19 Eylül 2014 Cuma

Sıcak bir duş etkisi

Elalem içi buz dolu kovaları "farkındalık yaratmak" adına kafadan aşağı döküp dururken, sıcak bir duş etkisi hakkında yazı yazmak tuhaf değil mi? Evet tuhaf, ama inanır mısınız, benim şu hayata katlanabilmemin tek yolu bu sıcak duşlar.. Hele ki sabah ilk iş olarak yapılanı, en makbulü.

Bu sabah, her sabah olduğu gibi, sıcak duşun altındayken, aslında belki de insanoğlunun hayata kafa göz dalmamasının, gün boyu yaşanan badirelere karşı akıl sağlığını koruyabilmesinin, karmanın tüm getirilerine rağmen hayattan vaz geçmemesinin ve de sağındaki solundaki densizlere, dengesizlere rağmen ayakta kalabilmesinin ardında yatan yegane unsurun sıcak duş alabilmek olduğunu düşündüm. Mesela ortaçağda yaşanan tüm o zulümlerin ya da uzay çağında hala ortaçağı yaşayan toplumlarda yaşanan hak hukuk ihlallerinin altında dahi sıcak duş alamamanın yattığına dair bir fikir belirdi kafamda. Tüm savaşlar, trafikle çıkan kavgalar, itiş kakış bir yandan sıcak bir yandan kalabalık nedeniyle çıkan tartışmalar, hepsinin kökeninde sanırım sıcak bir duş alamamak yatıyor. Başka türlüsü mümkün değil, insan sıcak bir duşun altındayken ne derdi, ne tasası, ne siniri, ne olumsuzluğu kalıyor çünkü.. Hatta suyun üzerimizdeki negatif enerjiyi falan sıfırladığına inanan enerji-bilimciler var, biliyorsunuz. Suyu ve yıkanmayı sevmeyen insanların üzerlerine yapışıp kalan bir olumsuzluk hali olduğu da yadsınamaz..

Bu sabah duşları, özellikle son 1,5 senedir gece boyu saatte bir uyan(dırıl)dığım için, beni hayata bağlayan tek lüks haline de geldi.. Bazen sadece 5dk. bazen 30dk., daha uzunu olmadı ama, olsun, yine de yetiyor, sanki tüm dertler, endişeler, koşturmaca, yetişememe, üzerimden akııııııp, gidiyor. O sabah duş alamamışsam, akşama duşa kavuşana kadar sanki yapış yapış, kokarca gibi hissetmekle kalmıyorum, üzerimde psikolojik bir ağırlık da oluyor. Bir miskinlik, bir tatsızlık, bir uyanamama hali, bir hiç bir şey yapmak istememe durumu. O gün geçmek bilmiyor.

Bu kadar basit bir eylemin insanı bu denli rahatlatması, hafifletmesi ne kadar şaşırtıcı, değil mi? Bir zamanlar "denize kıyısı olmayan bir şehirde asla yaşayamam" demiştim, yaşıyorum. Evet dereler var yanında leziz patikalarda yürümelik, pedal basmalık. Ama deniz gibi olmuyor ve deniz bana gelemiyorsa, duş almak, gün içinde sayısız kereler elime yüzüme su çarpmak da biraz olsun rahatlatıyor. Duş alamasam, sanırım çıldırırdım.

15 yorum:

  1. Her sabah banyoya gözüm kapalı girer, uyanmış olarak çıkarım. Başım ağrır duş alırım, canım sıkılır duş alırım. Fakültede arkadaşlarım bana ördek derdi, saçlarım sürekli ıslaktı cünkü:) Evet ben de duş alamasam yasayamam muhtemelen. Ter kokusundan, kirinden pisliğinden yanına yaklaşılmayan insanların da potansiyel suçlu olduğuna inanmışımdır hep. Hani kendine saygısı yok ki başkasına olsun durumu. Sevgiler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. insan kokusu gercekten berbat birsey..

      Sil
  2. O fotoğraftaki gibi duş istiyorum ben de.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bizim avustralyadaki evimizde cok beneri vardi, hala ruyalarima girer aaah ah

      Sil
  3. Kesinlikle doğru.. "Sıcak su tenini yaktıkça tazelendiğinden" bahseden Bukowski de biz gibi düşünüyor. Güne hazırlanmak için vazgeçilmez bir şey.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) duymamistim bu dizesini, guzelmis!

      Sil
  4. Duş beni de arındırıyor. Bazen gün ortasında işten izin alıp, koşa koşa eve gelip duş aldığım bile olmuştur günün tozu katlanılmaz geldiğinde. O kadar çok toz bulutu var ki üzerimizde uçuşan..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. is eve yakin mi, ne sanslisin!!

      Sil
    2. Eski işim git-gel yarım saatti, bir saat izin yetiyordu. Şimdiki işim yürüyerek 5dakika eve, bisikletle 2 dakika:)

      Sil
  5. Su deyince aklıma, duş ve deniz dışında "Ne Biliyoruz ki?" adlı yarı belgesel, yarı film geliyor. Suyun insanların ruh halini nasıl etkileyebildiğini anlatan müthiş ese. İzlemişsinizdir belki.

    YanıtlaSil
  6. Hergn yapamıyorum ne yazıkki arzu etsem de, yeni hedeflerimden biri bu konudaki üşengeçliğimi kırmak. Saçları yıkamayınca daha kolay oluyor ama içim de rahat etmiyor ve saç tarama kurutma faslını hiç sevmiyorum sen nasıl yapıyorsun saç konusunu, seninkiler de çok uzun benim gibi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gececim ben saçımı yazın hergün ama kışın 2 bazen hatta 3 günde bir yıkarım, evet tarama kısmı özellikle dalgalı saçta insanı delirten bir hal ama bak kurutmam hiç, çocukluğumdan beri böyle, alışkanlık, ne boynum tutulur ne üşütürüm. Kışın kar yağarken bile ıslak saçla çıktığım olur ama yatağa ıslak saçla gidersem saç nezlesi denen saçın diplerindeki feci acı hali olur hep, onu yapmam.. Bir de ıslak yastık sevmem doğrusu.. :)

      Sil
    2. Ben de yıllardır kurutmuyorum en son ne zaman kuruttum hatırlamıyorum bile havlu ile uyumuşluğum çoktur :)

      Sil