2 Kasım 2014 Pazar

Hıristiyan cenazeleri

Oma yani eşimin ananesi hakkında daha önce yazmıştım. Kendisi bir süredir yaşın getirdiği bilişsel kayıplar nedeniyle sağlığını ve evini yitirmiş, bir bakımevine yerleştirilmişti, onu da anlatmış ve yazımı sağlıklı yaşlanmak kısmet olsun temennisiyle bitirmiştim. Oma'yı 95 yaşına 4 ay kala, geçen hafta Pazar günü kaybettik. Bu Cuma sabahı da cenazesi vardı. Daha önce birkaç hıristiyan cenazesine katılmıştım fakat kaybedilen aileden biri olmayınca, ritüelleri de pek görmemiştim. Bana ilginç geldi, sizinle de paylaşmak istedim. Bir açıdan müslüman cenazelerine çok benziyor, diğer açıdan çok çok farklı..

Öncelikle, vefat eden kişi bu kadar yaşlı olunca ve son bir senedir hızlı adımlarla beklenen ölüme doğru yürüdüğü için yani bizde dendiği gibi "beklenen" ve "sıralı" bir ölüm olduğu için, çok üzüntülü bir cenaze olmadı (müslümanlarda yaşlı dahi olsa yine de baya üzüntülü geçer cenazeler, insanlar yoğun şekilde duygularını ifade ederler). Oma'nın 3 çocuğu, eş/partnerleri, 4 adet torunu ve 3 adet küçük torunu ile aileye yakın 5-6 kişi katıldı cenazeye (müslüman cenazeleri sanki daha kalabalık oluyor, aile dışında tanıyan birçok insan katılıyor, destek oluyor). Herkes siyah giyinmiş ve bazı kişiler bulutlu havaya rağmen güneş gözlükleri takmıştı (bizdeki sosyete cenazeleri dışında pek gözlük takılmaz, siyah da pek giyilmez). Hepimizin ellerinde birer gül vardı ve cenaze töreninin yapıldığı kilise ile mezar da çiçeklerle süslenmişti (müslüman cenazelerinde çiçek olmuyor gözlemlediğim kadarıyla). Önce kilisenin iç mekanında yarım saat süren, rahibin merhumun hayatının kısa bir özetini anlattığı (aile üyelerinden biri yazılı bir özet veriyor, rahip de bunu cemaate anlatıyormuş) ve birkaç dua ve ilahi ile biten bir kısa tören oldu (müslüman cenazelerinde imam ve cemaat birlikte namaz kılar, günler boyu dualar okunur). Tabutun içindeki Oma 5 gün önce vefat ettiği için, tabut kapalıydı (bizde de genellikle kapalı olur, ancak ölünün yüzünü görmek isteyen kişiler abdest alarak ve ölüye dokunmadan ziyaret ederler, erkeklerin ölü kadını ziyareti mümkün olmaz). Bizdeki gibi kefen yerine ailenin sağladığı ölenin bir kıyafeti ile ve yüzünün görüleceği durumda gerekli ölüm makyajının yapıldığı halde tabuta yerleştiriliyormuş (bizde abdest alınır, kefen örtülür). Cenaze genellikle ölümü takip eden 3. ila 10. günler arasında defnediliyor ama bu süre bazı durumlarda 15 güne dek uzatılabiliyormuş (müslümanlar hemen ertesi gün ya da mümkün olan en kısa sürede gömülür). Bu durumda tabii ölüde deformasyon olacağı için makyaj ve özel bazı bakımlar gerekiyor, hatta tırnaklara varıncaya dek ölüyü canlıymış gibi gösterecek denli gelişmiş bir bakım/onarım sanatı sözkonusu (bizde de ölünün yıkanması özel bir tören ve usule göre yapılıyor).

Törenden sonra tabut özel kıyafetli 6 kişi tarafından ve onları takip eden cemaatle birlikte kilisenin bahçesindeki mezarlığa taşındı (müslümanlarda tabut cemaat tarafından taşınır, bu sevap olarak kabul edilir). Mezar düzgün bir dikdörtgen şeklinde kazılmış, toprak görülmeyecek şekilde yeşil halı saha çimiyle kapatılmıştı (müslümanlarda mezar o sırada kazılır ya da hazırsa da topraklı haldedir). Tabut üzerindeki çiçeklerle birlikte 6 kişi tarafından bir tören şeklinde mezara indirildi ve rahip son duaları okudu (müslümanlar gömülme sırasında yüz kabeye bakacak şekilde yan yatırılır, kefenin kenarları ve üstü tahtalarla desteklenir fakat tabutla gömülmez, gömülme hızla yapılır, mezara aile ve tanışlar elleriyle toprak atarlar ve dua okunur). Daha sonra aile üyeleri tek tek (çocuklar, torunlar, küçük torunlar ve tanıdık ve dostlar sırasıyla) mezarın önüne yürüyüp ölüye hoşçakal dediler ve ellerindeki gülleri, mezarın kenarında bulunan mezardan çıkarılmış ve bir kase içine konmuş topraktan bir avucu ve yine bir başka kase içindeki gül yapraklarını mezara doğru attılar. Biz de 1 yaşındaki kızımla aynı şekilde davrandık, hoşçakal büyükbabanne dedik ve kızım da gülleri mezara attı. Tabii onun için eğlenceli bir oyundan başka bir anlamı olmadı ama ölü için anlamı büyüktü.. (müslüman cenazelerinde genellikle çocuklar olmaz, ben ananemin cenazesine kızımla katıldığım için bazıları beni bebek mezara sokulmaz diye uyarmışlardı ama benim için kızımın orada olması önemliydi).

Tüm aile ölüye hoşçakal dedikten sonra rahip ayrılıyor, aile birbirine temennilerini sunuyor ve daha sonra mezardan çıkılıyor (bizde de en son aile mezarda bir süre daha kalır, taziyeleri kabul eder hatta tam mezar çıkışı belediyenin bedava bir de pide ve ayran dağıtma geleneği vardır). Biz ayrıldıktan sonra mezar toprakla örtülüyor ve hemen akabinde seçilen mezar taşı ile mezar üstü bitki dikimi yapılıyor (müslümanlar bunun için 1 sene beklerler çünkü tabut olmadığı için ölünün toprağının oturması seneyi bulabiliyor, tabii siz ertesi gün üzerine çiçek falan dikiyorsunuz ama 1 sene sonunda mezar yapılıyor). 

Cenazeden sonra ölü evinde ya da bir restaurantta yemek oluyor, bizde de ölü evine yemek getirilir, helva yapılır. Burada daha ziyade içkili, pastalı ve bol gülmeli yemekler oluyor. Ölünün yaşı ya da ölüm şekli fazla fark yaratmıyor, insanlar hapır hupur yemek yiyor, sohbet ediyor, içki içiliyor, bazen müzik eşliğinde ölüye ait video ya da fotoğraf sergileri oluyor, konuşmalar yapılıyor, hatıralar anlatılıyor. Bir nevi ölüyü yaşamıyla anıyorlar, kapanış oluyor. Bizde bu biraz daha ağır ve uzun tutuluyor. Hıristiyan cenazelerini bu anlamda daha çok seviyorum, kısa sürüyor ve yaşama odaklı. Fakat aile daha kendi içinde bırakılıyor, bizdeki gibi aşırı derecede gelen giden arayan olmuyor, belki bu anlamda sosyal destek açısından daha yetersiz. Yine de temelde çok benzediğini düşündüm ben cenazelerin. törenlerin. 

Huzur içinde uyu Oma, çok az insana nasip olabilecek uzun ve rahat bir yaşamın oldu, mekanın cennet olsun..

10 yorum:

  1. Ceren'ciğim başınız sağolsun.

    Cenaze ve ritüeller konusunu açıklaman çok aydınlatıcı oldu benim açımdan. Her iki dinden de tanıdıklar çok olunca ve çok geç yaşta cenazelere katılmaya başlayınca, ne nedendir nasıldır konularını hem merak edip hem de sormanın sırası değil şimdi diye susup bilgisizlikten gelen bir sıkıntı yaşarım.

    Hatta geçenlerde bir arkadaşımın babasının cenazesine katıldım, (Hristiyan) ve gene usül bilmediğim için sıkıntı yaşadım. Mesela bizde ailenin erkekleri kilisenin girişinde gelenleri karşılar tokalaşır ve taziyeleri kabul eder. Kadınlar kilisenin küçük bir bölmesinde oturur. Oraya da ailenin çok yakınları gelir ve kadınlara da başsağlığı dilermiş. Ben herkes gider sanıp gitmiştim. Sonra annemi aradım, böyle böyle diye. O söyledi. Ama iyi yapmışsın çünkü o kalabalıkta seni görmeyecekti dedi.

    Senin yazından anladığım bizim ritüeller Batı Hristiyan ve Müslüman sentezi. Bizde katılım Müslüman'lardaki gibi kalabalıktır. Bizde de siyah giyilir. Tabutla gömülür ama tabut kapalıdır. Tabutu görevliler taşır. Mezar topraklıdır. Mezarlık çıkışı acıbadem ve su dağıtılır. Amcamın cenazesinde mesela onun sevdiği kurabiyelerden dağıtmışlardı ama. Bizde bir de mezarlıktan sonra kiliseye tekrar gidilip bir mevlut daha okunup kahve içilir ve bisküvi ikram edilir. Ama ona herkes katılmaz. Akşamki yemek de öyle şen şakrak filan olmaz. Ağır olur. Yani babamınki öyleydi.




    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Acıbadem dağıtıldığını duymuştum, güzel bir gelenek.. Ağız tatlılığı kalsın diye sanırım, değil mi?

      Sil
  2. Bizde sosyal destek adına birilerinin yanı başında olunması durumu çok abartılmasa, aileler biraz da kendileriyle baş başa bııakılsa diye geçer içimden her cenazede. İnsanın içine kapanma ihtiyacı da oluyor, herkes o hengameye maruz kalınca mutlu olmuyor, bunu bir dengeleyebilsek ne güzel olur!

    YanıtlaSil
  3. ilgiyle okudum yazını. uzun yıllar yaşamış, mekanı
    cennet olsun...

    YanıtlaSil
  4. başınız sağolsun sevgili ceren,

    YanıtlaSil
  5. Başınız sağolsun, yazdıklarını okuyunca aslında belki de müslüman cenazelerinden daha iyi biliyoruz diye düşündüm. Filmler sağolsun her ayrıntıyı öğrenmişiz :/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet hatta duyan bir tanıdığım "gelinlikle mi gömdüler?" diye sordu :))) Gerçekten de filmlerde hep gelinlikle, smokinle falan gömerler ya.. Ay töbe töbe, kadıncağız 95 yaşında tabii ki gelinlik değil normal elbiseyle gömüldü.

      Sil