6 Mart 2015 Cuma

Erkekler evlenecekleri kadında neye bakarlar?

"Tavuk mu yumurtadan çıkar, yumurta mı tavuktan?" sorusuna arkadaşın 3 yaşındaki akıllı kızı "Tabii ki yumurta tavuktan çıkar, yumurtadansa civciv çıkar" diyerek son noktayı koyduğundan beri, geri kalan enerjimizi hayatta çözemediğimiz diğer çok önemli sorunsallara aktarabildik; "evlilik aşkı öldürür mü, çocuk evliliği öldürür mü, kim kimi öldürür, geriye kim kalır ve bazı hem marifetli hem güzel hem akıllı kızlarımız neden kendilerine uygun bir talip bulamıyor". Çok önemli konular bunlar.

Mazallah kızlarımızın kendilerine uygun bir koca bulamamaları, hele ki çoğalamamaları, hepimizin ve en çok da seyrek bıyıklı asabi kişinin kanayan yarası olduğu için, muhakkak ele alınmalı. Belki kızlarımız şu yazanlardan fez alır, bir gencimiz daha dünya evine girer, bir ya da daha iyisi üç yavru daha çığlıklarıyla günümüzü şenlendirir, kim bilebilir. İyilik yap, denize at demişler..

Bir önceki yazımda kadınların erkeklerde neler aradığından bahsetmiştim. Konunun uzmanıymışım gibi yazıyorum şimdi. Lakin benim ettiğimi siz etmeyin. Ben tabii okurken, yazarken, sonra başımı alıp dünyayı gezerken yaş olmuş 30, ayol resmen evde kaldıydım a dostlar, sağolsun bizim bey izdivacıma talip oldu da kurtardım. Tanışmamızın 10., evliliğimizinse 3. yılında da artık tam tohuma kaçacakken, aşkımızın meyvesi dünyaya geldi. Kendisi biraz kiwi çıktı ama kiwi iyidir sağlık verir, tansiyonu dengeler, cırcır yapar. İyidir. Ama diyeceğim o ki, siz izdivacınızı benim gibi kör kütük aşık olup da etmeyin, okuyun, bilgilenin, hazırlığınızı yapın, çeyizinizi düzün.

Kocam kişisiyle yine benim gibi fazla okumuş, lafını sakınmayan, ayakları üzerinde özgürce durabilen bir kız arkadaşımın aşk hayatı üzerine konuşurken, "ayol süper kız işte neden hiçbir ilişkisi yürümüyor anlamıyorum, evlenmeyi istemiyor olsa tamam tabii ki her kadın illa ki evlenecek diye bir kural yok hatta evlenmeyenler daha da mutlu oluyormuş diyor araştırmalar ama bu arkadaşım evlenmek ve çocuk sahibi olmak istiyor ama neden olmuyor?!" deyiverdim (bu kadar uzun demedim ayol, size tek başına yaşam da güzeldir ha, evliliği övmeye falan çalışmıyorum diye anlatabilmek için şimdi böyle dedim, yoksa kocama direkt "ya bizim x neden evlenemiyor?" dedim ha..). Kocam da bana erkeklerin evlenecekleri kadında neye baktıkları üzerine bir erkek için son derece uzun sayılabilecek 2 maddelik bir nutuk çekti:

1. Erkekler mümkünse evliliği geciktirmek için ellerinden geleni ardına koymazlar, bu bir nevi çişi geldiği halde oyundan kalkmak istemeyen çocuğun yaşadığı ikilem gibidir. Bi noktada ya salarsın, ya da annen elinden tutar seni zorla tuvalete götürür. Dolayısıyla yuvayı dişi kuş yapar lafı doğrudur.

2. Erkek illa ki evlenilecek noktaya getirilmişse, seçtiği kadında içten önce dış güzelliğe bakar ki bu da ne gereğinden şişman ne de daha beteri zayıf olması, özellikle elzem noktalarda (döt, meme ve dudak; çünkü bunlar kadının sağlıklı olduğunu ve evrimsel açıdan gelecek nesillere daha sağlam bir genetik yapının aktarılabilmesini mümkün kıldığını gösterir) gerekli yağın depolanmış olmasıdır. Erkeğin düz mantığı, illa ki bu evlilik müessesesine girilecekse, bari ortamdaki en seksi hatuna ulaşabilmektir.

Benim eşim yabancı biliyorsunuz, dolayısıyla bu noktada adamcağız duruyor. Sadece o da değil, onun kültüründe kadınla erkek tabii mercimek pişirmeden de arkadaş arkadaş takılabildiği için, benim kendisi dışında yakın arkadaş olabildiğim birçok başka hemcinsiyle bu konuları konuşup değerlendirme şansım da oluyor ve onların da "durduğuna" şahit oluyorum. Lakin bizim kültürümüzde nev-i şahsına münhasır erkekceğizlerimizin döt ve meme dışında baktığı iki nokta daha var azizim ki ikisi de birbirinden anlaşılmaz ama anlaşılmış gibi yapılır ("mış gibi" yapılmadan bizim kültürümüzde hayatta kalmak zaten mümkün değil biliyorsunuz..) Bunlar da şunlardır:

3. Kadının erkekten fazla kazanması, daha akıllı olması, sosyal açıdan daha aktif olması, özellikle kendine fazla güveni olmayan erkeği (bizim kültürümüzde çoktur bunlardan) korkutur ve bu nedenle bu kadınların seçtikleri erkeğe devamlı "canım cicim, sen bitanesin, şöyle süpersin, böyle harikasın" demeleri gerekir çünkü bu erkekler doğumdan bu yana zaten "paşa oğlum"la büyütüldükleri için kendilerine "hoop dur bakalım, biz eşitiz ya" diyen kadından korkarlar, korktukları için de istemezler. Dolasıyla, ya bu deve güdülecek ya da en baştan erkeğin kadından bir gıdım üstün olması sağlanacaktır (ki bu da bi gıdım az okumak, gezmek, bilmek ve söylemekle yakından ilişkilidir).

4. Yukarıdaki 2 numaralı evrimsel ve dolayısıyla evrensel maddenin Türk versiyonu gereği, kadın hem seksi olacak hem de bakire olacaktır ki bu da kendi içinde zaten kaosu gerektirir ve kafası zaten yeterince karışık erkeğimizi iyice dertlendirir. Nice erkek bu "hem taş gibi olsun, hem bakire olsun" ikilemi nedeniyle psikopata bağlamış bulunmaktadır ki biz kadınlar bunlara kısaca kazma deriz.

Aslında bizim kazma dediğimiz ve gülüp geçtiğimiz bu erkek tipi çok enteresan, üzerine baya doktora tezleri falan yazılabilir kızlar (erkekler demedim bak, bugün bakınız ülkemizde doktora yapan erkeklerin büyük çoğunluğu askerliği erteleme amacıyla yola çıkarken, kadınların tamamı gerçekten bilimsel bir merakla bu işe sarılmaktadır) mesela bu bakirelik olayı çok acaip, burda benim arkadaşım olan erkeklerden biri vakti zamanında bir bakireyle karşılaşmış ve o kadar korkmuştu ki bize "ay kız bakireymiş, o nedenle hemen ayrıldım, acaba neden kimse onu seçmemiş, neden bakire kalmış, kesin ilk bakışta göremediğim ama itici bir yönü var, risk almak istemem" demiş ve ben kaşlarımı yukarı doğru kaldırarak hayretler içinde kalmıştım. Yine evrimsel açıdan bakınca adam haklı, tamam herkesle işi pişirmesin ama 1-2 kişiyle deneyimi olan insan daha "kabul görmüş, sosyal ve fiziksel açıdan onay almış" oluyor tabii. Bu nedenle bizim kültürümüzde de "görücü usulü" evlilikler daha uzun sürüyor zaten başkası tarafından "onay verilmiş" insana daha çok güveniyorsun, tamamen evrimsel. Bu nedenle mesela kızların bir kısmısı evli ve mümkünse bebekli adamlarla ilişki kurmaktan hoşlanır "denenmiş, onaylanmış" hazır adam işte ama bu kızlarımız bilmez ki seninle karısını aldatan seni de bir sonraki modelle aldatacak elbet.. Ama konumuz öğüt veren ninelik değil, izdivaç olduğundan bu noktaları geçiyorum.

Özetle; az okumak, az yazmak, daha da az düşünmek ve asgari seviyede konuşmak, kadınlara izdivacın yolunu erken yaşlarda açar, boy boy yavruyla verim almaya yarar, azıcık da evrimsel açıdan önemli olan üçlü bölgeye yatırım yaptınız mı tamamdır. Daha geç yaşlarda ise, kendiniz gibi düşünen bir adamı bulmak kısmen zorlaşacağı için (kültürümüzde ne yazık ki iyi domatesler sabahın erken saatlerinde seçilmekte, öğlene doğru pazar yerinde anca salçalık domatesler kalmaktadır), dünyaya açılmak, seyahat etmek, kendinize odaklanmak, yalnızlıktan ve yalnız hayatın güzelliklerinden doya doya zevk almak, bu arada da şansın size oynayacağı küçük sürprizlere kalbinizi açık tutmak verimli sonuçlar verecektir. Ne bileyim, başka türlü oluyor mu bu işler, bilmiyorum ben..

10 yorum:

  1. tannız 3 gün ayrı kaldık bloktan ceren dönmüş ve döktürmeye başlamış yetişemedim yahu dur :))

    efen,m bu konu benm ilg, alanımdır.
    ilk müsait dırsatta nac,zane fikirlerimi yaziciğim.
    ekleyeceğim maddeler vardır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)))) heyecanla bekliyoruz sensei!

      Sil
  2. valla benim bildiğim güzel yemek yapmasına bakar, saygılı olmasına bakar, bide hoş güzel olsun...bi de paralı ve çalışıyosa tadından yenmez..hahaaaa:):) ay çok güldüm şu an..ama genel gerçeklik bu..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hahahaha evet hepsi bir arada, inci gibi dizilmiş, seç beğen al :D

      Sil
  3. Valla ne kadar gülsem de yazının gerçekliği karşısında iyi ki sabah erken saatlerde tarlalara atmışız kendimizi dedim :))) Yoksam ne eylerdük hem kel hem fodulken :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D yok ayol yaş almak olgunlaşmak değil midir? :D yeni doğum günü geçirmiş kişinin züğürt avuntusu oldu bu da.

      Sil
  4. Tam da böyle oldu...Doktoranın son yılında, katıldığım bir sempozyum sonrası hayattan çaldığım bir günde, yol sorarak tanıştığım sevgilimle, tanışmamızın tam bir yıl sonrasında evleniyoruz. Bu arada benim beyaz atlı prensim de Alman :)) Hayat gerçekten sürprizlerle dolu. Bahar K./İzmir

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D en güzeli de bu zaten... mutlu uzun seneleriniz olsun birlikte!

      Sil