10 Kasım 2013 Pazar

Orta yaşlı Japon kadın turist fenomeni

Çok geziyorum ya ben; bazıları burada okumak isterseniz; bu gezilerim sırasında bir şey çok dikkatimi çekti. Ne zamandır da yazmak istiyorum bu konuda. Nereye gidersem gideyim, bulunduğum ortamda illa ki 45-55 yaş arası Japonya menşeyli, elinde o kentin haritası ve hatta rehber kitabı açık bir şekilde, biraz "kaybolmuş ama kendini kaybetmemiş" edasıyla dolanan, mutlaka gözlüklü, boynunda fuları ve başında krem rengi şapkası olan bir kadın turist oluyor. İlla ki!

Şu yukarıdaki gibi, hepimizin görmeye alışkın olduğu japon turist kafilelerinden bahsetmiyorum. Ki bunlar da aslında bahsedilmeyi hak ediyorlar, hele bir arkadaşımın evinin önünde duran tur otobüsünden inen 20 adet japonun şak şuk evin ve arkadaşımın fotoğrafını çekip yine otobüse doluşup son gaz gitme halleri var ki, illa ki bir yerlerde bir romana konu edilmeli.

Benim bahsettiğim tek başına gezen orta yaşlı japon kadın turistler. Nasıl insanlar bunlar çözemedim. Mesela hostel denen öğrenci yurdu gibi yerlerde kalırsınız ya, odalar 4-6 kişilik, ranza falan vardır. Bu yatakların birinde illa ki bir orta yaşlı japon kadın turist konaklıyordur ve kesinlikle tek başınadır. Tek başına olmayı seçmiştir. Sizinle kat-i surette konuşmaz, göz göz bile gelmekten kaçınır. Felsefesi genellikle en kısa zamanda en çok ülkeyi en az maliyetle gezebilmek olan bu orta yaşlı japon kadınların önceliği kesinlikle sosyalleşmek değildir çünkü. Bir robot gibi tek başlarına gezerler, tek başlarına supermarketten aldıkları sandviçi yerler, erken yatar ve siz daha uyanmadan çoktan diğer şehre gitmek üzere hosteli terkederler. Fenomen resmen. Çözemedim ben bu kadınları. Ama bak saygı da duyuyorum, başka hiçbir millette böyle orta yaşlı kadın tursitler tek başlarına dünyayı gezmeye çıkmıyorlar. Gençler evet ama yaşlılar asla..

Çoğu tanıdığımın yaşlanınca dünyayı gezme hayali var. Çok saçma ve gülünç buluyorum ben bu hayali. Gezeceksen ne diye yaşlılığı emekliliği bekliyorsun, şimdi düş yollara. Hep parayı bahane ederler ya, o kadar ülkeyi gezdim, yaptığım bütçe hesaplarına göre aynı sürede İstanbul'da yaşamak çok daha pahalıya malolacaktı benim için. Ciddiyim bak. Biraz araştırıp okunursa, çok ucuza, çok da güzel gezilir. Öyle perişanlık halinde değil, temiz bir hostelde kalarak, 1 öğünü dışarda diğer öğünleri supermarket vs. gibi ucuz taraftan yiyerek, toplu taşımayı kullanarak. En fazla paranın gideceği yer uçak biletleri; onları da iyi araştırarak ve turismin patladığı dönemlerden kaçınarak gayet ekonomik halledebiliyorsunuz. İnsan hayalleri için yaşlanmayı, emekliliği falan beklememeli. Hem ne kadar yaşayacağımız hem de ne derece sağlıklı olacağımız belli değil çünkü..

Japon turist kadınlara geri dönersek; bu sabah - pazar sabahı - saat 7.30'da, ben koştur koştur spora giderken bir tanesi önümü kesti ve "Martin Festivali nerde?" diye sordu.. Ben daha bu festivalin varlığından dahi habersizken, enteresan oldu tabii. Buldu mu, bulduysa beğendi mi bilmiyorum ama şu da bir gerçek ki bu orta yaşlı Japon kadın turist fenomeni akıllara ziyan bir fenomen..

2 yorum:

  1. Ceren hanım siiz nasıl takip edeceğiz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Pardon nasıl, anlamadım? Bu siteye katılın linki var yanda..

      Sil