14 Haziran 2014 Cumartesi

Kelek değil, sarı karpuz!

Karpuz mevsimini açtık. Artık biz de dostları akşam oturmasına toplayıp, kalkmaya azmettiklerinde "aaa durun ama daha nereye, daha karpuz kesceğğğdik" diyebilir, gönül rahatlığı içinde denize attığımız karpuz kabuklarının yarattığı pisliğe bakarak "hah karpuz kapuu suya düşmüş, artık denize girebiliriz ehuhehu" diye iğrençleşebiliriz. Yapabiliriz bunları evet, yılın ilk karpuzunu törenlerle aldık.

Karpuzun alınması bizim evde bir törendir gerçekten de. Alınteri ve gözyaşıyla kazanılmış bir zaferdir. Çünkü benim koca efendim vakti zamanında uzakdoğuda yediği bir sürü eciş bücüş sonrası bir dilim de karpuz yemiş ve totoyu cortlatmış, birkaç gün yatak/tuvalet arası sürünmüş bulunduğu için, tüm bu vukuatın birincil derece sorumlusu olarak onca eçiş bücüşü değil de karpuzu görür ve karpuzdan yıllardır bir Darth Vader kadar nefret eder. E tabii güzel insan evladı, nefret ettiği şeylerin üniversal olduğunu sanmakta ve her erkek gibi istemediği bir şey kendisinden rica edildiğinde "ödül mekanizması" tetiklenmediği sürece devamlı unutmakta (her 6 ayda bir hatırlatılsa da)dır. E ben neden alamıyorum, elim armut mu topluyor? derseniz.. İki sene öncesine dek iki kolumda iki karpuzla akrobatik hareketler yapabilen ben, geçen senenin hamileliği (yok ya attım şimdi, geçen sene bu sıra yavrulamıştım ben) bu senenin bir kol altında bir çocuk taşırken diğer kol altında bir karpuz taşıyamama trajedisi yüzünden, bir türlü ağzıma layık eşşşşek kadar bir karpuz alamamış bulunuyorum. Aslında bu evropai ülkede karpuzlar dilimle de satılıyor ama racona ters, alındı mı yekün bir yuvarlak alınacak! O kadar.

Karpuzu sipariş verdikten sonra, arası gittikçe kısalan çeşitli hatırlatmalarla karpuzu bir hafta içinde edindim. Bir dahaki sefere amazondan sipariş vermeyi düşünüyorum zira daha çabuk teslim edilebilir şahsıma. Neyse karpuz geldi, keşke üzerinde bir de kırmızı kordaaaale olsaydı fiyonklu, ne de olsa yılın ilk karpuzu. Maya kendi kadar karpuzu görünce bir el attı hemen, iki ayağını açıp ortasına da karpuzu koymak suretiyle biraz dümbelek çaldı falan, eğlenceli oldu. Sonra baktı bi numarası yok bu dev yuvarlağın, itsen kımıldamıyor, çeksen gelmiyor, fırlatılmıyor, üstelik her yerinden aynı ses geliyor, sıkıldı. Ben kaptım hemen, bıçağı dayadım gırtlağına, daha bıçağı sokmamla yarıldı, oooh misss. Diyarbakırlılar gibi elle giriştim, yardım karpuzu ve ağzımdan "aaaaaaaaaaa" hecesi döküldü. O da nesi, ayol karpuz sapsarı çıktı! Kelek mi bu? Ayol kelek gibi de durmuyor, rengi dışında doku falan iyi.

Görmemişim n'apiim. Sarı karpuz diye bişey varmış. Bilmiyordum, şaşırdım. Heyecan yaptım gittim salondaki eşime gösterdim. O da önce "ığğğğğğ yaklaştırma onu bana" sonra "aaaaa" dedi. Maya da boynunu uzata uzata baktı ama onun için zaten herşey "ilk", pek şaşırmadı, ha evet yuvarlağın içi sarıymış dedi geçti. Kestim yedim ay mis gibi aynen bildiğiniz karpuz, çıtır çıtır buz gibi ohhh. Tadı aynı, rengi ilginç. Kıza da yedirdim, eşim bize hiç onaylamama, acıma ve tiksinme arası enteresan bir yüz ifadesiyle baktı. Enteresan bir deneyim oldu.

4 yorum:

  1. Hayatımda görmedim! İlk kez duyuyorum. Ama çok güzel anlatmışsın. Dolapta kavun olmasa gidip alacağım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kavun karpuz candır, beyaz peynir de yanında oooh :)

      Sil
  2. Ben de okurken "aaaa" dedim :)) Hiç duymamıştım sarı karpuz! Tadı aynı diyorsun ama insan bir garip olur yerken :) Her şeye rağmen afiyetler olsun :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çin'de bir süre yaşamış bulunan çok sevgili bir dost "aa ben biliyorum, çinde çok vardı onlardan" dedi, belki bir uzakdoğu lezzetidir :) Ama evet ilk şaşkınlık geçince hoşuma gitti ama bu sefer gidip dikkatlice baktım markette, normal karpuzdan azıcık daha pahalı, LÖKÜS karpuz :D

      Sil