19 Haziran 2014 Perşembe

Louis CK ve kara mizah

Gülmeyi ve güldürmeyi seven bir insanım. Bazıları aman ciddi olayım, kendimi ağır abi tanıtayım, sert olayım da saygı duyulayım falan der, bende yok öyle birşey. Ben mizah anlayışı ile zekanın birebir paralel olduğunu düşünen insanlardanım. Kemal Sunal esprilerinden bahsetmiyorum, yıllar içinde piştim, az biraz ağzımdan çıkana önce bir durur, haaaa der güler, sonra düşünür bir daha gülersiniz. Boş değilim size karşı yani.. Ortam palyaçosu da olurum gerektiğinde, herkese değil ama. Ama çok isterdim böyle bir Woody Allen, bir Seinfeld, bir Louis CK ayarında zeki zeki ve kara kara da güldüreyim insanları.. Üzerinde ince düşünülmüş, hazırlanmış bir mizah kadar o anda akla geliveren, söylenirken daha söyleyeni de güldüren, dinleyeni de güldüren bir espri yapıvereyim.. Bazen bu komedyenler kendileri de gülüyorlar ya sahnede, çok hoşuma gidiyor. Adam şov yapıyor, ama başlıyor kendi gülmeye. Çok seviyorum ben onları o zaman, çok samimi buluyorum.

Ortaokulda meraklıydım ben kompozisyon derslerine, yazardım birşeyler eciş bücüş, ortaokulda ne yazılır. Ama gülerlerdi çok, benim kompozisyonumun sesli okunması isteği gelirdi her sefer. Gurur verici bir durum da, ben kendi kompozisyonlarımı güldüğüm için okuyamazdım, bir arkadaşı görevlendirir, herkesle birlikte ben de rahat rahat gülerdim, oh be. Aslında bu huyumu eğitmek, yontmak gerekirmiş de bilemedim. Daha doğrusu çok fazla ve farklı ilgi alanım var (len n'oluyo, sanki kendimi över gibi oldum pardon) ve bu iyi birşey gibi gözükse de aslında insanı yoruyor, bir çok şeye odaklanıp çok şey hakkında azıcık bilmek yani. Oysa iki üç şeye odaklanıp onları geliştirmek de bir başka yol ve daha "başarılı" olabilirsiniz. Velhasıl ben genel kültür insanıyım, memnunum. Yazmanın para kazandırabileceği aklıma hiç gelmedi, hala da düşünemem. İnsan para kazandığı şeyden bir süre sonra ister istemez bıkıyor, eskisi kadar zevk alamaz hale geliyor. Öyle gözlemledim.. En güzeli hobileri hobi olarak bırakmak sanki. İş olarak yapıldığında tadı kaçıyor.

Gelelim gülme konusuna. Gülmek zekayı gösterdiği kadar, insanı güzelleştiren de bir durum. Evet yüzümde gülmeye bağlı (yaşlılığa değil bak) ağız yanı kırışıklıkları var ama mutluyum. Kaş çatığı ya da alın germe kırışığından iyidir. Gülmekten gözlerimden yaş geldiği ya da karnımın kasıldığı da çok olur. Hatta bak belki de karın kaslarımı gülmeye borçlu bile olabilirim. Hayatım çok mu esenlik içinde de böyle gülebiliyorum derseniz, hayır. Benim de çok ağladığım, üzüldüğüm, sıkıldığım, hatta sıkılmaktan uçukladığım, hasta olduğum olur. Ama fırsatını bulunca da gülerim arkadaşım. Öyle kahkahalarımı tutmam, salarım gitsin. Politik de değilim, kim ne der demeden gülerim. Ama bak alaya, taklite gülmem, o ayrı. Bazı mizah anlayışları tamamen alaycılık ve taklit yapma becerisi odaklıdır. Osmanlı'nın yalaka meddah ve komiklerinden gelme bir alışkanlık olsa gerek. Çuvaldızı kendine bir türlü batıramayanlar..

Louis CK'e gülüyorum bazı geceler, güzel bir dizisi var Loui diye. Alışılmış durum komedisinden daha abartı haller yaşayan, şişko, kızıl, çilli, boşanmış, iki çocuklu baba ve stand up komedyen durum komedisi işte. Tüm bunlar bir arada ve adam başarılı evet.. Çünkü çok iyi bir gözlemci. Mizah için gereken en önemli malzeme de bu bence; gözlem yeteneği. Sonra onu kara ve sinik bir dille harmanla, evet. Yahudi mizahı da deniyor, çok zekice, ince düşünülmüş espriler. Ve her zaman kendinizden birşeyler buluyorsunuz. Bir Woody Allen, bir seinfeld ya da Louis CK'de her zaman kendinizi, içine nasıl düştüğünüzü anlamadığınız bir durumu buluyorsunuz. O nedenle izleniyor zaten. Samimi.

Bu sıra, büyüyen kızımla birlikte mizahın gelişimini izleme fırsatım oluyor ve oldukça şaşırıyorum. Bir kaç ay öncesine dek yüz ifadelerine ve abartılı el kol hareketlerine gülen kızım, şimdi taklitçiliğe başladı ve hem kendi taklitleri hem de bizim onu taklit etmemiz inanılmaz güldürüyor onu. Bundan sonraki aşama kısa (eşek) şakaları ve sanırım yavaş yavaş sözlü bilmece veen sonunda da kelime oyunları ve sözel espriler olacak. Demek ki mizahın primitiften daha karmaşığa doğal gelişim yolu da bu şekilde. İlginç.. Bu konuda okumak, araştırmak gerek evet..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder