29 Ekim 2013 Salı

Nice 90'lara

Cumhuriyetle yönetilmiyor olsaydık, hala birilerinin tebaa'sı olsaydık yani; hala yerimizde hatta mehter marşı eşliğinde yürüyor olacaktık. Başımızda aile içi evliliklerle hasta adama çevirdiği, taht sevdasının kardeş katli yapabilecek denli delirttiği, padişahım sen çok yaşa'larla pohpohlanmış, dünyadan haber olmayan birileri olmaya devam etseydi; biz de koyun koyun demokrasiden, düşünce ve özgürlüğünden bi haber, rengarenk kumaşlara bürünerek yaşayıp gidecektik. Osmanlı belki daha hala yaşıyor olacaktı ama kim bilir kimin uşağı, kimin sömürgesi, kimin radyoaktif çöplüğü olacaktı..

Evet daha önümüzde çok uzun bir yol var; demokrasi nedir bilmiyoruz, düşünce, haber alma ve söyleme özgürlüğümüz yok denecek kadar kısıtlı, birbirimizi yani "ötekilerle biz'i" bir arada görmeye tahammülümüz yok, hala türkün türkten başka dostu yok diyecek kadar kıt görüşlü ve dini politikaya sokacak kadar kurnazız, kadınlarımızı cinsel obje ya da evinde oturan çocuk doğuran köşe yastığından farklı görmüyoruz, hurafelerle dini dogmalarla doldurulmuş muhafazakar bir toplumuz, biraz okuyan düşünenimiz, kendini öyle kısıtlanmış hissediyor ki, ilk fırsatta soluğu başka ülkede almaya çalşıyor, beyin göçü almış başını yürümüş..

Ama bu cumhuriyet 90 senedir bize az buçuk insan olmayı, eşitliği ve çağdaşlığı da öğretti ya! Sesimizi çıkarmayı, koyun gibi meleşip beklememeyi gösterdi ya! Nice yıllara Türkiye Cumhuriyeti, nice özgür, eşit, çağdaş, laik yıllara!

Buraya kolay gelmedik ve bu noktadan kayıp düşmek de çok kolay; bunu asla unutmayalım!

1 yorum:

  1. Ağzınıza sağlık çok iyi yorumlamışsınız, ayni fikirde olmaktan gurur duydum. Türkiye Cumhuriyetine hiç yakışmayan zihinler (yada zihinsizler mi demeliydim) tarafından yönetiliyoruz. Ülkenin ruhu can çekişiyor ellerinde. Dilerim, Cumhuriyet rejimini layığıyla yaşayabileceğimiz günler gelir.
    Sevgilerimle...

    YanıtlaSil