10 Mayıs 2013 Cuma

Kaynanadan dost olur mu?

Koro halinde hep bir ağızdan "olmaaaaaz" diyip noktayı koymayın hemen, şu anlatacaklarıma bir kulak kabartın. Ben de her Türk kadını gibi kafamda bir "korkunç kaynana prototipi" ile büyüdüm elbette. Bana da tüm yazılı ve sözlü medya ve beraberindeki tüzel kişi heyeti sayısız defalarca dediler ki; kız çocuk yerine erkek çocuk sahibi olmuş bir kadının, bu şaheser-eserinin çevresine 5mt'den daha fazla yaklaşan her tür dişiye diş bilemesi, kök söktürmesi, kan kusturması olayına toplumumuzda "kaynanalık" denir. Kaynananın iyisi olmaz, sadece saldırmak için zaman kollayanı, bu arada da sessiz duranı olur. Kaynanadan yar Timbuktu'dan diyar olmaz falan filan.. Her ne kadar büyürken tanıştığım, ilerde birinin kaynanası olma potansiyeli taşıyan nice arkadaş annesi ya da hatta ilk gençlik aşkı annesi bende hep gayet normal insanlar, sevilesi tonton teyzeler intibası bırakmış olsa da; karabasan misali üzerime üzerime gelen bu "korkunç kaynana prototipi" yine de bir köşede hep beni korkutmaya devam etti.. Dolayısıyla sevdiceğin annesi'anım kişiyle ilk tanıştığım gün, pek tabii ki üzerimde bir tedirginlik, bir kurbanlık koyun hali, yanaklarda bir mıçtın mavisi rengi ve kafamda binlerce "soldan saldırırsa sağa kaçarım, uçan tekme atarsa parendeli zıplayışla kurtarırım" taktiğinin gergin atikliği vardı. Lakin sevdiceğin annesi, sanılanın aksine o gün ve ilerleyen tüm zamanlar süresince bana saldırmadı..

İlişkimiz daha ortada fol yok yumurta yok halindeyken, onlarda kaldığım gecelerin sabahlarında yatağıma tepsi içinde kahvaltı getiren bu kadın, yıllarca kafama kakılmış "korkunç kaynana prototipi"nden çok farklıydı ve ben bu Elf kadını görünümlü sakin ve mesafeli kadına karşı içimde ılık ılık bir takım hisler beslemeye başlamıştım. Sonra evlendik biz sevdicekle ve müstakbel kaynanam, öz-hakiki-kaynanam oluverdi. "Hah, şimdi yolar saçını başını her fırsatta" düsturuna rağmen, yok anacıım, yine aynı mesafeli sakin tavırlar, aynı dingin mağrur bakışlar.. Ne diyeyim, 10 senedir bir saç baş yolma, bir lafı gediğine koyma, bir bencil istekler silsilesi, bir uçan tekme hadisesi yaşamadım, pek şükür diyor tahtaya da vuruyorum.

Avrupa'lı kadının hali bir başka oluyor belki ama düşünüyorum da ben ilk sevgilimle de evlensem galiba yine bu tür bir Türk kadınına denk gelecektim, sevgili Nihal Teyze'nin hanımefendiliğini bugün dahi saygıyla anarım. Yani ya ben şanslıyım bu kaynana konusunda ya da "korkunç kaynana prototipi" şehir efsanesinden başka birşey değil ve insanlar ilişkilerini laçkalaştırmak için uğraş vermedikçe, sevdiğiniz insanı yetiştiren bir kadını da sevebilmeniz gayet mümkün.

Kaynananın sevilebilitesi olan bir yaratık olduğunu deklare ettik, tamam. Ama kaynanadan dost olur mu peki? Yani kaynanayla başbaşa zaman geçirmek ve bu zaman zarfında ölesiye sıkılmak yerine tuhaf bir şekilde eğlenebilmek mümkün mü?

Mümkün ayol! Vallahi de mümkün, billahi de olası. Ben şahsen son 1-2 seneye kadar kaynanamla genellikle eşim ve kayınpederim etraftayken çeşitli aktivitelere hasıl oluyordum. Pek başbaşa zaman geçirmiyorduk. Onun kendi hayatı ve rutini, benim kendi hayatım ve rutinim vardı ve 15 günde bir planladığımız kahvaltı ya da öğle yemeği buluşmaları yetiyor da artıyordu. Fakat 2 sene önce, ben doğum gününde kendisine iki kişilik bir porselen çay takımı hediye ettim ve içine yazdığım notta da "bu takımı beraber kullanmayı, ara sıra hatun hatuna sohbet etmek için buluşmayı çok isterim" yazıverdim. O gün bugündür biz kocaları eker, kaçak kaçak buluşur olduk. İlk başta sektirmeden porselen takımdan çay içerken, zamanla bu buluşmaları beraber sabahın köründe havuza gitmelere ya da kaynanamın yaşlılık krizi sırasında galeyana gelip üye olduğu zumba dans sınıfına katılmaya falan çevirdik ve bu aktif buluşmalar beni çok daha mutlu etmeye başladı. Şimdi 10-15 günde bir kaynanamla buluşma halindeyim ve bundan garip bir zevk alıyorum. Tamam arada oğlunun ne kadar muhteşem bir canlı olduğunu gözleri parlaya parlaya anlatmasına (ve bu arada çıkardığı çorapları ters-düz rasgele sepete atmamayı hala öğrenemeyen oğlundan mı bahsettiğini çakozlayamamaya) maruz kalıyorum ama, olacak o kadar, erkek çocuk anaları biraz egzantrik tipler oluyorlar..

Sanırım iyi bir kaynana-gelin ilişkisinin sırrı fazla içli dışlı olmamak, aradaki saygılı mesafeyi muhafaza etmek ve karşındakini olduğu gibi kabul edip bazı tuhaf huylarını fazla görmemezliğe gelmek. Böyle olunca, sanırım "korkunç kaynana" ve "mazlum gelin" ilişkisi yerine daha dengeli bir ilişki kurulmuş oluyor ve insanlar birbir alanlarına müdahale etmeden, sadece ortak paydalarda, sınırlı sürelerde görüşmüş ve bu sınırlı zamandan keyif almış oluyorlar. Ben zaten tüm özel hayatımda fazla yakınlık ve içli-dışlı kuzu sarması haller yerine, mesafeli ve hatta bizim toplumda biraz da soğuk Avrupa memleketleri tarzında tabir edilen ilişkileri tercih eden biri olduğum için, sanırım bu işi düzgün götürebiliyorum. Ama her dakika görüşsek, evime istediği zaman gelip gidebilme huyu geliştirse, ilişkime ya da çocuk yetiştirme tarzıma karışmaya kalksa ya da zorunlu geleneksel ritüellere uymak durumunda bırakılsam heralde iki gün dayanamaz, uçan tekme / kaçan parende olayına girerdik.. O nedenle halime şükrediyor, nazar değmemesi için koca bir MAŞALLAH diyor, dilimi ısırıyor, totomu kaşıyor ve huzurlarınızdan ayrılıyorum.

8 yorum:

  1. Şanslısın Ceren..:))
    Çok hoş olmuş,uçan tekme ihtimalinden zumbaya geçişi ne güzel anlatmışsın :)
    Ha..bu arada..ben de şanslı kesimden sayılırım..selamlar...

    YanıtlaSil
  2. Gülmekten kırdın geçirdin Ceren,ama ne önemli ne stratejik bir konuya parmak basmışsın öyle önemli ki bence memleket meselesi kadar ciddi...

    Benim ilk yazılarımda "ıssız bir adaya götüreceğim 3 şeyden biri olan kaynanam" adlı yazım vardı...geriye dönüp eski yazılarıma bakamadığımdan linkini veremiyorum,ama o kadar seviyorum yani...

    YanıtlaSil
  3. Çok güzel yazmışsın gözlemlemişsin.Ama artık eski nesilde kaldı kayınvalide korkusu ilişki bozuklugu. bence kişiler artık kendi özgürlüklerine daha iyi sahip çıkıp sınırları koyuyor.Sizin güzel saglıklı ilişkinizin her zaman böyle devam etmesi dilegiyle güzel birliktelikler..

    YanıtlaSil
  4. Nüdist kaynananı biz de seviyoruz!!!

    YanıtlaSil
  5. :)))) evet o durumu unutmamak, atlamamak lazım!

    YanıtlaSil
  6. bence sadece şanslısın :) bir de soğuk ilişki biçimini tercih ettiğinden belki. ama birgün mutlaka o da bozulur, ben gelin-kaynana ilişkisindeki olumlu durumların geçici olduğunu düşünüyorum, çünkü gerçekte iki taraf da olmadıkları gibi davranıyorlar...ve bir gün bitiyor herkes kendisi oluyor :)

    YanıtlaSil
  7. Ceren, bende kaynanamı gerçekten çok severim. O yüzdende kaynana demeyi pek sevmiyorum aslında. En iyi alışveriş arkadaşımdır, neredeyse artık onsuz birşey alamayacak kadar alıştım, beraber spor yaparız, hamama gideriz....
    Bence olay karşılıklı iyi niyetle çözülüyor...

    YanıtlaSil
  8. Ceren, cok tatli bir dille yaziyorsun ve ne guzel konulara deginiyorsun! :) Kaynanadan kaynanaya fark var ama. Ben de cok sever sayarim kayinvalidemi. Olay bence kisilikte bitiyor..

    YanıtlaSil