21 Nisan 2013 Pazar

Gelemeyen bahar

"Suret kitabı"ndaki dostların koro halinde gerçekleştirdikleri serzeniş ve çemkirmelerinden anladığım kadarıyla, aynen bize gelemediği gibi Türkiye'ye de bahar gelememiş bu sene. Allahım ne büyük trajediler, ne içli dramalar yaşıyoruz güneşi göremeyince. Sonra da yaz geliyor "oy anam, sıcaktan bayıldık, 5 dk. önce yine duş aldım bak şimdiden yapış yapış oldum" falan diye çemkiriyoruz. Bize yaranılmıyor.

21 Nisan bugün; hava Münih'te 7 derece, İstanbul'da 13 derece. Her iki kent için de mevsim normallerinin altında. Gri bir gökyüzü altında, mini mini yaprak ve çiçek tomurcukları görülüyor ama bu bize yetmiyor. Kıştan bıkmışız; güneşte sırtımızı ısıtarak çay içmeyi, açık havada vakit geçirmeyi, doğanın fosforlu renklerini, kuşların seslerini falan özlemişiz. Oysa bahar gelecek, hemen arkasından sıcak bir yaz gelecek ve her sene olduğu gibi başımıza şunlar gelecek:

1. "Şeyyy" demeden iki cümle kuramadığı halde, aşk tutamaçlarını doya doya sergileme özgüvenine sahip, daracık taytlar ya da mini şortlar içindeki tombul ergen kızlar
2. Otobüs ya da metroda ani frenler sırasında üst askıya atılan bir el ve akabinde hafızamıza asla silinmemesine kazınan gür siyah koltuk altı kılları (ve bu çıldırtan manzaraya illa ki eşlik eden o ekşi koku)
3. Önü açık topuklulardan fırlayan, iki adet pembe ojeli eciş bücüş ayak parmakları
4. Düşük bel kota yeni bir anlam kazandıran ergen erkeklerin çizgili ya da kareli boxer donları
5. Sayfiye yerlerinde kol kola girerek tüm kaldırımı enine kapatan, ağır adımlarla yürüyen, çekirdek çitleyen ya da dondurma yalayan insan güruhları
6. Sabahın köründe havuz başındaki en müstesna şezlonga konmuş o kimliği belirsiz havlu
7. Deniz kenarlarında çalan ve mütematiyen Serdar Ortaç'ın yeni albümünden en çıstak müzik, buna mutlaka eşlik eden patates kızartması ya da benzerlerinin pişirildiği o haftada bir değiştirilen yanmış yağın tüm kasabaya sinen kokusu
8. Mangal yaparken ormanı yakan şuursuzlar, ormanı yakmasa da apartmanın balkonunda yaptığı mangalla ciğerimizi yakan şuursuzlar
9. Karne hediyesi oyuncak niyetine alınan, yaz sonunda da otoyola, ormana ve buna benzer daha nice "doğal olmayan yaşam alanına" bırakılan köpekler
10. Sivrisineklerle yapılan kan, ter ve gözyaşı içeren meydan muharebeleri

Şimdi söyleyin bakalım, hala istiyor musunuz baharın gelmesini?!

1 yorum:


  1. Çok iyi gözlemcisin.Biz Bostancı sahiline yakın oturuyoruz bütün yaz sahilde yürüyüş yapamıyoruz,
    kamyonlarla sahile gelenler donlarıyla denize giriyor ıslak donlarıyla kaldırımda güneşleniyorlar...Yazın köyümüze gidebildiğimiz için baharın gelmesini istiyorum...

    YanıtlaSil