15 Ocak 2016 Cuma

Heyecanlandıran hedefler

Küçük Joe'nun bir yazısında bahsettiği kişisel gelişim uzmanı Celes'in öyle ağzından bir solukta kolaycacık çıkıvermiş gibi duran şu cümle bu gece beni uykusuz koydu: "Hedeflerin seni heyecanlandırmalı". Gece 2'de gözlerim faltaşı gibi açılınca, aklımda bu cümlenin dönüp durduğunu ve beni daha fazla uyutmayacağını fark edince, bazı hey gidi gençlik'in yatağa yeni gittiği saatte ben ayaklandım. Aslında itiraf edeyim, aklımda dönen cümle biraz deforme olmuş, "hayallerin seni heyecanlandırmalı" olmuş. Olsun, hedefler ve hayaller aslında benim için aynı şeyler..

Beni sarsan; şu an beni heyecanlandırmayı bırak, herhangi bir duygu uyandıran hiç bir, hatta dur bunu büyük harfle yazayım HİÇ BİR hedefim olmadığını fark etmem oldu. Çok şaşırdım, etkilendim ve çok üzüldüm kendi adıma.. Sonra baktım üzülmekle olmuyor, düşünmeye karar verdim.

Saat 06.32 şu an, 4 saattir bir hedefim için araştırma yapıyorum. Aynı zamanda; şu an karşı komşum uyandı ve penceresinden mutfak ışığı sızıyor. Bir hedefim vardı benim 4 sene önce 32 yaşımda bu ülkeye göçerken. Hatta bir değil bir çok hedefim vardı.. Şimdi kendime bakıyorum. Evet bazı hedeflerime ulaştım ama bir çoğunu beklemeye aldım, bir kısmını ise rafa kaldırdım. Bunun doğal bir süreç olduğunu, geçen yılların insanı ve düşüncelerini değiştirdiğini biliyorum. Ama bulunduğum bu nokta, beni mutlu etmiyor. Çünkü yaşamımda beni heyecanlandıran HİÇ hedef yok.

Bu demek değil ki mutsuzum. Bilakis.. Her gün şükredecek şeyler buluyorum. Bundan 4 sene öncesine kıyasla çok daha dingin, huzurlu ve eşimin değimiyle "dengeli"yim. Ama heyecanımı kaybettim sanki.. Belki ailemin bana "gittikçe Almanlaşıyorsun" demesinin nedeni de bu.

Almanlaşmak.. Eskiden olsa tüylerimi diken diken ederdi. Almanlar soğuk, aşırı kontrollü ve kontrolcü gelirdi bana. Oysa eşim, ailesi ve arkadaşlarım olan Almanlar arasında bu şekilde bir tek kişi bile yok! Kalıpyargıların kurbanıymışım.. Tam tersine insanlar saygılı, birbirinin özeline girmeme derecesinde düşünceli ama seni içlerine aldılar mı, her derdine koşarlar. Yeter ki sormayı, istemeyi bil ve samimi ol. Olması gereken yani. Klasik Batı Avupa.. Siyahla beyaz dışında tonlar olduğunu bilen ama siyahta siyah gibi beyazda beyaz dibi davranan insanlar güruhu. Nerde nasıl davranılacağını bilmek derler ya, nerde nasıl hissedileceğini de biliyorlar. Sanırım bize uymayan bu kısım; bizim coğrafyada hepimiz dizginlenemeyen duyguların insanlarıyız.

Türkiye'den gelen haberler, politik durum, kültürel yozlaşma vs derken kendimi buraya daha yakın hissettiğim doğru. Fakat bu arada belki içimdeki o doğal ateşi, heyecanı kaybediyor olabilirim.. Yani Akdeniz insanına özgü o yanar dner dengesiz ama yine de Ayşecik Şeytan Çekici hallerini.. Ama evet, daha dengeli ve mutluyum ve sakinim ve huzurluyum. O zaman belki de doğru olan bu?

Dengeli olup aynı zamanda heyecanı da kaybetmemek sanırım yaşamın özü, en zoru, hep ulaşmaya çalıştığımız..

Birkaç hedefimi yeniden gözden geçirdim ve ayıkladım. Beni heyecanlandıran 3 hedef buldum. İlki; artık günlük konuşma dilinden bir adım öne geçirmem lazım Almanca'mı! Bu bana mesleki, akademik ve sosyal bir çok kapı açacak. Biraz "zamanım yok", biraz "2 yıllık tam zamanlı anneliğin sonunda bedenen ve ruhen yorgunum", bolca da "param yok" diye erteleyip durduğum Almanca projeme geri dönmeye karar verdim. Gerekirse ailemin desteğini isteyeceğim, bu işi ciddiye almam lazım..

İkinci hedefim ise; doktoranın gidişatına bu ay içinde karar vermek ve süpervizörümle iletişime geçmek. Bu üzerinde ciddi olarak düşünmemi gerektiren bir konu olduğu için olgunlaşmadan bahsetmiyorum.

Son hedefim ise (haklısın Küçük Joe!) bu senenin büyük seyahat planını yapmak. Biliyorsunuz eşimle evlenirken ne ev ne araba ne yatlar katlar, bir tek "her sene 2 yeni ülke görelim" şartı istemiştim. Sağolsun şu ana dek hiç aksatmadı..  Ama bu sene.. Normalde yaz başı yaptığımız planlar bu sene biraz ertelendi. Konuştuğumuz birkaç bölge var ama eşim devamlı "yüzündeki o heyecanı görmek istiyorum" dediği için bir türlü gerçek planlara dökemiyoruz. Bu hafta düşündüğümüz bölgelerin rehber kitaplarını aldım ve daha detaylı okumaya başladım. Bu ay içinde bu planı da olgunlaştırmam ve eşime heyecan dolu bir yüz ifadesiyle kararımı açıklamam gerekiyor.

Haydi bakalım.. Sizi heyecanlandıran hedefler neler?

Foto: Dün alışveriş yaparken iki ayrı insana ait iki ayrı köpeğin marketin önünde birbirine girmeden, gelene geçene havlamadan, sahibim nerde diye ağlamadan "medeni bir avrupalı" gibi beklediğini görünce dayanamadım fotolarını çektim..

23 yorum:

  1. wundebaaaa

    Ceren, Duolingo'dan İspanyolcaya başladım.
    Almanca için destek verebilir bence. Beleş dil öğreten program. Çok övüyorlar.
    Para da harcamazsın, eşinle konuşursun hem pratik kısmını :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Deutsche Welle'in de beleş bir programı var da ben tek başıma bırakıldım mı tipik türk olarak başka işlere dalıyorum, bana eli sopalı gerçek bir hoca lazım :D

      Sil
  2. Dilerim hepsini gerçekleştirirsin:) bu arada Almancanı geliştirmek için seversen Tenten okumanı öneririm. Benim İngilizceme çok faydası olmuştu.
    Hedeflere gelince çok ama bekliyorlar:((mesela yazdığım senaryolarımın dizi film olarak çekildiğini - ölmeden- görmek:)))piyano almak ve tabii bir piyano hocasından ders almak da çok istiyorum, bu da pahalı bir hedef maalesef:((

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazdığın senaryolar tecavüz, şiddet, bol kirli sakal, silah vs içermiyorsa zor ;)

      Sil
  3. Ah ben de sıksık bunu düşünürüm. Beni en heyecanlandıran şeyleri hedeflemeyi. Zaman geçtikçe heyecanlar azalıyor. En acısı da sonra yaparım diye bıraktığın şeylerin sonra heyecan vermemesi. Onun için her şey vaktinde yapılmalı:)

    Haydi bakalım kolay gelsin sana :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında heyecanlar zamanla değişse tamam sorun yok da azalması kötü :/

      Sil
  4. Merhaba,
    yeni bir yil ve yeni hedefler, heyecanlar... ne güzel. 3 yeni hedef , özellikle siralamalari cok yerinde.

    Aklima su adresler geldi, belki biliyorsunuzdur zaten:
    http://www.uni-muenchen.de/studium/studium_int/studium_lmu/sprachkurse/andere_empf_deutsch/index.html

    Doktoranizi umarim bitirmeye karar verirsiniz, dediginiz gibi önünüze özellikle almancayla birlikte cok daha iyi imkanlar acacaktir.

    Yeni ülkeler, yeni kültürler zaten her zaman heyecanli, bir sürü seyi relatiflestiren, ayaklarimizi yere daha saglikli bastiran, dünyadaki cesitliligin bir parcasi oldugumuzu bize hatirlattiklari icinde cok saglikli yolculuklar.

    Yeni yilda hedeflerinize yaklasmanizi diliyorum.

    Selamlar
    Sara

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Sara, Münih'te misiniz?
      Bahsettiğiniz LMUnun programına katılmıştım ama beğenmedim sınıflar çok kalabalık, bence 5-6 kişiden fazla olmamalı dil kursları. Ama sanırım benim seviyemde grubu olan sakin biyer buldum :)

      Sil
  5. Benim de mesleğe geri dönmek gibi heyecanlandıran hedeflerim var ama du bakalım olacak inşallah :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah :) İki numara ilkinden daha az mı görecek annesini yani? :D

      Sil
  6. Amanın neler olmuş??? Bak hissettim ben böyle içini kemireceğini o yüzden koştur koştur cevap yazdım o gün hemen. Normalde cevaplamada gecikiyorum yorumları. O gün Ceren'in yorumunu cevaplamalıyım diye telaş yaptığımı hatırlıyorum.
    Uykusuz kalmana çok üzüldüm gerçekten diğer yandan da konuyu kafanda gerilere itekleyip görmezden gelmemene de hayran oldum. Bambaşka bir açıdan Celes'in ne kadar çok insanın hayatını etkilediğini görmek beni sevindiriyor. İnanılmaz zeki ve kalbi iyilik ve dürüstlük dolu bir insan. Benim hayatımı yüzde ikibin etkiledi ve ucundan sana da dokununca bu etkiyi paylaşıyormuşuz gibi hissettim. Nasıl yumuşacık bir his anlatamam. Gene de uykusuz kalma. Sevgiler ve başarılar!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Senden değil Celes'ten ;) Sen sadece beni dinginleştiriyorsun Joem.. Aman uykusuzluk o gün hiç koymadı 1 adet kahve içtim valla gece 11'de e bari yatayım artık diye gittim, demek ki ihtiyacım yokmuş ogün fazla uykuya, arada oluyor böyle bana.

      Sil
  7. Geçen hafta da ben böyleydim, uykuya bile geçemiyordum yapmam gerektiğini düşündüğüm hedeflerim yüzümden. Sabah da 6.30 da gideceğim işe 5.30 olmadan uyanıyordum. Ama bu hafta:( Mesele bu heyecanı sürdürebilmekte sanırım. Sen durmaksızın devam edebilirsin umarım Ceren:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hormonal durumların çok etkisi oluyor bu tip heyecanlanmalarda :D

      Sil
  8. Heyecan önemli, açıkçası yazını okuyana dek farkında değildim ama ben zaten kendime sürekli heyecanlı hedefler koyuyormuşum bilmeden:) En uç ve en heyecanlı hayalim ise tv programı yapmak ama uzmanı olduğum hukuki konular yerine hobilerim haklkında:) Yukarıya ilettim talebimi tüm kalbimle ve çok geçmeden bir de teklif aldım ama ı-ıhh, olmadı. Yine ilettim, beklemedeyim, bakalım:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Helal olsun, saygıyla eğiliyorum..

      Sil
  9. Heyecan!!!! Vallahi çok benim sözlüğüme hitap ediyor bu sözcük. Hatta geçen gün oğluma dedim ki bu yaşta yeni bir iş heyecanı hissedebildiğim için şükrediyorum dedim. Daha önce de başka heyecanlar bulurdum hep. Senin hedeflerin harika! Başaracağından şüphem hiç yok. Şimdiden kolaylık diliyorum...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yüzyıllık Konak, seninle ben de heyecanlandım o iş değişikliğine :D Yolun açık, kazancın hayırlı olsun!

      Sil
  10. Bence hedeflerin en güzeli ve en sonsuzu yeni yerler görmek ve yeni insanlar tanımak:)
    Bundan guzeli ise bunların planını yapmak, beni gezmekten daha fazla heyecanlandıran bir şey varsa o da nereye gideceğimi araştırmak oluyor her zaman:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence de :) Aynen! Hatta seyahatten döner dönmez yeni seyahat planı yapıyorum ben..

      Sil
    2. Kurumsal gunlerimi hatirladim bir anda. Tatil donusu, bekleyen isler ama bilgisayari acar acmaz ucak bileti bakmak:)

      Sil