9 Ağustos 2013 Cuma

Komşulara dair hipotezler - I

Bayram geldi, herkese iyi bayramlar! Bayramın ruhunu koruyabilmek için, büyüklerimizi ziyaret etmeli, küçüklerimizi sevindirmeliyiz ama artık çoğumuz çalışan insanlarız, çekirdek ailemize anca yetişiyoruz ve kim kime dum duma yaşayıp gidiyoruz. Eskiden insanların hayatı "daha çok para kazanmak ve daha çok tüketmek" üzerine kurulu değilmiş. Hayattaki en önemli ve güzel şeylerin "şeyler" değil "hisler" olduğuna inanılırmış. Bu duyguları hissetmek için, insanlar eşyalara değil birbirlerine bağlanırmış. İşte o güzel günlerde komşular, eş, dost, uzak akraba falan i-pad, i-pod, i-phone'dan önemliyken, insanlar sanki daha bir mutluymuş..

O dönemlerde komşuluk diye de birşey varmış, böyle bayram günlerinde ya da bayram değil seyran değilken bile, insanlar komşularına gider gelir, birbirlerini aile görürlermiş. Şimdiki gibi insanlar kapıcı aidatı dışında hiçbirşey paylaşmadıkları insanlarla kapı önünde karşılaşmaktan itinayla kaçınmazlar, kapı zili çaldığında tv'nin sesini kısıp, evde yokmuş izlenimi vermeye çalışmazlarmış.

Bizim ev, mahalledeki tüm evler gibi üç katlı ve bahçeli. Bu üç katta ikişer daire, çatıda da bir olmak üzere, toplam 5 aile yaşıyoruz. 2,5 senedir aynı insanlarla ortak bir apartmanda yaşıyorum ve insanların ilk isimlerini dahi bilmiyorum. Kapıda karşılaştığımızda günaydınlaşıyoruz, birbirimize kapı tutacak kadar da naziğiz ama kim nedir, ne yapar bilmiyoruz, daha doğrusu ilgilenmiyoruz da.. Ama sevdicekle herkese dair bir teorimiz, hipotezlerimiz var. Bize göre en tuhaf, en anlaşılmaz ve tabii doğal olarak en ilginç komşular, yan dairemizde yaşayan "Bayan Mücevher ve Bay Baharatbahçıvanı" (soyadlarının Türkçe çevirisini yazdım ki, olaya daha bir gizemli hava katılsın). Bayan Mücevher ve Bay Baharatbahçıvanı apartmanın en sessiz, en anlaşılmaz, en gizemli insanları. Birkaç kere sağanak yağmur altında, karşılaştığımız tren istasyonundan arabamızla eve getirmek istedik ama bizi "yürümeyi seviyoruz teşekkürler" diyerek reddettiler.. Apartmanda 15 senedir yaşayan ve dedikodu yumağı "Bayan Soğanbaşı" bile kendileri hakkında en ufak bir bilgiye sahip değil!

Bay Baharatbahçıvanı, soyadının aksine yıllardır balkonuna adece 1 kez bitki dikme girişiminde bulundu. O da bir ay sonra kurudu.. Bay Baharatbahçıvanı oldukça enteresan bir adam, çünkü son derece sessiz, bakışları genellikle yere odaklı ve kocaman siyah bir sırt çantasıyla her çarşamba ve cumartesi sabah 9'da biryerlere gidiyor. Ayrıca Bay Baharatbahçıvanıi'na neredeyse gün aşırı DHL kargodan paketler geliyor. Siyah çantanın boyutları ve tarzı bende bu çantanın profesyonel tüfek kabı olabileceğine ve dolayısıyla Bay Baharatbahçıvanı'nın da kiralık katil olabileceğine dair bir hüsnü kuruntu yarattı ve DHL paketlerinin de "görev"leri bildirdiğine neredeyse emindim. Fakat, geçen hafta, çantanın aslında tripod çantası olduğu ve emekli fizikçi olan Bay Baharatbahçıvanı'nın hobi olarak bir fotoğraf klübüne katıldığı ortaya çıktı..

Bayan Mücevher ise daha da enteresan bir insan. Oldukça çekingen, mütemadiyen siyah ve ayak bileklerine dek uzun dar bir etek giyen, her sabah 8.30'da hızlı hızlı yürüyerek biryerlere giden Bayan Mücevher'i geçen kış gizlice takip ettim. Daha doğrusu aynı trendeydik ve aynı durakta inince ve benim de işten önce yarım saat zamanım olunca, sapık gibi peşine takıldım. Bayan Mücevher, Modern Sanat Müzesi'nden içeri süzüldü ve izini kaybettim. Ara sıra Bayan Mücevher'e de bazı paketler geliyor ve evde değillerse paketleri bize bırakıyorlar. Bu paketler genellikle organik ürünlerin tanıtımını yapan dergiler, organik eşyalar satan mağazalardan alınmış birşeyler oluyor. Bayan Mücevher'in vegan diyetle beslenen, aşırı derecede kanser korkusu olan sanat tarihi uzmanı ya da paleolitik çağ arkeoloğu falan olduğuna adım gibi eminken, geçen hafta onun da fizikçi olduğunu ve doktorasını yazdıktan sonra, pozisyon bulamadığı için zaruri ev hanımı olduğunu öğrendik..

Bayan Mücevher ile Bay Baharatbahçıvanı Tayland'da katıldıkları bir fizik konferansında tanışmışlar ve bu iki çekingen (yere bakan, yürek yakan?!) insan, tanışmalarının beşinci dakikasında birbirleri için yaratıldıklarını anlamışlar. Şu an her ikisi de 55 yaş civarındalar ve her sene tanışmalarının yıl dönümüzde Tayland'a tatile gidiyorlarmış.. Ayrıca Tay mutfağına meraklı oldukları da ara sıra apartmanı salan köri kokusu nedeniyle ortada tabii.. Ve balkona çamaşır asarken, balkon kapılarının açık oluşu nedeniyle yan gözle gördüğüm salonlarında hayallerimdeki gibi tavandan tabana bir kitaplık ve yüzlerce kitapları var.. Muhteşem..

Tüm bunları nasıl mı öğrendim, tabii ki kızım sayesinde. Onu sevmek için duran komşularla ayaküstü küçük konuşmalar yaparken, 2,5 senedir soramadığım tüm kişisel soruları sorar, tüm gizemli teorilerimi sınar oldum. Velhasıl, Bayan Mücevher ile Bay Baharatbahçıvanı'nın gizemli hayatı böyleymiş. Bayrama özel "komşulara dair hipotezler" serimizin gelecek bölümünde, boyu 1.30'u geçmeyen ve son derece asabi bir kadın olan bir başka komşumuz "Bayan Sertadam"dan bahsedeceğim.. Bizi izlemeye devam edin anacıım.

5 yorum:

  1. Ay çok süper anlatmışsın. Takip ettiğim tüm bloggerlar sırayla öykücü olacak bu gidişle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D yok yahu, ben sadece gözlemciyim, okuyucuyum.. o işi uzmanlarına bırakıyorum ;)

      Sil
  2. He heeee kaçırmışım konuyu,sondan aşağı indim. Gözlemlerine ve komşularına bayıldım ceren:))
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
  3. Benim sonumda bunlar gibi olacak diye korkarım :/

    YanıtlaSil