23 Ocak 2013 Çarşamba

Bir Finlandiyalıyı şoka sokma hikayem

Öncelikle uyarayım, bu yazıdaki durum komedisi ve ilgili fotoğraflar biraz müstehçen bulunabileceği için; Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu'nun bilirkişi raporunda önerilen, Türk Ceza Kanunu'nun 226. Maddesini ihlal edebilitesi yüksek derecelerde seyretmektedir. Şekerden yapıldıysanız, an itibarıyle dışarda sulu-sepken yağması bahanesiyle okumamanızı, göz ucuyla dahi bakmamanızı öneririm!

Kuzenişkom birkaç senedir Amerika'dan Türkiye'ye tatile gelirken, sağolsun bana Victoria's Secret'in iç çamaşırlarını taşıyor. Pek cicili bicili sevimli şeyler ama yıllar geçtikçe modeller küçülmeye, daralmaya başladı. Yok hayır, ben tabii ki yaşlanmıyorum, tabii ki yerçekiminin etkisi yıllara meydan okumaya başlamadı, tabii ki tüm çamaşırlar benim boyum kadar bacak boyu olan mankenlerin üzerinde durduğu gibi aynısının tıpkısı duruyor. Teessüf ederim!

Yalaaaaaaan. Yakında Türk Ceza Kanunu sırf sevdiceğin göz sağlığını korumak için, beni bu çamaşırları giymekten men edici ek bir kanun maddesi çıkaracak! Olmuyor artık kardeşim, belki de Victoria's Secret'ın dantelli minilerinden Marks & Spencer'ın bol pamuklu yüksek belli donlarına geçme zamanı yaklaşıyor.. Bir kadının ilk kaz ayağını fark etmesi kadar, g-string'in kalçasında yitip kayboluşu gerçeğini fark edişi de, yaşamında önemli bir dönüm noktasıdır.. Hadi kaz ayağına "gülümseten anıların izi" der, işi ortaçağ romantizmine bağlarsınız da; kalçanıza kaçan dona nasıl bir akrobatik kurtarış yapılır bilemedim.. Ürkütücü.

Konuya dönersek, sağolsun kuzenim beni hala incecik, suyu narenciye sıkacağından beyaz kaneviçe masa örtülerine damlayan taze bir meyve sandığı için, bu yaz getirdiği cicili bicili çamaşırların bir kısmını ancak Elf'ler diyarındaki hatunların giyebileceği gerçeğini göz ardı etmiş. Bilakis, şu yandaki şirin ötesi takımı ben giyince, hipopotamlar bale gösterisine çıkmış gibi duruyor. Değil adamcağızımın göz sağlığı, akıl sağlığına da yazık. Şu yaşımızı başımızı aldığımız pre-alzheimer günlerimizde, kadın ırkına dair güzel birşeyler de kalsın hafızasında istiyorum.. O nedenle -1 beden falan olduğuna inandığım bu cicilerin etiketini dahi çıkartmadan katladım ve dolabın engin derinliklerine kaldırdım. Bir başka baharda dahi giyebilme umudum yok, o derece yılgınım hayattan..
 
Gel gelelim, cicileri öyle dolabın engin karanlığında tutmak da içimi rahatsız eden bir durum nicedir. Huyum kurusun, ben israfa çok karşıyımdır. Giymeyeceksen, kullanmayacaksan alma; aldıysan da giy ya da giydir taraftarıyım. Lakin çok çok çok yakının olmayan birine iç çamaşırı hediye etmek de, acaip bir durum. Ama bu çamaşıra ne zaman baksam, aklıma sevgili arkadaşım Inke gelmeye başladı! Inke, benim Finlandiya'lı bir arkadaşım. Rus modeller gibi incecik, sarışın bir afet. Bu hafta doğum günüydü ve evet.. Kıza resmen sapık katiller gibi iç çamaşırı hediye ettim! Yaptım bu rezilliği. Üstelik öyle bir mizansende yaptım ki, kız şoka girdi (benimle bir daha görüşecek mi onu da bilmiyorum!)

Kızı aradım, dedim "şekerim doğum gününü kutlayalım, sana ahududulu muffin yapıyorum, çaya bekliyorum"- kız Finlandiya'lı olmasa zaten anlardı bu Nuri Alço ayaklarını.. Anlamadı gariban. Sabah erkenden kalktım, evi toparladım, şu yandaki muffinleri yaptım, soğumaya bıraktım, hediyeleri de paketledim, kızı bekliyorum heyecanla. Geldi, tam zamanında tabii, Türk olmadığı için zaman kavramı var hatunda. Ben, o, muffinler, sütlü kahveler falan yayıldık bizim salona. Sohbet muhabbet gırla giderken, ben kıza hediyesini sundum. Kız "aaa ooo ama ne gereği vardı" falan diyerek, çok sevinerek parçaladı paketi ve kucağına katlanmış fırfırlı dantelli mini don ve atlet düşüverdi.. E biraz enteresan bir andı tabii. Durumu açıklamak haliyle gerekli oldu, dedim "Valla kötü bi niyetim emelim yok, çevremdeki tek Elf insanı sensin, al hayrını gör".. O noktadan sonra birer muffin daha yedik ama işin doğrusu sohbet biraz kesik bir hal aldı.. Ya dedim ben size, ben hediye vermeyi bilmiyorum yaaaa!

8 yorum:

  1. aerhauerheur
    görüşürse haber et :D

    YanıtlaSil
  2. ayyyy ölücem gülmekten bir de muffinlerin resmini koymuşsun inanmayız diye, "valla da muffin ikram ettim"...

    YanıtlaSil
  3. Son gelişmeler: bugün aradı sabah, dün gece pek hareketli geçmiş, sevdiceği "aaaa yaşasın sonunda o pamuklu pijamalarını atıp 'kız olduğunu belli eden' bişeyler almışsın" diye yorum yapmış!
    Muffinleri akıllı uslu edepli foto mahiyetinde koydum, napiim.. :D

    YanıtlaSil
  4. Süpersin ne diyebilirim ki.
    Muffin resimlerini koyduğunda baya güzel olmuş.
    Sevgiler

    YanıtlaSil
  5. kızın sıradan ilişkisinde level atlatmısşsın!
    yatıp kalkıp dua etsin!

    YanıtlaSil
  6. Çok hoş :D Çok güldüm. Bir de bizde şöyle bir durum vardır, o da bana çok komik gelir. Evlenmek üzere olan gelin, damat, gelinin annesi, damadın annesi, görümceler, kardeşler vs. hep beraber alışverişe çıkarlar.Ve hep beraber don, iç çamaşır, sabahlık falan alırlar. Nasıl bir fantezidir bu bir türlü anlayamadım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "Güllü bülbüllü aldı, fingirdek demek ki bu bizim gelin" demek için o :D

      Sil