8 Ocak 2016 Cuma

Plastik aşkı

Almanların aralarına sızalı 4 sene olmak üzere. Çok bariz bir ırkçılıkla hatta ayrımcılıkla karşılaştığımı söyleyemem, ara sıra Türk olduğuma inanamayıp "ama hiç Türke benzemiyorsun" dedikleri zaman "peki sizce Türk nasıl olur?" diyerek, "gizli ırkçılık"ı hatırlatıyorum cevaben, "haklısın, özür dilerim" diyorlar. Almanlar tarihleri nedeniyle ırkçılık konusunda çok dikkatliler.. Tabii ki eğitimsiz, fakir ve madde kullanan kesim ayrı hikaye, onların aralarından yabancıları aşağılayan (kendi eğitimsizlikleri nedeniyle sahip olamadıkları işleri çalıyorlar diye) ve aşağılamayı fiziksel saldırıya götürenler çıkıyor. Her yerde varlar..

Fakat "Türkler" konusunda bazı (gerçekçi de olan) gözlemleri var ki, ben kendim dahi Almanya'ya taşınmadan önce farkında değildim. Bunlardan biri; Türklerin "plastik aşkı". Almanlar alışverişte ya da eşya taşımada biz Türklerin sıklıkla kullandığı plastik torbaları asla kullanmıyorlar ve gerçekten gözlemleri doğru: "yolda elinde 2-3 plastik torba ile dolaşan biri görürseniz, bu genelde Türk'tür" diyorlar. Ay hakikaten doğru! Dikkat ettiniz mi, ne kadar çok seviyoruz plastiği!? Sadece plastik torbaları değil, plastik eşyaların tamamını çok seviyoruz!

Mesela bizim marketlerde plastik poşet bedava verilir ve insanlar bol bol kullanırlar çünkü o plastik poşetler tekrar tekrar kullanılır; mesela evde çöp torbasına konur, içine ıvır zıvır konur.. Burda markette poşeti satın alırsınız. Hatta açıkcası alışveriş yapan 10 kişiden sadece 1 tanesi poşet satın alır çünkü herkesin ya böyle bizim anca eski filmlerde görebildiğimiz hasırdan piknik sepetleri misali alışveriş sepeti vardır ya da hop, çantalarından bir bez poşet çıkartır aldıklarını içine koyuverir, omuzlarına asar çıkarlar.

Sadece poşet de değil, mesela Türkiye'de en güzel villanın bahçesinde karşınıza zırt diye plastik oturma grubu, şemsiye falan çıkıverir. Oysa özellikle dış mekanda, güneş altında plastiğin birebir kanserojen olduğu biliniyor. Bunu gözardı etmekle kalmıyor, hatta kolay temizlenmesiyle, hafifliğiyle falan övünüyor insanlar! Almanya'da ise plastik eşyalar sadece çok fakir insanların evinde olur, asla plastik sandalye masa takımı kullanmazlar. Ağır demir işler ve cam karışımı ya da direkt tahta kullanırlar. Özellikle bizim Bavyera'da ağaç da bol olduğu için, marangozluk işleri çok yaygındır. Mesela Bavyera oturma grubu denen şu yandaki sistem tüm restaurantlarda ve klasik döşenmiş evlerin çoğunda vardır ve hakikaten ok rahattır. Özellikle çocuklar için yatma yuvarlanma, üzerindeki yastıklardan oyun kurma gibi işlere de yaradığı için, mesela bir grup çocuklu arkadaş restaurantta buluşacaksanız "lütfen banklı masa ayırın" dersiniz ki, çocuklarla 3 saat otursanız da gıkları çıkmasın, rahat rahat oynasınlar.. Bu sistemi neden Türkiye'de kullanmıyoruz, neden plastik sandalye grupları baş tacı ediliyor bilmem, bizde eski Türklerde aslında "divan" ya da "meclis" denen sisteme çok yakın bir fikir.. Tek farkı meclis yere yakın oluyor ama neden normal oturma sistemine uygulanmasın ki?

Plastik herşeyi ucuzlaştırıyor. Pratik sanıyoruz ama tasarımdan kaybediyoruz. Oysa küçük ayrıntılar, malzeme farkı insan yaşamını ne kadar farklı bir hale getiriyor.. Kullan at değil, evladiyelik.. Plastik eşyalar insana bu "süreklilik hissi"ni veremiyor işte..

17 yorum:

  1. Petrolden elde edilen her şey sağlığa, çevreye zararlı, okyanuslar plastik çöp dolu, yok olmuyorlar da üstelik, ama bunun bilincinde olan çok az insan var, maalesef burada tüm marketlerde insan mecburen plastik poşet kullanıyor migros dahil. Bez veya kağıt torbaya para vermek istemiyor insanlar çünkü hayat öyle pahalı ki, 5 kuruşu bile düşünmek zorundalar:( ahşap ise en sağlıklı şey, soğuk değil her şeyden önce sıcak bir malzeme, insanın doğasına uyumlu bir malzeme...plastiğin zararını, soğukluğunu bıraktım estetik olarak da bir şeye benzemiyor...benim balkonumda da var iki plastik sandalye tek avantajı hafif olması, kolay temizlenmesi...ama ahşabın yerini asla tutmaz, ucuz diye almıştım vaktiyle...ama evin içinde plastik bir şeyim yok şükür....:)
    önemli bir konuya değinmişsin, kalemine sağlık. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ucuz diye alınıyor ama uzun vadede kullanıma bakarsan aslında ucuz da değil, çabuk bozuluyor yıpranıyor çünkü. Ondan dedim evladiyelik diye zaten..

      Sil
  2. Bizde de plastik poşetler parayla olsaydı da kimse almazdı o zaman ne güzel diye az düşünmemişimdir. Benim kumaş çantalarım var ama ben bile bir bakıyorum her yanım torba dolmuş..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir de Türkiye'de haftada bir gidiliyor alışverişe çok alınıyor, burda insanlar hergün gidip o gün için bişeyler alıyorlar. Ben de haftasonu eşime gerekli ağır malzemeleri aldırıp haftaiçi taşımamak için böyle yapıyorum, az alınca insan çantasına bile atıyor poşete hiç gerek bile kalmıyor..

      Sil
  3. Hatta bizimkiler çöp torbası olarak kullanmak için fazladan torba isterler :))

    YanıtlaSil
  4. Hic esya yonuyle dusunmemistim ama plastik poset kullanimi gercekten fena. Amerika biraz duyarli ama sadece belirli bir kesimi yoksa durum fena ayni Turkiye gibi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fransa'da sanırım yasaklandı, Amerika'da da bazı şehirlerde yasaklandı diye bir haber okumuştum. Bir de plastik poşetin de geridönüşümden olanı kullanılıyor burda, hiç değilse..

      Sil
  5. Plastik eşya kadar kitsch ve yaşam enerjimi sömüren şey yok şu hayatta :) Türkiye'de ne kadar çok kullanıldığını ben de buraya gelince farkettim. Bi kere plastik oyuncak çılgınlığı var. Hem de fisher price, mother care, playskool gibi dünya para verilip Alınan markalar bu plastikler! Yahu biz carte dor dondurma kutularını atmayıp saklama kabı olarak kullanan neslin çocuklarıyız :)) tamam biz evde kullanılabilir eşyaları plastik almıyoruz ama yine de plastik kullanımı o kadar feci boyutta ki; yiyecek içeçek için de mümkün mertebe cam ve organik kap tercih etmeye çalışıyoruz, plastik çöpleri ayrıştırıyoruz ve buna ramen çıkan devasa plastik yığınlarına inanamıyorum. Bu illetten tamamen kurtulabilsek keşke.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay sorma ben de inanamıyorum o tip pahalı markaların plastik üretmesine! Akrabalara demiştim pembe ve plastik olmasın alacağınız oyuncak diye :) İşe yaramıştı.
      Geridönüşüm Almanya'da çılgınlık biliyorsun, ben de mümkünse poşetsiz gıda almaya çalışıyorum ama dediğin gibi haftada bir geridönüşüme çıkardığım gıda kutuları çok sinirimi bozuyor, öyle fazla ki!

      Sil
  6. Tam da bugün aynı konuyu oyuncak için düşündüm. Plastik oyuncakları da ekleöeliyiz buna. Hollandada çoğu oyuncak tahta, plastikse de 5-10 bebe büyütecek kadar sağlam oysa tr de (burda da var tabi ama almıyorlar hiç biz ucuz diye alıyoruz bazen) tıngır mıngır bir iki vuruşta kırılan çatlayan adi plastikler dolu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Plastik ben de almıyorum ama dediğin gibi Türkiye'de tahta oyuncak hele renksiz cilasız olunca benim ailem bile "ay bunlar çok sönük, biraz renkli olsa bari" falan demişti :D Özellikle Maya'nın tahta blogları çok endişe yaratmıştı çocuk yeterli uyaran alamayacak, bilişsel açıdan güdük kalacak falan diye :D Tam tersi halbuki..

      Sil
    2. Aa biz o tahta blokları keçeli kalemlerle boyuyoruz öyle abuk subuk ki :) ama ben bazılarına rakamlar meyveler falan çizmiştim

      Sil
  7. Bu "Türklerin lastik aski" gözlemi geercekten de dogru...maalesef.
    Almanya gibi olmasi icin daha ...oohoooo...cok sey degistirmesi lazim ülkemiz. Öncelikle zihniyetleri.

    Benim de alisveris icin birsürü büyük kumas torbalarim vardir, onlari almadan cikmam hic alisverise. Hem de tasimasi daha rahat, plastikler yirtilabiliyor falan... keske ülkemiz de daha duyarli olsa bu ve bircok konuda. Bir de cöpleri ayirma konusunda mesela. Bu konuda da Almanya'dan ögrenecekleri cok sey var.


    Almanlardan ben "Türke benzemiyorsun" sözü yanisira bir de su sözünü cok duyarim hala ve kizarim mesela: "Aaa Almancaniz cok iyi, hic anlasilmiyor Türk oldugunuz"

    Yahu pes! 70`lerde , 80`lerde duysam bunu neyse diyecegim, ama 2016'dayiz artik ve ben neredeyse 50 yasima gelmis, burada büyümüs ve burada okumus 2. nesilim...hala mi dogru düzgün konusamiyor olsaydik Almancanizi??? Bu durumda iyi konusmamam ayip ve sasilacak olurdu asil...te Allahim yaa:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay benim Almancam asla o konuma gelemeyecek EQ.. :D Çok zorlanıyorum 30'umdan sonra öğrendiğim bu dilde, evet günlük yaşamda sorun değil de entellektüel konuşmalar yapamıyorum ve biliyorsun dili layıkıyla konuşamayınca direkt ikinci sınıf insan oluyorsun.. Onun için hemen İngilizceye dönüyorum, onlar da dönüyor, kalıyor benim Almanca pratiğim yine yarıda :P
      Türkiye'de geri dönüşüm var aslında ama tüm geridönüşüm malzemelerini aynı poşette topluyorlar! Babam "çöpte çalışan insanlar var, onlar ayrıştırıyor" demişti (Güney Afrika'daki gibi) ama bana pek doğru gibi gelmedi. Nedense ben ayrıştırıyoruz ve sonra kamyon geliyor alıyor ve aynı çöze atıyor gibi düşünüyorum..

      Sil
  8. Lastik ayakkabı ile büyütüldü bir nesil. Bize bunu dayatanlara inat almıyorum kardeşim diyecek lüksümüz yok. Ucuz olması bizim için yeterli. Altını dolduramıyoruz hiçbir şeyin. Belediyelerce yasaklanmasına rağmen hala kapkara poşetlerden kurtulamadık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yasaklandı mı?? Bu da bir adımdır, sevindim..

      Sil