17 Haziran 2016 Cuma

Uzak mesafe ilişkileri

Şu an Türkiye'de annemle babamın evindeyim. Bugün 3 haftalık tatilimizin ilk günü ve bu güzel güne, her zamanki gibi, erkenden uyandım. Sabahın 7'sinde, şairin değimiyle "gün halka açılmadan" o huzur dolu, meşeliğe özgü kuşların sesleriyle dolu, Mudanya'dan balkonumuza dek gelen denizin geceye özgü hafif esintisinin ve bahçedeki çeşitli bitki ve meyvelerin kokusunun keyfini çıkartıyorum. Hiçbir kamera insan gözünün mükemmelliğini yakalayamadığı için, az çok su yandaki şipşak çektiğim "anın fotosu"nu sunabilirim ancak.. Ama yaşamı beş duyu ile yaşamak çok daha farklı.. Duyularımızın çalışıyor olması ve onlardan gelen iletileri anlamlandırıyor, keyifli anılara dönüştürebiliyor olmamız gerçekten çok büyük bir ayrıcalık.

Eşim taşınmanın son demlerini tek başına halledeceği için, bizimle değil. Ve kızım da anane, dedesiyle sabah sevişgenliği içinde. Tamamen kendimle başbaşa ve mutluyum. Bu saatte bu güzel bahçe manzarası eşliğinde beni düşündüren konu, uzak mesafe ilişkileri. Biliyorsunuz biz eşimle tam 13 sene önce, seyahat ederken tanıştık. Tanışma hikayemizi yakınlarımız iyi bilir, burada hiç değindim mi bilmiyorum; biz bir Türk bir Alman, İsrail'de bir hostelin cinsiyet ayrımı yapmayan modern duş ve banyo odasında tanıştık :) Tamam kulağa çok kırmızı noktalı geliyor ama durun açıklayabilirim. Ben düğmesini kazara açık unuttuğum duşta eşimi aynen romantik komedilerdeki tanışma sahnelerine uygun olacak şekilde bir güzel ıslattım (tek düğme ile duş fonksiyonu kapanıp lavabo fonksiyonu açılıyordu, duşu kullanan bir önceki kişi düğmeye basmayı unutursa, ardından gelen kişi elini yıkamak yerine baştan aşağı ıslanıyordu). Sonra da bana "biri açık unutmuş, halime bak" diye yakınınca "o biri benim" diye itiraf ettim suçumu. Dürüstlük kazanıyor dostlar ;)

Bu sahneden tam 7 sene ve yüz küsür uçak yolculuğu, kavuşma-ayrılma, 4 ülkede ayrı yaşam, 2 sene Avustralya'da beraber yaşama deneyimi sonrasında, Fiji'de kumsalda çıplak ayaklarla evlendik. Mutlu son.

Mu dersiniz..? Arada yaşananlar gerçekten film olabilecek nitelikte ve çevremde çok fazla uzun mesafe ilişkisine "yenilen" dost olduğu için, biraz ahkam keseyim istedim. Çünkü gerçekler filmlerdeki gibi romantik değil. Öncelikle tatil aşkı olarak kalmaması için her iki tarafın da çok emek vermesi, baya bir masrafa girmesi, yolculuğu göze alması gerekiyor. Uzun mesafe ilişkileri öyle bir şey ki, beraberken sanki hiç ayrılmamış gibisin ama ayrıyken sen kendi hayatına o kendi hayatına döndüğünde de ortada ilişki hiç yok gibi.. Deli gibi özlemek 2-3 gün sürse de, sonrasında hayat normalleşiyor ve birden kendini "onsuz" hayatta onu hiç tanımamış, özlememiş gibi hissetmeye başlıyorsun. Bu aslında insan beyninin, akıl sağlığını ve duygularını bir nevi koruma mekanizması. Tüm vücudun kalbin kırılmasın diye olayı sana yabancılaştırıyor.

Fakat bu çok tehlikeli bir durum çünkü bu deneyimler arttıkça, görüşmeler seyrekleştikçe, aslında normal olanın onu görmemek olduğunu kabul ediyorsun ve uzak mesafe ilişkisinin sonu da geliyor.

Ne yapılabilir? Tabii ki sık görüşmek, fırsat yaratmak ve normal bir ilişkiden daha fazla efor gerektiğini kabul edip ona göre davranmak. Bir de birlikte olduğunda geçen "süper zaman"ı birlikte değilken de bir şekilde muhafaza etmek, yani her gün gün içinde ufak tefek de olsa bir şekilde "birlikte" kalmak.

İlişki bizdeki gibi yıllara sarktığı zaman, beraber uzun zamanlar geçirebilmek yani haftasonu ilişkisi değil de mesela 2 ay devamlı görüşebilme olasılığı fırsatı mutlaka çıkıyor, onları iyi değerlendirmek lazım. Mesela biz ikimiz de öğrenciyken her sene mutlaka 1-2 ay tatilimizi beraber geçirdik ama öğrencilik bitip de iş hayatı başlayınca işler zorlaştı. Sonunda mutlaka ilişkinin dayandığı nokta, ikinizden biri bir şekilde kurduğu hayatından feragat etmek ve diğerinin hayatına eklenmek zorunda kalacak, bunu kabul etmek lazım. Biz bu noktada aynı anda yeni bir ülkede "beraber başlamak" yolunu seçtik ve çok da iyi yaptık; hem beraber yaşamak, yeni bir yaşam kurmak hem de ilişkiyi gerçekten oturtmak adına, bir kişinin değil iki kişinin birden alıştığı ortamı değiştirip, "beraber yeniden başlaması" hem ilişkiye "eşitlikçi" bir hava veriyor, hem de biriniz kendini yeni bir ortamda yapayalnız hissetmemiş, bunu beraber destek olarak yapmış oluyorsunuz. Kesinlikle öneririm.

Ve evlilik.. İşte o en zor aşama oldu bizde çünkü çok mobildik, en fazla 2 sene kalıp ülke değiştiriyorduk ve evlilikten sonra benim dilini bilmediğim, tarihten medyadan pek de sempatik bulmadığım Almanya'ya taşınmak gibi bir düşüncem hiç olmamıştı. Ama verdiğim en doğru kararmış, Münih evim oldu, burada ailemi kurdum, sosyal çevremi kurdum, işimi aşımı buldum. Gezgin ruhum bir liman buldu yani. Evlilikte heyecanı kaybetmemek adına her sene 2 yeni ülke görme sözü verdik birbirimize ve uyguluyoruz. Bunu da öneririm, ya da çift olarak paylaştığınız bir başka hobiyi / heyecanı mutlaka evlilik sonrasında, çocuklar sonrasında da korumayı.. O zaman insanın içindeki o yaşam heyecanı bitmiyor çünkü..

Uzak mesafe ilişkileri kolay diyenin alnını karışlarım, çok zor. Ama çok da güzel; çünkü sizden çok daha farklı bir ortamdan gelen biriyle ortak bir noktada buluşmak, teğet geçmeyecek denli değerli bir ilişkiyi beraber kurmak ve büyütmek, zorluklarla beraber savaşmak ve birlikte olabildiğiniz zamanların kıymetini gerçekten bilmek.. Sıradan bir ilişkiye yeğlerim ve eğer karşınızdaki kişinin sizi mutlu edeceğini düşünüyorsanız, onu yaşamınızda tutmak için herşeyi yapmanızı, emek vermenizi tavsiye ederim. Çünkü gerçek aşk insanın başına çok nadir gelen ve aslında yaşama o hep aradığımız anlamı veren tek şeydir..

38 yorum:

  1. Özlemek kum gibidir. Ele avuca sığmaz. Sayılamaz. Ve değişmeyen hakikattir ki insan yaşlanmaya özlemekten başlar.

    YanıtlaSil
  2. Ne güzel bir hikaye. "Sevgi emektir." sözünün hayat bulmuş hali gibi. Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen, ben de turkan sorayin hulyali gozleri olmasa da, emek oldugunu ogrendik evet :)

      Sil
  3. Sizinki kadar uzak olmasa da biz de Can'la altı yıl farklı şehirlerden sürdürdük ilişkimizi. Hatta evlendikten sonraki bir sene de öyleydi. Bize acıyorlardı evlenmiş de yanyana gelememiş diye, e biz hiç yanyana yaşamadığımızdan doğal geliyordu :D

    Bazen söylenirim ona " Gözü kör olmayası adam eskiden Merzifon'dan İstanbul'a üç saat beni görmek için gelirdin de şimdi salondan mutfağa yanıma geçmiyorsun " diye :D

    Hoş geldin, çocuklu birisi için anne yanından güzel tatil yeri düşünemiyorum, İstanbul'a gelip sabah torunlar anneannelerine sarmışken sabahları sakin geçirdiğim anların tadı hâlâ damağımdadır :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslinda bazi iliskiler de arada mesafeyle yuruyor valla, o da ayri konu :)))

      Sil
  4. Anılar daima güzeldir. İnsanın hafızasını ve ruhunu tazeler.
    Hele anne- baba evinde uyanmak, sabahın güzelliklerinin farkına varmak, yeniden çocuk olmak. Saatlerin, günlerin uzamasını ister insan...
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cocukluk evim bura degil ne yazik ki ama oyle bir evim var ve cok haklisin..

      Sil
  5. Daha 4 gün önce terapistim '4 önemli ilişkimden 3ü uzak mesafe idi' dediğimde, uzak mesafe ilişkisi yakınlaşma korkusudur. ilk yakınlaştığınız ilişkiniz (bende annem) ile ilgisi vardır dedi. Gerçekten de artık ilişkimizin patetik hale geldiği son erkek arkadaşıma davranışlarımda annemle olan ilişkimin izlerini görüyordum. Şimdi nasıl bir ilişki istiyoruz listesinde 1 numaraya, uzakta yaşamasın maddesini koyduk :) Sizin mutlu sonunuz daim olsun şekerim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay annene mi bagladi yine
      , ah bu anneci terapistler :))))

      Sil
  6. Bir istatistik yapılsa Türk erkeklerinin, uzak mesafe ilişkilerde puanlaması kaç olurdu, çok merak etim şimdi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kizin sarisinligina bagli olarak degisir :P

      Sil
  7. Nasil güzel, ici dolu dolu bir yazi olmus, ellerine, duygularina saglik.

    Abim iki senedir Münih'de yasiyor benim. Bir gün yanina gidecegiz esimle, gidemedik simdiye kadar birtürlü. Keske geldigimde görüsebilsek biryerlerde...Ama kimbilir Münih'in hangi kösesindesin, abim hangi kösesinde:)

    Tatilin ve sevdiklerinle birlikte olmanin tadini cikar, iyi tatiller diliyorum.

    YanıtlaSil
  8. efenim ben uzun mesafeli bir ilişkiyi daha bir kaç gün önce bitirmek zorunda kalan bir insan evladı olarak...tek cümle diyebilirim....batsn bu dünyaaaaa bitsin bbu rüyaaaaa ahahahaa...tamam tamam bana uymadı pek ama olsun aşk acısını yaşamam lazım ben de insanım:)) ayrıcana mudanyada pek güzel blok dostları vardır yahu...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Anammmm cikolatayi bulamadi bakkal o zaman??? :) Saka bi yana, aramiza hos geldin, durulmustun sanki sen bu iliskide?!

      Sil
  9. ayırcanaaaaaa...israilde tanıştığınızı bilyorum ve bu benim için önemli bişey...maceralarım avrdır oralarda:)) ayrıcanaaaa münihte komşum var buna da çok seviniyorum....ayrıcana şu an anladım ki daha sık yazmam lazım:))

    YanıtlaSil
  10. Daha ilk günden özlemişin kocanı:) Allah kavuştursun

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amiiin ama ara ayriliklar da guzel oluyor :)))

      Sil
    2. Kesinlikle ben en çok da kavuşma kısmını seviyorum, ayrılmadan havasına girip seviniyorum hatta kavuşacağımız andaki mutluluğu düşünüp. Bu arada biz de bir yıl uzak mesafe ilişkisi yaşayacağız galiba(Almanya-Arabistan:p ülkeleri değiştirseydik iyi olurdu en azından benim için ama:)

      Sil
  11. Ne kadar güzel anlatmışsın yine. Biz 3 sene aynı şehirde yaşadık, ancak şimdiyse en az 2 sene ayrı şehirlerde yaşamak zorundayız, mesafe de uzak. 'eğer karşınızdaki kişinin sizi mutlu edeceğini düşünüyorsanız' demişsin ya Ceren, işte o kısımda biraz kuşkuluyum.. Ne dersin bu konuda? İyi tatiller ve dinlenmeler diliyorum. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O sorunun ilk kismi sudur sevgili anonim, "karsindaki her hangi bir kisinin seni mutlu edebilecegini dusunuyor musun?" bu soruya evet dediysen, siradaki soru "o kisinin bu kisi olduguna emin misin?" ;)

      Sil
  12. Yorumları da okudum, gülsem mi ağlasam mı bilemedim yahu. Biz ne dip dibeyiz, ne uzak. Böyle daha bi arada daha zor sanki. Mesela sırada eşimin, 12 saatlik çalışma üstü haftada 15 saatlik tezli yüksek lisans var. Hem destekleyip hatta zorlayıp sonra kendi kendime kara kara düşünüyorum işte. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Durumdan memnunsan hic kurcalama :) Bazi iliskiler kendinden delikli orguden kolsuz yelekler gibi sarar sarmalar insani, ara bosluklar iyidir yani ;)

      Sil
    2. Benzetme çok orjinal. :) Yalnız bana en gereksiz gelen parçadır o yelek, haha. :) Benim için tartışmalı bir konu...

      Sil
    3. Olsa da olur olmasa da olur ornegi vereyim dedim aklima o geldi :)))) Sevdigim bi yelek var aslinda benim o sekil baya isitiyor kollar da serbest misss, bi dene istersen :))))

      Sil
    4. Haha hoş duruyor ama hiç ısıtmazmış gibi geliyordu deneyeyim bir. :D

      Sil
  13. Uzun mesafe ilişkisi gerçekten zor. En önemlisi güven sanırım. Çünkü görmeden, her an yanında olamadan, söylediklerine itimat ediyorsun. Hoş yakınında olsa da, yapacak olan yapar da. Ben de eşimle uzun yıllar ayrı ülkelerde yaşadım. Hatta evlenme hazırlıklarımızda bile, son 15 güne kadar hep onsuz yapmak zorunda kaldık. Sağolsun gerçi benim ailem ve onun ailesi çok destek çıktı. Ama şimdi evliyiz ve çok şükür beraberiz. Sanki uzun yıllar uzak kaldığımız için daha fazla kıymet biliyoruz gibi geliyor. Yine de kolay şey değil.
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
  14. Güven bana apayrı bir mesele gibi geliyor ve karşındakiyle değil senin içdünyanla ve deneyimlerinle daha ilişkili gibi düşünüyorum. Ama benim gibi düşünen fazla yok gerçekten :D Yani çoğu konuda bana "ay ne rahatsın" dediklerine göre..

    YanıtlaSil
  15. Ceren ben size aşık oldum resmen :D Umarım hep çok mutlu olursunuz. İlişkiniz bir çok ilişkinin belkide geçmiceği evrelerden geçmiş ama hala sağlamsınız. Nazarım değmesin poponu kaçı :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. <3 Tesekkurler guzel dilekler icin, kacidim :))) Gercekten de zor evrelerimiz cok oldu, arada olmuyor diyip bir sure ayri kalip baska asklar da denedik ama olmadi, yerini tutmadi.. Bundan sonra ne olur bilmiyorum, bitebilir de her an ama eldekinin kiymetini bilerek davraniyoruz, umarim uzun soluklu, mutluluk veren bir iliski olur hep..

      Sil
  16. Yüzyüze tanismadik ama gülüsün cok güzel Ceren! Bunu düsündügümü farkedince söylemeden gecmeyeyim dedim. Bu bloga arada bakiyorum, anlattiklarin da, sen de cok degistin bence. Bilmem, belki de ben de desigtim, ve artik biraz farkli algiliyorum. Iliskilere gelince, ben sanirim bir ömür boyu birlikteliklere inanmiyorum, normlarin disinda olsa da, kendi icimde cok huzurluyum. Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tesekkurler adsiz, evet ben de son 5 senedir baska biri gibi hissediyorum, ozellikle biraz ucundan sufizmi merak etmeye baslayali beri dusuncelerim degisti cogu konuda.. Umarim iyi yondedir bu degisme ve gelisme olur..
      Omur boyu birlikteliklere ben inaniyorum cunku iflah olmaz bir romantigim ama aski ve tutkuyu da koruyarak layikiyla yani omur boyu birlikte kalmak, sadece yillarin verdigi aliskanlikla iyi bir takim olmaktan cok daha farkli ve az ulasilabilir bir yeti bence de. Birkac cift var boyle bildigim ama gerisi klasik uzun soluklu iliski, cogu da ayri bedenen ruhen ya da topluca..

      Sil
  17. Öbür bilogtan teee hamileyken anlatmıştın oradan biliyorum ben hikayenizi ve bayılıyorum size..ikinizinde gülüşü çok içten sen nası almansın be adam:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Obur blog tarih oldu ama biz devam :)))) Adam benden turk ben ondan daha almanim cogu zaman inanir misin, ondan mi bulduk ki birbirimizi?

      Sil
  18. Ay ne kadar da içinde olmak istediğim bir ilişki türü :D Uzun mesafe ilişkisi zordur tabii (alt metin: 20 yıldır sapım, nereden bileyim) ama ilişkilerde sürekli beraber olmak, özellikle evliliklerde yorar insanı ya. Arada insanın kendiyle baş başa kalması şart. Ayrıca çok güzel bir sınav evlenmek isteyen çiftler için.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 35 senedir yalniz olan bir arkadasim hayatinin askini buldu su gunlerde, umut devam... ;)

      Sil