3 Ekim 2014 Cuma

Daha fazla et

Uzun süre vejeteryandım, şimdi de hayvanları mümkün olduğunca az tüketiyorum. Gerçekten de belki ayda bir, o da canım fena halde köfte istediği zaman. Onun da içinde etten çok maydonoz, kekik, havuç oluyor doğrusu. Balık ise çok yerim, hem de çok severim. Vejeteryan olduğum dönemde, annem bana tavuk göğsü tatlısını bolca yedirirdi, içinde et olacağı aklıma bile gelmediği için yerdim. Bu tatlıyı hala da severim ve yerim. Kısacası demek istediğim, vejeteryanken olduğumdan daha bilinçliyim hayvan tüketimi konusunda.. Özellikle o dönemde içinde bulunduğum sosyal ortamdaki herkes neredeyse vejeteryan olduğu ve bu herkesin büyük kısmını da hamburger yerken "yakalamış" bulunduğum düşünülürse, bazı aşırı koyu vejeteryanların samimiyetsizliğine tercih ederim "evet eti seviyorum ve yiyorum" diyen etoburları.. Mesela benim de ağzımın tadı şekerli, o kadar zararlı olduğunu bildiğim halde hamileyken bile bırakmadım şekerli tat sevdamı. Neden bırakayım? 100 sene yaşamışım şeker yemeden ama sağlıklı ya da 60 sene şeker yemiş sağlıksız ama mutlu yaşamışım, sizce geriye dönüp bakınca hangisi daha iyi?

Fakat et bayramına karşıyım. Bunun Kuran'da yazdığını biliyorum, yazmıyor işte demeyeceğim, kendim okudum çünkü. Fakat Kuran'da zaten benim düşünceme aykırı daha birçok şey de yazıyor. Diğer kitaplar da farklı değil. 1000-2000 sene öncesinin toplumlarıyla günümüz toplumu ne kadar uyuşabilir ki? İnanç öyle birşey; sorgulanmadan kabul edilen birşey, yoksa "mantık" veya "etik" derdik. Ama inanç diyoruz, inanmak.. Velhasıl inanç mevzuuna girmeyeceğim. Girdim burda, isterseniz hatırlayabilirsiniz. Sonuçta "kurban" adamak primitif tüm toplumlarda olan, toplum bilinci geliştikçe, insanlar kendi kendilerine düşünmeyi öğrendiğinde olmayan bir "gelenek". Kimse de bana "ama fakirleri sevindirmek için kesiyoruz" demesin, herkes kendi mahallesine, komşusuna "but" götürür, ondan "göğüs" alırken, daha dinlendirilmemiş eti kavurmaya çevirip, gözü döne döne pişirip, patlayana dek yiyip, akşama da ishalle tuvalete yollarken, kimse bana fakir sevindirme, sevap masalı anlatmasın. İçimizde fakir sevindirme hissi varsa, çocuk okutarak, eşya ve eğitim yardımı yaparak da bu hissimizi doyurabiliriz. Ki zaten bilinçli, eğitimli insanlar bunu yapıyor ve sevabın bu işlerin reklamında olmadığını bildiğinden bunu anlatıp durmuyor da.. Ne demiş peygamberimiz, sağ elinle verdiğin yardımı, sol elin bilmeyecek. Medya çağırıp yardım dağıtmak, göze soka soka, fakiri rencide ederek "sevindirmek" sevap değil haram. Neyse işin inanç yanını geçelim.

Et; sebze meyve kadar bol tüketilmesi gereken bir gıda değil. Et yenmediğinde ölünmüyor, kafalar daha az çalışmıyor. Dikkatli ve dengeli beslenen bir vejeteryan, etle beslenen bir kişiden sağlık ve biliş düzeyi açısından daha bile iyi durumda oluyor, bu bilimin kanıtladığı bir gerçek. Sanıyorum toplumdaki et tüketimi ve saldırganlık davranışı arasında da bir korelasyon var fakat şu an bu veriyi kanıtlayacak bir araştırma linki bulup da veremedim, zamansızlıktan. Velhasıl cihat yapmak, insan asıp kesmek, çevrenin doğanın katliyamına azmetmek isteyen pek vejeteryan görmediğim için, bu hipotezin arkasında da duruyorum. Vejeteryanlar genel olarak dünyayı iyiye doğru değiştirmek isteyen, hassas ve duygusal insanlar. Et yemeyince korkulacak bir tip de olunmuyor yani. O nedenle, fakir de olsa zengin de olsa, et tüketimini azaltmanın çok "vah vah"lık birşey olduğunu düşünmüyorum. Kaldı ki, et de bolca bulunan ve bence ederinden çok daha ucuza satılan (bir hayvanın canı o kadar ucuza alınmamalı) birşey, yarım ekmek arası tavuk dönerin ederi, bir paket sigaranın ederinden çok farklı değil yani "eti bulamayan" kesimin sigarayı rahatça bulabilmesine nedense takılmıyoruz hiç.

Velhasıl; et yemezseniz ölmezsiniz. Eti azaltsanız, daha bile uzun yaşarsınız. O nedenle, şu kurban işini artık bırakalım.

6 yorum:

  1. Yazdıklarınla ilgili çoğu şeye katılıyorum. Ama ben de gerekli olduğunu düşündüğüm kadar abartmadan et yiyenlerdenim doğrusu tamamen vejeteryan olabileceğimi sanmıyorum. Neyse yazın üzerine aklıma gelen asıl paylaşmak istediğim bu değildi. Geçen ayın national geographic tr dergisinde bşr yazı vardı ( istda bıraktım tam adını hatırlamıyorum) mağara adamı diyeti gibi birsey. O diyette aslında et ağırlıklı beslenmemiz gerektiği yazıyordu. Tarımın başlaması ile birlikte enerjisi düşğk hacmi büyük sebze ve tahıllar, midemizin büyüyüp beynimizin küçülmesine sebep olmuş yıllar boyu böyle birseyler diyordu. Doğrusu unuttum çoğunu biraz araştırmalı. Ne ilginç değil mi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunu duydum ama inanmadım pek Gece, mağara adamı döneminden bu yana IQ'nun arttığı gerçek, kaldı ki kültürlerarası yapılan çalışmalarda da yeme alışkanlıkları ile IQ düzeyleri arasında pek bir ilişki bulunmuyor. Mağara adamı diyeti bildiğim kadarıyla çiğ meyve ve sebzeler ve et ağırlıklı malum toplayıcı avcı diyeti.. Aslında eti yine avlayarak yiyor olsak bu kadar sık tüketemeyiz de :)

      Sil
  2. iyi bayramlar cerenmus...
    hadise karışık bi hadise hiç girmiyorum.

    insanlar elele tutşsa bayram olsa la laaa laaaa diyorum

    ne diyim:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. oooooooooo absalom, amin diyim, nid'yim? :)

      Sil
  3. ET insan vücuduna son derece zararlı bir besindir. Et insanın içsalgı bezlerinin hassas dengesini altüst ederek er ya da geç hastalığa yol açar. Kırmızı et yiyenlerin kalp-damar hastalıklarına ve kansere çok çabuk yakalandığı bilinen bir gerçektir. Bilinmeyen ise, etin insanların rûh hali üzerindeki etkisidir.
    Et yiyen insanlar daha saldırgan olurlar. Duygusal olarak duyarsız ve kabadırlar. Düşünsel incelikleri algılamakta zorlanırlar. Maddiyata ve şehvete düşkün bir kişilik sergilerler. Tedirgin olurlar, canları çabuk sıkıldığı için değişik eğlencelerle kendilerini avutmaya çalışır, yaşadıkları sebepsiz (!) sıkıntılardan kurtulmak için de içki, sigara ve uyuşturucu gibi maddelere yönelirler.
    Yâni et yiyenler insan olarak taşıdıkları bedensel-duygusal-düşünsel potansiyele büyük bir darbe vururlar. “Ben yiyorum ve bana bir şey olmuyor!” diyenlerin bir de etsiz bir beslenme tarzı benimseyip aradaki farkı görmeleri, onları ikna etmeye yetecektir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biraz fazla iddialı ve fanatik bir düşünce olmuş bu çünkü dünya üzerinde et yiyen ve en has vejeteryandan daha ılımlı, farklılıkları kabul eden, mutlu insanlar da var. Genellemeler ve ötekileştirmelere başvurmadan hayat tarzımızı değiştirmek bence daha önemli.

      Sil