13 Kasım 2010 Cumartesi

Çatıdaki kuş

Birkaç sabahtır dikkat ediyorum, gözlerimi açtığım anda dik dik beni izleyen gagalı bir arkadaşla gözgöze geliyorum. Karşı çatıdaki bacanın tam yatağıma bakan köşesine bir tür saksağan gelip yerleşmiş. Alarm falan kullanmaya gerek kalmadı, saat 6 ile 6.30 arası bu arkadaşın tiz sesi ile uyanmamak zaten mümkün değil. "Çka çka" gibi bir türkü tutturuyor, belli ki karşı cins için bir nevi aşk müziği..

Yanlış anlaşılmasın, rahatsız falan değilim. Hoşuma dahi gidiyor, zaten erken kalkarım, güne dik dik bakan iki böcük göz ve bir gagayla başlamak da güzel. Üstelik bu bey (süsünden püsünden erkek olduğunu tahmin ediyorum) beni pek bi izliyor, ben de uyanmışım da uyanmamışım gibi bi hallere girip, onun merakını korkutmadan cezbetmeye çalışıyorum. Ben kıpırdanınca uçup gidiyor çünkü. Birkaç dakika sonra tekrar gelip bi daha bakıyor; hareketlenmişsem, uçup gidiyor, uykuya devam etmeye başlamışsam yine o tiz "çka çka" sesleri..

Acaba odada onu cezbeden birşeyler mi var diye bakıyorum şimdi, hani olur olur, bir peluş hayvana, bir şapkaya takılmış olabilir ve karşılıksız aşkına bir de benim sabah ritüellerim tarafından darbe vuruluyor da olabilir. Bi araştırıcam..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder