14 Haziran 2016 Salı

İlk çiçekler taşındı

Yeni evimiz tam 1 aylık taşınma sürecinden sonra hala bomboş, çünkü herşey koli koli pense. Ama, yangından mal kaçırır gibi, ilk olarak bomboş cam önlerine rengarenk orkidelerimi koydum. Bomboş evde kısık seslerimiz bile yankı yapıyor ama orkideler bu sessizliği kırdı, gözlere bir tatlılık, gülümseme getirdi. Artık sadece kolileri götürüp yığmak için değil, çiçeklerimi sulamak için de gidiyorum yeni evime..

Taşınmak, ölümden sonra en sıkıntılı yaşam olayı der bizim anksiyete araştırmaları. Biz pek zorlanmadık ama eski evin içinde yaşarken tam da taşınamadık, çünkü yıllardır minimalist ve sade bir yaşam sürüyoruz ve evimizde süstür böcektir fazla "döküntü" tabir edilen eşya yok. Eşyalarımızın çoğu günlük kullanımda, dolayısıyla hiç birini taşıyamıyoruz. E zaten kızımın odası ve tüm eşyaları onu tedirgin etmemek için "son dakika"yı bekliyor.. Dolap içlerini, beni çok korkutan kitaplığımı ve 3'er kaşık çatak bıçak tabak bardak kalacak şekliyle mutfağın çoğunu (hala süregelen pişirme işlemleri nedeniyle asıl ağır tencereler tavalar duruyor tabii) taşıdık ama yine bıraktıklarımızla öğrenci evinden bir gıdım daha rahat bir ev hali sürdürebiliyoruz. Demek ki insanın aslında ne az eşyaya ihtiyacı oluyormuş!

Yıllardır aradığım menekşeyi de buldum sonunda! Bu diyarlarda menekşe bulmak ne zor oldu bir bilseniz. Bu çiçekte bana ananemi hatırlatan şey; onun annemin getirdiği çiçeği annemin adıyla sevip, çiçekten başka saksılara ekim yapıp onları da benim adımla ve diğer torunlarının adıyla sevmesi.. Tabii ananem daha önce de bahsetmiştim sanırım, çiçeği sever ama hiç çiçek bakamazdı. Yani ekimi yapan İngilizce'de "yeşil parmak sahibi" tabir edilen, çiçekten çok iyi anlayan ve yıllar boyu da ananemi bir çekirge edasıyla yetiştirmeye çalışan, ananeme tatile giderken çiçekler verip, ananemin onları haftasına kuruttuğu ve komşu dönmeden aynısından alıp çiçekleri ona geri verdiği ve "komşum bak ne güzel bakmışsın"a muzipçe gülümsediği komşusuydu. Bazı insanlar çiçekleri coşturuyor, bazısı ise 7 çocuk büyütse de bir çiçeği büyütemiyor işte.. Sevgiden öte birşeyler var sanırım işin içinde :)

Neyse; kısacası orkideler ve cam güzelleri taşındı. Bu hafta son koliler de gidiyor ve önümüzdeki haftasonu tüm büyük eşyalar kargo şirketi tarafından taşınacak, geriye kalan yeşil yapraklı bitkiler (ki sağolsunlar şu an evi amazon ormanına çevirmiş vaziyetteler, biraz seçici davranıp hepsini taşımasam iyi olacak ama kıyamıyorum, kıyamadığım için kesemediğim bonzai de resmen salatalık sırığı oldu!) ve ta taaam, 2 hafta sonra cümbür cemaat yeni evimizdeyiz.

Fakat şunu fark ettim; ne kadar minimalist ve sadeyim de desem, evden baya bir "çöp eşya" çıktı, çoğu Almanlar tam bir geri dönüşüm fanatiği olduğu için geri dönüşümü boyladı, bazısı yeni ama kullanılmayan eşyalar olduğu için sağa sola verdim, bazısını yeni eve sığdıramadık (yeni ev büyük değil aslında sadece 1 oda daha fazla, kıymetini anca kaybedince anladığım mutfak balkonu yok (ama kocaman camı var hem de tezgah önünde, en sevdiğim) ve balkonu ince uzun olunca masa takımı da sığmadı) ve evimize yeni taşınacak arkadaşlarımıza hibe ettik. Demek ki, hala "sade yaşam"dan öğrenmem gereken çok şey var..

27 yorum:

  1. Taşınma öykülerini seviyorum. Boş bir ev, yeniden "yuva" haline geliyor. Bazı eşyalar itibar kaybediyor, bazıları daha ön plana çıkıyor. Bizde de çiçekler ve kitaplar daha itibarlı eşyalardır.
    Çiçek büyütmenin farklı bir yanı var, çok haklısınız.
    "Sade yaşam" da çok kolay uyum sağlanacak bir şey değil.
    Kolay gelsin. Yeni evinizde sağlıklı, mutlu günler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler evet kitaplar ve çiçekler önemli..
      Sade Yaşam baya baya ruhumu olgunlaştırdı, sakinleştirdi, tavsiye ederim..

      Sil
  2. pencereden yeşil görebilmek ne kadar büyük bir lütuf hatta lüks tr şartlareında:(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, ben hep şanslı oldum o konuda, beton yığınları arasında hiç yaşamadım.. Biraz dikkat ediyorum bu konuya, balkonlu ev hele muhteşem bir şey, öğrenciliğimde balkonsuz kalınca anlamıştım kıymetini.. Yaz keyfi, gece alırsın kitabını, sardunyaların önünde, hafif esinti..

      Sil
  3. Sade yaşam en güzeli ama malesef biz beceremiyoruz, evimizde bir yığın incik boncuk. Yeni evinde camın yere kadar olması çok güzel. Güle güle otur:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Minik sana becertecek 8-9 aylık olsun bak nasıl o incik boncuklar bir bir önce üst raflara sonra kutu içlerine sonra geri dönüşüme :D Ne kadar kaldı bu arada heyecan vaaaa mı?!?

      Sil
  4. Ev tasimak.... en ürktügüm, gözümün en korktugu seylerden biri. Feci zahmetli ve yorucu bir sey. Iki kez yasadim simdiye kadar, yetti bana:)

    Ne güzel görünüyor yeni evin... Güle güle oturun ailecek. Insallah o yorgunlugu en kisa zamanda atlatirsin ve yeni evinde cok mutlu olursun yillarca.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnanır mısın ben hiç zorlanmadım yavaş yavaş 1 aya yayınca ama daha büyük eşyalar için adamlar gelmedi :D BU haftasonu adamlar gelecek ama ben kızı da alıp Türkiye'ye kaçıyorum, kocayı adamlarla başbaşa bırakıp. Bir de temizlikçi buldum onlara, Roxanne adında, Sting dinleyerek temizlik yapar mı bilmem ama dur bakalım, inşallah dönüşte temiz, yerleşmiş bir eve döneceğim (hahahahayt kendim bile güldüm buna şu an)

      Sil
    2. Bak beni de güldürdün:)

      Ama senin tasinma olayin cok güzel olmus yaa... Tam tasinirken TR'ye gidebilmek, temizlikci falan...Cok iyi olmus. Insallah görmek istedigin gibi bulursun herseyi döndügünde.

      Sil
  5. O menekşenin renginden bende de var. İş yerimdeki camın önü menekşe üretim yeri gibi oldu. Her isteyene dağıtıyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok güzel bir renk değil mi? Benim ilk 2 menekşem, nasıl bakmalıyım tekrar bir uzmanından öğrenebilir miyiz? Bildiğim yapraklarına su değmeden alttan sulanacak, hafif ışık görecek.. Bende de orkideler coşuyor, işin sırrı yine hafif ışık alan bir yerde haftada bir az dipten su ve 2 haftada bir direkt duşun altına sok yıka yeşil yaprakları :D Bir de ben çiçek bitince kesiyorum, yeni sürgüne zorluyorum.

      Sil
    2. Toprağı kurudukça yapraklarına su değdirmeden üstten suluyorum ve tabakta su bırakmıyorum. iş yerimdeki camın önü çok aydınlık ama direk güneş almıyor. Tam onların istediği gibi Coşuyolarda coşuyolar. :) Uzman değilim ama çok seviyorum.

      Sil
  6. Güle güle oturun Sevgili C.
    Ben de kaktüs ve fesleğen aldım.
    Bir de iş yerinde bahçe yapılması için canhıraş uğraşıyorum.
    Yapabilirsem, Sinop'a gidip yerleşçem :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kaktüs Feng Shui'ye karşı deyolla, öteyandan evde oluşan ekran kirliliğini emiyor kanserden arındırıyor da deyolla :D
      Sinoptaki minik kaleye karşı.. Off.. Ama senin "ilçe" de güzel yaa!

      Sil
  7. Güzel günlerde oturun inşallah. Menekşe için çok yoğun güneş değil sabah doğarken veya akşam batarken az güneş lazım, toprağı kurudukça su dökersin aşırı sulu olmayacak ve eğer yaprakları aynı sayıda tutarsan çiçeği bol olur, kopardığın yaprakları biraz suda bekletip köklenince başka saksıya ekebilirsin

    YanıtlaSil
  8. Evin dışında ağaçlar var ne güzel. Çok şanslısınız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet bir de deremiz var, buralar cok yesil ama tabii bol yagmur aldigimiz icin, siz de gunesi gordugunuz icin cok sanslisiniz ;)

      Sil
  9. Babamın işinden dolayı 4 kez taşındık.Yeni yerler,yeni arkadaşlar demek bence hiç zorlanmadım ben sevdim bile hatta.Bu arada benim eşim Sinoplu sıkçada gidiyoruz çocum yeşile,hayvana doysun diye ama yaşayamam ben orda,roka bile yok yahuu! Pencereden yeşili görmek şuan fazla lüks bu şehirde ama bizde istiyoruz bu buyuk şehirden kurtulmayı kısmet..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rokaya alerjim var ben yasarim orda o zaman :))))

      Sil
  10. şimd efenim...minimalizm ve sadelik konusunda ben evleneceğim kadınla hem fikir olmuştum ve ev o akdar sadydi ki...ferah aslında sade de değil...ayrılırken ne dedi bana biliyo musun ceren? al işte bana bu kadar eşyayı layık gördün...hoppalaaaa...yani bir türk kadının herşeyi yapsa da bunu başaramayacağını düşünüyorum seninki yine iyi inan bana:))

    sonracıma annecimi yanıma alıyordum aynı şehirde yakınımıza daha doğrusu...
    evi nasıldı biliyo musun ceren...
    fincanlar vitrinler vitrinin çinde kristaller ayyyyy
    o eve gidince ev üstüme üstüme gelirdi...

    yeni eve taşınırken anneme dedim ki dear anne...
    bak heryer dolu her kapının arkası 40-50 yıllık kocaman halılar heryer dolu tıklım tıklım...
    sen seç içinden bunlardan...
    gerisini belediye bi shop açmış bildiğin mağaza oraya hbe ediyosun belirkedkleri ihtiyacı olan insanlar gelip alıyolar...
    kıyamadı önce.
    anne dedim çok özel şeyleri tabiki alalım ama gerisine ihtiyacımız yok ve ihityacı olan insanlar var felan derken ikna ettim:))

    ceren...
    belediyenin kocaman nakliye kamyonu 3 kere geldi o evi boşaltabilmek için ahahahaaa.
    yeminlen bak.

    yeni evini ben dizayn etmiştim...

    gül kurusu 2 tekli koltuk bir bej 3 lü koltuk ortada minik bi halı tv küçük zarif sehpalar...

    annemn ilk tepkisi şu oldu...
    yazlığa çevirmişin evi:)))

    alıştı ama artık alıştı sanki...

    yine de vitrindeki fincanlarını kristallerrini 40 senelik fincan takımlarını özlüyo mudur?
    özlüyodur bence:))

    hazır memlekete gelmişin güneye bi kaçamak yapppppppp

    ay bitireyim artık:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay su an annemlerin evindeyim aynen biblolar halilar valla seytan diyo al eline battal boy cop posetini :)))) Ama bizim kiz cok mutlu heryeri karistirip kurcalama halinde valla daha bi odayi bitiremedi, bu gidisle tatil boyu rahatiz :)))))

      Sil
  11. Hayatımın en mutlu günlerinden biri bir sabah iş yerine gittiğimde aylardır yolunu gözlediğim orkidemin çiçek açmasıydı, evliliğimizdeki en sevimli ritüelimiz de evde yetiştirdiğimiz menekşeler sofrada, masada, sehpada olmadan ne yemek ne çay yiyip içmememizdi:) komşular geldiğinde bile yapardık bunu, çok gülerlerdi bize. Çok özledim o günleri:( Arabistan'da maalesef çiçek falan yalan oldu, ben bile soldum walla:p
    Çiçeklerine maşallah. Menekşeleri sularken yapraklarına su değdirme, çürümesine sebep olabilir, ince uçlu bir sulukla sulayabilirsin. İki güne bir yarım çay b. gibi bir ölçüydü sanırım miktar, toprağı kuru kalmayacak şekilde ara ara sulamak ya da. Renkleri çok güzelmiş. Yeni evinizde mutlu mesut günler dilerim ailece:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canim yaaaa cicek seven hayvan seven insandan dunyaya anca guzellik yayilir, bulirim

      Sil
  12. Çiçek bakmayı beceremeyenlerdenim. İsmini bilmediğim bir çiçek var, geçen sene bize rağmen o kadar uzun süre dayandı ki, bu sene de ondan alıcam,bulursam. Bakalım.

    Orkidelerin de, menekşelerin de harika görünüyor. Annem küçücük eve o kadar çok çiçek koyuyordu ki, çocukken hiç sevmiyordum. Ondan mıdır nedir? Şimdi sevsemde benden elektrik alamıyorlar galiba. :D

    Bahçeniz,eviniz çok hoş görünüyor. Huzurla oturun. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Esim tum ciceklerin tasindigi yeni evden fotolar gonderdikce bana da aynen dedigin nedenle fenalik geldi, donuste sanirim evde bir zaruri ayiklamaya gidecegim, gonul istemiyor ama dar alanda fazla cicek hakikaten insani daraltiyor.
      Gecenlerde ormanlarin uyku ve uyaniklik zamanlari arasindaki gorsel farklari anlatan bir yazi okudum! Uyuyorken dallar hafif asagida baya bariz fark var, uyuyor anam bunnaaaar :)))) Daha da ne yapiyorlardir dusun, elektrik olayi dogru olabilir, birinin getirdigi cicekler hic yasamaz bizim evde de ;)

      Sil
    2. Aa annemin bir çiçeği vardı daha doğrusu çok nadir çiçek açan değişik yapraklı bir bitki. Çocukken dibimde kendiliğinden hareket edince korkup kaçtığımı hatırladım. :D Gece dallarını yapraklarını aşağıya bırakıp gündüz kaldırıyormuş meğer.

      Sil