17 Eylül 2015 Perşembe

Ertelemek üzerine

Artık kendi kendimi tekrar ettiğimi fark ettiğim için biraz ara vermek ve kendi içime çekilip buraları özlemek, yazılacak konular bularak geri dönmek istediğimi yazmzıştım. Bu sade ve yavaş yaşam dönemi, gerçekten bana düşünsel açıdan olumlu meyveler verdi.

Kendi çevremde ve yakınlarımda da gözlemlediğim bir huydan bahsetmek istiyorum çünkü bu beni, insanlarla ilişkilerimde gererek rahatsız ediyor. Bizden önceki kuşaklarda ya da belki orta yaşa ulaşan insanlarda sıklıkla bir "başkaları için yaşama ve saçını süpürge etme hali"nden bahsediyoruz ya hep, ben onu aslında çok samimi bulmuyorum. Yani daha doğrusu, görünürde bu şekilde davranan ama içten içe yaşanmamışlıklara hiddetlenen, karşılığını beklediği inceliklerin ona geri dönmediğini gördüğünde umutsuzluğa düşen, kendi yaşamını kendi yönetemeyen insanlardan bahsediyorum. Mutlaka siz de bir kaç tane tanıyorsunuz, hatta belki kendinizi o konumda buluyorsunuz.

Bir örnek üzerinden anlatmak istiyorum. Burada yakın bir arkadaşımın ailesi ile arası görünürde sorunsuz, 2 haftada bir ziyaret eder, onlarla zaman geçirir. Fakat geçen gün aile ilişkileri üzerinde konuşurken bunun aslında sadece göstermelik bir durum olduğunu, aslında ailesiyle hiç bir duygusal bağının olmadığını, sadece maddi nedenlerle onlara "iyi evlat" rolü oynadığını anlattı. Çok şaşırdım çünkü dışarıdan gerçekten yakın gözüküyorlardı.. Arkadaşım sanatçı, dolayısıyla maddi olanakları çok geniş değil, hayat standardını düz ve istenen bir çizgide tutabilmek için, kendi kazancının yanında hala ailesinin yardımına ihtiyacı var. Ailesi maddi açıdan rahat konumda ve kendisi tek kız çocuk. Erkek kardeşinin maddi durumu düzgün ve uzak bir şehirde kendi özel hayatını yaşıyor, ailesiyle ve kız kardeşiyle çok fazla ilişkisi yok. Arkadaşım "yaşlı insanlar" dediği ailesine bakmak gibi bir sorumluluğa sahip olduğunu düşünmüyor zira kendileri sağlıklı yaşlanma planı içindeler, burada yaygın olduğu üzre kendilerine bakamayacak duruma geldiklerinde sosyal yaşlılık programından yararlanarak bir bakımevine gidecekler. Fakat arkadaşım yine de kendilerinden maddi destek beklediği için, hatta sırf bu nedenle, ilişkilerini sürdürdüğünü söylüyor..

Şimdi bu noktada duralım. Yazık anasına babasına saygısı yok, ne kadar maddiyatçı dediniz değil mi.. Ama bir de şu açıdan bakın. Gençken, ihtiyacı olduğu zaman kendisine sunulmayan bir maddi birikim var ve bu sadece ölüm gibi bir koşulda kendisine miras olarak geçecek. Dolayısıyla anne baba ileriye yatırım yapmış, ölene dek "sevgi" alışverişini garantilemiş oluyor. Yani aslında burada kurban olan, şu an ihtiyacı olan maddi birikime, sadece sevgi vermeye devam ettiği koşulda ulaşabilecek olan ve bunu da daha uzun yıllar sürdürmek zorunda olan evlat da diyebilirsiniz. Sadece duruma bakış açısını değiştirerek, insan ilişkilerinde kimin daha fazla emek verdiği kıstasını da değiştirebiliyoruz. O aile bu kızlarına şu an neden yardım etmiyor, sevginin gerçekliğine güvenmedikleri için. Çünkü "evlat" onlar için ileriye dönük bir "yatırım". Bu açıdan bakıldığında, arkadaşıma hak veriyorum ve yaptığını "rol yapmak" olarak görmüyorum.

Ananemin çok doğru bir sözü vardır; "insanın gençken parası olmuyor, istediği şeyleri yapamıyor; yaşlıyken bu sefer parası çok oluyor ama istediği şeyleri yapacak gücü olmuyor". Doğru bir söz tabii ama bir yandan da umutsuz bir söz, çünkü gençken eline geçen parayı harcadığında da, yaşlılıkta zor günler seni bekliyor. Gençken insan çok paralar kaybetse de, işler değiştirse, işsiz kalsa, avare olsa da; yaşlılıktaki işsizlik ve güçsüzlük kadar zor duruma düşmez çünkü. Gençken düşünce kalkmak daha kolaydır. Fakat sırf bunu düşünerek tüm hayallerimizi ertelemek, harıl harıl para ve mal mülk biriktirmek ve bir gün gideceğimiz tatillerin hayaliyle,  evimizden çıkmadan koca bir ömrü geçirmek daha mı iyi?

Bir çoğumuz çarkların arasındayız, sabah 8 akşam 5 çarkı. Kimimiz şanslı çünkü işinden zevk alarak çalışıyor, ara sıra patrona kızıyor ya da kendine bağlı çalışanlardan dert yanıyor ama bir şekilde işinden memnun. Kimimiz her sabah başka bir iş, başka bir şehir, başka bir yaşam hayaliyle yıllarını geçiriyor. Kimimiz herşeyi yıkıyor, sil baştan yeni bir yaşam kuruyor, bazen onu da yıkıyor, yeniden kuruyor. Herkesin yolu ayrı, yaşam amacı farklı. Kimimiz korktuğumuz yaşlılığa yatırım yapıyoruz, kimimiz şu an yaşadığımız gençliğimize. İlk grup hayallerini çok fazla erteliyor belki, ama iklinci grup da sanırım hayatın gerçeklerini düşünmeyi biraz erteliyor. Yani gönül ister ki; ikisini de azar azar, dengede yaşayalım. Ne yaşlılığımızda perişan olalım başkasının eline kalalım; ne de gençliğimizi boşa geçirelim, hayallerimizi erteleyelim.. Siz bulabildiniz mi bu ikileme bir çözüm?

18 yorum:

  1. Gençken çok çok para kazandıran, böylece hem harcayıp hem biriktirebileceğimiz sevdiğimiz bir iş :D :D :D Nasıl çözüm? Ben hala arayıştayım. Bulana kadar yaşlanabilirim o ayrı. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Onu hepimiz arıyoruz be Joe'm :) Bulursan beni de aldır yanına e mi?!

      Sil
  2. Kimseye sacimi supurge edemem.
    Ettirmek isteyene kapiyi gosteririm.
    Daha yeni talepkar kismi uzak tutmak icin icime kapandim.
    Dogu'da bok gibi para kazandim.
    Tanidigim tanimadigim insanlara para harcadim.
    Herkes ev aldi, ben arabaya yatirdim, catir cutur gezdim.
    Hic de pisman degilim.
    Kenarda 'kenar parasi' var.
    Bireysel emeklilik oduyorum.
    Issiz kalirsam dersen kaliyorsun.
    Rahat olmak lazim.
    Hayalim ilceye donmekti. Dondum. Buradan sonrakini olana kadar yazmam internete.
    Ama olmamasi icin nedne yok.
    Bu ikileme kararinds ve ayarinda yasamak diyorum.
    Ne kadar uclarda gorunsem de. Her yasin ayri bir tadi var. 28imde yasamadiklarimi 38imde ohom 39umda yasayabiliyorsam tamamen benim kafa yapim,a alakalidir.
    Mutluyum. Herkes kendi yolunda mutlu olsun. Nazar etmesin, goz dikmesin. Kendi hayatina baksin derim.
    Ama herkes kendi yolunu kendi cizsin

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ağzından bilgelik damlamış yine J. :) Sen de benim gibi yaşını sadece 1 yaş mı küçültüyorsun :))) Niye öyle bilmiyorum ama nedense 1 sene geriden algılıyorum yaşımı yahu

      Sil
  3. ben ikinci şıkkım ceren...
    b şıkkı yani.
    aslında hep e şıkkı olmak istemişimdir hayatta
    hiçbiri şıkkı

    şimdiye yatırım yapanlardanım.
    açıklamasını da şöle yamıştım kendime felsefemi kurarken.

    yaşlılığım garanti değil.
    ama şu anım garanti.

    hala da öle düşünüyorum.
    yaşlanmayı garanti gibi görmek büyük sıkıntı.
    yazında da hep o varsayım üzerinden gidiyorsun.
    anne baba yaşlanacak ölecek kız hala hayatta.
    kimbilebilir?

    kesinlikle yaşlanınca öleceğim diye birşey mi var
    ben mi duymadım

    tamam korkutucu kim ister ki çatadanak ölmeyi.
    ama hayatın ve evrenin en büyük gerçeğini göz ardı edemeyiz.
    herşey ölür zamanı geldiğinde.

    o yüzden herkese tavsiyem
    şu ana
    şimdi ye yatırım yapmalarıdır.

    geçmiş ve gelecek yoktur.
    sonsuz bir şimdi vardır.

    bak felsefeye sokma beni cerennnn
    fena oluyorum ahahaha

    carpe diem...
    ölü ozanlar derneği
    robin abi.

    ah ahhh

    o yüzden ölmeden akdenize bi inin sıcak sulara
    bi rakı balık yapalım
    biz heybelide her gece mehtaba çıkardık diye şarkı söliyelim

    altı üstü nedir ki
    3 günlük dandik bi dünya.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sana nasılsın dedim cevap alamadım, bugüne yatırım yaptığın için yoğunmuşsun demek :))) Doğru ya, onu hiç düşünmek istemiyoruz ama benim de içimden bi ses gençken çattadanak gideceğim gibi fısıldıyor. Hiçbir işi de rayına koyamadan sanırım, o nedenle vur patlasın çal oynasın be Absalom :)

      Sil
    2. aslında yaş ilerlemişken de hiçbirşeyi yoluna koyamamış olacağız rahat ol sen bu konuda ceren:))

      çünkü hep bir düzenleme herşey yolunda olsun kaygımız olduğu sürece bu asla olmayacak.
      hiçbir yaşta olmayacak
      hep bişiler eksik kalacak.

      yannız çok pardon ben o nasılsın kısmını kaçırmışım.
      bu kadr felsefi mitolojik ideolojik bi yorum karşısında bu lafı koyduğun için seni tebrik ediyorum ayrıca ahahaha
      ne fenasın sen

      iyi bayramlar diliyorum

      arızalı göz kardeşim kocana
      minik güzel yiğenime
      sana...
      bavyeraya
      selamlar gönderiyorum akdenizden.

      Sil
    3. Ama bak yine cevap vermemişsin, iyi misin? :)
      Kaosta mutluluğu bulacağız diye umuyorum

      Sil
    4. şahaneyim:))

      kaos teorisi...

      Sil
  4. Çevremdekiler, özellikle iş arkadaşlarım 5-10 yıllık vadesi olan krediler çekmişler. Gençken çalışalım evimiz olsun, hem ileride rahat ederiz hem çocuğumuza bir ev bırakırız diye. Bu arada geçip giden ömrün en güzel yılları oluyor. Daha fazla çalışmak zorunda kalıyorlar ne kendilerine ne ailelerine zaman ayırıyorlar. İnsanın gençliğini değerlendirmesi ileriyi düşünmesi hem gerekli hem de güzel bir şey ama vakit geçiyor ömür giderek azalıyor. Sanki biraz da anı yaşayabilmek lazım. "İşlerin en hayırlısı orta yollu olanidir" sözü hep aklımdadir benim. Gençliğimin kıymetini bilip önümdeki güzel 10 senemi ipotek altına almadan ve bir miktar kanaat ile yaşamaya çalışıyorum. Gencken savrulup gitmeden, yasliyken kimseye muhtac olmadan yasamak isterim.Ne diyor şair "hayat kısa, kuşlar ucuyor" sevgiler.. merve

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah Merve zaten hepimizinhayatı bu dengeyi bulmak üstünde ip cambazı gibi salınmakla geçiyor..

      Sil
  5. Bir suredir kendi kabuguma cekildim cunku bir karar vermem gerekiyordu..nihai karara vardim geregini yaptim ve gunler sonra ilk actigim blog sen oldun yine.nedense diger bloguna bakmadan burayi actim gecenlerde de ayni sey olmustu ve yine bu bloguna bakmis ve zihnimdeki karmasadan bir an olsun siyrilip dinlenmistim.sim bu yaziyi okudugumda sanki bana yazilmis gibi oldum.
    Ingilizce ogretmeniyim ben yillardir ozel kurumlarda calisip araya da (kizim dogana kadar) tonlarca ozel ders sıkıştırıp "bu senede mi atanamadin sizden cok aliyorlar niye devlete gecemedin" cumlelerine kulaklarimi tikayip odtulere bogazicilere gonderdigim ogrencilerimle gurur duyuyordum.aldigim para degildi gozumu karartip atanmama engel olan ya da sinavi kazanamamak degildi devlet memurluguna gecmeme.sevmekti sinav calistirmayi, universite yerlestirmeleri aciklandiginda tlfnumda gordugum onlarca kazandim mesajlari.
    Sonra kizim dogdu ve ben sadece on gun izin kullanabildim.
    O zamana kadar hic izin kullamamis biri olarak kizim hasta oldugunda izin istemem yadirgandi.
    Evet haftada uc gun isr gittim dogumdan sonra ama haftanin 7 gunu calismaktan brter yoruldum.cunku artik evde de sorumluluklarim mama,oyun vs. bekleyen bir bebetom var.
    Vee oturdum bos zamanlarimda ders calistim,kendim icin kizim icin esim icin gencligim yasliligim hersey icin..kazandim da ve atamam yapildi Kars.
    Gunlerce gecelerce dusundum herseyden elimi etegimi cektim ve sonunda kars'a gitmeye karar verdim.simdi 8 aylik bir challenge'a imza atmak uzereyim.bunu hem gencligimi hem yasliligimi hem de kizimin rahatini garantiye almak icin yapiyorum.
    Nolur daha cok yazin.sen,gunun corbasi,blogcuanne,dukuju,gece.sizleri okurken daha cabuk gececek vakit oralarda eminim.planlarim kizim uyuduktan sonra bu bloglari okumak yorum kisimlarina icimi dokmek yalniz kalmadigimi hissetmek kisacasi.
    Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Diğer blog apayrı bir alem, bura sanki daha mı ben'im? Üf bilmiyorum ama okuyup rahatlattıysa seni, çok sevindim. Bana da yazmak iyi geliyor..
      Yalnız değilsin, aslında hepimiz nüans farklarıyla aynı hayatları yaşıyoruz! Umarım yolun bahtın açık olur ve bu emeklerine değer Tuba.. Sen de yazsan aslında ne çok isterdim oradaki günlük hayatını okumayı.. Yazacaksan lütfen özelden biyerden haber ver e mi... Bol şans!

      Sil
    2. Yanimda iki yas sendromuna dolu dolu adimlarini atmis girisi buysa gelisme bolumu nasil olcak diye dusunduren bir tatli cadi ve annemle gerçekten bol şansa ihtiyacim olduğu doğru :) valla olabilir iyi fikir bu kars gunlugu.bi yerleseyim gunluge de baslarim.iyi dileklerin icin cok sagol.

      Sil
  6. Ben de erteleyen biriyim. Örneğin suan kosullarim geregi spor yapamiyor, calisamiyor, istediğim gibi kitap okuyamiyorum.
    Ve uygun koşullarda bunlari yapacagimi düşünüyorum.

    Derken icimde gercekci bir ses: "yalaaan söylüyorsun" diyo. Çünkü biliyorum ki istediğim hayati kurgulayamamam kosullarima değil cesaretime bagli

    İşte bu yüzden kendimi hirpalayip duruyorum. Hayat böyle akiiiip gidiyor :(

    Arkadasinin ailesi ne ektiyse onu biciyor bence. Bir evlat ailesinin aynası. Tabi bazi insanlar vardir, ailesinden koşulsuz sevgi goremese de bağlılığını sürdürüyor. Bu da onlarin yaşam sevinci bence.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Koşulları aslında biz oluşturuyoruz, insan isteyince ve azmedince o dediklerinin hepsini yapıyor herşeye zaman buluyor, yetiyor. Ama gel gör ki ben de aynıyım, bazen hiiiiç içimden gelmiyor bir neden buluyorum, illa ki yorgun bitkin oluyorum..
      Bu arkadaşıma baktıkça kendi kızımı nasıl yetiştirmeliyim, nasıl karşılıksız sevgi verebileceğim falan onları çok düşünür oldum.. Benim koşulsuz sandığım sevgi bile aslında ilerde iyi insan olsun falan gibi koşullar içeriyor,mesela gidip ışid e falan katılsa sevmeye devam edebilir misin, üfff çok fena işler bunlar :( zor be aile mevzuu

      Sil
  7. Bu yazıyı okumuştum ama yorum yazamamıştım o sırada :) arkadaşının durumuna çok üzüldüm, belki anne babası ona şimdiden verseydi birikimi, arkadaşın yine onları ziyaret edecekti ama daha bi sevgi dolu geçecekti kim bilir. Ben olsam öyle yapardım gibime geliyor

    Ben de hayatımı abartmadan dengeli yaşamaya çalışıyorum(z) ne aşırı harcıyorum ne de aşırı biriktiriyorum. Zaten biriktirsen de biriktirmesen de yarının ne getireceği hiç belli değil, geleceğimi garantiye aldım derken hiç ummadığın birsey olabilir yine sıfıra dönebilirsin mesela.

    YanıtlaSil