9 Ekim 2011 Pazar

Cam nasıl silinir

Bir önceki yazımda bahsettiğim gibi; ben bugün tüm evimin camlarını sildim, başım göğe erdi. Bu benim 30+ senelik hayatımda ilkkez yaptığım ve bundan sonraki 30 senede de kaç kez tekrar yapacağım şüpheli olan bir durum. Bu nedenle bir blog yazısına konu olmayı hak ediyor. Zira ben de anlayamadım nasıl bir gazla bu davranışı gerçekleştirdiğimi ve hatta sonuca bile ulaşabildiğimi..

Yeni başlayanlar için "Cam nasıl silinir", buyrunuz bir bilenden öğreniniz:

Bu eve Mart ortası taşındık. Taşınırken camlar silinmişti, baktık dışarısı görülüyor, daha ne olsun.. Biz de bir daha kasmadık açıkçası. Sonra yaz geldi, zaten evde az zaman geçirmeye başladık. Biz kocamla uzayda büyüdüğümüz için hiç cam silmemişiz, nasıl silinir görmemişiz, üstelik Alemanya'da temizlikçi kadın denen kaymak tabaka 2-3 saatlik işe 200 euro para istiyor! Yok bizde o mebla, olsa da yeriz, elin kadınına ne verelim.. Bu felsefeyle tatile gittik. Dönüşte, yani bu hafta, apartmana girip çıkarken artık bizim bile dikkatimizi çekmeye başladı camların kiri. Aslında sonbaharda cam mı silinir diyeceksiniz, doğru. Ama sosyal kıyaslanma ve toplumdan red edilme korkusu ile "Elalemin camları parıl parıl parlıyor ayol, bizim neyimiz eksik?" diye düşündüğüm için, ben koca kişisini dürttüm "kalk herüf, cam silelüm" dedim, ama baktık yapılabilecek daha eğlenceli aktiviteler var, vaz geçtik (çok fesatsınız bu arada).. Neyse kısmet bugüneymiş, çünkü bugün benim artık doktora çalışmalarıma ciddi bir zaman ayırmaya başlamam lazım. Ve "Ders çalışmamak için yapılabilecek en yaratıcı 100 aktivite" listesinin en başında tüm evin camlarını silmek geliyor. Zaten içmişim bir tas kahveyi, bir enerji patlaması içindeyim.. Giriştim camlara.

İlk yarım saat çok güzeldi, çünkü hafif bir güç ve işe yeni başlamanın getirmiş olduğu "Türk Azmi" ile tüm evin camlarının iç kısımları siliniverdi. "Ayol bu iş ne kolaymış, temizlikçi kadına vereceğim 200 euro da cebime kaldı hohoyt, haydi dış kısımlara girişeyim" dedim ve camı açmamla acı gerçekler yüzüme soğuk sonbahar havası eşliğinde çarptı. Benim sildim sandığım iç kısımlar, camın o geometrik açısından öyle alacalı bulacalı gözüküyor ki, biri camlara Ebru sanatının en güzide örneklerini nakşetmiş sanarsınız. Benim omuzlar düştü, dudaklar titredi, bi ağlamaklı oldum.. Koca kişisine dedim "bu böyle olmayacak, verelim 200 euroyu, tutalım bi Helga, bi Anita.. Ayrıyeten ben anamın evinde prensesler gibiydim, evlendim, düştüğüm konuma bak" ve devam ettim "vıt vıt vıt".. Koca kişisi de bu lafların üzerine bir suçlu hissetti, bir suçlu hissetti - ama salak diiliz tabii ki 200 euro vermeyi gözümüz yemedi, giriştik baştan camlara beraberce.

Özetle, olayın özü şudur: camsil denen zımbırtıyı pıspıslatacaksınız cama, hemen akabinde şu kullan-at havluların bir yaprağıyla (ya da çevreciyseniz, yukardaki resimdeki T fırçayla) gıcırdata gıcırdata güzeeeelce sileceksiniz camı, sonra eski bir havlu ile güzelce kurulayacaksınız. Güç kullanmak şart, kollarınız kopacak ama o camlar pırıl pırıl ışıldayacak. Ayrıca dış taraf baya pis oluyor, oraya iki sefer girişeceksiniz. Bizim evde biraz bol sayıda cam olup, çoğu da yere kadar olduğu için (bu çok sevdiğim duruma bugün lanet ettim) biraz zaman aldı; 3 saat kadar..! Ben her odayı bir gün yaparız diye düşünüyordum, o yüzden aslında bize göre çabuk bile bitti. Ama sanırım uzman biri tüm evi 1 saatte halledebilir. Bu temizlik Mart'a kadar götürür bizi bence. En az yani :P

Hamiş: Bir de benim tam çözemediğim bir "gazete kağıdıyla cam silme" tekniği varmış - ama tam nedir bilmiyorum, ekşi sözlükten açıklaması okunabilir.

3 yorum:

  1. Bugün sabah benim camlara baktım ve görünmüyordu dısarısı en son mayısta silmiştim Ceren kollarım kopmuştu. Off of geçmiş olsun darısı başıma

    YanıtlaSil
  2. Hakikaten ya, beter bir iş. Bahardan bahara ancak :) Kolay gelsin Femme Fadime

    YanıtlaSil