16 Temmuz 2016 Cumartesi

Tam da gelen gideni aratacakken..

Ülkede olan bitene ses çıkarmadan durmanın düpedüz ahlaksızlık olduğunu düşündüğüm için, kişisel buhranlarıma bir dakika ara verip, düşüncemi yazmak istiyorum.

Dün gece olan darbe girişimi, beni en az Erdoğan hükümeti kadar rahatsız etti ve endişelendirdi, çünkü ülkemizde askeriye tarafından yapılan hiç bir darbenin, aslında halk tarafından içselleştirilmiş bir "sosyal darbe" olamaması nedeniyle, sonuçları "iyilik, güzellik" olmadı, olmasını beklemek de gerçekten yanlış. Darbeler bizi sosyal, entelektüel, demokratik anlamda en az 10 sene geriye götürdü ve sonuçları yine halka zarar verdi. Bu nedenle dün geceki "oldu bitti"nin bitmiş olduğuna seviniyorum.

Fakat; içten içe her liberal demokrasi görüşlü beyaz türk gibi ben de "şu hükümet gitsin de nasıl giderse gitsin" mantığında olduğum için, bir an içimi umut da sarmadı değil. Şu adam bir de kelepçelenip, aldığı o gencecik canların, kanayan yaraların hesabını veriyormuş! diye bir sevinç dalgası da geçirdim, doğrudur. Ama zaten %90'ı hükümet yanlısı bir grubun içinden çıkmış radikal bir grubun tam hesaplanmamış, oldu bittiye gelmiş ve halkın üstünde iğreti duran bu "girişimi"nin sonucundan ne bekliyorduk, dünya tarihi kitaplarında heyecanla okuduğumuz türde bir sosyal darbe mi?

Çok naifiz.. Hala biri gelse de bizi kurtarsa mantığı içindeyiz.. Gelenin daha gelişinden belliyken..

Darbe girişiminin sonuçlarını şu şekilde görüyorum; başımızdaki çılgın adam (ki bunu kendi planladı diyenlerin sayısı az da değil) bu darbeden daha güçlü çıkacak, çıktı. Kendi haklılığını "demokrasi"yi kullanarak ve ne yazık ki haklı olarak savunacak ve bu girişimin sorumlularını cezalandırırken aslında güç gösterisi yapacak. Kısa sürede seçime gidecek, zaten yılmış halkın sesi yine çıkmayacak, tek adam olacak ve ne yazık ki ülkemiz "Erdoğan State of Islam" türü, emsalsiz bir konuma kavuşacak.

Hayır hiç üzülmeyin, bu adama oy verildiğinde sesinizi çıkarmayarak, sokaklara dökülen insanlara destek veren oğullarınıza kızlarınıza "aman evladım sen karışma" diyerek, kendiniz "aman perdemi kapatayım, iç odaya çekileyim kafama gözüme taş gelmesin gaz yemeyeyim" diyip pasif kalarak, onca entelektüel ve ağzından laf çıkan insan içeri alınırken verdiğiniz tepki sadece "vay, bu da oldu, iananmıyorum"ken ve "ay türkiye çok berbat bi yere gidiyor, canım bir çay daha alır mısın?" derken derken, bunu kendi kendinize siz yaptınız. Şimdi dövünüp durmanın anlamı yok.

Yapılacak 2 şey var. Seçmeli buyrun; ya bu deve güdülecek, ya bu diyardan gidilecek. Yani ya kalacaksınız ve Erdoğan hükümetine fazla sövüp saymadan, onların çoğunluk olduğunu kabul ederek, bu diyarların artık onların malı olduğunu da iyice belleyerek, onlar gibi hissetmeseniz de onlar gibi davranarak yaşayıp gideceksiniz. Ya da; mülteci mi olursunuz, kalifiye iş gücü mü olursunuz, beyaz türk gücünüz ve paranızla ya da kendinize bu güne dek yaptığınız eğitimdir, kariyerdir yatırımlarla özgürlüğünüzü mü satın alırsınız bilemem, bir şekilde çok acil olarak kendinize yeni bir ülke bulur, tüm bu çılgınlığı geride bırakırsınız. Şu an gelinen noktada ne yazık ki artık 3. bir seçeneğiniz kalmadı. Hepinize kolay gelsin, tekrar geçmiş olsun diyorum..

12 yorum:

  1. Bu arada sabahın köründe yazdığım bu yazı, şu saat oldu hala feed'e düşmedi, bir de bana sosyal medyaya kısıtlama olmadı bu sefer diyorsunuz.. Bu gecikmenin nedeni ne peki?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bloggerda son bir kaç aydır bu sorun var. Benim bütün yazılarım öyle düşüyor.

      Diğer konuda ise, haklısın. Ama bu yüreğimdeki kocaman taşı kaldırmıyor :(

      Sil
    2. Neredeyse 1 gün gecikmeli düşüyor, çok tuhaf!

      Sil
  2. Topu tüfeği olmayan geziciler 9 ayda bastirilamazken altında savaş uçağı olan darbeciler 1 gecede bastırıldı. Biz evin dibinden geçen ucaklarin atilan bombalarin sesleriyle zıplayaduralim darbeci tiyatrocular tv basarak şov yapti. Başbakan bakanlar c.başkanı tvden tehdit savururken hala bişey yapmayan darbeciler bildiri okuttu. Allahaşkına böyle darbe mi olur. Kardeşim marmariste yasiyor. Daha öğlen saatlerinde bana dedi ki yüzlerce polis var burda,tüm sokaklar tutulmus,marmarisı ilk kez böyle goruyorum. Ben de dedim ki erdoğan orda tatildeymis maç falan var güvenlik nedeniyledir. Meğer aksama hazırlık yapiyorlarmis.
    Bu devirde darbe yapıcak toplu tüfekli bir adamın ilk saldiracagi yer Sarayken, ucaklar boş meclise oraya buraya bomba atıp durdu. Hayır vurmak istese sabaha Ankara diye bir yer kalmazdı, belli ki bir ortalığı dağıt ama saraya dokunma. Çok masraf ettik falan demisler.
    Darbeyi savunan zihniyet ozurludur, kesinlikle cagdisidir ancak herseyin bir yolu yordamı vardır ve darbe görmüş bir milletin evladı olarak az cok nasil yapıldığını biliriz. Bu bir darbe değildi. Öyle olsaydı şu an sadece askerler gündemde olurdu 3000 savcı ve hakimin, anayasa Mahkemesi üyelerinin, Danıştay ve Yargıtayın darbeyle ne ilgisi var? Madem darbe yapiliyor,tek kursun atmayan askerin silahini atip yere uzanmasi nedir arkadas,neyin teslimiyeti bu? Asker teslim olur mu? Zaten catismayi,gerekirse olmeyi goze almaz mi asker?Fethullah Güleni vermiyorlardı , ama simdi bir umut doğdu, suriyelileri istemiyorduk bak goruyo musun artık onların ne çektiğini çok iyi anladik,biz bir gün dayanamadik onlara yazık değil mi diyecekler. Bir iki pürüzsüz çıkaran Savcı hakim de bu vesileyle sutlandı.
    Benim teorim aslinda şu sekilde. Devletin görevlendirdiği bir üst düzey görevlinin, askerleri gerçekten darbe yapacakmis gibi orgutledigini ve tüm hazırlığın da bu şekilde yapıldığını düşünüyorum. Elbette devletin her şeyden haberi var. Böylece devlet tıpkı azınlık raporundaki gibi darbe yapmayan ama günün birinde ortam bulursa yapabilme ihtimali olanları da tespit etmiş oldu. O gencecik askerlerin de olaydan bihaber tatbikat yalaniyla halkin icine cekildigini okudum. Bogazi kesilen linc edilen cocuklar...Geri kalan her şey tiyatro,oyun...
    Gönül ister ki seçimlere hile karışmasın, adam gibi değişsin yönetim. Gönül ister ki hukuk guguk olmasın mahkemeler haklıyı haksızi ayirsin. Ama her yol kapalıyken bu nasıl olacak biri bana anlatsın. Darbe olmasın tamam ama ne yapalım ki bu ülke tekrar duzluge çıksın...Bilmiyorum ya psikolojim yerle bir,Umudum kalmadi, Allah kurtarsin bizi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aman sarayına dokundurtur mu, hakikaten çok masraf yaptıK milletçe, kendi cebinden pek kuruş çıkmadı ama biz baya özendik, hiç bi masraftan kaçmadık :P
      Haklısın artık dış basın bile tiyatro olduğuna ikna oldu.. Ne diyeyim, çok enteresan bi ülkeyiz..
      Yabancı eşime ben de açıklayamadım savcıların hakimlerin alınmasını, kendime de açıklayamadım ki.. Bir de burda dünya sallandı, nefesler tutuldu, eşim kaygıyla gece boyu telefondan takip etti uyuyamadı ailemi düşünmekten falan ama ertesi sabah ohoo sütliman, espriler falan, boğazları kesilmiş insanların görüntülerinin altında "master tezimi acaba bunu bahane ederek ileri tarihe attırma şansım ne kehkeh" falan yazan tipler.. Bu ülkede bunlar oldukça Erdoğan gitse bile bu ülke düzlüğe çıkmaz, en derinden kokuşmuşuz Bahar.. Benim umudum falan yok artık, açık söyleyeyim, imkanınız varsa kaçabiliyorken kaçın atın kendinizi dışarı, bencillikse bencillik, iş bi noktada kendi canınızı kurtarmaya dayanmadan.. Gelecek hiç parlak değil..

      Sil
  3. Bahar arkadaş zaten düşündüğüm herşeyi yazmış.Bu bir egoistin bizzat yönettiği "çakma darbe" isimli 3.sınıf aksiyon filmiydi.. Bu gecede sabaha kadar önde itfaiye ve polis minübüsü arkalarında arabalar kornalar ve tekbir sesleriyle sabaha kadar dolaştılar!!! Camilerden durmadan sokağa çıkın anonsu ve selalar okundu.Halkını sokağa döküp kendine canlı kalkan yapan ve onların eri erbaşı katletmesini bayram ve demokrasi olarak yorumlayan bir insanımsı var başımızda.. Kendi adıma düşen herseyı yaptım,secım zamanı çalıştım kac yerde partı ıcın degıl Cumhuriyet için,geleceğimiz için.Gezide günlerce sokaklarda ve kurulan demokrasi platformlarındayım tüm ailemle ve hamileydim.. Bu ülke için umut yok bir küçük umut vardı o da yok..o öldürdükleri ve başında poz verdikleri çocuklarımızın,askerlerimizin canını aldıklarında o da gitti..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya tamam da benim anlamadığım; tekbirle bıçakla sokaklarda dolanan sapıkların bilincinde olarak nasıl yaşanabiliyor, mesela facebook'ta manzara resmi, denize girmeler, rakı tokuşturmalar konabiliyor. Hayır aklı selim insanın yapacağı bu mudur yoksa bu "ahahaha korkmadık kiii" falan mesajı vermek için özellikle mi yapılıyor, öyleyse ne kanıtlanıyor??? Ya biz yurtdışında çok mu tepki veriyoruz burdan hiç normal gözükmüyor ülke ama tanıdıklarım dostlarım gayet normal hayatlarına devam edebiliyorlar..???

      Sil
    2. Ha dur anladım anladım, bu heralde benim bahsettiğim "ya bu deveyi güdeceksin" kısmı.. Ha tamam şimdi oldu..

      Sil
    3. Aynen öyle oluyor.Bak hala dün gecede sabaha kadar kornalar,konvoylar susmadı.Bir ara sesleri kesildi cami hemen anons verdi imam demokrasiye sahip çıkmaya sokaklara bekliyoruz halkımızı hadi diye! İkinci gece şampiyonluk kutlamasımı bu dıye soran bi genç bıçaklandı.Sabaha kdr bizi uyutmuyorsunuz hastası,çocugu,bebeği var desek bizide öldürecekler naapalım normal yaşamaya devam.Milisler gibi halk silahlansın ruhsatlı diyorlar.Burası bitmiş artık daha da düzelmez umut kırıntısı bile yok..

      Sil
  4. Bu ülkede, bu zamanda genç olmak çok zor. Dün gece 3'te sokaktan tekbir getirerek korna çalan arabalar geçti ve burada askerle alakalı hiç bir şey olmadı, sadece cuma gecesinden beri korna çalan, son ses tayyip şarkısı\ölürüm türkiyem çalan arabalar var, bir de memleketin başka yerlerinden gelen linç haberleri. Küçük adama güç verirsen, onu kışkırtırsan ne olur? Kemerle linçler, kadınları taciz etmeler, yüzlerine asit atmalar, El Kaide bayrağıyla sokakta dolaşmalar... Bunların hepsi kayıtlı, resimli, yaşandı ve yaşanıyor. Bütün bunlar olurken hayat devam etmek zorunda ancak neden babam bana "olanları kafaya takma" diyor, annemse "amaaan tiyatro oynuyorlar" diyor? Halk kendine bir şey olmayacağını sanıyor ama en baştan farklı olanlar teker teker ayıklanıyor, sivil öldürücülere de güç veriliyor ki kendileri gibi olmayan herkesi dövebilsinler, hatta silah ruhsatını kolayca alıp öldürebilsinler. Ben kendimi bildim bileli bu ülkede yaşamak istemedim, evet zor bunu da biliyorum, ama eğer şu an bir anne olsaydım, çocuklarıma bütün bu olanların açıklamasını yapmak kadar zor olmayacaktı yurtdışında yaşayacağım herşey. Bir zamanlar hümanisttim, idealisttim, ama şimdi bu kokuşmuş ülkenin dibe çökmesini istiyorum, belki Almanya'da olduğu gibi felaketten yeni umutlar doğar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru insan olarak yanlış ülkede yaşamak..

      Sil
  5. Arkadaşım yorumunu sildim, rica ettiğin için. Demişsin ya bir de kedimi düşünüyorum diye, o noktada da aklıma Buket Uzuner'in Mavi Tuna'sı geldi :) Gülümsedim nedense..

    YanıtlaSil