8 Mart 2016 Salı

Godot'yu bekler gibi baharı beklemek

Türkiye'den gelen börtü böcek, çiçek ve mavi gökyüzü fotoğraflarını görmezden gelmeye çalışmak, Avrupa'ya taşınalı beri her sene Mart ayı'nda beni ciddi anlamda zorlayan bir uğraşı oldu. Mart başı doğumlu olduğum için, Mart ayı benim için sadece baharın değil, senenin de başlangıcı demek. Doğum günümü tüm çocukluğum ve gençliğim boyunca, o sene ilk defa giydiğim ince montla, yeni ve mis gibi bahar çiçekleri kokan bir elbiseyle kutlarken, günün birinde Mart ayı'nın kışın son ve en çetin savaşçısı sayılacağı bir ülkeye göçeceğimi hiç düşünmemiştim.. Eskiden çoğu güneşli, azı ılık bir yağmur çisentili geçen doğum günlerim, şimdi karlı ve gri, sevimsiz bir hal aldı.

Mart ayı asla çiçekli böcekli geçmiyor da, şanslıysak Nisan'ın ilk haftasından itibaren renklere kavuşuyoruz. Bu durumda doğum günümü Nisan başına almak ya da kış çocuğu olduğum gerçeğini kabullenmek arasında ikilemde kalıyorum.

Mevsimlerle ilgili bir başka tuhaflık da, Paskalya'nın zamanı. Dini bayram olduğu için tarihleri her sene değişiklik gösteren Paskalya için ilginç bir söylenti var. Eğer Paskalya geç olursa, o sene bahar da geç gelirmiş.. Bu sene Paskalya Mart'ın son günlerinde kutlanacak. Bu da Mart ayı'nı pek güneşli geçirmeyeceğimiz anlamına geliyor.

Mevsimlik depresyon hastalığı, özellikle Kuzey Avrupa'da çok yaygın ve güneş olmazsa da ışık terapileri öneriliyor. Gerçekten de, Şubat'a dek bir şekilde idare etsem de, Şubat'ın başından Mart'ın sonuna dek hem psikolojik hem de fiziksel anlamda çok zorlandığım bir dönemden geçiyorum. Geçen yıllarda bunun önüne geçebilmek için Şubat'ın ortasından Mart'ın ilk haftasına dek sıcak bir bölgede kış ortası yaz tatili yaptık ve çok işe yaradı. Hatta yazın çıkılan tatilden bile daha fazla dinlendiğimi, rahatladığımı ve enerji toplayarak döndüğümü hissettim. Fakat bu kış çeşitli nedenlerle bu tatilimizi ertelemek zorunda kaldık ve etkilerini ne yazıkki hissediyorum.

Konunun sadece memleketin ve dünyanın genel hali ya da bu sıra kızımın soluk aldırmadan arka arkaya gelen sağlık problemleri ile uğraşmak olmadığını, içimde bir yerlerde kışın en derinlerinden gelen olumsuz enerji, gelecek güzel günlere dair umutsuzluk gibi nedenlerden kaynaklandığını fark ettim. Yani "mutluluk insanın içinde, dış olaylardan bağımsız kök salar" anlayışı doğru, mutsuzluğu da kendimiz yaratıyor, güçlendiriyor, biçimlendiriyoruz. O nedenle baharı bekliyorum, bu ruh halinden sıyrılmayı, gri dışındaki renkleri de görebilmeyi, farkındalığımın artmasını, beş duyumu kullanabilmeyi diliyorum.

O zamana dek, bu üstte fotoğrafını gördüğünüz soğanlarından yeni çıkan, hiç kokmayan ve 1 haftada kuruyan çakma nergislerle idare edeceğim..

8 yorum:

  1. Bu sene Kanada'da paskalya tam oğluşumun doğumgününe denk geliyor. Ballı çocuk tatil yapacak. Oysa burada her sene sınav zamanına denk gelirdi :)

    Ülkemizin dört mevsiminin güzelliği başka hiçbir yerde yok ne yazık ki. Biz de çiçeğe böceğe vurduk moralimizi toparlamaya çalışıyoruz. Bak şimdi bizim çektiğimiz çiçekler senin olsun, biz burada kavrulurken senin çektiğin çiçekler de bize nefes olsun, paylaşalım :) (Çok mu polyanna oldum sabah sabah :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında ülkemizde de en güzel mevsim olan baharlar çok kısa geçiyor bence :) Buranın en güzel tarafı yazın bahar hiç bitmiyor ama yaz da gelmek bilmiyor (bizim anladığımız yaz, yoksa 20-25 derece hafif bulutlu şeker gibi hava var isteyene)
      Sıcaklardan kavrulmak istiyorum Handaaaan :D

      Sil
  2. Ceren'ciğim işine yarar mı ve yapabilir misin bilmiyorum ama günde bir saat açıkhavada, hava aydınlıkken yürüyüş yapmanı önerebilirim. Hava bulutlu da olsa bulutlardan biraz ışık geçebiliyor. Ve hergün yaptığında o ışıklar "birikiyor".

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım Joe, bu sonbahara dek her gün yürüyüşümü aksatmaz yapardım ve dediğin gibi hem keyif hem sağlık verirdi bana. Fakat yerler çok buz olunca bıraktım, bırakınca da geri almak zor oldu, haklısın, mutlaka zaman ayırmalıyım!

      Sil
  3. Ben de adi miyim neyim. Gerçek bir kış yaşamadık diye üzülürken buluyorum kendimi. Burda da havalar ılık, güneşli ve gerçekten kışı özlüyorum. Tamam sustum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D Avustralya'da yaşarken bile özlememiştim ben kışı...

      Sil
  4. Işık terapisi ikinize de iyi gelmez mi? Yapılamıyor mu? Solaryum makinası gibi bişi değilse tabi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gelir çok da güzel yapılıyor ama hangi zaman diliminde :D

      Sil