6 Mayıs 2014 Salı

Şekeri bırakmanın yolları

Birçoğumuzun bağımlısı olduğu şeker ve şekerli gıdaların sağlığımıza zararları artık her gün kulağımıza bağırılıyor, gözümüzün içine sokuluyor, sağır sultan bile duydu artık şekerin ne kadar zararlı olduğunu. Ama şekeri hayatımızdan tamamen çıkartabilmek mümkün mü? Evrime göre, zor zamanlarda hızlı bir enerji kaynağı olduğu için ırkımızın devamını sağlayan şekerden şıp diye vaz geçebilmek ne kadar mümkün, ne kadar gerçekçi? Bu konuda The Guardian gazetesinde güzel bir makale okudum ve benim gibi şekerden çok ağzı yanan ve ısrarla yanmaya devam edenler için Türkçe'ye çevirip paylaşmak istedim.

Bu makalede yıllardır duyduğumuz ve kulak ardı ettiğimiz tipik "halk sağlığı ve beslenme uzmanlarının ortak karara vardıkları bir nokta, kötü bir beslenme ya da sağlık alışkanlığından kurtulmanın ilk adımı "bilinçlenmektir, örneğin bir paket çikolata içinde ne kadar şeker olduğunu bilirsek, o çikolatayı o kadar rahatça ağzımıza atamayız. Çikolata yerine meyve yiyelim, meyve suyu içelim, çikolatayı hayatımızdan adım adım çıkartalım" türü bir yaklaşım olmaması benim hoşuma gitti. Çünkü bir klinik psikolog olarak, bağımlılıkların hepsinin altında aslında aynı nöropsikolojik, kimyasal nedenler yattığını biliyor ve dolayısıyla kokain bağımlılığı, kumar, alkol ya da şeker bağımlılığı arasında tedavi (evet tedavi) açısından herhangi bir fark olmadığını savunuyorum.

Eğer şeker yemeden duramıyorsanız, bu sağlığınızı ve psikolojinizi etkileyecek boyuttaysa, bir çok kez bırakmaya çalıştıysanız ve her sefer tekrar başladıysanız, bu makalede önerilen 11 adımı uygulamadan bu bağımlılıktan kurtulamayacaksınız. Buyrun okuyun:

11 adımda şeker bağımlılığından kurtulmak:

1. Düşmanı tanı. Şeker de, alkol, kumar, uyuşturucu kadar bağımlılık yaratan bir maddedir. Eğer bu bağımlılık psikolojik, fiziksel ya da sosyal sağlığınızı bozan boyuta geldiyse; yani şekere bağlı sağlık sorunları yaşıyorsanız, çaya şeker koymazsanız içemiyorsanız, şekeri psikolojik bir rahatlama olarak kullanıyorsanız, sosyal ortamlarda, gerginlik yaşadığınızda, şekerin gücüne başvuruyorsanız, bağımlısınız. Bunu kabul etmek, şeker bağımlılığının önüne geçmenin ilk adımı.

2. Cold Turkey. "Fıstık ezmeli sandviçi seviyorum ama zararlı olduğunu biliyorum, onun yerine fıstık yiyeyim, hiç değilse yararlı, ya da 5 gün yemeyeyim 1 gün yiyeyim, azaltayım". İşte bu ilk yanlışınız. Gerçek anlamda bir bağımlılık varsa, fıstık yemekle kalmayacaksınız, ya da 2-3 gün yemeseniz 4. gün illa ki fıstık ezmesine geri döneceksiniz. Çünkü bağımlısınız ve bağımlılığı yenmenin tek yolu alternatifler koymak değil, o maddeyi hayatınızdan çıkarmak ve yaşadığınız tüm cold turkey ataklarına (aşermeler, psikolojik sıkıntı, ateş basmaları) rağmen o maddeyi asla bir daha kullanmamak. Bunun başka yolu yok.

3. Meyve tüketimine dikkat. Meyveler oldukça yüksek miktarda şeker içerdiği için şekerin sağlıklı bir alternatifi değil. Günde 2-3 porsiyon meyveden fazlası (1 porsiyon mesela 1 elma, ufak salkım üzüm, 3 çilek gibi) vücuda zararlı. Meyveler ne kadar çok su içerirse, o kadar az zararlılar (örneğin bir portakal bir muzdan daha fazla su ve dolayısıyla daha az şeker içeriyor).

4. Doğal iyileştiricilerden uzak durun. Piyasa diyetisyen adı altında diplomasız şarlatanlar dolu, eğer şekeri hayatınızdan çıkarmaya ve bu bağımlılığınızdan kurtulmaya gerçekten niyetliyseniz, diplomalı, konusunda uzman bir beslenme uzmanına başvurun.

5. Alkolü hayatınızdan çıkartın. Alkol, tahminizden daha fazla şeker içerir ve alkol kullanan bir çok kişi vücutlarının istediği maddenin alkol değil şeker olduğunun bilincinde değildirler.

6. Gary Barlow gerçeği. Gary Barlow yıllarca çeşitli diyet yöntemlerini uyguladıktan sonra "ne yersem yiyeyim, kilo almıyorum" diye bir diyet türü ya da vücut şekli olmadığını öğrenen ve hayatından şekeri ve beyaz unu çıkararak zayıf ve çekici olanlardan.

7. Bazı tahıllar iyidir. İşin gerçeği tüm tahıllarda karbonhidrat dolayısıyla glukoz (şeker) bulunur. Bir gıda ne kadar çok lif içerirse, o kadar az şeker içerir. Tahıllar yerine lifli gıdalara yönelin.

8. Şekersiz yaşam. Şekersiz ve tahılsız yaşayacağım diye, şeker yerine meyve tahıl yerine besin çekirdekleri kullanarak kek yapmaya kalkarsanız, sadece berbat bir kek yapmakla kalmaz, bağımlısı olduğunuz kek yeme  ve buna bağlı olarak rahatlama davranışını tekrar etmiş olursunuz. Bu da sizi sadece en başa döndürür. Sağlıklı kek yapmayı denemek yerine mesela kitap okumayı deneyin.

9. Taş devri diyeti yapın. Balık, çok az meyve, sıfıra yakın tahıl, bol protein ve bol egzersiz. İşin sırrı bu.

10. Şekersiz alternatifler. Diye birşey yok. Tamamen kimyasallarla dolu şekersiz alternatifler, en az şeker kadar zararlı. Şeker konseptini yaşamdan çıkarmak tk çareniz.

11. Şekeri tamamen bırakın. Şekeri, karbonhidratı tamamen kestiğinizde, yaşamınızda bir çok besini de kesmiş olacaksınız ve humus ya da humus görüntüsü veren düşük şekerli, düşük karbonhidratlı gıdalara yöneleceksiniz. Bir noktadan sonra kendinizi bebek gibi beslenirken, çevrenizdekileri de size "keşke sağlıklı ve dengeli beslenebilse" derken bulabilirsiniz. Aldırmayın, yolunuza devam edin.

Evet makale bu şekilde, tabii ki şok edici, tabii ki çılgınca. Ama şekere fiziksel, psikolojik ve sosyal bir bağımlılığınız varsa, "bağımlılık önleme" açısından açıkcası bu 11 madde tamamen doğru. Ama ne kadar gerçekçi? Şekeri hayatınızdan çıkarmaya, gerçekten şekersiz bir yaşama başlamaya niyetliyseniz, bunun geri dönüşü olmayan, sizi tuhaf bir insana çevirebilecek bir yöntem olduğunu da bilin.

Peki yok mu bunun ortası?

Bence var; bu o kadar da ciddi bir bağımlılık değilse, yani mesela çayımı 2 şekerle içiyorum ama 3 bardağı aşmıyorum ya da günde sadece 3 küçük parça çikolata yiyorum ama bitter yemeye dikkat ediyorum ya da tatilde açık büfede pastalara hayır diyemiyorum ama tatil dışında hiç tatlı yemiyorum diyorsanız; yahu bence salın gitsin, hayat şekerle daha bir çekilir, daha bir rahat, daha bir mutlu yahu..

16 yorum:

  1. Ben saldım gitti ama çocuğuma da kötü örnek oluyorum,aynı sigara içen anneler gibi...asitli içecek,meyve suları ve jelibon,marşmelov gibi şeylerin tadını bilmediğinden istemiyor ama anasının yaş pasta bulunca bütünü ile nutellayı kavanozu ile yemeğe çalıştığını göre göre büyümüş bir çocuk nasıl minumum şeker ile zehirlenebilir diye çareler arıyorum,illa zehirlenecek ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayşecim aynısını ben yapıyorum yani nutellayı kavanozla yemeyi bıraktım çok şükür de, çocuğuma şekeri daha tanıtmadım ve 3 yaşında anaokuluna başlayana dek de inşallah tanıtmayacağım, o zaman illa ki öğrenecek. Ama sana helal olsun 8-9 yaşlarına dek şekeri vermemek büyük başarı :) Zaten o yaşa kadar dayandıysan pek şeker tadını sevmiyorlar (misal benim kocam şekerli şeylerden nefret eder) Bir de kadınlar erkeklerden daha düşkün şekere :)))

      Sil
  2. Şekersiz çay içebilmeyi dönem dönem denedim. En uzunu 1,5 ay olmak üzere. O 1,5 ayda "neden çay içiyorum ben allahım" moduna girdim. Çay içmek işkence oldu neredeyse. Baktım çay içerken kendimi zorluyorum, ehhhh dedim, bu ne yaa, attım şekerimi mis gibi içtim çayımı :) Olmuyor yaniii, ben beceremedim. Ve senin de dediğin salladım gitti.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben çok çay içmiyordum, içtiğimde de şekersiz yeşil beyaz ve meyve çayları içiyordum. hamilelikle onları da bıraktım içerdikleri kafein nedeniyle ama itiraf edeyim özlüyorum ve iple çekiyorum tekrar çaya kahveye alkole başlamayı hehehehe Çayı şekersiz içmeye bir alışınca da şekerli halini içemiyorsun, çay tiryakileri valla öyle diyor yani bilmem ne kadar doğru :) dayan arkadaşım, cold turkey aşamasındasın!

      Sil
  3. şu son paragrafı yazdın da yırttın gene:)))))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. seni düşünmedim desem yalan olur, yaşasın şeker, yaşasın mutluluk yahu..

      Sil
  4. bu makaleyi ben de okuyabilmiştim başlıklar halinde kıt ingilizcemin müsaade ettiği ölçüde, çevrilmiş haliyle okumak çok iyi oldu. Emeğine sağlık, teşekkür ederim :)
    bu arada 8.madde de kek için hindistan cevizi yağı kulanılabileceğini söylemiş sanki şeker yerine, bu hindistan cevizi yağının da kullanılmadığı alan yok, ne mucizevi ürünler var doğada.
    ben şekeri içeceklerde sadece türk kahvesinde ve evde yaptığım meyve sularında kullanıyorum, marketten eve giren ürünler oldukça sınırlı. Kek ve pastaları ben yapıyorum evde, kocam çok sevdiği için hiç eksik olmaz nerdeyse ama onların şekerini de tariftekinden 1/3 oranında azaltıyorum genellikle. Baklava türevi, sulu şekerli şeylere hiç gelemiyoruz çok yoğun geliyor şekerleri. Eskiden dışarda iken yemek yemeğe vaktim yoksa acıktığımda çikolatalı gofret ya da bisküvi tüketirdim(aylardır evimizin kapısından dahi girmiyor o ürünler), şimdi mutlaka çantamda en azından bir elma ve kuruyemiş bulunduruyorum. Kayınvalidenin herkesin bir bağımlılığı olmalı şeklinde bir sözü vardı sanki. Bizim daha doğrusu eşimin de çikolatalı kek ve pastalar :) Diğer şekerli ürünleri hayatımızdan çıkartarak dengeyi kurduğumu düşünüyorum ama umarım yanılmıyorumdur :)
    sevgiler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) evet kayınvalidem öyle der. bence sen dengeli hissediyorsan zaten sorun yoktur. son paragrafta kişisel fikrimi yazdım, bence şekersiz, rejim dolu, kısıtlamalı bir uzun ömür yerine kısa ama mutlu olalım yahu.. :D

      Sil
  5. Bu maddeleri sıkı sıkıya savunuyorsun sandım Cerenmus. Son paragraf çok iyi geldi :)

    YanıtlaSil
  6. :))) hiç savunur muyum a küçük joe'm, şekersiz hayat çile yahu.. ama dikkat etmek, dengeyi bulmak lazım, sağlık açısından yani..

    YanıtlaSil
  7. Yazını, ofise söylenen ayıptır yazması fıstıklı katmer üstüne yediğim ayçöreğinden sonra vicdan azabıyla okudum. Çay içmiyorum, haliyle şeker atma derdim yok ama çikolatasız hayatı düşünememl. O yüzden son paragraf rahatlattı :)

    YanıtlaSil
  8. Diyabetik bir kızım var .Maalesef restoranlarda(ev yemeği yapanlar, kebapçılar da dahil) ailesi ile sağlıklı yemeğini yemiş çocuklara ödül niyetine(?) Lolilop veren bir esnaf anlayışı gelişmeye başladı .Bu çok üzüntü verici. Çocuklara maalesef toplum tarafından şeker bağımlılığı dayatılıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Züleyha bak o konuda tamamen haklısın; çocuklara değil şeker, yabancılardan hiçbir şey almamayı öğretmemiz lazım.. Kolay gelsin valla bizim ülkemizde çocuk yetiştirmek çok zor :(

      Sil
  9. Ben bırakalı 1 aydan fazla oldu! Çok kolay aslında.
    Yapamayanlara cesaret verebilirim. touch the screen.

    YanıtlaSil
  10. Hepsi harika tüyolar ben 6 aydır şeker tüketmiyorum ve çok benzer taktiklerle tatlı krizlerimin önüne geçebildim. En tatlı zehir şeker ve muhakkak hayatımızdan çıkarmamız gerekir. http://zeynepharikalardiyarinda.blogspot.com.tr/2016/01/sekersiz-gecen-alt-ay.html

    YanıtlaSil