9 Ağustos 2013 Cuma

Komşulara dair hipotezler - II

Bir önceki postumda yazdığım gibi, bizim apartman çok şenlikli. Herkes bir gizem yumağı, herkes için bir roman yazılabilir (Küçük Joe'ya fazladan karakter lazımsa, bizi ziyaret etmeli!). Üst katta, çatı katında yaşayan "Bayan Sertadam" kesinlikle bunlardan biri..

Bayan Sertadam, 1.30'luk boyuyla bir "küçük insan" ve doğal olarak yer yer tavanı eğimli çatı katında mutlu mesut yaşayıp gidiyor. 2,5 senedir o kadar az sesini duyduk ki, zaman zaman üstümüzde hakikaten biri yaşıyor mu? paranoyasına kapılmadım değil. Bayan Sertadam, 10 yaşında bir çocuğun boyutlarına sahip olduğu için, ev içinde bize sesi hiç gelmiyor. Fakat kendisi ota-koka inanılmaz bir çabuklukla sinirlendiği için, dışardayken sesi on kaplan gücünde çıkıyor ve sessiz sakin mahallemizde yankılanıyor. O kadar ufak bir insanın bu kadar güçlü bir sesi olması da ayrı bir gizem..

Bayan Sertadam'ın ne işle iştigal ettiğine dair en ufak bir fikrimiz yoktu.. Ta ki dedikoducu komşumuz Bayan Soğanbaşı bizi zoraki olarak bilgilendirene dek. Bayan Soğanbaşı'ndan aldığımız bilgilere göre, Bayan Sertadam anaokulu öğretmeniymiş! Kendisi 10 senedir dul olup çocuksuzmuş ve Bayan Soğanbaşı'na göre çocuksuz oluşu nedeniyle anaokulu öğretmeni olmuş (Ahha, tipik bir lise psikoloji yordamasıdır bu çocuksuz kadınların anaokulu öğretmeni olmaları.. Hiç alakası yok halbuki gerçeklerle ama nedense insanlar çocuk sahibi olmayı istemeyen ya da çocuğu olmayan insanları "eksik" sanma gibi bir saçmalığa inanıyor ve bu "eksikliğin" ille de psikolojik yansıtmalarla giderileceğine inanıyorlar!) Bayan Sertadam'ın kocası ani bir şekilde ölünce - kaza ya da kalp krizi, Bayan Soğanbaşı tam hatırlayamadı - o zamana dek gayet neşeli bir insan olan Bayan Sertadam, soyadının kaderine boyuneğmiş ve huysuz bir ihtiyara dönüşmüş. Ve fakat politik doğruculuk belası üzerimizde olduğu için, kendisi "küçük insan" olduğu için her daim kendisini hoşgörmemiz ve bu gereksiz sinirli halini görmezden gelmemiz gerekiyor. Oysa mahallede kendisini gerçekten seven yok sanırım.. Engelli insanların da arasıra gıcık tipler olabileceğini kabullenemiyoruz nedense..

Bayan Sertadam'ın evi çatıkatında olduğu için tavanı yer yer eğimli ve bazı yerlerde sanırım tavan 1.50'yi geçmiyor. Bu normal boyutta bir insan için oldukça sinir bozucu olsa gerek - bazıları bunu romantik bulsa da, benim gibi sakarlar için hiç mantıklı değil - ve evin çok güzel, geniş bir teras-balkonu var. Bayan Sertadam bu balkonda mini bir çam ağacı ve mini domatesler, mini mısır ve mini salatalıklar yetiştiriyor. Mini çam ağacını her noel döneminde mini süslerle ve mini ışıklarla düzenliyor. Tüm bu bilgiler ışığında benim teorilerime göre, evin tamamı mini eşyalarla düzenlenmiş olmalı. Mini sandalyeler, mini tuvalet, mini lavabo, mini yatak.. Aynen bir anaokulundaki gibi! belki de bu nedenle Bayan Sertadam anaokulunda çalışmayı tercih etti, kim bilir?!

Bayan Sertadam artık emekli ama her gün aynı rutini izliyor. Sabah 9 gibi ben de yürüyüşe çıktığım için, her zaman kapıda karşılaşıyoruz. Bayan Sertadam, mini eşofmanıyla mini bir koşuya gidiyor ve inanılmaz bir hızda blog çevresinde koşuyor. Ben 11 gibi eve dönerken Bayan Sertadam çoktan duşunu almış, elinde mini pazar çantasıyla dışarı çıkmış ve önüne gelen ilk insanla sabah kavgasını etmiş, huysuz huysuz fırına doğru ilerliyor oluyor. İtiraf edeyim, genellikle fırın çevresinde bir tur atıyor ve o çıktıktan sonra fırına giriyorum, yoksa fırıncıyla her sabah yaptığı "neden soğanlı ekmek yok, neden kepekli ekmeğin rengi kara" gibi tartışmalara dahil olmam gerekiyor.. Sonra Bayan Sertadam'la markette karşılaşmak da bir sorun çünkü kendisi, bu boyla domateslere erişmenin zorluğunu her gün tekrar tekrar bizimle paylaşmak ve alışverişi önüne gelen her kimse ona yaptırmak konusunda uzman, ki bu da kendinden ağır bir alışveriş paketini onun için eve kadar taşımak anlamına geliyor.. Bayan Sertadam 11.30 gibi evine giriyor ve sonra ne yaptığı, hatta hayatta olup olmadığı hakkında en ufak bir fikrim yok.. Ta ki ertesi gün sabah 9'a dek. Saat gibi dakik bir kadın bu Bayan Sertadam.

Bazı geceler Bayan Sertadam'ın evinden bazı tıkırtılar ve hoş bir müzik sesi geliyor. Birkaç kez de kendi gibi küçük bir başka kadının ziyaretine şahit oldum. Fakat bunun dışında Bayan Sertadam oldukça yalnız ve sanırım mutsuz bir insan.. Yine de onunla dost olmak gelmiyor içimden.. Politik doğruculuk bile bir yere kadar..

2 yorum:

  1. Bir tane hocamız vardı lisede sanki onun emekliliğini anlatıyor gibisin. Soyadı Sertadam değil, Sertadamın almancası da değil, yoksa Almanya'ya taşındı diyecektim. Gerçekten roman kahramanı gibiler. Benim lise hocasını az değiştirip bir çocuk romanında cadı yapasım geldi ama onun için o kadar uğraşamam.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsanlar çift yaratılmış derler :)

      Sil