinizle bloğumu zenginleştiriyorsunuz ❤️