10 Kasım 2013 Pazar

Başbakanım, sen çok yaşa!

Neyse ki benim yerime düşünecek bir başbakanım var. Ne mübarek adam, sağolsun, benim yerime kararları alıyor, uyguluyor.. Zaten kız kısmısının düşünmek neyine? Saçı uzun aklı kısa demiş büyüklerimiz, biz onlardan iyi mi bileceğiz. Haşa!

Namusumu da sağolsun onca işinin arasında, başbakanım koruyor. Onca devlet işi dururken, sağolsun aklı fikri benim kimle nerde ne yaptığımda. Ama haksız mı, bıraksan ya davulcuya kaçacağım ya zurnacıya. Sağolsun başbakanım benim yerime düşünüyor da kurtarıyorum kuyruğu. Davulcuyla zurnacıyla üç çocuk yaparsam kim bakacak, anca çalıp oynarız, mazallah! Zaten üniversiteyi ailemden uzakta okumakla az kalsın kötü yola düşüveriyordum da başbakanım elceğizimden tuttu kaldırdı sağolsun. O yıllarda kızlı erkekli kalınabiliyor, okunabiliyor, eğlenilebiliyordu. Dünyanın çivisi yerinden çıkmıştı yani, neyse ki başbakanım geldi de çakı çakıverdi çivileri yerine. O yokken anca işsizlikten bunalan meraklı melahat komşu teyzeler namusumu bekliyorlardı ama şimdi neyse ki sadece teyzeler değil polisimiz de bizzat benim namusumun beklenmesi için emir almış ve hatta işlemlere başlanmış. Şimdiki gençler çok şanslı hakikaten. Ne düşünmeleri, ne okumaları, ne yazmaları gerekiyor aslında; bir oy versinler bir de kızlı erkekli bir araya gelmeden mümkünse üç çocuk yapsınlar. Gerisi teferruat.

Velhasıl, ne güzel bir toplum oluverdik. Eskiden neymiş öyle mini etekliler sokaklarda. Kadın dediğin kendini gizleyecek arkadaşım! Evinden çıkmayacak, illa ki çıkacaksa (mesela doğum sancısı tutmuşsa diyelim..) kat kat kumaşlara sarınacak ki kadın olduğu anlaşılmasın. Aman dışardan bakıldığında tüm kadınların kökünü kuruttuk imajı verelim ki kadınlarımıza dış gözler değmesin, namusları kaçmasın. Zaten bu kadın namusu da kadının kendi gibi hoppa biraz, hemencecik kaçıverir dikkat etmezsek. Aman. Ama neyse ki başbakanımız var başımızda da, bizim aklımıza dahi gelmeyen (zaten aklımıza gelmemeli böyle fikirler, akıl fikir kız kısmısının başına bela) başımıza gelmeden kurtarıyor bizi.

Pahişahım (ay pardon dilim sürçüvermiş) başbakanım, sen çok yaşa!

Dipnot 1. "Kim namus ve ahlak şövalyeliği yapıyorsa, bilin ki en namussuzu o'dur" - Friedrich Nietzsche
Dipnot 2. Biz bunları konuşadururken el altından ne kanunlar çıktı, ne gündemler yaratıldı ve değiştirildi, onları kaçırdık.. YİNE.

6 yorum:

  1. Evet, neyse ki hepimizin yerine düşünüyor, karar veriyor sağolsun. Düşünmek özellikle istenmeyen bir durum zaten. Boş iş yani. Neden tez vakitte yasaklamıyorlar ki düşünmeyi, sorun kalkar ortadan :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bak bu da çok iyi bir düşünce! :D

      Sil
  2. Az önce de Afyon'dan geldi benzer bir haber.. Bir taraftan da http://gundem.bugun.com.tr/universitede-skandal-haberi/855815 haberi yayınlandı diğer kanalda.. Ben de üniversite okudum, babam da üniversitede binlerce 'insan' okuttu.. Ahlakın peşine düşenler, kadının namusundan önce erkeğin .....'nin peşine düşsünler diyor içimde en ilkel hali ile isyan eden ''insan''.. Dilerim, bizim evlatlarımızın vicdanı, aklı, düşüncesi, yaşamı ve insanlığı tertemiz, pırıl pırıl kalabilir..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında geçen gün okudum, polisin elinde yazılı mahkeme kararı olmadıkça evleri basması mümkün değilmiş, özel hayatın gizliliği kapsamında suçmuş da.

      Sil
  3. Çok yakındır İran modelinin örnek alınmasına. Kadınların çocuk doğurmaktan başka işlevi olmadığını düşünen bir hükümete mecbur kaldığımız sürece yıl isterse 2014 olsun kimin umrunda. Mustafa Kemal Atatürk'ün kadınlara seçme ve seçilme hakkı vermiş olsun kimin umrunda. Kılık kıyafet kanunu getirmiş olsun kimin umrunda. Onların değil ama bizim çok feci umrumuzda ve ahtapot gibi heryerimizi sarsalar dahi cumhuriyetimizi, hürriyetimizi elimizden alamayacaklar....
    Sevgiler.

    YanıtlaSil