7 Kasım 2014 Cuma

En güzel yaş

Geçen gün, noel dönemi öncesi etrafta beliren şekerlemelere hayır diyemediğim için içimde bir enerji patlaması yaşadığımdan kelli, düşen yaprakların her Pazartesi toplanıp yok edildiği, çamursuz ve düzenli "doğa"da hızlı hızlı yürürken, düşündüğüm konu bu oldu. Şurdan geldim, malum 16 aydır hızlı hızlı yürürken bir de bebek arabası iteliyorum önümde ve her ne kadar somurtkan da olsalar, Avrupalılar bile yine de bebeğe tepki veriyor. Takım elbise içinde bebeğe ce-e yapanından tut, yaz aylarında ayakkabısından ayağını çıkarıp parmaklarını kıvıra kıvıra bebeğe kukla şovu yapanına kadar her cins insan mevcut. Bizdeki gibi elle değil gözle seviliyor neyse ki ama insalar bebeklere olumlu tepkiler veriyorlar genellikle. Bazısı da hiç bakmıyor, bebek görünce yerini değiştiriyor ama bence bu da normal, herkes bebek ve çocuk sevmek zorunda değil; yeter ki dövmesinler, sövmesinler, ırza geçmesinler..

Velhasıl 0-2 yaş insanın en güzel yaşı mı? Bazı istisnai durumları saymazsak, sana yaklaşan herkes sevgiyle yaklaşıyor. Bir sürü gülümseme, sevgi sözcüğü duyuyorsun. Anan baban zaten kulun köpeğin, her istediğin yapılıyor, zaten ihtiyaçların belli. En güzel yaş bu mu yani? Düşününce ı-ıh, osurmak bile bir dert, kıçına bile sahip değilsin, özbenlik diye birşey yok, isteklerin aslında başkalarının senin isteyeceğini düşündükleri şeyler, çoğu ağzına, arkana, eline dayatılan.. Yok almayayım, bebek olmak kötü be.. Belki 5 yaş evet, biraz daha "ben"sin, fiziksel kapasiten falan en azından artıyor ama bu sefer de her önüne gelen kandırabiliyor seni. Balık yemediğin için mesela annen arkadaşlarıyla komplo kurup, herkesle şu diyaloga girebiliyor:
Annen: "ooo ne güzel saçlarınız var, ne yapıyorsunuz da böyle güzel"
Komşu teyze: "balık yiyorum! çok severim balığı o da saçlarımı güzelleştiriyor"
Tesadüfe bak.....

16-23 yaş belki en güzeli. Fiziksel ve bilişsel tuzun kuru, cildin bebek poposu gibi, yumuşacık, gergin. Üstelik 18'den sonra bu güzel cildi ve fiziği bozacak ne varsa hepsini yapabilme özgürlüğün var ve illa ki sonuna kadar uygulayacaksın. Ömürlük dostların çoğunu edindin, belki ilerde eşin olacak adamı buldun, eğitim yaşam boyu sürüyor, onu geçtim ama en azından teorikte pırıl pırılsın. Pratik zamanı.. 23-35 arası pratikte de doruktasın artık, elinden ilgi duyduğun her iş geliyor. Biraz teorikle pratik arasındaki derin uçurumu keşfetmen moralini bozdu, dünyayı değiştirebileceğine olan inancın köreldi, birkaç da derin kazık yedin hiç ummadığın insanlardan ama iyisin yine de, hala umut dolusun. Yalnız 30-40'larda yorulacaksın, ya kariyer, ya çocuk ya da en beteri ve en olası olan çocuk da kariyer de buhranı.. Bu yaşlar Ege'de bir sahil kasabasına göçsem yaşları. Bazısı başarıyor, başaramazsan emekliliğe artık.. 40-55 çocukların büyüdüğü, kariyerinde artık meyveleri alabildiğin, sosyal hayatta kimin kimsenin belli olduğu, yerini yordamını bildiğin ve bilindiğin yaşlar. Öteyandan çıkan sağlık sorunları genelde ciddi oluyor bu yaşta.. Bir de vücut eski vücut değil, yoğun bakıma geçmen gerekiyor. Bir de sen yaşlanırken, bakıyorsun etrafta kütür kütür kızlar, onların yaşı hep düşüyor sanki. Kocayla ilişkin değiştiyse, bu yaşta hak hukuk muhasebeleri ve ayrılan yollar ya da üç maymunu oynamak.. Kocanın üstü açık kırmızı arabası.

55-70, bir önceki dönemde yaşadığın sağlık sorununu atlattıysan, eşi yenilediysen ya da yolları ayırdıysan (ilk ve ikinci koca arasındaysan ya da) spiritüel aydınlanma, dine ve felsefeye merak sarma (ya da bunları aşırıya vardırıp tuhaf bir insana dönme) yaşı. Emeklilikle gelen bol ve özgür zamanı da ne yapacağına karar verememe, sağa sola sarma yaşı da olabilir dikkat etmezsen. Bu yaşta özellikle torunlara bağlanma, çocuk yetiştirme konusunda birdenbire uzman kesilme gibi huylar da çıkıyor ortaya. Kendine iyi baktıysan, kendinle beraber kalmayı seviyorsan, tadından yenmeyen yıllar. 70'ten sonra azıcık duruluyorsun, biraz da belin ve dizin ağrıyor. 85'ten sonra gözlüğünü nereye koyduğunu, dişini yanına alıp almadığını düşünmen gerekiyor, 95'ten sonra genellikle pek birşey düşünmüyorsun. Ama çok yaşlı olmanın da güzel tarafı, hayatı biliyorsun, hiçbirşey seni şaşırtmıyor. İyi yaşlandıysan, çevren için bir şanssın, sevmeye sevilmeye devam..

Bir de bakmışsın, hayat geçivermiş.....

16 yorum:

  1. sağlıklı yaşlanmak sanırım dileğim bu:) nebahat çehrenin de botoxudur estetiğidir, vardır yav. ama sana bişey diyim mi, çoluk çocuk yıpranmışlığı yok o kadında. Ben çocuğun kadını duygusal anlamda çok yıprattığını düşünüyorum, o da fiziğe yansıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olmaz mı yaw :D Burnu zaten tipik burun baksana, çene kavisi de gerilmiş herşey var ama sonuca bak... Yok Yeliz senle beni çocuk bozmaz ;))))

      Sil
  2. Ahahaha!
    Çevremde şu an 91 doğumlular var. Sürekli yaş sohbeti yapıyoruz. Ya da benim yaşımla dalga geçiyoruz. Ben sanırım erken 55-70e girdim. aeharsahe
    sağa sola sarma yaşındayım!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sen onu bırak ben yeni bir arkadaş edindim, 1998li yahu, YUH artık, ananem gibi yaşım arttıkça arkadaşlarımın yaşı düşüyor hahahahaha

      Sil
  3. Ben Nebahat'e takıldım. Photoshop güzeli bence. O yaşta öyle boyun öyle gergin çene çevresi cildi olamaz. Benim bile sarkmaya başladı ufaktan.
    Bir de ayak parmaklarını kıvırarak yapılan kukla şovuna bittim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olmaz tabii ki, herşey var botox, gerdirme ;) Sen benim kaz ayaklarımı gör, tavşan ayağı gibi :D Allah güldürsün de genişlesin aman boşver..
      Ya sorma, ben de iğrensem mi gülsem mi bilemedim hahaha

      Sil
  4. 81 doğumluyum, en güzel yaşlarımda olduğumu düşünüyorum. Okul derdi yok, maddi bağımsızlığın var, çocuk baskısından da kurtulabilirsem, yırttım diyeceğim ama bu yaşların da derdi bu işte.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaşlarımız çok yakın ama bence en berbat yaşlardayız :D Yani evet maddi manevi bağımsızlık hissi güzel ama o kadar çok yük var ki üzerimizde, sadece çocuk seçimi değil, sanki her gün 173645463 konuda seçim yapmak zorundaymışım gibi hissediyorum ben. Uleyyyn beni geri 23 yapsınlar, master yapıyor ilk arabamla geziyor herkesten harçlık alıyor olayım yaw :D

      Sil
  5. Azizim yazılarını genellikle en az iki kere okuyorum ;)) Çok beğendiğim için tabi ama bir anda da erken 85 mi yaşıyorum ki dedim :))))) En çok da son yorumuna güldüm hani şu 173862399 konuda seçim yapmak cümlen şahane komikti. Ve de bazı zamanlar ben de o yıllarımı aradığımı itiraf etmeliyim. Sevgiler...

    YanıtlaSil
  6. Ha bir de gençlerle iyi diyaloğu olan yaşlılar favorimdir, babam da öyle, rahmetli babaannemle,ü dedem de öyleydiler, umarım ben de öyle olurum. Anneanneye rahmet...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amiiiiin ben de istiyorum, huysuz olmayalım aman..

      Sil
  7. Yaşın getirdiği fiziksel yıpranmalar bir yana, geldiğiniz yaşta gerçekleştirmek istediklerimizi gerçekleştirme oranımız, ayal ettiğimiz kişilerle, yerde ve konumda olup olmamamız bir yaşı çekici ya da itici kalıyor bence. Gerçekten genç ve sağlıklı olup yaşından çok şikayetçi olan bir sürü birey var etrafımda. Aynı şekilde, ilerlemiş yaşına rağmen doyumu yakalayıp yaşını seven de. Öyle olabilmeyi diliyorum hepimiz için.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amin diyeyim, güzel bir dilek :)

      Sil
  8. Ben de en güzel yaşların 16-23 olduğunda hemfikirim ama o zamanlar sürekli okul ders var diye ne şikayet ederdik, halbuki en kolayı oymuş ahaha. Bir de yazmamışsın ama İlkokul 3 ten sonra orta 1-2 ye kadar da çok güzeldi benim için bol oyun bol merak bol keşif o dönemlerimin gerçekten çok verimli geçtiğini düşünüyorum şimdi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya evet bir de oooh bu yaşlar çok rahat diyene de sinirlenir büyümeyi isterdik. O bahsettiğin yıllar benim yarış atı olduğum, oyuncaklarımın kaldırıldığı ve sınavlara hazırlandırıldığım yıllar olduğu için hayatımın en kötü yılları yalnız aman ben unutmak istiyorum ayyyy

      Sil