11 Ağustos 2010 Çarşamba

Düğün dernek, loy loy loy..


Yaklaşık 2 aydır evliyiz, Fiji’de hayalimizdeki gibi evlendik. Dertsiz, tasasız, gülücükler saçarak, tek bir sorun yaşanmadan, içten, samimi, aşk dolu.. Ne kadar şanslıymışız! Türkiye’ye gelince daha bir fark ettim.Türkiye’de ailelerle bir yemek ve arkadaşlarla bir parti yaparız, biter demiştik.. Bitmedi. Biz bittik.

Ne dertmiş.. Saçma sapan ufak ayrıntılarla mücadele halindeyim. Sadece yemek yiyeceğiz, sonra da coşup hoplayacağız sanarken, elimde çözülemeyen bir sudoku misali oturma düzeni, son listeler, DJ’lerin istediği ses sistemlerinin araştırılması, son dakika iptalleri, annemin elbisesinin fiyongu falan derken yitip gittim. En son kendimi günübirlik gittiğim Tahtakale’de nazar boncukları için pazarlık yaparken yakaladım. Çok komik, elimde 66 adet ortaboy nazar boncuğu, seyahat ediyorum, yine de nazar değerse artık pes diyeceğim. 66 boncuğun gücü üzerimde, bir nevi nazar-döver gibi bişeyim ben..

Düğün pastası desen ayrı bir komedi. Bildiğin beyaz, sade, gülsüz, bülbülsüz pasta yok olmuş, tedavülden kalkmış. İncik boncukla süslenen ve boyutlarıyla Dubai’deki dünyanın en uzun binası Burj Khalifa’ya dil çıkaran pastalar. Olacak iş değil, tabii ki. Gülsen bir türlü ağlasan başka türlü, “kal geliyor” insana.

Benim gibi rahat ötesi bir tip bile basit bir aile yemeği ve sonrasındaki parti için bu kadar şaşırıp bu kadar anksiyete yaşıyor ve bu kadar dünyadan kopuk bir devinime giriyorsa; Allah gerçekten Türkiye’de evleneceklere kolaylık versin. Süssüz, sakin, samimi bir ortamı yakalamak, bu memlekette zor kardeşim, zor..

Bol dantelli günler dilerim.. Ceren Musaagaoglu

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder