21 Ocak 2016 Perşembe

Gizli saklı işleri becerememek

Ben biraz saftirik bir insanım galiba.. Galiba diyorum çünkü herkes gibi ben de normalde kendimi akıllı hatta daha artistik bir tanımlamayla "kıvrak zekalı" bulurum. Fakat iş gizli saklı, beyaz da olsa yalan söylemeyi içeren işlere gelince.. Tam bir şaşkaloz olduğumu itiraf edeyim. 

Eskiden beri böyleyim. Çocukken tüm yalanlarımı "gözüme bak" diyen annem anında yakalardı çünkü ya gözümü kaçırırdım ya da daha en baştan kaybedeceğimi bildiğim için, anında itirafı basardım. Üstelik kendim yalanı dolanı beceremediğim gibi, bir de üstüne herkese güveniyorum (ki bu da artistik tanımıyla "temiz kalplilik" ama gerçekte düpedüz aptallığın tarifi aslında). Son 10 yılda mesleğim gereği yalanı yakalamada en azından fizyolojik ve mantıksal ipuçlarından faydalanarak biraz daha gözü açık hale geldim ama yine de bir "Lie to Me" olamadım (iyi ki de değilim, düşünsenize devamlı mimik gözle, devamlı tığ üstünde otur, devamlı biryerden birilerinden sırtına bıçak bekle, yok yaşanmaz öyle..) Bazı yalanları fark ediyorum; yalanı söyleyen kişi yakınımsa üzülüyor ama görmemezlikten geliyorum, değilse güven notunu düşürüp, fazla değer vermeden gülüp geçiyorum. Bazılarını fark etmiyorum, bazılarının kalbim ve beynim üstünü örtüyor çünkü gerçekler daha acı olabiliyor. Yani ben de herkes gibiyim; güvenmeyi seçiyorum, güvenmeyi istiyorum, güvenmeye ihtiyacım var.

Buna rağmen ve yeteneksizliğimi bile bile, kendim saçma sapan güvensizlikler yaratma içindeyim. Mesela dün.. Dün biraz rahatsızdım ve işi astım. Fakat kendime 1 yarım gün boş dolaşmayı da yediremediğim için (bakınız: üretim çılgınlığı) eşime işi astığımı söylemeden (adam Alman, dini çalışmak üretmek yaratmak işe yaramak bir fayda sağlamak) gittim sabahın köründe bir cafe'de Almanca çalışarak kahvaltı yaptım. Eve dönmeden önce de markete uğrayıp akşam için erzak almaya niyetlendim. Çok da iyi gidiyordum. Ta ki arkadan enerji dolu, neşe topu bir "merhabaaaa" duyana ve dnüp de kayınvalidemle burun buruna gelene dek. Tabii ki kadının ilk cümlesi "aa bugün çalışmıyor muydun?" oldu.

Yalan söylemeyi beceremediğim gibi yalanımın arkasında durmayı da HİÇ beceremiyorum, bari birini yapabilsem.. "Yok gitmedim bugün" diyip gizemli bir şekilde "yarın bahsederim, özel bir durum" dedim. Yarın neden bahsedeceğim hiç bir fikrim yok. Bugün oturup bu konuda kuyruklu bir yalan hazırlamam ya da anneme yaptığım gibi "lanet olsun evet ya yalancıyım" diye hönkürüp süt dökmüş kedi gibi yaşamıma devam edeceğim. Hangisini yapacağımı dahi bilmiyorum şu an..

Aslında madem beceremiyorsun ne diye yalan söylüyorsun dolana kalkışıyorsun diyeceksiniz, haklısınız. Lakin bu tip son derece gereksiz beyaz yalanlar insanın boş ve rutin hayatına bir renk mi katıyor nedir bilmiyorum ama beynin seratonin mekanizması da işin suçlusu, hepimiz söylüyoruz bu yalanları. Mesela sevdiğimiz biri "saçım nasıl olmuş?" dediğinde "hiç yakışmamış" dememiz gerekirken "yüzünü ortaya çıkarmış" demek ya da her sabah nefret ettiğimiz işe giderken "iyi ki çalışıyorum, para kazanıyorum, kendi ayaklarımın üstünde duruyorum" demek, matematik zekası süpedüz kısıtlu oğlumuza "aslında çok akıllı ama dikkatsiz ve tembel, çalışsa yapar" demek.. Yapmıyor muyuz?

Bir de "doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar" durumu var, son derece dürüst, çalışkan, doğrucu davut insanlar hayatta tutunamıyor. Çünkü empati kuramıyoruz, kendimizi yanında kusurlu görüyoruz, dolayısıyla o kişiye antipati duyuyoruz. Hangimiz ister sadece doğruları söyleyen bir sevgiliyi mesela, "evet karıcığım, aslında horluyorsun" diyen bir kocayı?


Velhasıl; inventionof lying'i izleyin derim. Sonra da bana bir akıl verin yahu, nasıl çıkacağım alnımın akıyla bu yalanlı dolanlı kayınvalide yüzleşmesinin içinden?!

29 yorum:

  1. Hahahaha, Metehan yalan söylediğinde araba farına yakalanmış tavşana benzerdi. Bilgehan'ı asla anlayamazdım ama.

    Ben hiç sevmem yalan söylemeyi, içime daral basar gizli saklı işlerde :)

    Benden fayda yok anacım, onu söyleyeyim demiştim:P

    YanıtlaSil
  2. Şöyle ehem...Sabah rahatsızlık ise gitmedim, ama patronu aradık tan kısa bir süre sonra bir anda iyi hissettim kendimi:) Ben de kendime boş oturmayi yakistiramadim ve şunları sunlari yaptım ve seninle karşılaştım gibi...
    Tam da dün bu yalan söyleme Durumun ile ilgili bişey yaşadım. Adli yardımda gelen işi tamamladım ve bir sonraki aşama için yetki istedim Normalde yetki her zaman verilir ve hic sorun çıkmaz.Ben de nasilsa yetki çıkmıştır diye kontrol etmeden işi yaptım. Sonra işi yaptığımı ve ücretin hesabıma yatmasini talep ettiğim dilekcesi verdim. Bir de ne göreyim, adli yardım ek yetkinin dava kesinlestikten sonra görüşülmesine karar vermiş böylece ben yetkisiz is yapmış olmuşum. O sırada kurulda bulunan birine ne yapmam lazım dedim.Sen aynen paranın işte, tarihleri kim kontrol edecek dedi. Tamam dedim ama daha derken bile onu yapmayacağımi biliyordum.Esimle konuştuk, ben doğruyu anlatan, tarafıma olumsuz kararı bildiren herhangi bir tebligat yapilmadigindan yetki var sanarak işlem yaptım diye durumu anlattım. Bakalım sonuç ne olacak? Yalan söyleyemem diyemem ama ben yalanı Vicdanın doğru bulmadığım için kullanmıyorum acikcasi:) çok zorda kalırsam hiç konuşmuyorum en fazla. Dediğin gibi beyaz yalan bunlar bişey olmaz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya o tip yalanlar aman aman, hak yemek, hak almak falan olmaz kesinlikle söylemem öyle yalan! Seninki hakkınmış çalışmışsın çünkü ama yine de ben de aynısını yapardım, boşver hanene artı yazılsın, sen karşılığını mutlaka başka bir şekilde alırsın zaten. Bence doğru yapmışsın..
      Ama beyaz yalan olayını çözemedim :P

      Sil
    2. Kurul karari açıklandı yetkisiz is yaptığından ücret odenmeyecekmis. Oysa tebligat yapmayarak esas sorumlu olan onlar, peki dedim baromuz zengin olur umarım deyip kapattım telefonu,bir de kuş gibi hafifledim:)

      Sil
  3. Gezi bloğunda ki resimlerini görüp emin oldum. Aaa Ceren! :D

    Ben kendiim hiç kıvrak zekalı da göremedim zaten. Ondan olsa gerek, yalana methiyeler düzmek, zeka parıltısı görmek falan iğrendirir beni. :) Ama yalan söyleyemeyen insanlar, yalan söyleyen insanlar samimiyet kuramıyorlar kesinlikle. Söylediğin güvensizlik, insanın içini kemiren bir kurta dönüşüyor.

    Tatlış kayınvalideye neler söylediğini de yaz lütfen. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D ;)
      Ya dün yine görüştük yine sordu nasılsın bir sorun mu vardı o gün diye, yok yok herşey yolunda, henüz bahsedemem ama bahsedeceğim merak etme dedim. Belki yaşından dolayı unutur diye umuyorum böyle erteleyip durunca hahahaha kadın benden cin halbuki ama işte tereciye tere satma çabası..

      Sil
    2. Hamile olduğunu düşünürdüm ben. Bir Almamn olmayarak. :D

      Sil
    3. Kocamı aldattığımı da düşünebilirdin, markette sevgilisiyle buluşan yüzkarası kadın! Manşetten..

      Sil
    4. Puhahaha. Hiç aklıma gelmezdi yemin ederim. Ama evet, kapasite bol bizim milletde, kop gel. :)

      Sil
    5. Bizim kayınvalidelerin bir numaralı düşüncesi :D

      Sil
  4. Umarım sormaz yarın :)

    YanıtlaSil
  5. Beni anlatmışsın Ceren. Sadece ben bunu daha derin acılar içinde kıvranarak yaşıyorum. Amma da saftirik'im diyemiyorum hafif hafif. Son senelerde okkalı bir kazık yedikten sonra biraz gözüm açılacak gibi oldu benim. Hassas bir konu benim için. Beyazını grisini pek seçemiyorum. Ağırıma gidiyor. Her yalanı bir ihanet gibi yaşıyorum. Hele birinin beni aptal bellediğini düşünmeyeyim. Biter.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "Gözüm açılacak gibi oldu" :D Çok tatlısın. Sen aıllı bir insansın ama benim gibi sen de güvenmek istiyorsun, kendimiz samimiyete inandığımız için bizi en zorlayan ilişki konusu bu aldatmacalar işte..

      Sil
  6. Patrona dert değilse kayinvalideye de olmaz herhalde! Doğruyu söyle gitsin, aylaklık da yapmamışsın, vicdanın elvermemiş zaten.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Patrona doğruyu söyledim valla keyfim yok dedim :) Bizim meslekte biliyorsun böyle bir "yıpranma" olayı oluyor :P

      Sil
  7. öyle güzel anlatmissiniz ki, bir cok yerinde yüksek sesle güldüm.
    yukardaki ayni muzip ironik uslupla dogruyu söyleyin eminim anlayacaktir -Üstelik almanca calismissiniz zaten- Kücük cocuklu bir annenin zaman baskisi olmadan gecirecegi bir yarim güne her zaman ihtiyaci vardir :))

    Selamlar
    A.Sara

    PS: gecen gün sormustunuz, Müniht'e yasamiyorum ama bavyerali esim ve ailesi Münih ve cevresinden.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynıyız desene A. Sara! :) Siz anlarsınız benim durumumu yabancı eş ve aile ile Türk kafası..

      Sil
  8. "Ach... Das ist doch nicht der Rede wert" deyip konuyu değiştirebilirsiniz. Böylece konuşmak istemediğinizi düşünüp üstünüze gelmez. Ben de yalan söylemeyi sevmem, onun için üzerinde durmak istemediğim konuları gülerek geçiştirim. Genelde işe yarar. Umarım sizinde işinize yarar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet haklısınız Almanlar aynen böyle diyorlar, bizim bir antika komşumuz var. Ne zaman kapıda karşılaşsak ben tabii gülümsüyor nasılsınız diyorum. Kadın 65-70 gibi ama dinç tipik alman ama hep mutsuz "ahh sormayın sağlığım.." diyor ve sonra aynen senin dediğin gibi ama bahsetmeyelim istemiyorum diyor. E ben de sormuyorum :D Almanlaştım tabii 4 senede ben de, Türkiyede olsa aaa neden diye sormadı merak etmedi kötü komşu derler bana di mi.. Burda üstüne gidersen direkt "aaa neden özelime giriyorsun" oluyor :)
      Aslında haklısınız yalan söylemenin ilk en önemli kuralı kendine güvenmek ve yalanın arkasında durmak diyorlar :D Ben onu da beceremiyorum.. Aslında iyi bir huyum ama işte saftriklik de oluyor çoğu zaman..

      Sil
  9. Ay çok güldüm. Romantik komedi tarzında olmuş. Kayınvalideye bence bu yazıyı çevirip okutmak lazım, çok eğlenecek ve empati kuracaktır.

    Sizin yakın oturmanız da şanssızlık. Bir yazında sabahın köründe paspal bir halde karpuz almaya gittiğini yazmıştın. Yolda kayınvalideni görünce, seni o halde görmesinler diye görmemezlikten geliyordun. Onda da çok romantik komedi havası vardı.

    Ben çok yalancıydım. Çok da iyiydim bu konuda. Sonra şak diye kesildi. Artık gerek olsa da hiç söylemez oldum yalan malan. Geçiştirme bile yapmıyorum. Ben bunu okuldan nefret etmeye bağlıyorum. Çünkü okul ve sorumluluk bitti, benim yalanlar bitti.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hahaha evet ya o karpuz hadisesi de çok iyiydi. Ay sorma, bu ikinci yakalanışım değil.. Yani ilk işi kırıp da yakalanışım ama bir kez de pijamayla çıktığım ekmek alma seramonisinde sabahın köründe full makyajla kendisine yakalandım akıllanmıyorum bi türlü.. Bir de kaçmaya çalışıp iyice yüzüme gözüme bulaştırmıştım ayyyy hala hatırladıkça fena olurum..

      Sil
  10. İlahi, ne güldüm :))) Ben de yalan söylemeye yeltenirken doğruyu kaçırırım ağzımdan çünkü hiiç bişeyi gizleyemem :))) Başım da ağrır bu gizleyememekten çoğu zaman ama ne yapayım can çıkar huy çıkmazmış :). (yalan da gerçeği gizlemek çünkü bana göre) Saftiriklik desen öteki adım gibi belki de. Hala gülüyorum ya kayınvalidenle karşılaşmana, sen çok yaşa emi :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D O olmasa anneme yakalanırdım zaten bu ikisi namus bekçisi gibiler hiç yalan söyleyemediğim ilk iki isim..

      Sil
  11. Tamam, bazen beyaz yalanlar söylemek durumunda kaliyoruz hepimiz. Yalan söylemiyorum diyenlere yalan söyler , malum.
    Yoksa hangimiz , hic isimize gelmedik bir anda gelen bir misafire , rahatsiz mi ettik yoksa diye sordklarinda "evet yaa, hem de nebicim! Baska bir zaman bulamadiniz dimi gelecek?!" deriz ki? Tabii ki de "aaa hic olur mu, buyurun buyrun" deriz:)

    Bazi seyler hep nezaket yüzündendir...kahretsin:)

    Ama ben de bana sapsik denilmesine raziyim. Yalanlari cebinden cikaran biri olamadim hic bir zaman ve olmak da istemiyorum dogrusu.
    Seni cok iyi anliyorum yani:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hahahaha ay evet habersiz misafir dünyanın en kötü şeyi tam pamuklu pijamaları giymişsin zır zır kapı, açsan bi türlü açmasan bi türlü :D

      Sil
  12. ben hayatta şunun güzel değil, bu yakışmamış diyemem. Ay mümkünse bana da demesinler. Beğenmişim işte moralimi bozmaya ne gerek var. Bırakın yalanımla mutlu olayım :D
    Annemde küçükken ben yalan söylediğimde yakalardı. En son ilk okul birde annem popoma popoma vurdu. Ondan beri popom rahat. Tek sebepte yalan söylemem oje sürdürmüyor diye tırnaklarımı kırmızı kalemle boyamıştım boyamadım dedim :D O günden beri anneme yalan söylememeye çalışıyorum. Söylersem bir salaklık edip sonuna kadar inkar ederim :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen, hatta bana da hiç denmediği için kendimi moda ikonu sanıyorum :P Demek lazım bazen, ama nasıl demek, "etek hiç yakışmamış" değil de "sana bu tip balon etekler yerine daha dar kesim yakışıyor bacaklarını ortaya çıkarıyor" falan :D Olumlamalar hep..
      Hahahaha annelere söylenen yalanlar çok iyi oluyor yahu gözümün önünde kırmızı tırnaklar hala boyamadım diyorsun diye delirmiştir anlıyorum kadıncağızı, o şaplağı boyadın diye değil onu aptal yerine koymaya kalktığın için hakederek yemişsin cicim.

      Sil