6 Ocak 2016 Çarşamba

Aslında ne kadar benciliz..

Dün sosyal medyada benimle aynı kan grubuna sahip 8-9 yaşlarında bir kız çocuğunun ailesi tarafından verilen bir ilan, bana aslında ne kadar bencil biri olduğumu fark ettirdi.. Kızcağızın her iki böbreği de iflas halinde ve acilen böbrek nakline ihtiyacı var ve ailesi belirli bir kan grubundaki insanlardan böbrek nakli için yardım istiyor. Gidip bir kan vereceksiniz, uygun donörseniz size haber verecekler ve belki çift böbreğinizden birini verip bu yavruyu yaşama geri bağlayacaksınız.

30'lu yaşlarımın ikinci yarısındayım. Daha 1900'lerin başına kadar "yaşlı" denebilecek bir yaş bu. Bu şu demek: nörolojik ve biyolojik bazda vücudum artık yokuşun tepesinde, önümüzdeki senelerde yavaş yavaş, daha sonra ise hızla aşağı ineceğim, mesleğimde ve kariyer hedeflerimde de aynı bilişsel nedenlerle çok büyük bir atılım yapamam bundan sonra, doğurganlığım da büyük ihtimal 5-6 sene içinde (belki daha da erken) sona erecek. Yani yaşamının daha başında olan bir taze ile karşılaştırılırsam, o benden daha çok hak ediyor yaşamı.. Üstelik kan gurubumuz aynı. Ama yine de gidip bir kan dahi vermiyorum. Neden? Bencilim..

Bencilim çünkü tanımadığım, büyük ihtimalle yaşam boyu karşılaşmayacağım insanların dertlerine yabancıyım. Bu kız kendi kızım olsa ya da hatta kendi eşim, anam, babam, yakın akrabam ya da yakın dostum olsa koşa koşa vereceğim böbreğim, tanımadığım insanlar söz konusu olunca kıymetleniyor. Onların da en az benim kadar değerli olduklarını, benim gibi insanlar olduklarını, bugün onların başına gelenin yarın benim başıma gelebileceğini düşünmüyorum. Başkasının derdine gözümü kulağımı kapıyorum. Bencilim.

Tek böbrekle sorunsuz bir yaşam sürebileceğimi biliyorum ama "ya ilerde tek böbreğim hastalanırsa?" diye düşünüyor, içten içe herkesin benim kadar bencil olduğunu düşündüğüm için korkuyor ve iki böbreğimi de kendime saklıyorum. Bunu bir metafor ile anlatmak istersem, şöyle bir şey çıkıyor ortaya: Çölün ortasında aracınızla gittiğinizi düşünün ve birden tekeri patlamış bir araçla karşılaşıyorsunuz. Yedek lastiğinizi verseniz içinde bulundukları durumdan kurtulacaklar ama siz "ya benim de lastiğim patlarsa" diye düşünüp riski alamıyorsunuz ve yolunuza devam ediyorsunuz. Kendinizi "mantıklı" diye nitelendirseniz de, aslında sadece bencilsiniz..

Sonra da gel ırkların kardeşliği, ötekinin yaşam hakkı, eşitlik falan at tut.. Hayır, samimi değilim. Ya da.. Belki de.. Ben de herkes kadar samimiyim..

30 yorum:

  1. Yedek lastiği veririm de , böbreğimi ve hatta iliğimi (ki aldıkları miktar devede kulak bir miktar) verir miyim .... Hiç sanmam... Kendimizi tanımadıklarımızla bir görememe hastalığı. Ne güzel anlatmışsın, ben de aynıyım ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tanımadıklarımızı çok farklı sanmamız, evet..

      Sil
  2. Elbette benciliz. Ama bu bencilliğin sınırları olmalı yani öyle kişiler var ki, değil böbrek filan yağmur olsa başkasının tarlasına yağmaz....Böbrek konusu ise zor:( ya kalan tek böbreğim hastalanırsa diye düşünmek doğal bence, sadece o da değil ameliyatta bir şey olup ölebiliriz de....her ameliyat risklidir...bencillik değil, sonuçta yaşama içgüdüsüyle programlanıyoruz....öyle olmasa herkes sokakta devrim yapmıştı çoktan:)canından korkmak diye bir şey var maalesef. Bir de şu var, önce o çocuğun (dilerim kurtulur)kendi anası,babası diğer yakınlarının vermesi daha mantıklı sonuçta aynı DNA, aynı kan vs. ama çöl örneğinde lastiğimi verirdim şahsen...ırkların kardeşliği filan masal zaten hiç inanmıyorum...herkes kendi ırkının milliyetçiliğini yapıyor, Fransa, Suudi Arabistan kim istiyor Suriyeli Kürtleri? Kimse. Alan da ucuz iş gücü diye alıyordur. Kendi vatandaşının yapmaya tenezzül etmediği işlerde çalıştıracak...dünyada kim güçlüyse o hayatta kalıyor o yüzden de herkes yalan söylüyor....
    sevgiler...:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaten anası babası verebilse verir be bücürükveben; insan evladına canını bile verir..
      Suriyeli Kürtler Münih'te çok fazla, şanslarına bu kış çok ağır geçmiyor ama bizim bir grubumuz var, yardım koordinasyonu yapıyoruz, ne yazık ki müslüman ülkelerden daha fazla yardım ediliyor burada :( utanıyorum ben tabii.. dünya vatandaşı olduk biz artık milliyetçilikten sıyrıldık diyebilirim ama yine de insanın canı yanıyor düşününce..
      evet ucuz işçi oluyorlar haklısın ama insan bile sayılmamaktansa para kazanmak, çocuklarını okutmak, sağlık hizmetlerinden faydalanmak bence yine de büyük bir şans. bir kısmı baya eğitimli 3-4 dil konuşuyor bu insanların, onların kendilerini kurtarması çok daha kolay tabii ama eğitim olmayınca, çok zor tabii..

      Sil
  3. Çok haklısın.

    Bir de ya sevdiklerimden birisi ihtiyaç duyarsa konusu da geliyor aklıma ek olarak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. o zaman kolay bence, insan sevdiğine verir de az sevdiğine ya da tanımadığına işte zor.. galiba. bilmiyorum aslında başıma gelmedi ve gelmesin de inşallah!

      Sil
  4. Her cümlende o kadar haklısın ki. Ama dahası da var. Çok yakın bir akrabam aynı hastalıktan muzdaripti ve öz annesi bile böbreğini vermeye yanaşmadı. Sonra trafik kazasında vefat eden birinin böbreğiyle hayata tutundu. Yani demem o ki kendine çok da yüklenme. Bu yazıyı yazabildiğine, bu türden bir öz eleştiri yapabildiğine göre birçoklarından daha duyarlı ve farkında yaşıyorsun. Belki de bir gün cesaret edebilir(iz)sin kim bilebilir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aaa bak tam da üstteki yorumcuya insan çocuğuna canını verir demişken, ne güzel verdin ağzımın payını..
      Haklısın tabii ya, her insan bir değil ama yargılamadan önce de düşünmek lazım, çok zor bir karar gerçekten.

      Sil
  5. Yani Ceren, bencillik dediğin bu mu? Kan vermezsin duyarsızlık olur, onu anlarım, çünkü kan vücutta yenilenen bir şey ama insan böbreğinin tekini anca yakınına verir, ki onu da vermeyeni de vardır. Organlarımı öldükten sonra bağışlarım da hayattayken kimse kusura bakmasın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Ne bileyim ya Küçük Joe, PMS öncesi heralde hormonlarım biraz "zavallı yavrular" modunda.. Kendi kızım da biraz hastalanınca düşündüm yazık insanlar ne hastalıklar yaşıyor, ne dertler yaşıyor falan..
      Öldükten sonra ben de bağışladım canım, cüzdanımda taşıyorum hem türkiye hem almanya için organ bağış kartlarımı ;) Allah gecinden versin amiiin :D

      Sil
  6. Herkes kadar samimisin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sen verebilirsin senin gözün kara valla.. ;)

      Sil
  7. İyi düşündün mü böbreğini kimlere verebileceğini? Ben düşündüm de bir tek çocuklarıma verebiliyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Düşünmek istemedim.. Düşününce fena oluyorum..

      Sil
  8. Çok acı ama gerçek maalesef. Teoride duyarlı, pratikte benciliz!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çabuk ve düşünmeden konuşuyoruz bazen..

      Sil
  9. bencil mi bireyci mi önce bunun bir farkını ortaya koymak lazım sanırım.

    herkesin mutlaka okumasını önerdiğim martin eden için jack london şöyle der: "martin eden için neden biraz üzülmeyeyim? martin eden bendim. martin eden bir bireyci idi, bense bir sosyalist. işte bu yüzden ben yaşamaya devam ediyorum işte bu nedenle martin eden öldü."

    buna karşılık bireycilerin kralı corto maltese süper de bir hayat yaşamıştır. o sebeple bireycilik rulez!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok güçlü satırlar, doğru valla çok doğru..

      Sil
  10. Ankara'daki evimiz köyden gelen misafirlerin oteli gibiydi, daha çok hastane için gelirlerdi. böbrek hastası bir köylümüz, çocuklarını köye bırakmış eşi ile bize gelmişti, tek çare böbrek nakliymiş , ben anlamıyorum henüz ilkokula gidiyorum. ablasının böbreği tutmuş, çok sevindilerdi, kadıncağız pencerede ablasını gözlüyordu. Çocukluk işte, ben de onunla pencereden ablasını gözlerdim, bir gün açık pencereden içeri güvercin giriverdi, kimse çıkartamadı, bir tek hasta kadından ürkmedi güvercin, ellerine kondu, hiç unutamıyorum kadının güvercini öpüp pencereden dışarı yollayışını...
    Abla gelmedi, genç kadın eşi ile köyüne döndü, öldüğünü duyduğum gün aklıma ilk güvercin geldi...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah Ayşe.. Ne ok ve ne acı ölümler anlatıyorsun, içime işliyor.. Aslında her ölüm acı, her ölüm erken değil mi..?

      Sil
  11. otuzlu yaşlarımdayım ve hiç olmadığım kadar bencil bir o kadar da merhamet doluyum.iki zıt durumu da tavanda yaşıyorum.ama bendeki bu durum tamamen kızımla alakalı.onu bu hayatta bensiz bırakma ihtimali olan herşeyden uzak tutuyorum kendimi ve bu da bencilliğin zirvesini yaşamama sebeb oluyor.
    hiç olmadığım kadar merhamet ve iyi niyet doluyum,kendime ve çevreme karşı sevgi kelebeği oldum.bu da yine kızımdan sonra gelişen bir durum.ama yine bu durumumda bile bi bencillik var,çünkü merhametimin sınırlarını da yine ben çiziyorum.
    ama çoğumuzun duşuncesi verdiğin örnekle paralel bence.insan başına böyle bir durum gelmeden empati kursa dahi,içinden gelse dahi eylem kısmında tıkanıyor.şu yazdıklarım bile buram buram bencillik kokuyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çocuk sahibi olmak insanı bu anlamda çok değiştiriyor Tuba, haklısın. Belki de doğru olan bu, insan daha içgüdüsel yaşıyor çocuktan sonra, kendini daha çok dinliyorsun..

      Sil
  12. Bak böbreği anlarım organ ve cidden insan düşünüyor ya bir şey olursa. Ama ilik bağışı çok çok daha basitken insanlar buna bile yanaşmıyor. Bir git kan ver şansını dene belki uyan biri çıkar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kendi başımıza gelmeyince düşünmek istemediğimiz konular bunlar..

      Sil
  13. Hayatta bazı meseleler var düşünmekle asla bir yere varılmıyor. Bahsettiğin konu onlardan biri. Versem doğru olur mu, ilerde evladım için bir sorun olur mu? ... gibi birçok sorunun cevabını bilmemiz asla mümkün değil. Bu tip durumlarda tam bir teslimiyetle içsesimi dinliyorum ben. Hani eski yazılarından birinde konuşmuştuk sanırım Allah'tan geldiğine inandığım o içses. Ne yönde hareket edeceğime öyle karar verir, ve o karardan eminsem asla korkmam. Çünkü o çözüm tüm zamanları tüm olasılıkları da içeren cevaptır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Keşke tüm içsesler doğruyu söylese..

      Sil
    2. İçses doğruyu söylüyor da onun içses olduğunu anlamak kolay olmuyor. Ben daha basit kararlarda, daha farklı konuların çözümlerinde falan onu dinleyip test etmeye yönelik deneyler yaptım vakti zamanında bol bol. Şimdi hangi ses o ses ayırt edebiliyorum. Farklı bir ruh hali var ona özel

      Sil
  14. Normalde elimde iki tane olan şeyi hemen herkesle paylaşabilirim ama sağlık çok ayrı benim için. Açıkçası bencillik olarak da görmüyorum çünkü dediğin gibi bir yakınımın ihtiyacı olursa aynı cömertliği ona karşı da göstericem çünkü o insan benim hayatımda. Hayatımda olmayan biri için ancak yenisini kazanabileceğim, alabileceğim, bulabileceğim şeyler kadar cömertim. Sınırım bu. Sevgiler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Elinde 2 tane olan şeyi paylaşmak kolay, önemli olan tekleri de paylaşabilmek ;) Sağlık dışındakiler yani.. Tekleri paylaşmak aptallık olur sağlıkta..

      Sil