18 Ocak 2013 Cuma

Üç günlük bekarlık

Üç gündür günümü gün etmekteydim; buralara uğrayamadım, affola! Sevdiceği son üç aydır uğraştığı projenin meyvesini yemeye, sunum ve basın toplantılarına katılmaya, şöhretin ve high-life'ın tadını çıkarmaya Evropa'nın bir diğer ucuna yolladım; hemen akabinde kendimi de tam gaz "bekarlık sultanlıktır" gezegenine ışınladım. Hatırlayanlar olacaktır, hatırlamayanlar da buraya tıklasın; üç ay önce de 11 günlük bir "günümü gün etme" deneyimim olmuştu. Sevdiceğin "bebeğim" ayarında bağlanıp, hayatın ipinin ucuyla beraber bir grup keçisini de kaçırdığı söz konusu projenin başıydı o, bu da sonu çok şükür. Kutlamalar tam gaz..

Eh benim de elim armut toplamıyor tabii; piyangodan çıkan bu üç günlük bekarlığı son damlasına kadar, huşu içinde kullandım. Zaten evlilik denen şeyin heyecanının kaybolmaması için; insanın kendine özel vakitler ayırabilmesi gerektiğine inanıyorum. Önce "ben" sağlıklı ve mutlu olacağım ki, "biz"e gereken ilgi ve sevgiyi koruyabileyim, dimi ama! Herşeyi beraber mıç mıç yaparsanız işin heyecanı da tadı da kaçar yahu.. Bakınız yukarıdaki karikatür mazallah! Velhasıl; iliklerime kadar bekar ve sultan vaziyette, birazdan sevdiceği havaalanından karşılayıp normal evlilik rutinimize (ki o da güzel şimdi hakkını vereyim; onun da ayrı sevimli şirin bıdıgıdı yanları var) geri döneceğim.

Bu üç gün içinde tüm hayallerimi gerçekleştirebilmek için; bir Helga, bir Hans, bir Helmut titizliği içinde, sabahın köründe kalktım. Şansıma, sevdiceğin evden çıktığı andan beri durmaksızın kar yağıyor ve şu an sokaklarda 20-25cm kar var. Fakat bu benim azmimi de, enerjimi de kıramadı. Her sabah; koştura koştura, kaya yuvarlana ilk iş spora gittim. Elalem ne kadar canla başla spor yapıyor yahu, her sabah aynı saatte gidince aynı insanları görüp şaşırıyorsunuz. Alman disiplini resmen. Sporda geçen bir saat beni çok mutlu bir insan haline dönüştürüyor yahu, resmen günüm aydınlanıyor; sanırım bağımlıyım ben bu spor işine. Ordan eve gelip duş alıp süslenip püslenip çıktım ve gece 10'dan önce eve geri dönemedim - ki kar altında gece vakti titreye titreye eve yürümek hiç haz aldığım birşey de değildir. Bu diyarlarda noel ve yılbaşı sonrası bir indirim dönemi başlıyor sevgili bloggercıklarım. Bizdeki gibi herkes hediyesini hesaplıca alsın mantığı olmadığı için, kimsenin hediye almayı düşünmediği bu haftalarda ucuzluk koyuyorlar ve fiyatlar %70 falan iniyor. Ben de ihtiyacımız olan bir iki mutfak malzemesi ve hiç ihtiyacım olmayan birkaç elbise, çorap vs. aldım ki bunlar arasında en çok beni düşündüren iki çiftine 1 Euro verdiğim MOR ve bordo eldivenler oldu.. Yahu benim mor hiçbirşeyim yok, bu eldiveni de ne yapacağım bilmiyorum.. Kahrolsun ucuzluk yahu! Neyseki senede iki kez, bir yaz bir kış ucuzluğunda böyle bir ruh haline giriyorum, çok değil canım.. Hele bir hatun olarak 2 yazlık, 2 kışlık, 2 topuklu, 1 terlik, 2 de spor ayakkabım olduğunu söylersem, sanırım alışveriş konusunda ne kadar iddiasız (ve hatta tuhaf) bir insan olduğumu anlarsınız. O nedenle, geçelim bu mevzuyu..

Spor ve alışveriş dışında, en önemlisi tüm arkadaşlarıma gece gündüz uzun uzun vakit ayırabilme şansım oldu; kimiyle kahvaltı, kimiyle yemek derken sosyalleşmekten prefrontal lobuma ve konuşmaktan da çeneme ağrılar girdi - enteresan ve/fakat süper de güzel bir hissiyat. Bu sefer geçen sefer yaptığım gibi evde pijamalı ve şekerlemeli hatunsal film gecesi yapamadım ama kızlarla gittiğimiz gece havuz sefası (hele buharı tüten sıcacık açık havuzda üzerimize kar yağarken yüzmek) ve havuzun içinde oturarak içilen taze meyve suları bu açığı kapattı valla; havuz barı ne harika bir buluş yahu! Solungaçlarım çıkana dek orda kalmak istedim.. Artık haftada bir bunu programa alıciiiyz; adını da yaza alternatif kış tipi kokteyl gecesi koyduk. Pek chique!

Ha bir de işe okula falan gittim, kütüphanede anlamsız bir makalenin izinde birkaç saat geçirdim falan ama onlar teferruat tabii.. Boşverin o kısmı.

Münih kar altında, şöhret yorgunu sevdicek eve dönüyor, bis'sürü makale okunacak, rapor ve proje teslimi beni bekliyor, evin temizlenmesi, iki kap bi yemek yapılması ve dondurucuya atılması icab ediyor, akşama bis'sürü çamaşır çıkacak bavuldan, falan fişman.. Evlilik böyle bişey. Güzel ama yine de.. o da güzel.. Allah sevenleri ayırmasın.. amin.

5 yorum:

  1. Oh, yarasın. Ne güzel yapmışsın, çok özendim. Ve amin tabi ki! :)

    YanıtlaSil
  2. Bay Şubert geldiğine göre çıkın yukarılara kuzeye, buraya da fotoğraf yapıştırmayı unutma.

    YanıtlaSil
  3. kuzeye değil ama doğuya avusturya'nın şirin bir köyüne gidiyoruz yarın iki günlüğüne :) çok kar var tabii dağlarda mahsur kalıp kurda kuşa yem olmazsak :P şaka tabii, yok öyle şeyler burda..

    YanıtlaSil
  4. ühühü
    ben de gördüğüm rüyanın etkisi ile sevgiliye mail döşendim. sevenler ayrılmasın evet.

    size de iyi yolculuklar.

    ah o pijamalar ah!!

    YanıtlaSil
  5. Hehehe okurken çok eğlendim, karda havuza girmek uuuuu harika bişi... selamlar

    YanıtlaSil