5 Ağustos 2013 Pazartesi

Gülmek ve ağlamak üzerine

Ağlamayı gülmekten çok daha önce öğreniyoruz, ne tuhaf.. Ağlamak için karnımızın acıkması ya da bir yerimizin acıması yeterliyken, gülebilmek için sadece fiziksel bir gelişim değil, bilişsel bir gelişim de gerekiyor. Basit bir şakayı anlayıp bilinçli bir şekilde gülebilmek için; beynimizin gelişmesi ve yüz kaslarımızı kontrol edebilmemiz gerekirken, sofistike esprileri ya da kara mizahı anlamaya, bazılarımızın ömürleri dahi yeterli olmayabiliyor.. "Bir insanın nasıl güldüğünden terbiyesini, neye güldüğündense zekasını ve seviyesini anlarsınız" - Mevlana.

Normalden sık gülümseyen ya da kolayca gülüveren insanlar daha mı mutlu peki? Bu tam bilinmiyor işte.. Çünkü bir insan bazen "ayıp olmasın" diye de gülümseyebiliyor, mesela pek sevmediğiniz bir tanışı yolda gördüğünüzde gülümsemek gibi.. Böyle zoraki gülümseme durumlarında insanın yanak kasları acıyor, fark ettiniz mi? Sanki "ya bizi gereksiz yere kullanıyorsun şu an, al sana ceza!" der gibi.. Ya da bazı insanların hiç komik olmayan soğuk esprilerine gülmemiz gerekebiliyor ara sıra, sırf karşımızdaki insanı rencide etmemek adına. Ağzımız gülüyor da, gözlerimiz gülüyor mu bilemem.. "Gülmek için yaratılmış gözler.." - Semiha Yankı.

Güler yüzlü insanı herkes sever de, dertli insanın dostu olmak zor sanırım. Bundandır belki bana gelen çoğu depresyon hastasının pek arkadaşının olmayışı. Ya da arkadaşsızlıktan mı girilir depresyona? "Gülersen, tüm dünya seninle birlikte güler; ağlarsan, tek başına ağlarsın" - Oldboy (2003).

Oysa her daim gülmek de bir tuhaf. Entellektüel insanın mutlu olabilmesi zordur mesela.. Baktığın her yerde acı ve yanlışlıklar görürken yine de gülüp oynayabilmek de pek normal sayılmaz. Oysa hayatı hafife alan, gülüp geçiveren insanlar hem daha sağlıklı hem de daha uzun yaşıyorlarmış. Ama hafif ve uzun yaşamaktansa; kavgalarla, hak aramalarla, dolu dolu yaşamak mı daha iyi acaba? Güldüğün kadar da ağlayarak.. "İnsan; gülümseyişle gözyaşı arasında gidip gelen bir sarkaçtır" - Lord Byron

Ya da gerçekten aydınlanmış insan, tüm acılara rağmen güzellikleri bulabilen ve yine de gülümseyebilen, en kara anda dahi mizah kılıcını kuşanabilen midir? "Mutlu olmak bir günah değildir" - Pablo Neruda.

6 yorum:

  1. Blogunuzu uzun bir süredir takip ediyorum. İlk nasıl karşılaştım bilmiyorum ve keyifle takip ediyorum. Kendime çok şey kattığını düşünüyorum. Sadece teşekkür ettim istedim. Her şey gönlünüzce olsun. Kastamonu' dan sevgiler.

    Ömer ERGÜL

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben teşekkür ederim yorumunuz için :) Kastamonu çok güzel bir kent, sevgiler!

      Sil
  2. her gördüğüne (kaba tabirle ota-boka) gülen insan bana tuhaf gelir, bir de dikkat çekmek istercesine yüksek sesle ve patlayıcı şekilde gülenler beni güldürmez,ama hayatın zorlukları karşısında ince bir espri,küçük bir farklı görüş,bir zeka pırıltısına gülümsemek güzel..zor bir yükü sırtlamışken yükünü kısa süre de olsa hafifleten, sana nefes alma fırsatı tanıyan,hayata bir başka açıdan bakmanı sağlayan bir mola..gülümsemeniz çok olsun...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. NıHAhaHA diye gülenler mesela :)

      Sil
  3. Mutlu Bayramlar Cerenmus! Uzaklarda da olsan bayram bayramdır. Sevgiler gönderiyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim Küçük Joe, benden de çok sevgiler! :)

      Sil